FETODAN ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR İDEOLOJİK TARİKAT: FREUDCULUK

FETODAN ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR İDEOLOJİK TARİKAT: FREUDCULUK

Dünya ölçeğinde, özellikle Avrupa’da Freudculuğu kabul etmeyen bir sol yazarın, sanatçının ortamda tutunması neredeyse olanaksızdır. Liberal solda Freudcu olmak, İslam ülkelerinde namaz kılmaktan çok daha kesin yükümlülüktür.

Dünyada ve Türkiye’de liberal olmayan (esas kavgasını başka şeyler için değil sosyalizm için veren) sol neredeyse kalmadığından, Freudcu olmak bir entelektüel için farz gibi bir şeydir.

İsterseniz Freud’un tek bir kitabını okumayın, isterseniz bu adam doğru mu söylemiş, bir saat bile kafa yormayın, onun üç beş lafını bilmek ve sıkça kullanmak kaçınılmaz bir gerekliliktir. Freud’u reddetmek ise öküzlükle eşdeğer sayılır.  

Marksizmin yozlaşmaya başladığı yıllardan itibaren, Frankfurt Okulu ile, Adorno ve Althusser ile, Avrupa emperyalist sosyalizmi ve komünizmi ile yaygınlaştı tarikat… Ve bugün bir şeyler bildiğini göstermek isteyen ünlü-ünsüz her yazarın alıntı yaptığı çok büyük sosyalist, komünist otoritelerin tamamına yakını Freudcudur. En son ve en popüler örneği Zizek…

Fredcu savlar psikoloji-psikiyatri biliminde 50’li yıllardan itibaren tek tek çürütüldü. Siyasette, sosyolojide hiçbir işe yaramadığı gösterildi. Kuramın bir bütün olarak bilim dışılığını gösteren çok sayıda çalışma yayımlandı. Ama nafile. Hiçbir inanç sistemi bilimsel bulgularla yok edilebilir mi? Bir tarikat örgütlenmesi akılcı tezlerle dağıtılabilir mi?  

Sağ siyasetçi böyle çakma hurafelerle uğraşmaz. Dincilik yapılacaksa en göbeğinden çoğunluk dinini kullanır. Faşistlik yapılacaksa en hasını yapar. Solun önüne ise planlı programlı biçimde böyle entel hurafelerini atar, onları oyalar… Solu sağcılaştırır.

Türkiye’de de “sol-sosyalist” yazarların büyük bölümü Freudcudur. Radikal yazarları örneğin. Taraf, Cumhuriyet ve Birgün’de de ezici çoğunlukturlar. Aydınlık’ta bile eksik değildirler. Aydınlıkçılar Freud’u “DOGMAYI YIKAN” bir aydınlanmacı olarak tanıtmışlardı. O kadar olur… Freudculuğun yayılmasında Murat Belge başkanlığında Birikim ekibinin büyük hizmeti dokunmuştur. Tüm bu yazarların ortak paydası felsefeyi ve siyaseti, hakikatten ve bilimden kopararak laf cambazlığına dönüştürmektir. Önemli bir konuda gerçeklikten sapmış, bağnazlığı yeğlemiş birinin başka konularda doğru düşünebilmesi hayli zordur. O yüzden Türkiye’nin sol-sosyalist yazarlarının büyük bölümü nesnellikten ve bilimsel yöntemden uzak sığ sularda yüzerler. Başka birçok şeyin farkına varamadığı gibi bütünüyle sol, bu konunun önemini de idrak edemez. Öznellik zehrine alıştığı için edemez.  “İdeolojime dokunma” bağnazlığını kim gösteriyorsa, çok büyük ihtimalle başka birçok şeyde de aynı dar bakış açısından çıkamıyordur.  

Sosyalizmi ödünsüz savunan bir yazar kazara kadın düşmanlığı yapsa burnundan getirirler. Dinsel inanışlara saygılı olmak lazımdır, dese “cihatçı” yerine koyarlar. Eşcinselliğe dokundursa kuyruğuna teneke bağlarlar. “Yurtseverlik solculuğun gereğidir” dese ne faşistliği kalır, ne ırkçılığı. Naziliği savunmak aklından bile geçmez ama, genetik önemlidir dese, Dr. Mengele yaftası yapıştırılır, parça pinçik edilir ideoloji savaşında.

