Güneş-Dil Sözlüğü.. Hadi Bakalım Şimdi de Dalga Geçin !..

Güneş-Dil Sözlüğü.. Hadi Bakalım Şimdi de Dalga Geçin !..

Eski Türkçe’den başka dillere geçmiş sözcükler listesi. “Eski Türkçe”den kast edilen, 7-8 bin yıl öncesinden, birkaç yüzyıl öncesine kadarki Türkçedir. Ancak Güneş-Dil kuramına göre en eski sözcükler, temel sözcükler - sözcük kökleri son yüzyıllarda birbirine geçen sözcüklerden çok daha önemlidir. TÜRKÇE SÖZLÜKLERDE BULUNUP, ARAPÇA veya FARSÇA KÖKENLİ OLUP BATI DİLLERİNE GEÇEN BİNDEN FAZLA SÖZCÜK BU SÖZLÜĞE ALINMADI.

Able: Son ek olarak edebilmek.. yapabilmek. Türkçede bire bir aynı. Readable: okunabilir.

Absorb: Emmek. Eski Türkçede emmek anlamlı "sor"a ne kadar benziyor! Soğurmak oradan geliyor.

Ache: Acı

Add, addition: Katma, toplama.. Arapça Add: Sayma. Türkçe "katmak" filiyle bağlantılı.

Aqua: Su..akmak.. akıcı..

Again: Gene, yine.

Agate: Eski Roma dilinde iyi, Agapi: Yunanca’da sevilen kişi, sevgili, Aga:Türkçe’de sevilen kişi.

Aim: Amaç, eğilim, eğim

Akin: Akraba, yakın. Türkçe’deki “yakın” sözcüğünün “y”si düşmüş.

Al: (Latince başta olmak üzere Batı dilleri isim yapma eki) Spritual, Congenital… Türkçede aynı. Sak-al. Sak: Baş. Sakal: Ondan çıkan tüy. 

All: Hepsi.. Ol: Türkçe, o, öbürü, onlar, oğul, arı oğulu.

Alter: İkinci, alt, Türkçe: Alt, ikincil, ikinci yüz, altındaki.

Amare: (Latince) Aşk. Amor. Eski Türkçe: Amrak (Sevgili)

Ana: Batılı kadın ismi olarak güzellik, lütuf, inayet; Latince ön ek olarak üste, geriye, baştan aşağı, bütünüyle…

Animate: Canlandırma… Hepsinin Türkçe’deki “ana” ile köken bağlantısı var.

Arrive: Ermek

Attach: Takmak

Attaque- Attack: Fransızca kökenli olduğu söylenir, tam tersidir. Atak, atik en eski Türkçe sözcüklerden. Yabancı dillerden Türkçeye geçtiği sanılan böyle bazı kelimelerin aslında Türkçeden o dillere geçtiği ne malum? Örneğin “onur” sözcüğü. TDK sözlük anında Fransızcaya vermiş. Nişanyan Fransızca, ama soru işareti diyor. En eski Türkçe yazılarda benzer anlamda sözcükler mevcut. Onuk: Aziz, saygıdeğer kişi… gibi. Onanmış, onaylanmış olmak… ? Latince honos. Türkçede bir de buna benzer Göne sözcüğü var.

Aus (dış-dışarıya-dışarıda) eki (Almanca) : Öksürük, öskürük, Osgırık, Osuruk, Aksırık sözcükleriyle bağlantılı. Bunlarda aynı zaman "eks" (dışarıya, dışarıda) ekiyle ilinti var. 

 

Bad: Kötü,bed.

Barrack: Baraka. Eski Türkçede Borak.

Base, basement: Taban, alt, esas.. “Basmak”tan (Arapça köken?) gelir. Eski Türkçede de basmak en azından baskın ve basılıp yayılmış anlamında vardır. Kim kimden almış?

Bath: Banyo. Türkçe batmak, banmak sözcükleriyle ilgili. Türkçede “ba” ile başlayan sözcükler su, çamur, bataklık, göl ile ilgili. Balık, batak, bataklık, banmak, batmak... Su ile Bu’yu bebekler de çok karıştırır. Büyük olasılıkla aynı köken. Bottle: Şişe, Boat, Bateau (Fransızca): Gemi. Boire: İçmek. Buhar, buğu buhur…     

Bear: Ayı. Eski Türkçede Börı: Kurt. 

Belly: Karın, göbek. Türkçe’de “bel”i (arkada) ifade ettiği gibi, tüm bel bölgesini de (arka-ön) ifade eder: (Bel – bel çevresi ölçümü…)

Better: Daha iyi. Türkçe bet: Çok, pek, iyi

Bien (Fransızca): İyi. Eski Türkçede bigen: beğenilen.

Birth: Pörtlemek, börtlemek, doğum. İngilizce etimolojide İskandinavya kökenine bağlarlar. Oraya nereden gelmiş!

Body: Beden. Eski Türkçede "bod" boy ile ilgili. Kamet: Aynı anlamda. Boy, beden. 

Bore: Delik açmak, sondaj yapmak… Boru?

Boss: Patron, usta. Esas anlamı overseer. Yukardan gözleyen. Dutch kökeni Baes veya Baas. Türkçe: Baş.

Botanic: Yunanca botanikos “bitki” den geldiği söylenir. Eski Türkçe bitki, biten… Ot?

Buckle: Büklüm

Bull, bufalo: Boğa. Eski Türklerde bukan.

Bulletin: Bülten. 1300'lerde Papalık yayını olarak geçer. Lattince "bulla"dan geldiği söylenir. Mühürlü belge. Bulla, boğum demektir, herhalde mühürü kast eder. Aynı zamanda "boğa"dır. Boğum, boğa, bulla.. Yoksa Eski Türkçe "Belet" (belge)den gelmesin?

Burg, bourgeois: Şehir isimleri sonu, şehir, şehirli. Aslı kale, burç içi yerleşim demek. Arapça burç… Türkçede burç: yüksek, sarp tepelik.

Bush: Çalı. Eski İskandinav- Alman dillerindeki "Busk"dan gelme. Türkçesi: Bük. 

Buttock: Kaba et, but. Türkçe: But

 

Caique: (Fransızca) Kayık

Calm: Durgun, kıpırtısız, sakin. “Kalım”dan köken?

Can: Yapabilmek. Türkçede fiilden isim yapma eki aynı anlamı verir. Etken, çalışkan, üretken, değişken...

Capacity: Kaplayıcılık, kaplama özelliği

Capire: Kapmak anlamak

Capsize: Kapsız kalmak, alabora olmak, devrilmek, kapaklanmak

Captive: Yakalanmış, kapılmış, esir

Capture: Kapmak, yakalamak. Cap ile başlayan ve kapsamayı ifade eden tüm bu sözcüklerin kap (çanak) ile bağlantısı söz konusu.

Caravan: Kervan

Catch: Yakalamak.. Türkçeden (Kaçmak) ters anlamıyla geçmiş. Bu tür ters geçişler, zamanla anlam kayması ve değişimleri olağan. 

Cattus: (Latince) Kedi.

Cauldron: Kazan

Cave - Cavern: Mağara, oyuk. Türkçe: Kovuk

Chew: Çiğnemek.

Chill: Soğuk, soğukluk. "Cold" kökenli olduğu söylenir. Eski Türkçede "Çilden" kışın en soğuk dönemi. "Çilen" çığ.

Chin: Çene. Farsça çane kökenli. Eski Türkçede geçmiyor, fakat çanak ile bağlantısı tartışılabilir.

Civil: Medeni, uygar, kibar insan. Eski Türkçe: İyi huylu kişi.

Co: Latince ön ek. Birlikte, beraber... Türkçe Komak, koymak ile yakın bağlantı.

Conan: Eski efsanedeki yabancı? kahraman. Eski Türkçede Kunan: Adaletli, adil.

Conglomeratus: (Latince) Conglomeration: To roll together. Türkçe Kangal.

Copper: Bakır. Latince cuprum. Bakır kap kullanan Türklerden köken aldığı iddiası var.  Bakınız: Kap.

Corner: Köşe.. "Kenar" ile benzerlik.. Farsça köken "kanar", "kiran".. Eski Türkçe Kanat...

Crime: Cinayet, suç Türkçe: Kırım. Arapça: Cürüm.

Crio: (İngilizce) Soğuk, donmuş. Latince Kryos. Türkçe: Kır, kırağı, kar... Bozkır. Hepsi soğuk ve aklaşmış anlamı veriyor. 

Cup: Kase, bardak, kap.

Curettage. Kürtaj: Küremek, kürek.. den geliyor.

Curve, Curvatur:  Kıvrık, kıvrımlı.

Cut: Kesmek. Arapça Kat: kesmek. Türkçe: tabaka, katlamak, çoğaltmak, fazlalaştırmak, kesit, tabaka.

Cynic: Sinik, kötü anlam çıkartan, olumsuz.

 

Çengi: Bin küsur yıldır Türklerin kullandığı bu sözcüğe de Farsça kökenli denir. Öyleyse Göktürkçedeki Çengin: Gösterişli, dikkat çekici ve Çengşi: Mucize, olağanüstü sözcükleri ne oluyor? Muhtemelen Çengi şamanist dansçıydı.  

 

Dashing, Dasher: Atmak, fırlatmak anlamlarını da içerir ve Türkçe “daş-taş” sözcüğünden kaynaklı? Taşımak ile aynı kökenli? Türkçedeki “taş” ile “taşımak” benzerliği de aynı kökenli olmasından.

Dear: Değerli, değer.

Decus, Decorare: Görkem, ihtişam, şan, gurur… Dekore etmek buradan türüyor. Türkçedeki “dik”e benzerlik?

Deep: Derinlik, derinde, dip. (deep in the woods: ormanın derinliklerinde… Below the surface: yüzeyden çok derinde)

Deny: Reddetmek, inkar etmek. Eski İngilizce ve Türkçede nay: hayır. Denay. Hayır demek.

Derive: Türev

Dicera, Dictare: Demek, söylemek, anlatmak, buyurmak… Fransızca dit-di, aynı kökenden, demek… dimek… didi.

Dome (İng) - Dom (Alm) : Kubbe. Tümör (Ur). Tomur, tomurcuk, tomar, tomruk ile yakından bağlı. Yuvarlak, toparlak şey... Tombul, tombalak... 

Domus: (Latince) Ev. Türkçe: Dam. 

Donare, Donate: Vermek, donatmak, donanma. Türkçe “don” sözcüğünden kaynaklı. Donlandırma, giydirme, kuşatma… Donare’nin dondan geldiğine itiraz edecekler için: Dünür… Sadece Türkçede var. Verici, evlikte kız ve erkek veren ve onu giydirip kuşatan…

Door: Kapı. Dar, darlık yer ile kesinlikle bağlantılı. 

Duck: Ördek? Ötdek?

Durable: Sürekli, devamlı, evladiyelik, kavi… Türkçesi: Durabilir.

During: (Durduğu) sürece

 

Ecole, ekol: Okul, Arapça "ikra", kıraat, "Kuran" (Kutsal kitap) okumak, Türkçe: okumak. "Okı" Çağırmak, seslenmek. "Call"?

Eel: Yılan balığı.. Türkçe Yılan, muhtemeldir Anadolu'da söylendiği gibi Yıl-lan.. "lan" eki birçok hayvan ismine eklenen son ek. Sırtlan, Kaplan, Aslan...

El: Eski İngilizce el, kol. Günümüze kol büklümü kalmış: Elbow

Elektrik: Uygurca “yaltırık” parlak, parlayan, kıvılcımlanan…

Election: Elemek, seçim

Er – ar eki: Türkçede geniş zamanlı olarak bir şeyi yapar-eder, yapan-eden anlamlı. İngilizcede aynı: Swimmer, runner, writer…

Essence: Esans, tin, ruh, koku, ıtır, öz... Es, esmek, esinti ile ilintili.

