KARABASAN ve UYANIŞ - DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

KARABASAN ve UYANIŞ - DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Romanda birtakım değişiklikler yapıldı ve yayınevine teslim edildi. Burada yayımlanmış ilk bölümleri de yayından kaldırıldı. Tamamı için artık basılı halini bekleyin. Okuyan ve bilhassa yorum yazarak eleştirilerini ileten, katkıda bulunan herkese çok teşekkürler. 17.12.2016-15.20


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Duygu Kara

    Duygu Kara 17.12.2016

    Kaan bey, son yorumunuzu okuduktan sonra biraz düşündüm ve eski yorumlarıma baktım. Acaba kusur mu aradım sadece diye düşündüm. Aslında durum öyle değil. Yalnızca olumsuz eleştirmiş, iyi yemekleri mideye indirip hoşuma gitmeyenleri eleştirmişim sadece. Her şeyden önce ben bu roman tarzını oldukça yaratıcı buldum. Fakat bu romanı benim gözümde daha da değerli kılan fikirleriniz, bazı önemli sorunlar ile insana dair açıklamalarınızın doğruluğu. Ayrıca ben de bir önceki yorumumda klasik roman tarzlarında olduğu gibi her şeyi neredeyse tüm netliği ile gösteren bir tarzda olmadığından ve bildiklerimizin kişilerin ağzından bir başka kişiye ne doğrulukta ve nesnellikle aktarıldığından emin olamadığımızdan, romanın yalnızca beşte ikisini bildiğimizden fikirlerimin romanın tümünü okuyunca değişebileceğini söylemiştim. Ki öyle. Gerçeklik konusunda fikrimi ise size tam anlatamadığımı düşünmekteyim. Yalnızca Ümit T. bana tutarlı gelmedi fakat fikrim değişebilir. Bir de link kırık, ulaşılmıyor.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 14.12.2016

    Bir şey daha ekleyeyim. Ümit T'nin kafa karışıklığı ve romanın kafa karışıklığı en gerçekçi tutum aslında. Çünkü bunu yaşıyoruz. En başta şunu söyleyeyim. Kendini sol sosyalist olarak adlandıran kişi ve örgütlerin yaptıkları, söyledikleri... Bunlar birbiriyle korkunç derecede çeliştikleri gibi kendi içlerinde de çelişiyorlar. İnsanlarımızın kafasında sürekli karıştırılan bir çorba var. Bir bilgi kirliliği yığını var. Sol sol değil, sağ artık ve bu bilgi kirliliğinde farkında bile değiller. Sol sağ değil aynı zamanda bazı kesimleri aşırı sağ. Sağ da sağ... Yani tablo rezalet ölçüde karışık. Bu karışıklığı anlattığınızda tutarsız gibi görünüyor, ama gerçek aynen böyle. Romanın dramatik yönüne katkı olur diye uzunca bir yeni bölüm ekledim. Onun da beşte ikisini az sonra yayımlayacağım. James BOND. Darbe Günlükleri.. Dr. FO... Teşekkürler, saygılar, sevgiler.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 14.12.2016

    Değerli Duygu Kara, ve öteki arkadaşlar, örneğin İsmail Şen. Romanla ilgili bir söyleşim Kitap Eki internet dergisinde yayımlandı: (Bkz: Ziyaret Et) eleştirilerin bir bölümüne yanıt ver. Benim sizlerden görüş almamdaki bir eksikliğim, romanın ancak yüzde kırkı kadarını yayımlamış olmak. Bu da yeterince fikir vermiyor. Yani sizler yine de bundan bir yerlere varmak istiyorsunuz iyi niyetle ama, size yeteri kadar malzeme vermiyorum ki... Yine de tüm görüşler benim için değerlidir. Birkaç şeye kutu ölçüsünde cevap vereyim: Gerçekçilik diye bir şey kalmadı artık. Roman diye bir şey de kalmadı anlaşılan tarzda. Yine yazılıyor, yazıyoruz, ama insan çok değiştiğinden, ideolojik tablo çok değiştiğinden hiçbir şeyi artık kırk yıl önce kabul edilen kalıplarla algılayamayız. Mesela en başta sol diye bir şey kalmadı. Bu roman sağı ile solu ile tüm bu birleşik cepheyi ve yerleşik standartları karşısına alan bir roman.Böyle bakmak lazım