Ama Freudculukta bunların hepsi apaçık vardır. Freud kadın düşmanıdır, onları ikinci sınıf vatandaş görür, cinselliğe bakışı her yönden aşağılayıcıdır, bizzat Alman militarizmini desteklemiştir, savaş taraftarı olmuştur, sonra Nazi’lerle iyi geçinmeye çalışmıştır. Sosyal olgulara üstün milletlerin kültürüyle, mitolojileriyle bakar… Ama tüm bunlar bizi üçüncü dereceden ilgilendirir… Hastalarını kötüye kullanmıştır, onlara zarar vermiştir… Bunlar da bizi ikinci dereceden ilgilendirir bir düşünürün yazdıklarını değerlendirmek için… Ama kuramı baştan aşağı bilim dışıdır ve bu kuramı gerçekleri kasten saptırarak, yalan söyleyerek, tarikat esaslarına göre kurmuştur… ki asıl bu önemlidir düşünürlüğüne not vermek için... Tek başına “Ödip Karmaşası” adı verilen tez bile akla aleni hakarettir, bir savın kaldırılıp atılması için yeter de artar bile. Tek başına Lacan, felsefenin geldiği yer için tam bir hezimettir. Ama…

Bunların hiçbiri bizim Avrupalı veya yerli solcu entelektüelimiz için değer kaybı yaratmaz. Bunca yayın, bunca ispattan sonra hiç değilse az geri adım atmaları beklenir, ama ne gezer. Şeyhleri ne kadar düşerse düşsün şeyhtir.

EVRİMCİ AÇIDAN DİN PSİKOLOJİ SİYASET kitabı Freudculuğu tüm yönleriyle topluca ele almakta ve dünyadaki en son bilgiler ışığında kuvvetle silkelemektedir. Özgündür ve dünyada bir benzeri yoktur bu eleştirinin. Silkelemekle geriye Freudculuğun tozu kalmaktadır, ne çare ki, tarikat müritleri için toz değil, yel bile iş görür.

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ........................................................................................................7

BİRİNCİ BÖLÜM

EVRİMCİ AÇIDAN DİN VE SİYASET - 1

Devletin dinle savaşması laiklik karşıtı bir tutumdur ...............................11

EVRIMCI AÇIDAN DIN VE SIYASET -2

Yalçın Küçük’ün Sabetayistleri ve “Temel Dinsellik” ..............................21

EVRIMCI AÇIDAN DIN VE SIYASET - 3

Eşitlikçi toplum yasası olarak dinin ortaya çıkışı ve solcu mahallesinde bilim satmak ...................................................37

EVRIMCI AÇIDAN DIN VE SIYASET - 4

Stalin’in ve Küba’nın dinle barışması... Atatürk’ün doğru tavrı... Konunun siyasi temeli... İtirazlara cevaplar... ................................................51

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 1

En tehlikeli laiklik karşıtı din olarak Freudculuk......................................69

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 2

Freud’un bilinçaltı kuramı AKP adaleti gibi ..............................................81

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 3

Türkiye’de yazar olmak, Freud’un bilinç-bilinçaltı fantezisi ...................93

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 4

Sahtekâr bir adam olarak Freud’un rezil cinsellik kuramı ......................101

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 5

Sosyalistler insanlığa asırlar öncesinin bilgisiyle bakıyor ....................115

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 6

Lacan’ı en hızlı buradan öğrenebilirsiniz ................................................131

FREUDCULUĞUN ELEŞTIRISI - 7

Bir düşünce zararlısı olarak Lacan, siyaset ve kişilik grupları ................151

 

İKİNCİ BÖLÜM

EK YAZILAR

Solcuların siyasi zekâsı neden çok düşük? Cumhurbaşkanı seçimi vb...169

Fikir kaosunda Atatürk’ün, Lenin’in liderlik anlayışları nasıldı?

