KARABASAN VE UYANIŞ (Bugünün Romanı) 1. BÖLÜM

KARABASAN VE UYANIŞ (Bugünün Romanı) 1. BÖLÜM

Romanda birtakım değişiklikler yapıldı ve yayınevine teslim edildi. Burada yayımlanmış ilk bölümleri de yayından kaldırıldı. Tamamı için artık basılı halini bekleyin. Okuyan ve bilhassa yorum yazarak eleştirilerini ileten, katkıda bulunan herkese çok teşekkürler. 17.12.2016-15.20


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 14.11.2016

    Mustafa Yücel ve Duygu Kara'ya öncelikle eleştirilerinden ötürü teşekkürler. Öteki arkadaşlara da. Tek tek isim sayarsam kutu dolacak :) Duygu Kara'ya cevap zaten romanın SUNU bölümünde var. İlerleyen zamanlarda daha fazla açıklama olacak Değerli Kara'nın eleştirileri doğrultusunda. Ama bu eleştiriyi ayrıca özellikle tekrar düşüneceğim, fakat zaten başından beri düşündüğüm bir şey. Bu yolu bilerek seçtim. Değerli Mustafa Yücel'e de roman cevap veriyor, daha da verecek. Fakat bu tipin olumsuz olduğuna nasıl hükmeti, onu merak ettim. Daha bu karakterin ne olduğu benim kafamda tam net değil, zaten romanın gizemi onun üstüne kurulu. Şıp diye kararı vermiş. OLUMSUZ: Bende bir karamsarlık varsa ve olumsuz tipleri gerçekten öne çıkaracaksam işte bu kalıp yargılar, bir türlü üstesinden gelemediğimiz ve sittin sene gelemeyeceğimiz ön yargılar yüzünden olacaktır. Gülme İşareti. Bu da kendisi: :) Tekrar teşekkürler, saygılar.

  • Duygu Kara

    Duygu Kara 14.11.2016

    ++++Facebook ile başlayan, kişinin kendini sosyal ortamda yeniden yaratması ve bu yaratımı sürekli değiştirmesi, sosyal ortam üzerinden varolma çabaları, özel hayatın deşifre oluşunun ölçüsüzlüğü ve birbiri ile hiç ilişkisi olmayan insanların birbirinin hayatını 'stalklaması' şeklinden gelişen bu durum başka sosyal paylaşım siteleri ile bugün toplumumuzun bir parçası haline geldi. Kişi için bence hiç de sağlıklı bir durum değil.

  • Duygu Kara

    Duygu Kara 14.11.2016

    ++++Köstek olduğumu düşünmenizi istemem, ben bu çalışmanınızın da diğerleri gibi toplamda iyi olacağını düşünüyorum, sadece kendi bakışımla bende nasıl etki yarattığını bildirmek istedim. Facebook konusunda benim de söylemek istediklerim var. Neredeyse ilk kullanıcılarındanım ve çevremde kişilerin onun kullanma yöntemlerinin değişimine tanık oldum. Facebook'da ne yazıkki günümüz toplulumumuzun eğilimlerinden dolayı televizyon gibi alet olarak faydalı ama araç olarak zararlı. İlk zamanlar insanların birbirini bulmasını ve fiziksel olarak bir arada olmadığı zamanlarda iletişimde kalmasını sağlayan bu yenilik sonra insanların deforme edip aynı zamanda deforme edildiği bir ortama dönüştü. Çevremde facebook'da paylaşılmak için eylemlerde bulunan insanlar gördüm. ++++