Eu: (Latince ön ek) İyi. Öjeni, öfori gibi sözcükler buradan geliyor. Türkçe: İyi, eyi.  

Eye: Göz. Türkçede aymak: gözü açılmak, ayılmak: uyanmak, gözü açılmak. Farsça Ayna, Aynı; Arapça: Ayn (göz), Türkçe Ayrı, aynı...

Fur: (İngilizce) Kürk, tüy. Fury: Kürlü, tüylü. Furious: Öfkeli, saldırgan, çok güçlü, azgın. Hepsi aynı kök silsileden geliyor. En eski Türkçe'de F ile başlayan sözcük pek yoktur. F yerine B kullanılır. Börk: Hayvan derisinden tüylü başlık. Börı: Kurt. Burkan: Totem. Güç ve kudret sembolü. Bazıları güçlü hayvan simgeli. Arapça Furkan sözcüğü ile bağlantısı köken olarak kurulabilir?  

 

Gancio (İtalyanca): Veya Gancho (İspanyolca) Çengel, kanca anlamındadır. Dilimize bu kökenden geçtiği ileri sürülür. Oysa Göktürkçede Çangal budaklı, kıvrık ağaçtır. Çanga ise pençe anlamına gelir. Kim kimden almış? Farsça köken iddiası? Keza Kangal sözcüğü için de Yunanca köken iddiası. Kim önce yazarsa kazanıyor... 

Gang: Çete. Kank: Soy, Kanksık: Kardeş yakınlığında. Üvey kardeş. 

Generation: Soy, nesil. Eski Türkçede "Çin-Çine" soy.

Generate-Gene-Genious:  Üretmek, gen, deha… hepsi aynı kökenden: Can – Cin.. Can Farsça kabul edilir. Farsçaya bir anlamsız hediye daha: Eski Türkçede: Kan, kun.. Kunar: Bereket, bolluk. Gence: Eski Türkçede genişleyen, gelişen, büyüyen, genç. 

Get: İngilizce yalın hali ve birçok ekiyle onlarca anlamı var. Almak, sahip olmak, gitmek, gelmek, binmek vs.. Türkçede “g..t” de onlarca olmasa da aynı anlamda birçok sözcük kaynağı: Getir, götür, git vb..

God, got: Tanrı. Türkçe: Kut, kutlama kutsal, kutsallık, kutsama. 

Good: İyi. Got’tan, Kut’tan gelme.

Girl: Kız. Görülesi şey.. Gidin, görün…

Gnosis, Know: (Latince kök) Öğrenme. (g-k-o-n harfleri benzerliği)

Gladio: Kılıç. Gılıc

Glomus: (Latince) Lump (İngilizce) Yumru, yumak, topak...

Grey: Gri. Türkçe kır, gır...

Haberdasher: Çerçi. Gezginci satıcı. Aynı zamanda “haber taşır”lar.

Herr: Bay. Türkçe: Er, er kişi.

Hi (hay): Selam, merhaba, baksana, ne haber… Türkçede çok eski bir hitap ünlemi, aynı şekilde selam anlamı da içeriyor.  Ey, hay…

Highly: Hayli-fazla…

Hit: Vurmak. Türkçe itmek, “çekmek”in karşıtı, eski Türkçede aynı zamanda dürtmek.

Hoping: Hoplamak, zıplamak, arabaya binmek.Türkçedeki atlamak da benzer. Atlamak sözcüğü binlerce yıl önce muhtemeldir ki ata binmek, ata hoplamaktan türedi.

Horde: Ordu, güruh, sürü…

Humble: Boynu bükük, aciz… Türkçe: Hımbıl

Hunter-Gatherer: Avcı-Toplayıcı. İlk insanlar bilindiği gibi hunter-gatherer idi. Buradaki "Hunt" sözcüğüne bakılınca kökeni “aramak”tır. Eski Türkçe "Hanıdır?"ı çağrıştırmıyor mu? Gatherer ise açıkça "getirir"dir.  

Hurray-Hurrah-Hoorah: Türkçeden geçtiği söylenir.

 

 

İlle, İlla, İllud: (Latince) Üçüncü tekil ve çoğul kişi. Türkçe: O-onlar. Eski Türkçe: Ol, ollar.

İmage: İmge

İn: İç, içine, içinde… Muhtemeldir ki in: kovuk, oyuk, mağara, hayvan kovuğu ismiyle bağlantılı. Türkçe inmek: (Farklı anlamları): bir yerden bir yere gitmek, konaklamak…

İncarnation: Ruhun beden, et bulması canlanması. "Carn" kökü, carnage.. vb beden, ölü beden, et, şehvetle ilgili. Eski ve yeni Türkçe "Karın"dan türeme. Karın ettir, aynı zamanda doğurandır. Karındaş: Kardeş. 

İso .. (izotop), “İsm” (Liberalizm, Marksizm vb.)İz, is, işaret, kopya vb. ile ilgili?

ity: (İngilizce son ek) Prosperity örneğin. Olmak, edilmek. “word-forming element making abstract nouns from adjectives and meaning "condition or quality of being ______," from Middle English -ite, from Old French -ete (Modern French -ité) and directly from Latin -itatem (nominative -itas),” Türkçe: etmek, edilen ile bağlantılı. 

Jerk: Çekmek, aniden çekmek

Juve, Young: Genç. Civan, Can kökünden… Hani Hint-Avrupa, Ural-Altay ayrılığı? En temel sözcükler ortak kökten.

Jungle: Cangıl. Farsça "Cengel" den geldiği ileri sürülür. Oysa Göktürkçe "Çangal" çok sık ağaçlı bölgedir. Aynı zamanda budaklı, kıvrık ağaçtır. Bakınız: Çengel.  

 

Khan: Kaan, Kağan, Han.

Kin: Akrabalık, soydaşlık, kandaşlık… Türkçe: Kan.. Kandaş..

Kind: İyi, nazik, müşfik. Lazca: Kai, Kayren… Aynı anlamda, iyi.. Türkçe: Kayın (ağaç) : doğurgan ağaç, hayat ağacı, ağaç ana… İyilik, kutsallık simgesi.

Kurt: Almanlarda ortaçağda ortaya çıkan bir isim. Kökenini bulmak için çok zorlanıyorlar!

Kür: Tedavi..Core: Çekirdek.. Coeur: Kalp: Türkçe kökenleri “kor”. Ateşin en kızıl, kızgın hali… merkezi.. İnsanlığın ilk tedavilerinde bir vazgeçilmez…

 

Latten: Altın. Arapça: Latun.

Likid: Sıvı. Eski Türkçe “ygilikidey” katı olmayan, yani sıvı demektir (örneğin kemik içindeki “ilik” için bu sözcük kullanılır.)

Leopard: Leo-Pard... Eski Türkçede Pars.

Less (İngilizce son ek): Önündeki sözcüğe olumsuz “siz-sız…” anlamı verir (bir şeyin bulunmadığını gösteren son ekler.) Doorless: Kapısız..

Ly (İngilizce son ek): Türkçenin “li”si ile tamamen örtüşür. Lovely: Sevimli.      

 

 

Make: Yapmak. Türkçede mek-mak mastar eki aynı anlamı verir. 

Man: İnsan veya adam anlamındadır. İlk Türkler kendileri için “ben” veya Azerilerin söylediği gibi “men” derlerdi. Ayrıca eski Türkçede son ek olarak bir şeyi yapan insan-adam anlamı var.

Many: Çok, fazla.. -Old English menigu, from many (adj.). The many "the multitude" attested from 1520s. Compare also Gothic managei"multitude, crowd," Old High German managi "large number, plurality," German Menge "multitude."- Türkçe'de Mengü: Bitimsiz, sonsuz... 

Malign: Kötü, kötü huylu. Melano: kara… Melun, melanet.. Siyahtan kaynaklı.

Me: (Latince). Ben, men.

Meat: Et. Eat, meat, et bağlantılı. Flesh, leş.. vb. nin bağlantısı gibi. 

Mel: (Latince) Bal.

Muscle, musculus: Kas

 

Name, nom: İsim. Nam… Farsça kökenli? Türkçe…

New: Yeni. Nev… News: Haber…

Morula: Aynı zamanda tıbbi terim. Üzüm salkımı gibi. Veya karadut. Marul?

 

Nay: Eski İngilizce ve eski Türkçede hayır anlamında. Rusça: Nyet. Başka bazı dillerde de benzer. Olumsuzluk: Na, no… Türkçedeki soru sözcükleri ne? ney? nasıl, ne asıl, neden, hangi nedenle hayır, hangi nedenle olumsuz… gibi birbirine bağlı mantıktan doğar. Bunlarda olumlu ve olumsuz (nay) birlikte iş görür.    

Ne: (Latince) Sözcük veya ek olarak soru anlamında. Olumsuzluk anlamı da verir. Eski Türkçedeki “ne”nin kullanımına yakın anlamlar. Vidisti-ne: Gördün mü? Ne veniat: Gelmesin.

Nos: (Latince) Birinci çoğul kişi. Biz. 

 

Omos (Yunanca) : Omuz.

Order: Emir, düzen. Türkçedeki tüm anlamları “ordu” kavramıyla yakın ilintilidir: Düzen, sıra, emir vb.  Ordinary

Ox: Öküz

Organisation: Örgüt. Örgü…

Orto, Ortho : Düzgün, doğru, dik, dikey…Türkçe:Orta ile yakın bağlantılı. Farklı bir anlamı: Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. 

Other: Öteki, başkası, başka.. Öteki ile benzer? Ayrıca Eski Türkçede Adın: Başkası, diğer. 

 

Part: Parça. Sözlüklerde “Parça”nın da Farsça kökenli olduğu söylenmekte. TDK sözlük birçok sözcüğü Arapça veya Farsça kökenli saymakta çok hevesli. Oysa Göktürk yazıtlarında Parça, Barça olarak vardır. Bu nedenle özellikle Farsça kökenli zannedilen bazı sözcükler Türkçe kökenli de olabilir. Bu sözcüklerden pek azını örnek olarak aldık buraya.  “Nam” gibi.

Pace: Adım. Basmak..

Pass: Geçmek, basıp gitmek… Basmak…

Path-Pad: Patika-Patik-Pati aynı kökten

Penta: (Latince) Beş. Penç. Beş.

Pessimistic: Olumsuz düşünen. Pes etmek. Farsça: Bes. Yenilgiyi kabul etmek. 

Pochette: (Fransızca) Torba.. Bohça, Poğça kökünden.. 

Poli: Çok, fazla.. Türkçe: Bol

Polis: Çok insanın yaşadığı, kent. Türkler bunu hep “bolu”ya çevirdi. Safranbolu, Bolu, İnebolu.  

Potlaç: Kızılderili töresinden Fransızcaya geçen bu sözcükteki “laç” ekine dikkat. Eski Türkçedeki fiilden isim yapan laç-leç ekine ne denli benzer. 

 

Qua: (Latince) Soru sözcüğü. Türkçe “ka” ile özdeş. Kaç, kaçan, kaçang, kayu vb… Ne zaman, nasıl, hangi, kim vb…

Quality: Nitelik. Üstünlük. Türkçe: Gayet

Qui: Fransızca. (ki) : Kim?

Quite: Gayet

Quando: İtalyanca veya Portekizce.. Keza Cuando (İspanyolca) Ne zaman, ...dığı zaman, ...den beri anlamlarında. En eski Türkçe'den Xanda, Kanda ve bunların değişmiş hali: "Hani" sözcükleri. Nerede, nereden nereye, ne taraftan gibi anlamlara gelir. Örneğin "Hanidir bize gelmiyorsun" epeydir bize gelmiyorsun anlamında.   