(Evrimbilimci siyaset).......................................................................179

Sosyalistlerin de en büyük sorunu: Sosyal embesillik...............185

Evrim kuramına sığ bakışlar ..............................................................205

Yeni çağın hastalığı: Dikkat eksikliği, hiperaktivite............................209

Devrim ve seks...................................................................................213

Köpeklere fısıldayan adam ..............................................................217

Toplumsal hareketleri anlayamamak – 1 .........................................221

Toplumsal hareketleri anlayamamak – 2

Kürt hareketinin sorunu çerçevelemedeki başarısı ............................229

Toplumsal hareketleri anlayamamak – 3

Düşünürlerin zekâ yetersizliği: Sosyal kuramların en önemli açmazı....237

Marksizm çok uzun zamandır devrimci değil..........................................247

Solculuk diye bir şey yok, az sağcılık var.................................................263

Mehdi’yi, Mesih’i ya da Godot’yu veya LİDERİ beklemek… ...................271

Lideri beklerken ............................................................................. 279

 

Evrimci Açıdan Din Psikoloji Siyaset

Kaan Arslanoğlu

İthaki Yayınları. 288 sayfa.

Kitabı edinmek için iki internet adresi:  

http://www.idefix.com/Kitap/Evrimci-Acidan-Din-Psikoloji-Siyaset/Kaan-Arslanoglu/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Turkiye-Politika-/urunno=0000000683740

 

https://www.ilknokta.com/kaan-arslanoglu/evrimci-acidan-din-psikoloji-siyaset.htm


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • tün tün kuzu

    tün tün kuzu 08.11.2016

    Yalçın Küçük, 8.11.2016 OdaTv'de, "Ve ben Gülenizm’i pek tarikat da saymıyorum, camii ve ayini yoktur. Ben daha çok islami bir masonist harekete benzetiyorum." demiş ve bir de "Falih Rıfkı'nın ne güzel bir sözü vardı, "halkın izdihamından vatandaş", bu Falih Rıfkı'dır ve Suadiye'yi kastediyor, “plaja giremiyor”, diyordu. İnsanlarımızın plajlara gittikleri, vatandaş'ın halktan ayrı ve üstte oldukları bir zaman vardı." diyor.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 31.10.2016

    El cevab: Kardeş sofrası aile yemeğinden sayılır ve hesap gayet alman usulü ödenir. Ve a.y.a. ekler: Hasan Ali Yücel diyorum; hala Köy Enstitüleri'nin kapatılması diyosunuz. a.y.a. cık cık cıksss

  • mehmet harma

    mehmet harma 30.10.2016

    Masonik hegemonyayı daha fazla karikatürize edip "hiç olmadı ki" algısı yaratmayalım nafile yere. Yedikleri naneleri konuşmak, günümüzün, başı ağrısa masonlardan bulan, kışkırtılmış cehaletiyle kolayca aynı çizgiye düşme riski nedeniyle gereksiz. Ama bunları bilmiyor değiliz/yaşamadık değil. Bu elitist-üstten bakan örtülü dayanışmacı yapının, Köy Enstitüsü-Halkevlerini imhasıyla başlattığı süreç "halk plajlara akın etti, vatandaş denize giremedi"ye kadar gelmiş oradan bir zamanların karaoğlan efsanesinden günümüzün tabansız-liboş-etnikçi soluna kadar ulaşmıştır. Sonuç, başı kesilmiş tavuk gibi sağa sola çırpınan büyük bir halk yığınıdır. Bu ve diğer her türlü masonik yapının (fetö, edebiyat ödül jürileri, bu siteyi vetolayan edebiyat mafyası, feodal aileler vs) bireylerinin önüne, hurmaların faturası konulduğunda kanıt isteyene, o hurmaların hep birlikte yendiği yaz aylarını hatırlatmak yeter de artar bile. Aile yemeğinde hesap, Alman usulü ödenmez.

  • Ç.

    Ç. 30.10.2016

    Arif Yavuz Aksoy size sorum olacak. Canan Karatay sezaryen doğumun probiyotik eksikliğine neden olduğu alerjik hastalıkların görülmesine neden olduğunu söyledi. Bana mantıklı gelmedi. Gerçekliği nedir?