  • Duygu Kara

    Duygu Kara 13.11.2016

    İnsanbu sitesini az bir süredir takip ediyorum ve özellikle siz ve bir kaç yazarın sitedeki tüm yazılarını okudum. Fikirlerinize çoğunlukla katılmakta ve saygı duymaktayım ama ben romanı oluşturacak bu posta serisini pek sevemedim. Nedenlerini şu şekilde açıklayabilirim. Aşina olduğumuz romanlarda genellikle bazı fikirler topluluğu ya da bir görüş romana yayılarak ifadelendirilir. Bu şekilde hem roman daha okunabilir ve akıcı olur hem de beyan edilen fikrin okuyucuya ulaşması ve onda bir anlam kazanması kolaylaşır. Bu posta serileri anlatılmak isteneni tek solukta vermek yerine fikirler daha yedirilerek anlatılsa çok daha başarılı olacaktır bence. Beni ikinci rahatsız edense gündelik dilin yoruculuğu. Roman tarzı olarak postalar benimsenmiş de olsa belki cümleler daha birleştirilip daha ağır olabilir. Çok ağır ve süslü bir dil tabiki doğalına aykırı olur ama bu kadar hafif bir dilde okuyucu için bence biraz huzursuzluk hissi veriyor. ++++

  • mustafa yücel

    mustafa yücel 13.11.2016

    Belki konunun biraz dışında olacak ama,neden uzun süredir romanlarda bir şeylerin üstesinden gelebilen ileri karakterler artık mevcut değil.Yani tamam belki gerçekçilik dışı denebilir ama sonuçta dünyaya böyle insanlarda gelmekte daha doğrusu en azından geçmişte böyle insanlar mevcuttu toplumu ileriye götüren liderler.Siz hiç mi bu tarz bir karakter oluşturmayı düşünmediniz,yani hayatta böyle biri olabileceğine dair hiç mi umut yok ya da romanda böyle bir karaktere yer vermek bayağı mı geldi? Madem insanlar umuda muhtaç,ne yaparsak yapalım onları olumlu olmaktan kurtaramıyoruz,o zaman olumlu şeyler üzerinden insanlara bir şeyler anlatmak daha sağlıklı değil mi?

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 12.11.2016

    Selamunaleyküm. Biraz işler vardı. Anca dönebildim. Nihat Genç'in bugünkü yazısına baktım. Bu yazıyı okumuş Nihat Abim. O çok belli. Nerden mi belli? Yüzler, dünya savaşları... Yaaa! Neyse. Madem Nihat Abi İnsanbu'yu okuyo, ona benim de bi çift sözüm olacak. Abi, Fredikuruger Stephen King'in değil, Wes Craven'ın karakteridir. Lütfen dötümüzden kahraman ve yaratıcı eşleştirmesi yapmayalım. Bunu da farkettim diye para istemem. Mucuksss ve dahi hürmetsss

  • Mehmet Harma

    Mehmet Harma 10.11.2016

    Kaan hocam büyük ölçekli bir işe girişmiş. Romanın içine bizzat yazı-yorumla girmemizi teşvik ediyor ve doğrusu bunun romanı nasıl etkileyeceğini kendisi de bilmiyor ama merak da ediyor. Belki bir deney bu ve sonunda "başlangıcı yazınsal müdahaleye açık roman" gibi bir tür ortaya çıkacak. Ama bu müdahale hakkımız ilk bölümler için geçerli. Yazarın aklında tatminkar bir son var, oraya müdahale edemiyoruz. Biçim için böyle. İçerik için diyeceğim ise şöyle; psikiyatrist Vamık Volkan'ın, Divanda Kılıç Dövüşü kitabında, hayvan katliamcısı bir kişiye uygulanan gerçek bir psikanaliz süreci anlatılır. Psikanalizi yapan psikiyatrist, uzun yıllar ara verdiği mesleğine bu vakayla yeniden başlayacaktır. Ancak bu sürece daha deneyimli bir psikiyatrist gözetiminde başlar ve sürdürür, başarılı da olur sonuçta. Yani hasta, doktor ve bu ikisini kontrol edip, bazen müdahale eden bir başka üst doktor vardır. Burada da onu hissettim sanki; hasta (Ümit T.), doktor (K.A.) ve üst doktor (Kaan Arslanoğlu).