Quantity: Nicelik. Çokluk. Türkçe kaç? Gaç?

 

Reach: Erişmek

Regulare, Regula: Yönetmekle, düzenle ilgili. Reis?

 

Sacrifice: Kurban etmek, adamak, feda. Sake: Amaç, niyet, hatır, için… Eski Türkçe Sak: Baş. Kesin bir iddia değil. Ama sözcüklerin evrimi ve çeşitlemesi bağlamında tartışılabilir. 

Salvation, Salvare (save kökü): Kurtuluş, özgürlük. Eski Türkçe "Sal" kökü salmak, kurtulmak, kurtarmak, serbest anlamlarında.

Sans (Fransızca) : Türkçede (siz-sız) anlamında. Sans lievre: Kitapsız.

Sassy: Kaba, küstah, kendini bilmez. Türkçe: Sası

Savan:  (Fransızca) Bilen kişi. Savoir: bilmek. Sav: Eski Türkçe söz, fikir. 

Save: Korumak, kurtarmak, tasarruf etmek. Türkçe: Savunmak

Say: Söylemek

Science: Bilim. Türkçe: Saymak ile bağlantılı? Saymak: Bir şeyleri saymak (rakamla). Saymak: Dökümünü çıkarmak, listelemek, bilgi aktarmak.

Soak: Islak. Su ak? Sulu?

Solar: Güneş, güneşle ilgili. Türkçe: Solmak ile bağlantılı.    

Sold: Satıldı

Soket: Kablonun ucunda öbür kablonun sokulacağı uzantı.

Sonus (Latince): Sound. Ses.. 

Soup: Çorba. Keza su kökenli. Soap: Sabun?

Sing - Song: Şarkı söylemek, şarkı. Türkçe: Çongar-Çıngar: Bağırtı, çağırtı, nara, yüksek ses...

Sinüs: Yayın sinirden yapılan ipi. Sinüğ…

Sir: Kökeni “ser”dir. Baş kişi, saygın kişi.

Spark: (İngilizce) Kıvılcım, çakım, ateş, canlılık vb.. Rusça: Iskra.   Türkçe: Parlamak, pırıltı. 

Squeez: Sıkmak

Swear: Yemin etmek, küfretmek. Yine İngilizce "say" söylemekle bağlantılı. O da Türkçe "söylemek"le olduğu gibi, "sav" (söz) kelimesiyle muhtemelen ilintili.

 

Table: Masa. Tabak, tabla, taban vb. sözcükleriyle bağlantılı. 

Tackle, Tucker, Tuck: Hepsinin takma fiiliyle yakın bağlantısı var.

Take: Takmak anlamıyla bağlantılı.

Tall: Uzun boylu. Eski Türkçede "tal" uzun boylu anlamında. ("dal"dan geliyor).

Tap: Hafifçe vurmak, kapıyı vurmak, parmaklarıyla vurmak, tempo tutmak vb. Türkçede Depmek, tepmek, vurmak. 

Tata: (Latince) Ata, baba.

Tecnic, Technology: Teknik. Bu sözcük de çok ilginç. Yunanca "Techne" den gelir. Sanat, el hüneri, ustalık, zenaat anlamına gelir. İngilizce karşılıklarından biri "Craft" aynı zamanda bildiğimiz "tekne" anlamındadır. Tekne eski Türklerin de kullandığı bir sözcük. Ağaçtan yalak, su deposu veya içinde bir şey karıştırılan ağaç kap. Aynı zamanda su aracı. Tekne yapımı M.Ö. 5000-6000 yıllarına dek uzanır. Eski Yunanlılar denizci bir kavim olduklarından ilk ustalaştıkları şeylerden biri büyük olasılıkla tekne idi. Tekne çok eski bir ortak sözcük olabilir.  

Teeth: Tiş. Diş.

Term - İnterim: (İngilizce) : İlki terim, ikincisi geçici, dönem, bir şeyin gerçekleştiği dönem anlamında. Eski Türkçe: Terim: Toplantı, dernek, derlemek, toplamak, emek, zahmet, bilim sanat erbabı... İlkinin kökeni "term" imiş. İkincisi Latince "terminus" kökenli. Sonu sınırlı vb. anlamında. 

Tetra: Dört. Eski Türkçe: Tört.

Than: Türkçe "den". You are taller than I am. 

Thick: Kalın. Türkçe: Tok: Kalın, pek.

Throne-Thrones: Hükümranlık, taht, meleklerin en üst katı, en üst kat. -c. 1200, trone, "the seat of God or a saint in heaven;" c. 1300 as "seat occupied by a sovereign," from Old French trone (12c., Modern French trône), from Latin thronus, from Greek thronos "elevated seat, chair, throne," from PIE root *dher- (2) "to hold firmly, support"- Neymiş: TURAN - Türklerin efsanevi birliği, o ülkenin adı. Duran, sağlam, göksel. İngilizce kök açıklamasındaki "Dher" kök sözcüğüne dikkat! Duran, durmak.

Through, To: Doğru, toğru...

Tillomania: Tıpta kıl koparma hastalığı. Eski Türkçede Tülü: Tüy, kıl. 

Top: Üst üstte.. Tepe. Türkiye yerel ağızlarında Tap: Tepe ya da dağ üstü düzlükler, tavan tahtası, tavan penceresi… Tapmak ile de bağlantılı. Tapduk: Gökten yere inen efsanevi kişi (Eski Türk inanışı).

Touch: Dokunmak

Toro, Taurus: Boğa. Eski Türkçede Torun: Boğa yavrusu. Toros (dağ). 

Tör:  (Son ek) Bir şeyi yapan, yapar. Animatör, organizatör… Töre ile bağlantılı? Bu bağlantı yok ise “tör” Türkçe değildir, ama sonundaki geniş zamanda yapar belirteci “r” Türkçe.

Tree: Ağaç. Kökeninde var olduğu belirtilen ilk sözcükler Tre, Daru, Doru vb.. Ne kadar çok Diri, Direk sözcüklerine benziyor? Çok eski kültürde ağaçla doğrudan bağlantılı. 

Tsigane: (Fransızca), Cigany (Macarca), Tsingana (Yunanca) Çingene. Kökleri bunlar olduğu ileri sürülür. Göktürkçe "Çigan" "yoksul, fakir kimse" ile ne benzerlik?

Tulle: (Fransızca) Tül. Eski Türkçede Tülfır: İpek kumaştan perde, örtü. 

Turn: Dön

Tümülüs: Tümsek

 

Um: (Latince ad yapan son ek) Bell-um, bellum: Savaş. Türkçede aynı son ek yaygın: Doğum, satım, alım, ölüm, kalım…

Up: Yukarda, tepede. Kökeni soylu, üst. -Phrase on the up-(and-up) "honest, straightforward"- Türkçe Apa: Ulu, yüce kişi, baba..

Urban: Kentsel. Urba, urbalılar, urbalıların olduğu yer?

Use: (İngilizce) Kullanmak, işletmek, alıştırmak vb. -"act of employing," from Anglo-French and Old French us "custom, practice, usage," from Latin usus "use, custom, practice, employment, skill, habit,"- Demek ki neymiş, akıl ile pratik yapmak. Latince usus: Kullanmak, alışkanlık, ustalık, yetenek, hüner. En eski kullanımlarını düşünün bu sözcüğün. Türkçe: Us (akıl), Uz (akıl, maharet), uzmanlık vb..  

Used (used up): Usanmış, tükenmiş. 

Usher: Yol gösterici, öncü, Türkçe “us-er”, akıllı adam.. Eski Türkçe: Aşur.

 

Very: Çok, bol. Türkçe vermek fiiliyle binlerce yıl önceden bağlantı?

Vos: (Latince) İkinci çoğul kişi. Siz.

 

Ya: Almanca. Evet. Türkçede “ya ya” (evet) veya “ya” (tabii-öyle).

Yard: (İngilizce) Avlu, bahçe, çimenli bahçe, üstü açık iş yeri vb. anlamına gelir. Kökeninin "gard-garden" olduğu ileri sürülür. Yine de Türkçe "yer" sözcüğüne ne kadar benziyor. Üstelik Türkiye Yerel Ağızları Sözlüğünde (TDK) Yarda: Boş toprak... 

Yelling: Bağırma, feryat. Yel ve hatta yellenme ile ilişkili.

Yer: (Fransızca son ek) Pudriyer – Vestiyer… sonundaki “yer” ekine dikkat. Pudra konulan yer, elbise konulan yer…

Yogurt: Bu zaten bilinir.

 

Birkaç ek: Türkçe’de organ isimleri (boyun, karın, alın) eğer organlar tek ise “ın, un” gibi ile biter genelde. Bu tekliği gösterir. “un-uno-one-ein” daki “un”.

Organlar çift ise (dirsek, bacak, ayak, uyluk, kulak, yanak vb..) Türkçe’deki “iki” nin “k”sı ile biter.

Ayrıca ilginçtir, İngilizcedeki “kol” ile “silahlı güç bağlantısı” (arm-army) Türkçe’de de bulunur. (Kol-kolluk-karakol). Bu da dillerin ortak yapısı için verilen çok sayıda örnekten sadece biridir.

Kas demek olan “musculus” sözcüğünün (Eski Yunan-Latin) kelime kökenini açıklamak için de yabancılar çok zorlanmış. Bu bileşik sözcüğün ilk bölümü “Mouse” fareden alınma. Kas fareye benzermiş, veya kas kasıldığında deri altında fare gibi oynarmış. Hatta Arapça’da da kas anlamına gelen adale, tarla faresi demekmiş? Belki? Eğer gerçekse sözcüklerin farklı dillerde aynı mantığı izleyerek üretildiğine dair önemli bir delil. Ama adale ve musculus sözcükleri o zamanın bilginlerince birbirinden aparılmış, çevrilmiş de olabilir.

Drink (İngilizce) veya Trinken (Almanca) sözcükler içmek anlamında. Her ikisi de içe almayı ifade ediyor “in” bölümüyle. Türkçede de aynı: İçmek. İçe almak…

Understand: Anlamak. Pek çok dilde anlamayı ifade eden bileşik sözcükte “durma”yı belirten bir sözcük vardır ki, insanlar anlamak için herhalde duruyorlar ve durarak düşünüyorlar. Verstehen, episteme, vakate vb. Türkçedeki “anlamak”ta ise an: akıl parçası mevcut. Yine “anlanmak”: durup vakit geçirmek gibi bir sözcük de var.  

Son Not: Eski Asya dillerinin Hint-Avrupa dilleri denilen dil ailesinden daha eski olabileceği bilinmekte. Kaldı ki bu genel sınıflama da tartışmalı. Dolayısıyla Arapça, Farsça gibi görece yeni dillerden Türkçeye sözcük geçişlerinde de hangisinin öncel olduğu kesin sayılmaz. Bunlardan daha eski olan Sümerce gibi dillerde de Türkçeyle ortak sözcükler bulunur (ad, ata, ip vb.) Yine de bu sözlükte Batı dillerine Arapça ve Farsça’dan geçen sözcüklere pek yer vermedik. Bunlar hayli yüksek bir toplama oluşuyor.

Yine de verdiğimiz örnek sayısı ve örneklerin niteliği Güneş-Dil kuramının hiç de yabana atılmayacak bir iddia olduğunu sanırım kanıtlamaktadır. Daha yoğun bir çalışmayla çok daha fazla örnek bulunabilir.

Bu çalışma eklemelere, katkılara açıktır.            