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 25.10.2016

    Ah gidi Harma Hoca. Yine benim itirazı şakkadanak yapıştıracağım bi rimarkta bulunmuşsunuz. Bu ülkede buyurduğunuz gibi masonik bi hegemonya olaydı Hasan Ali Yücel'in çizgisinden hala gidiliyo olurdu. Türk masonluğu olsa olsa hali vakti yerinde bi grup insanın hayır-hasenat birlikteliği olarak anılabilir. Boğaziçi aşiretini de geçiniz. Yani, ben harbi bu işleri "yakinen" bilmesem size inanırdım. Ama KAHÖD. a.y.a. beyazsss, çıfıtsss, erguvanisss, bosforsss, franmasonsss

  • Mehmet Harma

    Mehmet Harma 25.10.2016

    Akrabaları Koruma Bakanlığı'nın temiz kalpli, bir o kadar da naif kanki müfettişlerine bakacak olsak, ülkemizde hüküm sürmüş/süren büyük mason ailesinin, boğaziçi aşiretinin, erguvanilerin, beyaz türklerin vs. hiç olmadığına inanacağız. Neyse ki bizim kalpler o kadar temiz diil.

  • Ç.

    Ç. 20.10.2016

    Mehmet Harma bende de akraba kayırmacılığı yoktur. Canan Karatay'ın medyatik olmasında akraba kayırmacılığın etkisi olup olmadığını bilemiyoruz. Kanıtlayamacağımız noktadan da eleştiri yapılmasına ben de karşıyım.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 20.10.2016

    İlahi Mehmet Harma Hocam! Şimdi bu Ufaks'la benim bi ortak kuzenimiz var. Free Wolf. Herif harbi Finlandiya'da. Bi gelsin de Türkiye'ye sizinle tanıştıralım. Hayatınızda daha "uzaylı" bi tip görmediğinize eminim. Bahse de girerim. Alien değil. Daha fena uzaylı. Dikkat edin. Ben eniştemden bahsettim. Biz'den değil... Biz gayet nonnepotist insanlarız. Cumhuriyet'in eşit yurttaşlık mefhumunu bizim uzaylı tayfası sindirmiş halde. a.y.a. yine de Conan Karatai'ya akrabalık üzerinden dalınmasına karşı dursss ve kendisi de İzlanda'yı sevsss

  • Ç.

    Ç. 20.10.2016

    Evet yorumumuzda duygudaşlık yaşamışız. Akrabası diye eleştirmek doğru değil,katılıyorum. Ali Nesin'i eleştirmem de Aziz Nesin'in oğlu olmasının bir önemi olamaz.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 19.10.2016

    Ç'cim, yine bi duygudaşlık yaşamışız. Gözlerim yaşarayazdı. Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini demişler. Karatay'ı yine hırpalayalım. Ama böyle değil. Di mi ama?! a.y.a. kimsenin eniştesi ve bacanağı değil allahtan. a.y.a. noneniştesss, nonbacanaksss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 19.10.2016

    Sayın Harma, gebelerle ilgili açıklamaları (kişisel kanaatim: saçmalamaları) yüzünden ben de kendisine buradan hayli gömçürdüm. Ama TTB'nin tutumunu çok doğru bulmamıştım tjod şikayeti meselesinde. Çünkü öyle ya da böyle, bu kadın da kendi fikrini beyan etti. Çemkirmeye gerek yoktu. Adam gibi açıklama yapmak yerine onur kurulu falan gibi saçmalıklar gündeme getirildi. Onur kuruluna kaldıysa... Ona gidecek bi kamyon adam varken Conan Karatai?!? Bu arada, Yavuz Dizdar'a site yönetimi hiç de toleranssız davranmadı. Ha siyasi iradenin ya da mevcut medyanın ilgisine mazhar olmak ise mesele, onda da Yavuz Dizdar'ın pek öksüz kaldığı söylenemez. Guruluksa Dizdar'da Karatay'dan 5 kilo daha fazla vardır. Bi de... Karatay'ın akrabalığı gündeme gelmiş. O bence şık olmamış. Odatv'nin hiç eleştirmediğim siyasi haber segmentinde her gün hakkında 100 tane iddiada bulunulan ultra meşhur belediye başkanı da benim eniştem olur. Ne yani? Benle eniştemin alakası? Hiç sevmeyiz birbirimizi. a.y.a. hürmetsss

  • Ç.