  • Deniz Can

    Deniz Can 10.11.2016

    +++Yazıştığınız kişinin kendini ifade biçimini hiç beğenmedim hatta sinir oldum nedeni belki de sizinle meslektaş sayılırız diye başlayan cümle, sanki biraz psikolojiyle ilgilenen profesyonelce bu işi yapabilir kendine sayfa açıp insanlara akıl verebilirmiş gibi davranması ve saçma bulduğum bir sorunu doğal olarak çözemediği gibi sizin de vaktinizi çalması. Saygıyla.

  • Deniz Can

    Deniz Can 10.11.2016

    Kaan Bey kurguda biraz kayırdınız mı kendinizi, sabırlısınız da bu kadar da değil galiba. Ben de kendimi sabırlı bilirdim, huy değiştirdim galiba. Bu romandan sonra e posta bombardımanı, sonrasında hemen ikinci roman ve orada tamamen farklı bir karakterde sizi düşünüp gülümseyen ben. Biraz şaka biraz gerçek. Sanal ortamda insan ilişkilerini konu edinmesi ilginç, günümüzün ilişki modeli her dönemden farklı, ortam sanal ama insanlar ne kadar sanal yüz yüze ilişkide olduğundan ne kadar farklılar ya da farklı değiller mi. Bu ortamda insanları daha iyi tanıyabileceğimize inanıyorum nedense, giyim kuşam makyaj yok, sadece fikirleri ve ifade biçimleriyle insanlar çıplak diye düşünüyorum ve bu konudaki düşüncelerinizi paylaştığınız bir kitap olmasını diliyorum. +++

  • Ç.

    Ç. 10.11.2016

    Sanallığı gerçekçi bir bakış açıyla ele alan farklı tarzda yazılmış bir roman olacağını düşünüyorum. İlk bölümü çok beğendim. Yüzler kısmı yıllar önce okuduğum Sibel Özbudun'un Ayinden Törene kitabındaki 1 Mayıs karşılaştırmaları kısmını aklıma getirdi. İnsanların sadece çok yakın gördükleriyle paylaşabileceği sırlarını Facebook duvarında paylaşabilmesini sorgulamışımdır.

  • Gürsel Özkan

    Gürsel Özkan 09.11.2016

    Kutlarım. Kitabın yayınlananmasını sabırsızlıkla bekliyorum. İnanıyorum okuru bol olacak. selsm ve saygı.

  • Ateş Benli

    Ateş Benli 09.11.2016

    Hay allah, ben de taktım yüzlere şimdi!

  • yusuf bodur

    yusuf bodur 09.11.2016

    Sessizliğinizin yeni bir doğum uğraşı içinde olduğunuz umudum boşa çıkmadı..Yine nur topu gibi harika bir roman edindik..Perşembe'nin gelişi çarşamba'dan bellidir denir..Yepyeni günümüze bu kadar uygun örnek ve önder ( benim dar sınırlarım içinde olduğunu belirteyim fazla iddalı olmasın) yöntem ancak sizden beklenirdi ..Rüyada da olsa anne baba tarafından gömülmek çok ürkütücü nedense freud hatırlattı..Emeğinize sağlık umarım şu zifiri karanlığa yakılmış bir ışık olur..

  • Pelin

    Pelin 09.11.2016

    Büyük bir heyecanla devamını bekliyorum

  • Fatih Torun

    Fatih Torun 09.11.2016

    Sayın Arslanoğlu, Romanınızın bir kaç bölümünü okuduktan sonra ben de size e-posta yazabilirim. Belki romanınız da bile kullanabilirsiniz. Bunu söylememin nedeni; sanırım böyle bir kurgu söz konusu olmasa bile sizin içtenlikle yanıt vereceğinize ilişkin inancım. Merakla devamını bekleyeceğim. Emeğinize sağlık...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.