Çalışmaya başından itibaren büyük destek veren Kaan Arslanoğlu ve İlknur Arslanoğlu’na, ayrıca başlangıçta “bu da ne?” gibi tepki gösteren, fakat sonradan giderek kuramın önemini kavrayarak ciddi katkılarda bulunan Arif Yavuz Aksoy’a, ilaveten yine katkılarda bulunan Sibel Küçükoğlu’ya, tartışmaya katılan (Eski İnsan BU’da), ek yapan Mutluhan İzmir, dbo, MB, MH, AA, Ç’ye... Teşekkürler.

Tülay Yılmaz


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 28.12.2016

    1. Chancellor'ın kökeni latince. Şanyü ile alakasız. Nokta. 2. Erk daha evvelden söylenmişti. Nokta. 3. İngilizce'deki OOZE sözcüğü (verb) ile SIZMAK bence alakalı. Eski Anadolu ağızlarında SUZMAK zati o. OOZE'un telaffuzu UĞZ gibidir. Suz-uğz... Olabilir mi? Soru işareti. a.y.a. gece vecdi yaşasss

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 24.12.2016

    Ergonomy'deki iş anlamına gelen ergon; erk, erkin.

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 24.12.2016

    Chancellor, şanyü'yü andırıyor. Şanyü, asya hunlarında hakan, kağan eşdeğeri bir ünvan. Hint avrupalılar (aryanlar) ile bozkır uygarlığının İ. Ö. 5 bin yılda karşılıklı etkileşim içindeler.

  • zeynel beyaz

    zeynel beyaz 14.11.2016

    aya sanırım nişanyan'ın sözlük aplikasyonunu kullanıyor. ve maalesef haklı. sözlük aplikasyonundan karı diye aratınca cintek'in daha önceki alıntısı aynen orada çıkıyor. aplikasyon üyelikle çalışıyor. o yüzden, doğrudan internet üzerinden sözlüğe girdiğinizde o sonuç çıkmayabilir.

  • Ç.

    Ç. 14.11.2016

    (Bkz: Ziyaret Et) Orhun Yazıtları'nda karı diye geçiyor.

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 14.11.2016

    Nişanyan'a üye değilim Arif hocam, "ulu" kelimesinin etimolojisini araştırırken buldum. Bulduğum yer (Bkz: Ziyaret Et) Referansı da gösterdim zaten, asıl kaynak olan orhun yazıtları.

  • Ç.

    Ç. 14.11.2016

    Nişanyan sözlükte karı diye aratınca yaşlı kişi, pir geldi. Karığ içinde internette arama yaptım. (Bkz: Ziyaret Et) PDF'nin 14. sayfasında bir göz hastalığı olarak geçiyor.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 14.11.2016

    Eyyy Cingöz Recai, Recep Cintek'e "karığ" alıntısı üzerinden gömçürecektiysen ilk evvela kendisine referans mefhumunu öğretmekle başlayabilirdin. Orhun Abidesi alıntısı diye yazmış ya Ramazan Vodkaduble... Yahu dostlar, kardeşler, aşkolsun! Ben Nişanyan'ın etimoloji sözlüğünün internet versiyonunda gördüğüm bişeyi size hiç "referansı da nişanyan'dır; gugıllayın" falan mealinde bişey demeden gönderiyo muyum? Peki siz niye beni üzüyosunuz? Hani akademik ahlak?! Hani referans belirtmeden kelimesi kelimesine aynı şeyleri almiicaktık? Hani büklüm büklüm? Hmmm? Ç'cim, Nişanyan'ın etimoloji sözlüğüne üye olup "karı" yazar mısın? Merak etmeyin millet; karı gelmiyo tıklayınca. Şaban Viskisek, pardon, Recep Cintek'in uzayın derinliklerine gönderdiği ve kendi malıymış gibi referanssız ilettiği yorum aynen orada, o madde altında yazıyo (yani orijinali o). Niye mi Ç'ye sesleniyorum? O kontrol eder de ondan. Cingöz Recai bi görünür, bi kaybolur. Belli olmaz işi. a.y.a. artık sek su ya da ayran içsss

  • Recai Cingöz

    Recai Cingöz 12.11.2016

    Yine hayır. Great ve Avrupa dillerindeki akrabaları yaşlanmış ya da olgunlaşmış anlamına gelmiyor. Kaldı ki kök formu kart ya da gart ile hiç alakalı değil.

  • recai cingöz

    recai cingöz 11.11.2016

    hayır. elevasyon oradan gelmiyor. o sözcüğü ele almış başka bir yazı var bu sitede. niye olamayacağı gayet sarih şekilde açıklanmış. hele ululation'ın hiç alakası yok. o ses yansıması ile türetilmiş (dudaklarınızı O şekline getirin ve dilinizle lürülürülürü sesi yapın - bakın ben de yansıma ile sözcük türettim). bir de sorayım, karığ nedir?

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 11.11.2016

    Great kelimesinin kökeni karığ, yani eski türkçede yaşlıdan, ululation, elevation gibi kelimeler de bundan türeyen uluğ'dan geliyor bence.

  • editör

    editör 11.11.2016

    Grey, Savan ve Savoir eklendi. Teşekkürler.

  • Zeynel Beyaz

    Zeynel Beyaz 10.11.2016

    Gri (gray) ile kır olmalı. Crio'yu bilemiyorum ama Kır, Anadolu'da (Neşet Ertaş ağzında da) Ğır gibi okunur. Eski dilde de Gır'a benzer bir sesle karşılandığı malumunuzdur. Gır - Gri hayli uyumlu gibi.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 10.11.2016

    Use, Usus, Ouality, Quantity, Eu, Furry, Cryo, "ity", Spark ve Duck olmak üzere tam 10 madde daha ekledim. Değerli AYA'dan epeyce önce bahsettiği o 7 maddeyi bekliyoruz. Saygılar.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 02.11.2016

    Ilgaz Alarcın bana anlatabilir mi? Ördek ile Duck arasında sezdiği ya da gördüğü ilişki nedir? Etimolojik anlamda ve Güneş'in altında? a.y.a. meraksss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 02.11.2016

    Yorum bi türlü gitmiyo. Siteye bile zorla giriyorum. Neyse. Devam edeyim. İnşallah bu sefer bari gitsin. Bug etimonu olarak goblin v scarecrow wikiden. Ama zaten o da yetersiz. Çünkü cermanik kök olan bögge etimonu yanlış diye kaldırılmış (kırmızı renk olunca o demek). Bu kifayetsizlerle tartışmayı burada kesiyorum. Gören gözler için kimin haksız ve saldırgan olduğu yeterince açık. Ben kimseye şakir abi, dayı ya da ağa olmaya niyetli değilim. Hele de bi çiçek abbas'a... a.y.a. ciddisss ve güneşe yazıyla devam etsss ve bulgura hep bulgur desss, mahmut demesss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 02.11.2016

    1. şu an 02.11.16 - 00:40 ve ben yeni çıktım ameliyattan. 31 Ekim sabahından beri biraz yoğun bi programım var. feysbuka bile 4 kez ancak girebilmişim. kötü! 2. sanırım editoryal borda bu kimliksiz (ben biliyorum kim olduğunu) çemkiriğin yorumlarını (ki çemkirmek ve sataşmak dışında ne yaptığını çözemedim) bana stimulus olsun diye mütemadiyen onaylıyo. 3. benim uyuyamama gibi bi sorunum var. o yüzden zamanım bol. enerjim de... cevap yetiştiririm. ortam da cıvcıvlanır. şekil olur. 4. çemkiriğin cümlelerini makul bi şekilde bana aktarabilecek bi dekoder var mı? çünkü çok bozuklar. parası neyse alıcam. ne de olsa pis bi cüccük burcuvayım. 5. ben neredeyse hemfikir oldukları değil, hemfikir olmadıkları alanlar üzerinde kendi kanaatimi belirttim. ki ars-lan, kap-lan ve sırt-lan'da kök fiil aramak zorunluluğumuz yokken yılanda aramak zorunluluğumuz olmasının gerekçesini sayın sataşıktan sormak gerekir. fiil kökü olsa ne değişir? eel (iğl okunur) ile yil benzeşimi sadece bana mı gözüküyo? +++

  • Gül T.

    Gül T. 01.11.2016

    Bana bulgur mulgur demesin.Yazdığını unutmuş.Beni çağıran hadi dalganı geç yazan ben miyim?Dalga geçmedik diyeyse bu nefret geçeriz.Ha bir de Şakir'e çay yok!Emretmiş kendini bil bilmem ne. Kendimi de haddimi de bilirim de, artık kendine gel. Bug bir daha baktım bug (bugge -bögge) goblin,scarecrow anlamındaymış önceden yoksa bög öcüüümüymüş :) Yıl- yil fiil kökünde hemfikirler neredeyse, Doerfer yıl- an çözümünü kabul etmiş ama yanlışmış. -lan diye bir ek yoksa kelimeyi yıl-lan diye ayırabilir mi? Türkçeye ve farsçaya moğolcadan geçen cegeren-ceylan sözcüğünün ispatları.Bu sözcüğe tdk dışında farsça yazana rastlamadım.Olmayan rüşdümü ispatım sonra. (Bkz: Ziyaret Et) http://turkoloji.cu.edu.tr/ESKI%20TURK%20DILI/6.php vhttp://www.etimolojiturkce.com/kelime/ceylan

  • ılgaz alarcın

    ılgaz alarcın 30.10.2016

    Öncelikle dürüst olmak gerekirse etkilenmiş olduğum bir çalışma olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Hatta artık başka dillerdeki kelimelere Türkçe ile ilişkisi nasıldır diye bakmadan geçemiyorum. Ben de bu şekilde ördek ve duck ilişkisini keşfettim. Ayrıca ötmek'ten ötrek\ödirek şeklinde gelişmiş olduğunu okudum.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 30.10.2016

    Sevgisiz sataşkan çemkirik, yine dadangaç olup yağmışsın. Tabii benim yağmurluğum sağlam. Rahmet: yağmur. Rahmetlik: yağmurluk. Kuşburnu çayı: rosehip tea. Hip'siz olursa?.. Roğz tiğ. Sizi ti'ye alıyorum sayın tiğ. 1. Verdiğin referansların kendi referansları arasında Dörfer vardı. Referansım TDK değil. Mucuksss! 2. Moğolcadan farsçaya geçişin belgesini istiyorum. Madem var dedin. Getir. Öyle konuş. 3. -lan diye fiilden isim türeten bi ek var diye tek bir yerde iddiam oldu mu? Fiilden... Ba ba ba ba ba ba! Nerde yazmışım bunu? Uydururken dikkatli ol. 4. Senden icazet almıyorum. Sana ve türdaşlarına sordum mu ki? Bug ile bög olabilirmişmiş. Sen kimsin? Istampacıbaşı mı? Senin aklına niye gelmedi? Bulgurdan olmasın? Fazla yeme! Dimağı tıkayıveriyo maazallah. 5. Boogey bug'dan geliyo diye buyurmuşsun. O kadar emin olma. Öyle olaydı "biraz zorlama olacak" diye ben eklemezdim. 6. Sen önce kendini bil. Milletin bulduğuna yorum getirmeden önce kendi rüşdünü ispat et. Töre bu. a.y.a. mucuksss

  • Gül T.