  • Duygu Kara

    Duygu Kara 13.12.2016

    + Her şeyi e-postalarda/mektuplarda kişilerin anlattıkları kadar biliyoruz. İkinci eleştirim ise şu, bence bu dağınıklığın bir diğer sebebi ise çok fazla şey anlatma arzunuz. Tek bir noktaya odaklanmak tek bir soruna değinmek belki de sizin için vakit kaybı. Türkiye, dünya, suratların ifadesizliği, insanların sahte isim arkasına saklanarak yaşadığı özgürlük, nice mesaj... Ayrıca bu roman bir nevi sizi anlatıyor, düşüncelerinizi bir karakter arkasından değil doğrudan aktarabiliyorsunuz. Tüm insanbu süresince yazdığınız yazıların ana fikri gibi, tabi ek başka konularla birlikte. Bu konuların çokluğunun yarattığı düzensizlik var, fakat yine de merak uyandırıcı. Dil konusunda yine aynı fikirlere sahibim. Sizi çok değerli ve önemli bir yazar bulduğumu da yineleyeyim. Kitabı merakla bekliyorum. Son olarak Ümit T. nin hikaye göndermesi durumu romana renk katmış.

  • Duygu Kara

    Duygu Kara 13.12.2016

    +Bunu şu şekilde açıklasam yöntemimi eleştirmezsiniz umarım. Belyaev'in tilkileri deneyini bilirsiniz. Kürk çiftliği işletmesinde yabani tilkilerle uğraşmak zor olduğundan en evcil tilkiler seçilmiş, her bir sonraki jenerasyonda da en evcil olanların üremesine izin verilmiştir. Evcil, saldırmayan bir tilki aramışlar fakat bu işlem sonunda evcil fakat köpek gibi görünen, köpek tüylerine sahip, köpek üreme alışkanlıklarında hayvanlar elde etmişlerdir. Yani hem evcil hem tilki olmaz. Yani hem insan olarak gelişmiş bir Ümit T. hem de öyle bir yaşantısı olmaz. Elma ile armutu karıştırma derseniz, haklısınız derim, ama bu şekilde ifade etmek kolay geldi. Not olarak şunu da düşmek isterim, romanın yalnızca beşte ikilik kısmını okuduk sanırım. Ümit T. düşündüğümden farklı çıkabilir ve ben bu görüşümden farklı düşünebilirim.İnsancıklar romanında olduğu gibi diğer romanların aksine çok sınırlı görüş alanımız var. +++++

  • Duygu Kara

    Duygu Kara 13.12.2016

    Son 10 gün demişsiniz fakat ben yine romanla ilgili eleştirilerimi yazmadan duramadım.Çernişevski, bu hikayemin üstünlüğü gerçekliktir dediğinde o cümlesi benim için çok şey ifade etmişti. Belki de yazarın kastettiğinden çok daha farklı bir anlam... Yazarın yeteneğini daha anlamlı kılan özelliğin ne olduğu... Eğer sürahiden boşalan su zemine değilde tavana doğru akıyorsa fakat bu durumu oluşturacak koşullar yaratılmamışsa hikaye nedensellikten uzaklaşır. Etki ve tepki arasındaki bağ keyfileşmiş ve kurgudaki rota tutarsız ise yazar bana gerçek olmayan ve olamayacak olanı sunuyordur. Yazarlıkta motivasyon kaynağını toplumsal fayda olarak gören bir yazar böyle bir eser çıkarırsa amacıyla ters düşer. Herkesin bildiği şeyleri niye yineliyorum, çünkü bu romanınızdaki dağınıklığın sebebi olarak biraz da bunu görüyorum. Ümit T. ve diğer karakterlerin yaşamları ve kişilik özellikleri bana tutarlı gelmiyor, gerçeğin verilmek istenen mesaja doğru evrilmiş halleri gibiler. +++++

  • İsmail şen

    İsmail şen 10.12.2016

    Bence türkiye toplumunun ihtiyacı olan şey oturaklı hücrelerimiz işleyebilecek bir hayal,kesinlikle boş bir vaatten bahsetmiyorum,güzel günlerin umudunu vermekten falan,insanları bir şeye inandırmakta değil sadece olan bir hayali anlatmak.

