UFUKTAN GÜNEŞ Mİ DOĞACAK? SAYMA SAYILARI VE KÖK DİL ÜZERİNE

UFUKTAN GÜNEŞ Mİ DOĞACAK? SAYMA SAYILARI VE KÖK DİL ÜZERİNE

Herkese merhaba.

 

Bugün hızlı gitmek zorundayım. Şimdiden kolay gelsin (fazla beyin yakıcı olmayacaktır umarım). Adı anılmayanın adıyla başlıyoruz.

 

Neden Sayma Sayıları?

 

Cem Yılmaz’ın “neden tiyatro” esprisini hatırlayanlara selam ediyor ve konuya bodoslama giriyorum.

 

Kanaatimce iki ya da daha fazla dil arasında ortak bi kökten gelme iddiası ortaya konulacaksa önce temel sözcük gruplarının incelenmesi daha anlamlı olacaktır. Yani? Sayılar, renkler, kan bağları, haricen gözüken organlar, dağılımı yaygın hayvanlar ve bitkiler, gıdalar, ilkel aletler, yönler, temel topografik adlandırmalar ya da meteorolojik / astronomik olgular gibi örneklerin çok ilkel kabilelerde ve tarih öncesinde de kullanılıyor olması beklenir. Bunun üzerinde peşinen mutabık olduğumuzu varsayıyorum.

 

Dil modülü gibi kavramlar bu literatürü kısmen takip etmiş herkes için tanıdıktır. Herkes bilir ki, iletişim (geçtim hayvanları) bitkiler ve tek hücrelilerin bile becerebildiği bi nanedir. İnsana has olan şey bence soyutlama becerisi (ki bunu daha evvelki yazılarımda ve yorumlarımda bin – rakamla 1000 – sefer anlatmıştım). İşte bu nedenlerden ötürü, dili safi bi gösterme, konum bildirme eylemi değil de soyut adlandırma ve kavram aktarma olarak ele almak daha mantıklı (gibi geliyor bana, yoksa şüphen mi var).

 

Sayıların hem soyut kavram olma halleri, hem de işaretle gösterilebilecek (bkz: parmaklar) kadar somutluk taşımaları onları özel alt grup olarak seçmemde belirleyici oldu. Sayma sistemleri konusunda düşündüğünüz kadar kültürlerarası tutarlılık olmadığını belirteyim. Akademik çevrelerden ciddi eleştiriler almışsa da, Georges Ifrah'nın Histoire Universelle des Chiffres'ini meraklılarına tavsiye ederim. Rakamların Evrensel Tarihi diye TÜBİTAK bi zamanlar çıkarmıştı. Okuyun. 3 sinaps artar, eminim. Sinapsgörl ;) 

 

Evet. Homo Sapiens'in normalde 2 eli ve her elinde 5 parmağı olması beklendiğinden desimal (onluk) sistem tarih boyunca daha sık kullanılır olmuş. Ama başka sistem yok sanmayın. 2'lik, 4'lük 7'lik, 8'lik, 12'lik, 16'lık falan sıkça kullanılanlar ki isterseniz zilyon x zibilyon tane daha sistem siz de yaratırsınız. Ritm tutturabileceğiniz bişey olsun yeter ki. Misal, 12 aylık yıllar, 7 günlük haftalar (ki birazdan göreceğiz, hafta zaten 7 demek), 4 haftalık aylar falan gören gözler için gayet mucizesizdir (bkz: mucize yok, büyü yok). 360 dereceyi de bi daha düşünün derim.

 

Her ne kadar onluk tabanda 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 esas alınır dense de bunun sonradan çıkartılmış bişey olduğunu unutmayın. Sıfır tedavüle çok geç sokulmuş bi şeytan icadıdır. Biz o yüzden burada sayma sayılarının ilk 10 tanesini ele alacağız. What is a counting number? Bu soruya beyniniz error verdiyse zaten ortaokul matematiği okumamışsınız demektir. O yüzden devam etmezseniz sizi kınamam.