    Gül T. 29.10.2016

    Sataşmalı yorumlar onaylanmıyor! Dakikasına çemkiremem :) Okunmayan kaynaklar yorumlar ne? Ayrıca aklı başında kaynak dediği tdk olunca ne yazacağız.Her yerde Moğolca denilen sözcüğe Farsçadır bilmem kaç yıldır Moğollar hakimdi oralara gibi bir argümanla diretene ben, madem Moğollar hakimdi Moğolcada baskın olmuştur.İlk kaynak Moğolca ve çoğu kaynakta Farsçaya Moğolcadan geçmiş diye yazsam kaynakları versem ne olur...(Gerçi biliyoruz da)Yil ile eel arasında bağlantı bulamadım demek ki sordum .'Lan' diye fiilden isim yapan ek var mı Türkçede? Ve yil-dım her yerden gönderme yapmasından, benim arkasına saklandığım bir nickim var zaten. Bug- bög olabilir neden olmasındı. boogeyman bug dan geliyor boogeymanın da kökeni bög olmalı.Eğer kökeni oysa tabii

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 25.10.2016

    bu bö meselesine (bahadır özdemir olan değil) daha önce değinmiştim. korkunçlu bişey oluyo bunu alan genelde. biraz (ama biraz; fazla değil) zorlama olsa da, "öcüler ve böcüler"deki böcü'nün de boogieman (boogyman) ile alakasının olabileceğini düşünüyorum. coconut'ın coco'su da alakalıdır. a.y.a. böcüsss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 25.10.2016

    Ç'cim, o verdiğim Dörfer referanslarını azıcık karıştırsalar Halaçça denilen türkik dilde (ki yaşayan en eski formlardan biri kabul edilir - konuşan 20 bin kişi kalmış) yılan sözcüğünün YİL-AN ve YİL-LAN açılımlarını adamın yazmış olduğunu göreceklerdi. ama sonra ben manyak oluyorum. di mi? a.y.a. nonmanyaksss

  • Ç.

    Ç. 24.10.2016

    Yorum yapanın kendi hakkında yapılan yorumu okuması gerekiyor. Kendi yorumunda da kaynak veriyorsa verdiği kaynağı gerekiyor. Yaptığım yorumlarda imla hataları yapsam da bu konuya özen gösteririm. Arif Yavuz Aksoy eleştirilerinde haklı.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 24.10.2016

    BÖCEK de BÖĞ-CEK işte. CEK ne mi? Büyü-cek'teki küçültme eki! aha bu da hem basket, hem faul! çemkirik minnoşlar, kapaklara doyamaz oldunuz. sizlere hususi kapak imal ediyorum. az galdı! o da gelecek. şimdilik kaynaklara da bakıverin: (Bkz: Ziyaret Et) --- 93. sayfada örümcek ve bö:g eşleşmesine tikkat! Dörfer'e acaip tikkat!!! a.y.a. pürdikkatsss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 24.10.2016

    hadi bakalım, şimdi de dalga geçin! hatta kuşburnu çayı'nın hipsizi, sen de dalga geç; eğer geçebileceksen! bana kaynakça gösteren insanlar kendi kaynakçalarını ve onlara verilen cevapları hiç okumadıkları için ben ayar vermek zorunda kalıyorum (ah gidi Ç, sen beni anlıyosun). şimdiki ifşaatım müthişötesi. hatta bunu yazan adamın farketmemiş olması ayrıca şaşırtıcı. kendimle gurur duymadım desem yalan olur (kahrolsun egom)! işte geliyor. uygur metinlerinde bile geçen BÖG diye bi heyvan var. sarıömer derler anadolu'da. ben ona anadolu'da da BÖG ya da BÖĞ dendiğini bilmiyodum. gorkunçlu bi heyvan. dev bi örümcek cinsi. ama uygur metinlerinde genelde ti-S-kinç, gorkunçlu böcek heyvanı anlamına gelen genel bi ad olarak geçiyo. peki bu ne? rahmetsiz s.ç'ın yanlış anlam yüklediği DEBUG eylemi üzerine tartışmayı hatırlayan var mı? BUG'dan türetilmişti hani... ha bu BUG (haşere) eğer ki BÖG ile alakasız çıksın, benden Güneş kadar tahsilat yapsın Cümle Alem Ltd. Şti. --- devamsss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 16.10.2016

    Sayın dizel borsa, sorunuzun cevabı çok net: cıksss, olamaz! a.y.a. cıksss (Dizel Borsa merak ediyosa bana mail atsın. Gerekçesini de yazarım)

  • Ezel Parsa

    Ezel Parsa 16.10.2016

    Caraway, carum gibi kimyon isimlerinin kökeni karaman olabilir mi?

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 15.10.2016

    Sevgisiz bulaşık insan, ceylan dediğin heyvanın aklı başında herhangi bi kaynakta farsça ceren (ceyran) dışında etimonunu gösteren yok. Moğolcası da farsçadan alınma. Senin kutsal bilgi kaynaklarında yazmayabilir. Ama Moğollar İran ve Hindistan havzasını kabaca bi 500 yıl egemenlikleri altında tutmuş olduklarından bu tür kelime transferleri o dil için de çok şaşırtıcı değildir. Ayrıca, ben senin bulaşıklıklarına çoğunlukla öyle gülüyorum ki, evde at baktığımı sanan komşularım oldu. Arkadaşlar, herkesi uyarıyorum. Bana bulaşacaksanız en azından benim kadar toz yutmuş olun. Yazılarda espri unsuru olsun diye kaynağı işkembem ve totom diye yazıyorum. Ama sanmayın ki oralarımdan sallıyorum. Eel'in etimonunu herkes araştırabilir. İnternet beleş. Bakın bakalım. Kim haklı? Halk jurisi bu işte sökmez. Ama yine de görün. a.y.a. asla sallamasss ve her daim non-çirkefsss (ha bi de, bana sarhoş diye çemkirenlerin bazı yorumlarına bakıyorum... ulan ben sarhoştuysam bunlar neyin kafası?)

  • Gül T.

    Gül T. 15.10.2016

    Ben de şu yil-lan buluşunuza çok gülüp, garip geldiği için bir bakınayım dedim. Ceylan için moğolca cegeren kaynak veriliyor. " İlk zamanına bakıyoruz zaten. Eel'in cermanik öncülleri de yiil, yil gibi olmayaydı bunu zaten gündeme getirmezdim." demişiniz de biraz daha açar mısınız o öncülleri ve akrabalığı.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 14.10.2016

    Gariptir vesselam yazarken yorum uçtu. Gariptir vesselam! Kapaksssss. a.y.a. garipsss ve katkı beklesss (o kitaplar bizde de varsss!)

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 14.10.2016

    Yine malum zat, yine benim gönderime kendince sağlam argümanla girişme çabası. Ama tabii ki beyhude! 1. Ceylan o grupta olaydı ben onu zaten yazardım. :) Ceylan hiç de -lan ekli değildir. Türkçe hiç değildir. Bariz bi farısi sözcükten alınmadır ve r-l dönüşümü sonra olmuştur. Kapaksss. 2. İlk zamanına bakıyoruz zaten. Eel'in cermanik öncülleri de yiil, yil gibi olmayaydı bunu zaten gündeme getirmezdim. Kapakssss 3. Y-C dönüşümü... Güldüm. İspanyolca yöresel aksanlarında da çok belirgindir. Zaten bu Y biraz sorunludur. Ünlü de olur. Ünsüz de... Diftong olur. Gariptir

  • Gül T.

    Gül T. 14.10.2016

    veya gerektiği gibi dikkate alınmamış olan Ramstedt’in önerdiği yıl-gan ve Stachowski’nin başta Yakutçadaki -śīl fiil köküne dayanarak tasarladığı * yīl-gan biçimidir. “ Benim çıkardığım sonuçsa yinelediğim gibi Türkçe ve diğer dillerdeki kelimelerin ilk zamanlarına bakmak gerek.Mesela eski Türkçe de bazı şivelerde kelime başında ki y ler c olarak kullanılırmış… Ayrıntı linklerde… (Bkz: Ziyaret Et) https://scholar.google.com.tr/citations?view_op=view_citation&hl=tr&user=0R4ZHsoAAAAJ&citation_for_view=0R4ZHsoAAAAJ:d1gkVwhDpl0C

  • Gül T.

    Gül T. 14.10.2016

    Selamlar.Yılan sözcüğünün etimolojik kökeni ile ilgili bazı araştırmaların linkini paylaşacağım umarım sayfayı bozmaz yinede özet geçeceğim.Sene 1981 Vecihe Hatiboğlu -lan ekinin çince, ejderha ve korkunç hayvan anlamına gelen ‘luŋ’ olduğunu ve -lan ekinin vahşi,yırtıcı hayvan adlarında kullanılan bir ek olduğunu daha sonra ceylan isminin de bu kelime ile birleşerek meydana geldiğini savunmuş. Sonra Nişanyan sonra da Ümit Özgür Demirci benzer iddialarda bulunmuş. Onur Balcı'da sormuş ; “Eğer ‘luŋ’ (-lan) kelimesi böyle bir manayı ihtiva ediyorsa eklendiği tüm isimlere korkutucu anlamı vermelidir. Bu durumda akla gelen “Ceylanın korkutuculuğu var mıdır?” sorusunun cevabı, bu açıklama için belirsiz bir nokta oluşturmaktadır “.Evet ceylan bu durumu bozuyor. Sonra Hakan Aydemir bu mesele üzerine 6 sayfalık bir yazı yazmış ve özet olarak şunu demiş; “sözcük aslında yīlgan> yılγan> yılān > yılan değişiminden geçerek bugünkü şeklini almıştır. Doğru çözüm, bugüne kadar gözlerden kaçmış

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 14.10.2016

    Eel, corner, up, many, sonus, terim, interim sözcüklerini ekledik.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 08.10.2016

    Deminki yoruma çemkirmek için hazır kıta bekleyenler olacaktır. Preemptive strike yapayım. Okul öncesi türk bebeleri yılan derken daha çok "yil-lan" diye ayrıştırıp vurgularlar (kişisel gözlem). Bu -lan zaten belli ki bi ortak son ek ya da ayrı bi anlamı olan bi kelime idi. Vahşi, yırtıcı hayvan falan anlamında... Bkz: as-lan, kap-lan, sırt-lan... Şimdi o -lan'ı çıkartın. Ne kaldı? Yil! İşte bu da kapak olur. a.y.a. kapaksss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 08.10.2016

    Muhterem hocam, yılan ile eel bence aynı kökten geliyo. Nordik köklerde bu yılanbalığı demek. Ama o dönemde yılanbalığı ile yılan ayırdedilmemiş olabilir. Ve dediğim gibi, nordikler için konuşuyorum. Ki Güneş varsa bile asıl etkileşim o dillerle daha çok olmalıydı. Coğrafi mantık itibarı ile... a.y.a. yorgunsss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 07.10.2016

    Hastam var. Fazla giremiyorum. Eski insanbu'da Tülay Hoca'nın yazısını açın. 34 numaralı yoruma bakın. Kiosku ta 2 yıl evvel gündeme getirmiş ve fekat aslı türkçe değil diye yine gündemden götürmüştüm. a.y.a. hastabakıcısss

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 06.10.2016

    Değerli Nedim Pala, Kiosk elbette köşkten geliyor, büyük ihtimal. Ama Farsça kökenli. Türkçe köken kanıtı bulamadıklarımızı sözlüğe koyamıyoruz. Böyle 1000'den fazla sözcük var. Türkçede kullanılan ama batı dillerine geçmiş sözcükler. Katkınız için teşekkürler.

  • Ned.Pal.

    Ned.Pal. 06.10.2016

    Şehrin merkezi yerlerindeki kulübe şeklindeki gazete bayilerini ''Kiosk'' yapçaz deyip.. altı köşeli - süslü Fransızcadan gelen kiosk yaptılar. Sonra baktım; bunlar bizlerin yüzyıllar öncesinden yapılan ''Köşk''lerin küçüğüne benzedi. Kiosk --- Köşk (K harfi sırasında göremedim)

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 06.10.2016

    Bu başlığı ve yazıyı fark etmemişim. Okuyunca 2. sınıftaki "Anatomi Terimleri Sözlüğü"nü anımsadım. Ne hoş, ne zarif, ne güzel bir sözlüktü. Siz de örneklerinizi iyice arttırarak ona benzer bir sözlük oluşturabilirsiniz. Ayrıca ortada bir "güneş dil" varsa, bununla ilişkili olarak hangi dilin "ay dil" hangi dilin "merkür dil", hangisinin "venüs dil", hangisinin "mars dil" vb. olduğunun belirlenmesi ve diller üzerinde, bu açıdan da (yani uzaklığa bağlı yansımalar üzerinden de) çalışılması gerekir diye düşünüyorum. (B.Ö.)