  • İsmail şen

    İsmail şen 10.12.2016

    Ve yine bu insanların diğer başka bir özelliği ise ,benim çok dikkatimi çeken bir özellik,her ne koşul da olursa olsun,çok istedikleri bir eş seçmişler,yani klasik anlamda hayatının insanı diyebileceğimiz birini.İstisnası yok.Ve eşleriyle çok mutlu olmuşlar yaşlısı genci. Konu biraz karışsa da, bu tarz eserlerin tarihte çok farklı bir etkisi olabildiğini görebiliyoruz,yazılan romanlar bazen küçük gruplara ilham kaynağı olmuş onlara rehberlik etmiştir,kitabınız eğer isterseniz pek çok şeyi değiştirebilir.

  • İsmail şen

    İsmail şen 10.12.2016

    İleri diyeceğimiz özel insanlarsa bence içlerinde hiçbir zaman bu tarz bir ses duymuyorlar,bu delicesine cesaret falan değil.Bulundukları koşulu son derece gerçekçi şekilde değerlendiriyorlar fakat hiçbir zaman pes etmek gibi bir şey doğalarında yok.Ölümden dönenler gibi bir belgesel vardı nat geo da galiba,orada insanlar yangının ortasında ya da bir başkasının saldırısı altında bir ölüm anında bir yerden sonra pes ettiklerini söylerler,bırakıp ölümü beklediklerini,işte bu his hiçbir zaman bahsettiğimiz insanlara gelmez.Bence.Bunun gibi bir şey hayattaki zorluklar karşısında bu insanları durduramazsınız,tamam belki insanlığı tümden değiştirmek kolay değil bu tam olarak başarılamamış olabilir,ama şu kesin bir şey hiçbir sistem bu tarz insanları sindiremez,çünkü zaten insanlığa yön veren insanlar bunlar gibiler,doğaya evrime aykırı bir şey.Bu tıpkı bir kurt sürüsünün demokrasi ilan edip aralarında baskın olabileceklerini düşündükleri alpha kurtları öldürmeleri gibi bir şey olur.

  • İsmail şen

    İsmail şen 10.12.2016

    Her şeye rağmen kapitalizmin hiçbir şekilde sindiremediğ insanlarda mevcut,siz bile Kaan bey pek çok zorluk yaşamışsınızdır,gerçekten farklı bir insansınız.Sonuçta hayatınıza baktığınızda bir yıkılmışlık görüyor musunuz gerçekten.Bütün hayallerinizi gerçekleştirememiş olabilirsiniz ama her şeye rağmen sağlıklı bir anlamda var olmaya devam ediyorsunuz.Sesinizin kısılması meselesi falan değil,insanlar her şeye rağmen var olduğunuzu görüyor.Başka bir tanıdığım vardı,oldukça zeki cesur gerçekten sınırları zorlayan bir zekası vardı.İçine tam olarak girildi mi çıkışı %100 faciayla sonlanan bir yapıya katıldı,hem bayağı profesyonel olarak,az çok tahmin etmişsinizdir.İçinde bağlı bulunduğu yapıya inanıyordu,öyle böyle derken oradan biz kızı sevdi onunla beraber kaçtılar,içgüdüleri onu bir yerde durdurdu,bir şekilde işin içinden çıkmasını sağladı.Diğer insanlarsa bir süre sonra hayatlarının mahvolduğunu anlıyorlar ve birşey yapamayacaklarını düşünüyorlar ama ileri diyebileceğimiz insanlarsa

  • İsmail şen

    İsmail şen 10.12.2016

    Ümit t ile eşi arasındaki ilişki bana mantıksız geldi.Hem durumunun farkında olup hem de bu şekilde boş verebileceğini zannetmiyorum.Bence insan bir şeyi ya hiç sorgulamaz ya da sorgulamaya başlarsa onun için bir problem haline gelir,çözerse rahat çözemezse sürekli bunun bunalımıyla yaşar.Onun haricinde daha öncesinde ümit t nin siyasetle uğraşanlarla ilgili söylediği söz,siyasete giren arkadaşlarımın hepsi tarumar oldu gibisinde bir şey söyledi.Bu çok önemli bir konu bence.Türkiye de bu çok yaygınca anlatılan ve hatta gözlemlediğimiz ,bildiğimiz bir durum.Lakin ilerilik kriteri belki göreceli olucak ama,kendi şahsıma göre evrimsel olarak ya da daha farklı nasıl ifade edilirse,gerçekten gelişmiş ileri insanların yıkılmadığını görüyoruz.Özel ayrıntı çok veremeyeceğim ama,çevremizde aşırı radikalleşmiş insanların hayatının mahvolduğuna tanık olduk evet.Ama çok çok daha radikalleşmiş bazı insanlarınsa her şeye rağmen yıkılmadan devam edebildiğini gördük.Bu kapitalizmle barışmak falan dğl.