 

Şimdi TRT arşivinden bi ara taksim yapalım, soğuma olsun:

 

Bes Parmak

 

 

Neden Kök Dil?

 

Vallahi, kör imanlılık hallerini ideolojik tutarlılık falan sanan zeka fakirlerine laf yetiştirmekten hiç hoşlanmıyorum. Ama sadece yapay zeka (artificial intelligence - AI) çalışmaları için bile bunun ne kadar önemli bi temel olduğunu bilen bilir.

 

Farik ve mümeyyiz olarak geçirdiğim hayat segmentinin hiçbi anında Türkçü, Turancı, Ulusalcı falan olmadım. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bi Türk'üm. Etnik kökenimin ne olduğu da sizi hiç bağlamaz. Sayın ki Çıfıt'ım. Neyi değiştirir? Birazdan okuyacağınız üzere (eğer okursanız) zaten ben verdiğim örneklerin Eski Türkçe'den türediğini değil, daha eski bi anakökten çıktığını savunuyorum.

 

Ha ayrıca, entelektüel özdoyum yapmak için kimseden izin ya da icazet almak zorunda da değilim. Bu ülkede demıhrasi var. Beğenmiyosanız okumazsınız. Çemkirmeyin yeter. Adam gibi küfür ederseniz de ona bişey demem (maçizm şeyettim). Layığıyla cevap veririm. Tabii tercihim insan gibi tartışmanız, "bak bunları şöyle demişin amma onlar öyle değil" diye karşı iddia ve kanıtla gelmeniz ki orası daha ayrı.

 

Konan, olaya girmeden evvel yöntemle ilgili diyeceğin bişeyler var mı?

 

Var.

 

Sözcük kökenlerini araştırırken sözcüklerin bugünkü yazılış şekillerini ve bilhassa harfleri dikkate aldığınız takdirde ilerleme kaydedemeyebilirsiniz. Transliterasyon, ortografi gibi kavramlar önemlidir. Ayrıca Türkçe de dahil olmak üzere “hiçbi dilde yazılanlar yazıldığı gibi okunmaz” ya da “her dilde kelimeler aslında yazıldığı gibi okunur”. Okundukları gibi de yazılırlar veya okundukları gibi yazılmazlar. Hepsi doğru. Saçma gibi. Ama değil. Niye mi? Şundan:

 

Pek çok fonem (ses birimciği aslında; ama ben bundan sonra kolaylık olsun diye "ses" deyip kestiricem; o kadar akademik kastıramiicam çünkü) her dilde o anadili konuşan eski yerli ahalinin gelenek (ya da belki genetik) özellikleri nedeniyle ciddi dönüşümler gösterir. Hele de diller arasında sözcük alışverişlerinde bu fonemlerin değişimi – dönüşümü gerçekten kafa karıştırıcı bi hal alabilir. Bi de bunun üstüne yazı dili gelince işler iyice sarpa sarar. 

 

Bu o kadar böyledir ki, alfabe sistemleri hariçten çok benzer gözükse bile ses temsili anlamında birbirleriyle hiç alakalı olmayabilir. Örnek mi? Alın size kamyonla:

 

Türkçe'de Vecihi'nin V'si ve C'sinin karşıladığı sesler ile İspanyolca'da Valencia'nın V'si ve C'sinin karşıladığı seslerin sadece YHWH'si birdir. İspanyolca'daki o V'nin Türkçe'deki ses karşılığı B'dir; C'nin ise normal Türkçe'de ses karşılığı yoktur. Tükçe'de buna en benzer ses, Metin Akpınar'ın bi vakit oynadığı dişlek karakterin çıkarttığı "peltek S" olur ki, o bile tartışmalıdır.

 

Yine Kril alfabesindeki B'nin Türkçe'deki ses karşılığı V'dir. Putin'in ön adı B'yle başlıyo sanmayacaksınız demek oluyo bu.

 

Devam ediyoruz. Almanca'daki V Türkçe'de F'ye denk gelir. Türkçe'deki V'yi Almanca'da karşılayan harf dublü V'dir (W). Yani? Vosvagen değil. Volkswagen ya da VW: Folks-vagn ya da Fau Veğ.