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 06.10.2016

    Throne, Sold, Glomeratus, Chill, Leopard, Tsigan, Çengel, Kanca, Sing, Song, Çengi, Co, Jungle maddeleri eklendi. Duyurulur.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 05.10.2016

    Kıymetli kardeşim AYA, "conglomerate"yi şunu okuduktan sonra koydum: Online etymology den alıntı yapıyorum ama çıkmıyor. .... Yani dediğini okuduktan sonra koydum. Yani farkındayım, sen daha doğrusun, ama bu da bulunsun. Bir de bu tartışmayı niye kendi yazınızın altına çekip duruyorsunuz ki, ayrı durunca bağlantı kopuyor. Tık artsın diye mi, ondan endişelenmeyiniz, ben o yazınızın sırtına sık sık "tap" yaparım. Saygılar efendim, katkınız için cidden teşekkürler. 1570s, from Latin conglomeratus, past participle of conglomerare "to roll together," from com- "together" (see com-) + glomerare "to gather into a ball," from glomus (genitive glomeris) "a ball," from PIE root *glem-.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 04.10.2016

    Bakın bu tam kapaklık... Dergi kapağı anlamında: Conglomeratus: (Latince) Conglomeration: To roll together. Türkçe Kangal.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 03.10.2016

    Değerli Arif bey kardeşim, "tap" sözcüğünü de sözlüğümüze tepeceğim, emin olun. Bir de yaşlanıyorum galiba, sizin daha önce sarih biçimde bahsettiklerinizi burada yeniden ben bulmuşum gibi aktarıyorum. Kusura bakmayınız. Mamafih Farsça Arapça kökeni sabit olanları zaten sözlüğe almıyoruz. O zaman bunları eklemeden önce başka bir soru yönelteyim size. İtalyanca, Portekizce "quanto" ya da İspanyolca cuanto bildiğiniz gibi ne zaman, dığı zaman, den beri ve kaç anlamlarında. Peki... Xanda, Kanda ve buradan çıkan hani... Nerede, nereye, nereden nereye ve muhtemelen nasıl anlamlarına geliyor çok eski Türkçede. Hanidir gelmiyorsun, ne zamandır gelmiyorsun.. Tamamen aynı değil mi? How ile bile benzerlik var, ama quanto ile tam. Ne dersiniz?

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 26.09.2016

    Muhterem hocam, tarihini şu an hatırlayamadım. Mamafih, bus etmek ile besar (İspanyolca'da "öpmek" mastarı) arasındaki etimon birliğine eski insanbu'da değinmiş idim. Hintevropaspor neticede. Arapça'ya da Farsça'dan geçme. Bu arada, to tap ile tepmek, depmek arasında bi ilişki sezdiğimi size bi görüşmemizde aktarmıştım. Proto-hint-avrupa kökünde "dab" diye bişey var ki tam olarak vurmak, çakmak, depmek anlamına geliyo. Güneşe selam durulacak kadar açık bence. a.y.a. tapsss

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 25.09.2016

    İngilizce "say" ve "swear" sözcüklerini ekledim. İlgililere duyururum. Dilimizdeki Farsça ve Arapça kökenli olup yabancı dillere geçen belki binlerce sözcüğü bildiğiniz gibi listeye almıyoruz. Sözcüklerin eski has Türkçe kökenli olması gerekiyor. Ama geçende bir sözcük daha dikkatimi çekti ki size söylemeden edemeyeceğim. Bir şarkı sözünde geçiyor. Siete rosas, siete besos: Yedi gül, yedi öpücük. Buradaki besos öpücük demek. Yani buse :) Saygılar.

  • Müdüriyet

    Müdüriyet 19.08.2016

    Adana, çık aradan.

  • Deniz Can

    Deniz Can 19.08.2016

    Sayın yönetim Ayanın mükerrer olan yorumunu değil olmayanı silmişsiniz

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 18.08.2016

    muhterem hocam, yellenmek ve benzerleri ses yansıması kurallarıyla oluşturulmuş gruptandır. farklı dil ailelerinde bu geçişler "doğal" kök dikkate alınırsa şaşırtıcı olmaz sanırım. yine de, genizden geğirmek, ağızdan anırmak, boğazdan böğürmek türemiş olsa gerek. tersi?!! bi de göğüs? höykürmek??? bunu da en azından turanik dillerde not etmeli. eks... o da doğal ses yansıması olmalı. nefes verin bi. huffsss ya! ama oskültasyon ordan değil. kulak ne Latince'de? Yunanca'da? angst'a gelince... o da ayrı bi karın ağrısıdır. anger ile aynı kök. angus ile de... ang! geniz sesi? ah? olur mu? eks'le alaka burda başlar işte. çektiğim eziyeti biliyosunuz siz. beynim haşlak! sonra devam edicem. a.y.a. ezasss cefasss

  • Deniz Can

    Deniz Can 19.08.2016

    essence ile esas da ilişkili olmalı.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 18.08.2016

    muhterem hocam, yellenmek ve benzerleri ses yansıması kurallarıyla oluşturulmuş gruptandır. farklı dil ailelerinde bu geçişler "doğal" kök dikkate alınırsa şaşırtıcı olmaz sanırım. yine de, genizden geğirmek, ağızdan anırmak, boğazdan böğürmek türemiş olsa gerek. tersi?!! bi de göğüs? höykürmek??? bunu da en azından turanik dillerde not etmeli. eks... o da doğal ses yansıması olmalı. nefes verin bi. huffsss ya! ama oskültasyon ordan değil. kulak ne Latince'de? Yunanca'da? angst'a gelince... o da ayrı bi karın ağrısıdır. anger ile aynı kök. angus ile de... ang! geniz sesi? ah? olur mu? eks'le alaka burda başlar işte. çektiğim eziyeti biliyosunuz siz. beynim haşlak! sonra devam edicem. a.y.a. ezasss cefasss

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 17.08.2016

    Sayın Arif Bey kardeşim, bizim mesleğimizde ve bilimde iyi sözcük, kötü sözcük yoktur. Kavramlar, gerçekler ve hepsi bir anlam ifade eden birbiriyle eşit sözcükler vardır. Pek espriden anlamayan ve fildişi kulede yaşayan bir akademisyenim. Osuruk sözcüğüne özel bir anlam yüklemem söz konusu değildir. O da benim gözümde masa ile aynı duygu değerdedir. Her neyse, madem cevabı bir süre sonra vereceksiniz, Buttock: But, kaba et sözcüğüne de bir bakın. Osuruktan geldi aklıma. Oradan da esmek sözcüğüne geldim. Es, esen, esmek ile ruh, tin, koku, öz anlamına gelen essence bağlamına ne diyeceksiniz? Hürmetler.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 17.08.2016

    Pek muhterem hocam, osuruk deyince beni yadetmiş olmanız gözlerimi yaşarttı. Şu an o gururu yaşıyorum. Bu heyecanım geçer geçmez yorumlarınıza döneceğim. İrfanlı ellerinizden bahusus öperim. a.y.a. sss

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 17.08.2016

    Sayın Arif Yavuz Aksoy kardeşim, madde eklemeden önce bu kez size bir danışayım dedim. Öksürük, öskürük... Osuruk, osgırık.. Bunlar Türkçe. "Aus" dışarda, dışarıya eki var başlarında. Her ikisi de dışarıya çıkışla bağlantılı. Ne dersiniz? Oskültasyon. Falan. Bir de aksırık.. keza eks... Veya ilk haliyle anksırık ya da angsırık.. Ayrıca "angst" (sıkıntı) ile ilgili olabilir mi? Sevgiler, hürmetler.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 01.08.2016

    Arif Yavuz kardeşim, buradaki yaklaşık 200 sözcükten 10-15 kadarı "hunt" örneğindeki gibi biraz zorlama. Ama "biraz", tamamen değil. Onları da oraya azcık espri olsun, iş renklensin diye azcık da olta olsun, millet itiraz etsin, tartışalım diye koyuyorum. Ama böyle az buçuk bilgi gerektiren ve siyasetle doğrudan bağ kurulamayan konularda Kemalistlerimiz dahil herkes alçakgönüllü. Siyaset olsa ohoo, kimler nasıl atılır, neler yumurtlar. Ama gördüğünüzü gibi işe biraz derinlik katınca ulusalcı kardeşlerimiz dahil herkes tüyüyor. Omos sözcüğünü de şimdi ekledim. Teşekkür ederim. Saygılar sunarım.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 01.08.2016

    sayın hocam, gatherer ile ilgili etimon birliği önerinize sıcak bakıyorum. hunter ile ilgili olan ise biraz sıkıntılı. alamanca'da it, dingilizce'de tazı anlamına gelen hund ve hound da aynı kökten gelir. ki kapmak, yakalamak, tutmak anlamı vardır. bi de böyle düşünelim derim. ayrıca, daha önce gündeme getirdiğim omur/omurga/omuz'daki "om"un kemik'ten ziyade sayı ifade ediyor olması ihtimaline ne dersiniz? şu an yattığım yerden aklıma ışıdı. georges ifrah'a bakmak lazım. eski devir insanları acaba sayı sayarken omuzla başlıyolar mıydı? istavroz çıkartırken de omuza değilir. bişeyler var orda. deşilmeli! a.y.a. deşinsss dursss

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 29.07.2016

    Hunter-Gatherer: Avcı-Toplayıcı. İlk insanlar bilindiği gibi hunter-gatherer idi. Buradaki "Hunt" sözcüğüne bakılınca kökeni aramaktır. Eski Türkçe "Hanıdır?" ı çağrıştırmıyor mu? Gatherer ise açıkça "getirir" dir.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 26.07.2016

    (Bkz: Ziyaret Et) --- rahmi saltuk'muş. yannış hatırlamışım. benim kafamın içindeki klasörlerde alevi, erkek, şarkıcı-türkücü başlığında binboa ile yakın duruyodu. a.y.a. konfüzsss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 25.07.2016

    O hengamede unuttum. Hengame de "ham"dan türemiş olsa gerek. Ham, sam, sem... Gam? To come! Kommen! Ham + gam... Biraraya gelme, kalabalık olma, üstüste yığılma hali? Falan? a.y.a. fantazisi olmasa gerek. Bence gayet de tuttu! a.y.a. nonfantaziksss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 25.07.2016

    Pek muhterem hocam, size bu çağrışımı sunan hocahanıma da ayrıca hürmetlerimi iletmenizi arzu ederim. Hengame iyidir. Kafalar daha iyi çalışır (bkz: Türk'ün aklı gaçarken). Doğru bir köken birliğine işaret edilmiş. Ama burada kaynak sanırım hintavrupa grubu. Amme, umum, tamam gibi semitik sözcükler de muhtemelen anadolu yerleşimli bi protoindoaryanik özden çıktı. Sem! Same, SIMilar, SYMphisis, SYMphony, enSEMble... Tek, bir, bütün, aynı... Sem bu iken Semi de yarım, "bütünün öteki / diğer tarafı" olabilir. Sonrasında S'den H'ye, H'den D'ye dönüşümler ilginç. Demiurg var misal. Semifinal var yine. Omohyoid'in omo'su da alakalı sanırsam. Türkler de büyük ihtimalle farisi ya da iyonyan etkileşimle bunu dillerine dahil ettiler. Ali Rıza Binboa mı söylüyodu? Öyle bir yar isterem ki HEM ohur HEMİ de yaza! a.y.a. hocasının ellerinden ve cüccüklerin burcuvalarından hususi öpsss

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 25.07.2016

    Arif Yavuz Aksoy beye bir sorum olacak. Bunca hengame arasında tuhaf görülebilir. Çocuk endokrin profesörü bir hanım arkadaşım buldu bunu da. Kaynağı zannedersem İbni Lokman imiş. Talebelerini yetiştirirken "Felç vücudun hemi bu tarafında hemi öte tarafında olabilir" dermiş. Bir de "Beynin hemi bu tarafında farklı işler olmakta, hemi bu tarafında" dermiş. Hemipleji, Hemisfer gibi tıbbi kavramlar buradan doğmuş. Siz ne dersiniz, hem, hemi, yarı ve taraf, iki taraf bağlantısı ilginç değil mi? Saygılar.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 25.06.2016

    Recep Cintek ve aynı şeye temas eden AYA'ya teşekkür. Dom-tümör-tomur maddesini ekledim. Ayrıca bush-bük maddesini de. Saygılar.