  • Gül T.

    Gül T. 09.12.2016

    Sadece katharsise ulaştırıp rahatlatan bir roman elbette olmayacaktı, aksine sorgulatıyor. Yazılı eserde yabancılaştırma efekti kullanımı böyle oluyor sanırım. Ümit T'nin araya giren öyküsü gibi... İnternetten iletişim ya da yaşamanın, olası etkileri daha çok eleştirilecek işlenecek gibi ki öyle olur umarım.Bu birazda mecburi yapay iletişim şekli çağımızın sıkıntısı. Sadece hakikaten mesajlar biraz fazla. Ellerinize sağlık

  • Deniz Can

    Deniz Can 07.12.2016

    Kaan Bey hikaye içinde hikaye gibi bir tarz olmuş, tarz ilginç ama ana hikayeyi çok beğendiğimi söyleyemem. Mesaj gönderen kız, kara ayna ve Ümit T. üç ayrı kimlik olduğunu düşündüğümüz sıkıcı tipler sonunu nasıl bağlayacağınız önemli. Kediler köpekler v.s. çok daldan dala her şey var. İkincil hikaye ya da mesajları beğendim onların hatırına okudum. Mesajlar hikayenin önüne geçmiş gibi madem bir hikaye var mesajlar daha az görünür olsa hikaye daha ilgi çekici olsa gibi geldi. Sorun benimle ilgili de olabilir son kitabınız evrimle ilgili olan ben o tarz kitapları okumayı daha çok seviyorum. Ümit T. nin son üç cümlesi bana da uyuyor, tek bir farkla.

  • Mete Demirtürk

    Mete Demirtürk 02.12.2016

    Öldüm be sevgili hocam bu cümleye: "Hayvanlar çok iyi insanlardır." Ya insanlar........... Saygılar...

  • Fatih Torun

    Fatih Torun 30.11.2016

    Bunu tekrarlamadan geçemeyeceğim; "Son olarak Atatürk diyorum :) Size bir fotoğraf gönderiyorum. Resmi bile umut saçıyor."

  • Fatih Torun

    Fatih Torun 30.11.2016

    Sayın Arslanoğlu, yaklaşık iki yıldır İnsan BU'yu dolayısıyla sizleri izliyorum. Bu arada sizin ve Taylan beyin tüm kitaplarını da okudum. Yaşamıma gerçekten değer kattınız. Sayenizde hem kendimi hem de toplumsal olguları çok daha iyi kavramaya başladığımı duyumsuyorum. Bu yüzden sizlere çok teşekkür ederim. En başta vasatlığımı kabullendirdiniz bana. Bu konuda sayın Taylan Kara'nın emeklerini de özellikle vurgulamalıyım. Romanınıza gelirsek; sanki Ümit T. benmişim gibi hissettim. Lütfen bir an önce yayınlayın. Zaten yeterince gerilim içinde yaşıyoruz bir de bu roman beklentisi yüzünden gerilmeyelim... :)

  • Ezel Parsa

    Ezel Parsa 30.11.2016

    Çağımızın romanını yazmışsınız Kaan Bey. Romanın özellikle bu bölümü beni çok etkiledi. Üzerinde durup düşünerek sindirmeye çalışıyorum. Kitabınızı bekliyorum.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 30.11.2016

    Değerli okur, değerli dostlar, bu dördüncü bölümü yayımlamakla internetteki yayının sonuna geldik. Kısmetse kitabı çıkacak. Yayınladığımız oran aşağı yukarı yüzde 40'a yakın. Yani bunun 1 buçuk katı eklenecek sonuna. Katkı, eleştiri, yorumlarınızı bekliyorum. Bunları değerlendirmek için son 10 gün. 10 gün içinde ucu bağlanıyor romanın. İlgi gösteren herkese teşekkürler. Sevgiler, saygılar.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.