    Ç. 19.10.2016

    Mehmet Harma Canan Karatay'ın Kolin ile akrabalık ilişkilerinden öte ticari ilişkisi varsa yaptığınız eleştiri haklı bir eleştiri. Yok eğer sadece eleştiriniz akraba olmaya dayanıyorsa haksız bir eleştiri. İktidara oy veren akrabanız var diye sizi iktidarla işbirliği içinde olmakla suçlayamam. Haksız bir eleştiride bulunmuş olurum. Ali Nesin'e de "sosyalist" mi diyeceğiz?

  • mehmet harma

    mehmet harma 18.10.2016

    canan karatay asla sadece canan karatay değildir. ya nedir? soma'da zeytinlikleri kökünden söken kolin inşaatın akrabası ve iktidarın pek sevdiği sağlıklı yaşamcısıdır. popülerliği ondandır. yoksa ahmet aydın'dan ziyadesi ile etkilendiği söylemleri ve diyeti yanı sıra, temelsiz iddiaları ile son bir kaç yılda medyatik olmuştur. yaşamının önceki evreleri hepimiz gibi "sağlıksız" beslenmeyle geçmiştir (eğer öyle değilse, bize niye önceden değerli görüşlerini lütfetmemiştir?) iktidar çevrelerinde kabulü yüksektir, bir yavuz dizdar'a aynı kabul gösterilmezken kendisi el üstünde tutulur. milleti ekmek yediği için nerdeyse döver ama aynı miktar hamuru lahmacun olarak yerken ki fotoğraflarında bize çipil çipil bakar. türkiye'nin mehmet öz'ü, vasatın yeme-içme gurusudur. dikkatli bakıldığında irritasyonu gıdalar üzerinde olup, etliye-sütlüye, endüstriye, cevre kirliliğine, protein yetersizliğine, hiç girmeyen, güruhun sedatif-hipnotiğidir. daha ne olsun, istenen de budur.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 18.10.2016

    Daha neler görüciğz Ç. Daha neler görüciğz! a.y.a. Ç'ye takipte kalmasını önerss ve çok daha fantastik paylaşımlar olacağını müjdelesss

  • Ç.

    Ç. 17.10.2016

    Arif Yavuz Aksoy yorumu yazarken benim de aklıma Becel reklamları gelmişti. Yaptığınız yorumlara cevap veremeyip farklı noktalardan eleştirmeye çalışanları aklıma getirdi. Rexe de kendisine kızanlara hırslanmayıp Canan Karatay'a karşı hırslanmış.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 17.10.2016

    Sevgili Ç, Besel (böyle yazılmıyo tabii ki) reklamları 94-95 gibi çıkmaya başladıydı. Bi de potasyum tuzunu reklam ettikleri yıllar vardır. 99-05 araları... Hey gidi hey. Bunların hepsinde sanki akepe vardı. Di mi? Azmanlık dernekleri (kardio, kadındoom, diş) yarışa reklam danışmanı oldulardı. Hatta, bi ara işi öyle bi ayıp derecesine vardırmışlardı ki... Tıbbi Onkoloji derneği Lenfoma bilgilendirmesi falan diye aleni reklam verdiydi. Hatırlarım. Millet manyak gibi "doktor, koltuğumda mercimek kadar bişe geldi elime, acaba kanser miyim?" diye sıraya girer olduydu. Gazi Üniversitesi eşşeğin cenitaline iyice şu kaçırıp 3. Göz diye reklam kampanyası başlattıydı. PET BT ile göya hiçbi şikayetiniz olmasa bile tarama yapılabiliyo ve kanser varsa şıp diye bulunuyodu. Suç duyurusunda bulundum. Cenitaline sallayan olmadı. Burdan nereye gelicem? Canan Karatay'a gelinceye kadaaar... Bu arada reklam verenlere duyurulur. Halis azmanıyım. Tuvalet kağıdı için benden iyi otör bulamazlar. a.y.a. silsss

  • Ç.