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 23.06.2016

    Tomur, tomurcuk, tomruk ve tumour, tumor benzerliği de yeterince irdelenmemiş gibi sanki...

  • Müdüriyet

    Müdüriyet 23.06.2016

    Gerçek Edebiyat sitesi gercekedebiyat.com bu haberi manşetine koymuş :) Teşekkürler.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 16.06.2016

    En son Tekne-Tecnic sözcüklerini ekledim, bu madde bilhassa ilginç. Başka birçok eklemeler de oldu, madde saysı 170'e yaklaştı. Duyurulur. Saygılar.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 10.06.2016

    internetto ne güzel şey. her şey kayıtlı, arşivde. kim kimin yakasından düşecek acaba? ilk dadanan olmasın? hamfendi, ben 1,5 yıldır kaç dadangaç gördüm? o kadar kaşarım ki... bu nümrolar bana sökmez. a.y.a. cinsss ve dahi uyuzsss --- kürtçede kan nedir? khun! kun-han'ın kun'u onla alakalı. kun-teper'in kun'u gund ile alakalı. gund-kunt / gondak-kundak / kondakçı... hey gidi güneş --- a.y.a. arada güneşe de dokansss

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 10.06.2016

    Ben bağırmıyorum. Benden daha nazik ve hoşgörülü editör bulamazsınız. İsterseniz başka sitelere yazın, yazabiliyorsanız, deneyin. Görürsünüz. Burada yazdıklarınızın çoğunu yazamazsınız. Çok daha kaba cevaplar alırsınız. Siz belki farkındasınız, belki değilsiniz, kışkırtıyorsunuz. Yorumlarınız kışkırtma ağırlıklı. Ara sıra bu yöntem denenebilir, ama o kadar çok şey yazıştıktan sonra aynı üsluba devam ediyorsanız benden veya başkasından nasıl iyilik güzellik bekleyebilirsiniz ki. Benimki bağırma değil, isyan üstelik. Tek tek her kişiyi yanıtlıyorum, pek çok zaman harcıyorum, sonunda geldiğimiz nokta bu. Lütfen ne konu hakkında olursa olsun ölçülü bir dille fikir belirtin, bakın kaçıncı kez söylüyorum, ona buna gönderme yapmayın, polemiğe girmeyin. Bir ben kalmıştım polemiğe girmediğiniz, o da tamam oldu :) Lütfen diyorum, kaçıncı kez diyorum, bağırmıyorum, tekrar lütfen diyorum. Hiç değilse sizinle yaptığım onca yazışmadaki emeğe saygı. Saygılar efendim.

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Ben saç çekmek istemiyorum a.ya.Açıkça kışkırtma beni diyorum.Düş yakamdan.Kim kime mal demiş sorusunun cevabı yazınızın altına döşediğiniz yorumlarda...Arkeolojik kazılarda bol şanslar..Yalnız benim verebileceğim örnekler bunlar ile sınırlı.İstediğiniz düzeltmeleri şuan yapamam bilmiyorum.Ama siz high hoch ile türkik bağlantısını yapabilirsiniz buyruuuun.Ben bilmeye açığım.Bu tartışmalar bizi bilinmeyene götürürse ne güzel.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 10.06.2016

    öndeki arkadaşının saçını çekip yılışık yılışık öğretmene dönen ve "ürtmenim, herkes benim saçımı çekiyo" diye mızlayan öğrenciye ne denir? bi de kim kime mal demiş? biğ kıliğr piliğz. bu arada, arkadaş fonetik, morfem, fonem diye sıralayınca bunlardan bizim haberimiz olmadığı zannıyla erken davranmış. hele o proto-hintavrupa köken göndermeleri falan... ey gidi minnoşlar, siz o yola gitmek için çantanızı hazırlarken ben 36. seferden dönmüş, yol anılarımı yazıyodum. metatez dedim. bi tane örnek verdiniz mi? ses dönüşümü dedim. bi tane yalanlayıcı laf söyleyebildiniz mi? o laflar bizde boyboy minnakcıklarım. bi de Grimm dememiş mi?.. anam anam, zalımoy le le! Grimm kanunu ve Verner kanunu o dillerde işliyo. haberimiz var. peki konumuz ne? Türkik dillerle bunların ta prehistorik dönem etkileşimleri. hey gidi! gazı goz anlayan çokbilmişler bi de bana laf yetiştiriyo. frikativ, nazal falan diye ben de girişiym mi? la bi gidin işinize. bu sular size derin. siz boy'u geçmeyin. a.y.a. boysss

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Bu arada linki kaldırdınız mı? yoksa eklemeyi mi unuttum?

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Sayın Kaan Arslanoğlu kısmen katılıyorum size ya da ama bilginize hakaret olarak ya da birine hakaret algılamayın lütfen yazdıklarımı.Kimse kimseye mal dememeli benim bahsettiğim oydu.Belki seçtiğiniz sözcüklerde bir akrabalık söz konusudur.Ama bugüne kadar denenmiş ve geçerliliği olan yöntemleri kestirip atalım mı yani.Sizlerde mesleklerinizi icra ederken birilerinin bulduğu uyguladığı yöntemlerden faydalanmıyor musunuz?O yüzde birlik kısımda yer alan akademisyenler de bunlardan faydalanmaktadır keza.Öğrendiğimiz herşey bir yalanmıydı?Benim bahsettiğim yöntemi geliştiren kişi akademisyen değildi zaten mesela Jacob Grimm dilbilimci aynı zamanda edebiyatçı.Eğlenelim tabii gerçekleri bilerek.Saygılar,sevgiler.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 10.06.2016

    Sayın Gül T, Artık kimliğiniz (tabii size inanmak ve güvenmek noktasındayız) bizce açık olduğundan tabii ki yorum yapmanız bizi sevindirdi. Ama olaya dakika bir gol bir yine saldırarak girmişsiniz. Sonra da saldırmayın diye dördüncü bir yorum yapmışsınız. Siz bilirsiniz. Tülay Yılmaz benim. Daha önceki yazıda bunu açıklamıştım :) Eski İnsan BU'da. İltifatlarınız için teşekkürler. Emek harcamadan sallıyormuşuz. Eh 30 yıllık edebiyatçılığımı, antropoloji, tarih, din, dil araştırmalarımı saymaz iseniz doğrudur. Burada en az on yıldır birkaç kişiyle birlikte topladığım sözcüklerin kökenlerini yine eski kaynaklardan o kökenleri araştırarak, tek tek eleyerek yazdım. Sizin şu müthiş akademisyenleriniz ki burnunun ucunu görmez, kariyer ve paradan başka bir zeka belirtisi göstermezler yüzde 99'u, elbette bunlara bir şey demeyecektir. Bilim zaten ne zaman akademiden doğdu veya felsefe veya edebiyat. Bilim insanlarının muazzam yöntemlerini beklersek, ohooo. Olsun biz eğlenmemize bakalım.Saygı

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Tüm siteye ve a.ya.'a sesleniyorum.Artık hakaret içerikli göndermeli yorum yazılmasın!Bu siteye zarar veriyor.ben elimden geleni yapacağım...

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Bu bilgileri ben bulmadım kaynaklardan araştırdım en doğrusunu aktarmaya çalıştım.Aşağıda da türkçenin ve hint avrupa dillerinin ortak olabileceği ile ilgili verilen linkte ki yazıda başka bir yazının linkine gittim ve dilbilimcilerle ilgili iyi bir hipotezi yeterince test etmediklerini okudum.Yani bu ilişkiyi kanıtlamak zaman alacak göreceğiz.Daha bilinmeyen ve ortaya çıkmayan neler var.Ancak onlarda yine geliştirilen ve şuan kullanılan yöntemler ile bulunacaktır.Sizlerin hevesini kırmak istemem kolay geldi ama emeksiz kolay bir şey yok bakmayın siz bu leş düzene.Herşeyde olduğu gibi dilbilim de değersizleştirilmeye açık.Beni artık bilim anlamında cezbetmesede.Bebek sesleri doğa sesleriyle köken bilim yapılmılmıyor.Vereceğim linki okuyunuz efendim.Özellikle sayın Tülay Yılmaz hoca.Soyadaşınız Türkolog bir hocamız var efendim.Onlar yazmışlar efendim yeterli ve anlaşılır herkes için.

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Belirli seslerin başka ve yine kurallı değişimi söz konusu aradaki bağlantıyı bulmamız için.Proto indo european dillerinde ve diğerlerinde de bu kurallar ,yöntemler belirlenmiş ve kullanılıyor.Grimm ve Verner boşuna mı yöntem geliştirdi.( (rekonstrüksiyon)(Gerçi Grimm bu büyük olanı arak yapmıştır biraz).Bunları yapamayacağımıza göre hiç olmadı kaynağınız çeşitli olsun ki dayanağınız sağlam olur ve kendinizi bir keşif yapmış gibi hissedebilesiniz.Gerçi Türkçe kaynak yetersiz..Ayrıca hoch ve high yine Türkçe ile en ufak bağlantısı olmayıp cermen sözcüklerdir.Ahd. ‘hôh’dür.Proto germanic ise ‘hauhaz’.Proto-Indo European ‘kewk’ (eğmek ,eğri ,atlayış…)(Sanskritçe ‘kuca’ dan geldiği düşünülüyor kadın göğsü manasında göğ gök yok ya yook).Bu sanırım bu işin ilginçliğini ve zorluğunu göstermeye yeter kelimede ki değişim ve semantik uzaklık gayet açık.Toplum adeta ihtisas gerektiren her dalda bilgili gibi mesela doktor olup tedavide belirler önerir bu çok rahatsız edici.

  • Gül T.

    Gül T. 10.06.2016

    Merhabalar, herkesin içinde bir kökenbilimci yatıyormuş meğerse…Ama bu maalesef ki öyle kolay bir iş değil dalgaya almakta dille uğraşan emekçiye hakaret gibi.Böylesi rahat ve bol sallamasyon hayrete soktu komikti ama durum vahim bir hal almaya başladı ciddiye alınıyor.Her yazım , sesletim anlamsal benzerliklere dayanak olamz tesadüftür zaten anlamsal yaknlık pek aranmaz kökenbilimde. Bunu bulmak fazlasıyla bilgi ve araştırma gerektirir.Dilin tüm yapıları bilinmeli ancak sözcük bazında ilk olarak Morphem ,Phonem(Allomorph Allophone) Phonetik vs.yani kısacası morfoloji ve fonoloji bilmemiz gerekir.Sözcüğün köküne ve sonra da ses birimlerine ayırıp inceler uzmanlar.Dilleri karşılaştırmak açısından yetkinliğimiz olmalı. Bence tüm diller birbirinden etkilenmişler kimisi sınırlı ve elimizde ki diller dışında veri olmadığından birçok dil ve ilk dil bilinmediğinden kesinliğine elimizde ki bilgi ve yöntemlerle karar vereceğimize göre karşılaştıracağımız dilleri de bilmemiz iyidir.