    Ç. 17.10.2016

    İktidarın sağlık politikaları kadar sizin sağlık anlayışınız da sorunlu. İnsanbu'da yayınlanan sağlık yazılarını okuyun. Dondurma derken içinde süt bulunmayan süt tozu ile glikoz şurubu karışımından oluşan uluslararası şirket tarafından(ürettikleri dondurma,deterjan,çay,ketçap,mayonez,margarin,çorba, sabun,şampuan,çamaşır suyu,deodorant) üretilen şeyden mi bahsediyorsunuz? Aynı şirketin ürettiği margarinler kalp dostuydu hatta kardiyoloji dernekleri ile işbirliği içindeydi. Canan Karatay'a gelene kadar TTB'yi eleştirin. Liberallerin iktidara verdiği desteği bugün de ulusalcılar veriyor. http://odatv.com/aydinlikin-bu-manseti-cok-tartisilir-1710161200.html

  • Tıp Bu

    Tıp Bu 17.10.2016

    Rexe, ortaya karışık ilaçcı arkadaş, ismin gibi yorumların karışık. Kimmiş o solcular, bir çevre ismi, parti falan versen, ad versen. İktidarın sağlık politikalarını kim sağladı? Senin şirketlerin mi? Hangi şirket adına konuşuyorsun, bir bilsek? Daha net olacağız.

  • Rexe

    Rexe 17.10.2016

    Karatay'ı ve benzerlerini ortaya çıkaran koşulları, iktidarın sağlık politikaları sağladı. "AKP başta iyiydi" diyen sözde solcu özde liberaller, bakanı "bana komünist diyorlar" minvalinde coşturacak kadar şımarttılar. Şimdi AKP'ye inanma tartışması ayrı, olguyu analiz etmek ayrıdır. Karatay AKP sayesinde ünlenmiş ve muayenehanesi hasta olan olmayanla dolup taşan, müritlerinin taptığı bir tür cemaat lideri olma yolundadır. Dondurma yiyen kızıma, kendi kızına kötü örnek olduğu için kızabilen, bana karatayı izlemediğim, uygulamadığım için sitem eden ebeveynle karşılaştım. Durumuna transandental bir kendinden geçiş hali de eşlik ediyordu. İnanma tartışmasına gelirsek; AKP'nin hiçbir politikasının iyi niyet taşımadığını bilmeyen, bazı politikalarının faydasını iddia eden, geleceği göremeyen sözde solculardır özeleştiri yapması gerekenler.

  • Ç.

    Ç. 13.10.2016

    http://haber.sol.org.tr/toplum/saglik-bakaninin-sert-elestirilerine-canan-karataydan-yanit-172141

  • Rexe

    Rexe 12.10.2016

    Günümüzde bilim karşıtı tarikatlara tarihin her döneminde olduğu gibi yaygın olarak rastlıyoruz. Kapitalizm karşıtı olduklarına inanan bir kolu da var bu anti-bilimcilerin. Karatay'ın 800 lira muayene ücretiyle yetinmeyip ceviz çiftliği alması ve ticarete atılması da kapitalizm ve ilaç karşıtlığının geldiği seviyenin güzel bir örneği oldu. Demek ki kendisi ilaç çiftliğine sahip olsaydı, bu ilaçları zahmetsiz, kanıtsız, bilimsiz satabilme olanağına sahip olabilseydi, ilaçlardan daha doğal, daha her derde deva bir şey belki de olamaz idi ona göre...

  • Filiz Ömeroğlu

    Filiz Ömeroğlu 12.10.2016

    Sayın Kaan Arslanoğlu ,haklısınız bu yazıdan psikolojinin yararsızlığı anafikri çıkmaz.Eleştirimi aslında şaşkınlıkla okuduğum, Türkiye'deki solcuları eleştirmek için son derece keskin bölme mekanizmanız ( Bkz. Freud savunma mekanizmaları BÖLME ) üzerinden Freud'u silip atmanız üzerine kurgulasaydım daha doğru olurdu. Yazının altında yazar adı olmadığından ve yazının içeriğinde Amerikanvari bilimsellikten uzak bir alaycılık sezdiğimden(biraz da alıntılar tercüme gibi geldi) olsa gerek kestirip atmışım. Freud'u savunmak çok da derdim değilse de adamın hakkını vermek gerekiyor ,kişilik açısından ilk kuram ona ait.Ayrıca diğer bütün kuramlar bunun eksikleri üzerine kuruludur neredeyse. Reddedilmesi hikayesine gelince sosyal bilimlerde bilimsel çalışma yaparken ölçme değerlendirme sandığınız kadar keskin çizgilerde yapılamaz ve etkileyen faktörler tamamen bertaraf edilemez. Davranışçı ve bilişsel terapilerin de çok işe yaradığı müphemdir.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 26.09.2016

    gıymetli başganım, hayko cepkin söylesin ve bu şarkı size gelsin. demedim mi, demedim mi, gönül sana söylemedim mi?! ayrıca anadolu türkçesinin güzel sözlerini unutmayalım derim. etme eşşeğinen sohbet küstürürsün, silme gırık camınan .ötün kestirirsin! a.y.a. disleksinin çaresini bulamasss

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 26.09.2016

    Sayın Filiz Ömeroğlu için devam: Cahillerin daracık bilgi hazneleri dışında gördükleri şeyleri cahillikle suçlaması evrensel bir yasa. Filkiz hanım da beni cahillikle suçlamış. Kaçınılmaz kader. Platon, Aristo ve Mevlana'dan beri cahil çoğunluk, pek az bilgi ile fazla bileni küçümsemeye çalışır. Çünkü karşısındaki kişinin bilgisinin düzeyini değerlendirecek düzeyde değildir. Sayın Filiz Ömeroğlu, size ne diyebilirim. Tabii ki psikolojide artık geçerli ve bilimsel kabul edilen başka akımlar var. Örneğin bilişsel psikoloji. Örneğin evrimci psikoloji. Ve günümüz psikolojisi, örneğin bilişsel psikoloji, davranışçı psikoloji vb.. sizin sandığınız gibi Freud'un bilinaltı teorisini kabul etmez. Bu teori bilimsel psikolojide çöpe atılmıştır.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 26.09.2016

    Sayın Filiz Ömeroğlu, bu yazıdan psikolojinin reddedildiğini nasıl çıkardınız, anlamıyorum. Yazının hiçbir yerinde psikoloji yararsızdır, diye bir şey yazmıyor. Aksine solda Freud haricinde reddedilen şey psikolojidir ve bu satırların yazarı psikolojinin reddedilmemesi için neredeyse ömrünü vermiştir. Aynı zamanda okumuş ve kendini çok şey bilen gibi gören insanların okumadan ve anlamadan yargıya varmasının mekanizmaları üstüne neredeyse ömrünü vermiştir. Bir kez daha soruyorum: Bu yazıdan psikolojinin reddedildiği veya psikolojide Freud dışında kimse olmadığı yargısını nasıl çıkarabildiniz? Cidden merak ederek soruyorum. İnsanların okurken metinde yazmayan sonuçlar çıkarabilme kabiliyetine hayranım. Bu hayranlığım artsın istiyorum. Saygılar.

  • Filiz ömeroğlu

    Filiz ömeroğlu 26.09.2016

    Bu yazı psikolojiyi reddetmek adına ve sadece psikoloji Freud'dan ibaretmiş gibi bir cehaletle yazılmış.Şu anda Psikoloji alanında Freud'dan sonra yeşermiş pek çok kuram ve kuramcı var. Artık kimse tamamen Freud'un peşinde değil ve bütün psikolojiyi buradan anlamıyor zaten. Ancak onun adını koyduğu bilinçdışı ve psikanaliz hala çok değerli ve psikolojinin temel direğidir elbette...Ayrıca solculukla Freud'çuluğu birleştirmeniz akla zarar. Bilimin sağı solu varmış , bu yazıyla öğrendim . Sağcılar Freud'un peşinden gitmez , solcular Freud'çudur önermesine mi gidelim?

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.