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 09.06.2016

    Hint-avrupa dillerinin kökeninin 8000 yıl öncesinden anadoludan köken aldığını nature dergisine yazmışlar. (Bkz: Ziyaret Et) Genetik evrime benziyor dilin evrimi de. Dil evrimleşip değiştikçe ortak atalarıyla benzerlikleri zor tanınır hale geliyor.

  • sanalmanik

    sanalmanik 09.06.2016

    tengri kelimesine takmıştık vikipedi de "tenger etseg" i görünce moğolcası buymuş tanrının vikipedi ye göre bunun "denk er etsek" teng-denk idi ;denker tanrı demekti etsek bizde etsek ama orda uçmak gib imi yükselmek gibi mi bi anlamı vardı sanırım bazen kırgızca belgeseller izlerken (trt avaz da denk gelip tuhaf şeylere takılırdık-böyle çok örnek var hatırlamıyoruz şimdi anlık bunlar hep) adam çift cinsiyetli -imiş- kırgızcada -(bayanlar ve baylar anlamına geliyormuş adamlar deyince topluluğa hitaben) etimolojik olarakta öyle yorumalanabilir mi bilmiyoruz Acun a çıkmıştı bi başka türkmen ;evet hayır ya da hayır evet demekti orda

  • sanalmanik

    sanalmanik 09.06.2016

    ingilizce okunuşlarda çok garip ve ilginç şeyler bulmuştum ama bi çoğunu hatırlayamıyorum ama ben şuna tanık oldum kendi kızımın (ya da oğlumun emin değilim) çayı telaffuz edemezken tii diye talaffuz edişi bu beni hep düşündürdü -ses aktarımları konusunda bebek-çocuk telaffuzları ve yerel söyleyi -dil geçişleri -ses benzerlikleri -kulak yorgunlukları ve dil yapıları yöresel ağızlarda doğal söyleyişlerde benzer şeyler bulduğumu sandım durdum hep bi ara-kolay söylemlerde de örn. halk dili alışmak yanan tutuşan şeyin alevlenmesi anlamına gelir bunun gibi şeylerde çok ilginç şeylere rastladık energy-energhy-enerjy buna takmışım ergi-ergime-yeni -jen yen gen kökü erk -ergh erke ergi kuvv -kuvvet kva kuv-kav kökleri alev-alav-alaf zigurrat ı özgür iradeye benzetirdik burdan sigur sigor gibi isimleri üzkur arapça yor kökü komik -şimdiki zaman yorgun-yorga yorgha türkçe (yortu) yorkan-yorgan yorghan türkçe yorgi-york-yorgh yoruk-yörük-yürük -yürügen-yürüyen yörügen -uyur arş -arch

  • ibrahim Hilmi

    ibrahim Hilmi 09.06.2016

    Çok güzel bu çalışmalar. Çok beğendim. Akıl, Ekol, School?

  • sanalmanik

    sanalmanik 09.06.2016

    bi ara bi delilikte çok karaladım bi blogda-bloglarda bi ara bi blog açtım kapattım yeni dil teorisi yeni güneş dil teorisi - aklıma evren çökmüş gibiydi vesselam ne diyeyim bütün dillerin kökeni benzer ya da yakın olmalı-sesler insanın kafasına çöküyor bi süre sonra kelimeler diller parçalanıyor -başak dil bildiğim yok ama yine de öyle oldu diller yapışacak birbirine oldum-aklımda kelime kalmadığı oldu konuşmanın saçmalaştığı oldu-zorlaştığı aklında ve anlamlar dağılıyor-Türkçe ye bağlamaya gerek yok ama bilmiyorum örn. can-canis-yunus/yanis/janis isimler çok bi delinin bi kuyuya taş atması vardı taş atma sesleri cank junk (taş atarsanız duvardan sekme seleri gerçek bu) jing jang - ying yang ta denebilir buna yun köküne can köküne taktım sesler içimde bölündü ya da kafamda b ağaç sesleri vardı ve taş kırma öğütme sesleri eski insan değirme sesleri-vurma sesleri okun atılması -cav cuv /jav juv -kia-via ,bi ara bu jen/jan yen yeni-jenerasyon köküne çok takmıştım-cenin-cennet kökü

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 07.06.2016

    sayın Recep Cintek, sizin önerdiklerinizden de ikisini yukarıya ekledim. Ayrıca başka eklemeler de var. İmage, Through, Cave gibi. Teşekkürler.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 06.06.2016

    Kardeşim Arif Bey, ben de karşı saygılarımla karşılarım sizi efendim. Kurt adının, evet Conrad'dan geldiğine dair bir zorlama efsane mevcut. Ancak Conrad adı dahi Avrupa'da 10. yüzyıldan sonra ortaya çıkmıştır. Kurt adı ise daha da sonra. Dolayısıyla 1200-1300'lerde Türklerin kurda kurt demelri, Haçlıların da onlardan almaları falan pekala mümkündür, Conrad kadar inandırıcı olmasa da niye bundan bir efsane çıkarmayalım? Saygılar, sevgiler herkese.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 06.06.2016

    Peki Kurt Russel'ın ya da Kurt Weill'ın Kurt'ları nerden geliyo (ikincisi süzme çıfıttır; 3 guruşluk opera)? Konrad'dan geliyo. İbrahim nası İbo oluyo, Muhammed nası Memet / Memo oluyosa, Konrad da Kurt oluyo işte. Ha bakın o Konrad'da Güneş olur mu? Kon-rad. Kun-rad! Olma mı?! Dadından yinmez bile. a.y.a. kayışları yağlasss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 06.06.2016

    Hem KURT niye olmaz diyene cevaplarım da hazır. KURT türk dilinde solucan, tırtıl gibi haymanlara verilen genel isimdir. İlgili sözcükleri bi düşünün: gurtlanmak, gurtlu, gurdeşen, barsak gurdu, fındıkkurdu, kitap kurdu... Hiç börüyen hayman çağrışımı var mı bunlarda? YOK! a.y.a. kıs kıs kısss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 06.06.2016

    muhterem hocam, evvela mübarek ellerinizden öper, hürmetlerimi arzederim. efendim, KURT hayvanının isminin cermanik dillerde Ortaçağ'da birdenbire ortaya çıktığını ifade etmişsiniz. ammavelakin buradan vereceğim pası sanmam ki ıskalayasınız. 1. o heyvana öküz başlı diye horlanan oğuzlar da o adı sonradan verdilerdi. 2. haymanın asıl adı BÖRİ ya da BÖRÜ idi (Bkz: Börte Ana, Börteçine, Börteçına, börtüböcek'teki börtü). 3. "it ürür kervan yürür"deki ürümek eyleminin anadolu ağızlarındaki (hala köylerde kullanılır) karşılığı "börümek"tir (Hayvan börüm börüm börüyo; gidin bakın neyi var). 4. ulumak da aslında bundan dönüşmüştür. 5. esas kök BÖ'dür. Bahadır Özdemir değildir. Ama kendisi de epeydir gayba garışmıştır. 6. BÖcek'teki BÖ de aynı kök olsa gerektir. 7. Can, nefes, ruh anlamına geliyo olabilir. 8. ama BÖRÜ ayrıca ilginçtir. Canavar! 9. Niye? İşte bu yüzden: BOAR, BEAR! 10. Conn da ayıyı, gurdu, yaban domuzunu hep eşleştirirdi vaktinde. Gorkunçlu vahşi hayman! Totem? a.y.a. presents

  • Özgür Coşar

    Özgür Coşar 06.06.2016

    Teşekkürler Tülay Hocam. Elbette, herkes evinin önünü süpürecek. İlgiyle takip ediyorum çalışmalarınızı ve yazılarınızı.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 06.06.2016

    Bir önceki notumda söz verdiğim eklemeleri demin yaptım, gönderdim efendim. Ek açıklamalar ve 18 yeni madde efendim. İnsan BU'ya tüm okurlara, katkı koyanlara teşekkürler, sevgiler, saygılar.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 06.06.2016

    Sayın Özgür Coşar, bu soruyu size hiç yakıştıramadım efendim. Epey zamandır sitenizi izliyorum, son derece bilgili, bilgiye değer veren, akılla hareket eden bir kişi izlenimi veriyorsunuz? Hiç bilginin ne işe yarayacağı sorulur mu? Lise yıllarında bazen birbirimize sorardık, velev ki en eski medeniyet Sümerler veya Mısır? Bu ne işimize yarayacak? Şu ne işimize yarayacak, bu ne işimize yarayacak? Velev ki Bing_bang olmuş. Bu bilgi neye yarayacak? Velev ki, ilk insan önce hayvan ehlileştirmeyi bulmuş. Bunu bilmek neye yarayacak. Hiçbir şeye yaramasa da bilgi, merak karşılar, bizi biraz daha insan olmaya götürür. Beni tanıyanlar bilir, ne ırkçıyım, ne milliyetçi. Ama başkalarının ırkçılığının, milliyetçiliğinin insan kültürünü, bilimi yanıltmasına da sessiz kalamayız herhalde. Herkes kendi alanında önünü süpürürse, insanlıkta biraz daha ileri gideriz. Sevgiler, saygılar efendim.

  • Özgür Coşar

    Özgür Coşar 06.06.2016

    Diyelim ki tüm diller Türkçe'den kaynaklandı. Bu bilgi bize ne kazandıracak?

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 05.06.2016

    Teşekkürler şimdiye kadarki yorumlar için. Sonra hepsine tekrar cevap verebilirim. Fakat şimdi şu yazıyı bir okumanızı öneririm: (Bkz: Ziyaret Et) . Vaktiniz olursa bu yazarın aynı sitedeki öteki yazılarını da okursunuz, cidden ilginçler. Ben bir süre sonra sözlük için başka bazı sözcükler daha vereceğim. Saygılarımla.

  • Ç.

    Ç. 05.06.2016

    Ben de çalışmanıza katkıda bulunayım. Girl: Kız. Görülesi şey.. Gidin, görün… tanımında bulunmuşunuz. Fransızlarda kıza fille diyor. Obez kızlarla karşılaşıp aşağılayıcı dil kullanıp kıza fil demiş olabilirler. Benden de teşekkürler.

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 04.06.2016

    Dahası gilet(fransızca): jelick:yelek, ganch:kanca, caique:ketch:kayık, kulak:kolluk, kurbash:kırbaç, samiel:samyeli, theorbo:torba, uhlan:ulan:oğlan, zill:zaten zil...

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 04.06.2016

    By the way (baydıbehey), Sayın Cintek, değindiklerinizin hepsine ben değinmiştim. Eski İnsanbu'da Tülay Yılmaz Hoca'nın yazısı altına bakabilirsiniz. Doodle hariç. Bi de, gubur arapça. Kabirle aynı kök. Ekabirle değil. Bunu da yazmıştım. Ama oraya değil de başka bi yazıya. Latten sıkıntılı. Giaour da benim yazdığım gibi. Metatez önemli fenomendir. Ordan yürümek gerek. a.y.a. metateze taksss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 04.06.2016

    Soak ile suck aynı kök der gavur ama bence soak "su ak"ması ile ilgili. a.y.a. nonkomiksss ve de hocasına hürmetsss

  • Recep Cintek

    Recep Cintek 04.06.2016

    Bu detaylı çalışmanız için teşekkürler Tülay Hanım. Birkaç ekleme de ben yapmak isterim. Kiosk: köşk, kielbasa:külbastı, latten:altın, doodle:düdük, quiver:kubur, ayrıca odalisque, gaiour, bashaw gibi bariz olanları saymaya gerek var mı... Saygılar

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.