 

Arapça'da P ve Ç sesi olmaz (Ç'cim, iyi tarafından bak; sen Arabistan'da yoksun - üzülünecek bişey olduğunu sanmıyorum). Arapça'da Farsça'dan geçme sözcüklerde bu P meselesi çok kolay halledilmiştir. Pers'i Fars yapmışlar, daha ötesi olur mu? Yani bütün P'ler F! Bakın, mantık önermesi ya da bilgisayar yazılımı gibi olmadı mı? Anladınız mı şimdi Entelijans Artifisyel meselesini?

 

İranlılar Arap alfabesini bizden çok evvel özümsemiştir. Onların bu konudaki çözümleri ile Osmanlı zamanındaki Türkçe metinlerde her zaman örtüşme olmayabilir. Yani alfabe aynı, ama kastettiği aynı olmayabilir oldu yine.

 

H'lerin bazı dillerde okunup bazılarında okunmaması meselesini Ürriyet Maallesi sakinlerine bırakıyorum.

 

Ha bakın, demin Ç dedim, aklıma geldi. Bizim angut spor muhabiri tayfasının Barça Parça'ladı diye kendilerince zeka oyunu yaptıkları başlık komik ötesi saçmadır. Çünkü Katalanca'da o Ç yine peltek S'dir. :) (aha da sımayli yaptım)

 

İbranice'deki Ş'ler amcaoğlu olan Arapça'da %99 S olur. İspanyolca'da Ş sesini karşılayan bi harf ya da harf öbeği bile yoktur. Çünkü organik ispanyollar Ş diyemez. Şibolet diyorum, anlayan anlıyo!

 

Toni Şumaher (Harald Anton Schumacher) ne derdi? Zağbağ, çok iyi televizyon! Kıs kıs kıs. Reklam girdim yine.

 

Eskiden televizyonlarda kanal ararken çıkan ts, tz, dzt gibi sesleri şahsen barındırdığına inandığım Gürcüce'yi ve benim kulağıma extraterrestrial gelen senkoplu Afrika dillerini saymıyorum bile.

 

Çince'de ise aynı fonemin entonasyon farklarıyla (ma örneği meşhurdur) 5 farklı anlam çıkartılabilir ki, bu bizim gibi çokheceli diller kullanan fakirler için 2 kelimeyle beyond reason'dır. :) (aha bi daha yaptım)

 

Konan, örnek verme işini abartmış olabilir misin? Esasa ne zaman geliyosun?

 

Kusuruma bakmayın. Ben öyle arada dalıp gidiyorum. Haklısınız. Başlıyoruz.

 

 

BİR :

 

"İlk" sayma sayısı. "Yek" olan. "Tek" olan. En "ön"de olan.

 

Ön - Un, Eins, One, Uno...

 

Al-ın, Bur-un, Boy-un, Kar-ın 

 

http://www.insanbu.com/eski/a_habercc8a.html?nosu=1628 (62 numaralı yorum! Alın, buyrun, bakın!)

 

Bir-

 

Birleşmek, Birikmek

 

Pir, Pre-, Pri-, Pro-

 

Şeyh Pir, Pre-matüre, Pri-madonna, Pro-stat, Prö-miyer

 

Be-fore ve Be-vor'daki fore ve vor da yakinen alakalı.

 

P, B, V, F!

 

Abartmıyorum. Sadece şu 1'den 200 kelime çıkardım. Benim için 2000 çağrışım ve kelime oyunu demek bu! Ama sırf sizi sevdiğimden; devreleriniz yanmasın diye şuraya koymuyorum. Bu kıyağımı da unutmayın.

 

Yine de şuna değinmeden edemem: Hint-Avrupa dillerinde bu sonu -t(d)er ile biten kan bağı sözcükleri vardır ya (peder, mader, tochter falan)... İşte onlardan birader olanın bir- ya da br- kısmının da bunla alakalı olduğunu düşünüyorum. Fazla uçtuğumu da sanmıyorum. Bigün haklı çıkarsam dediydi dersiniz.

 

 

İKİ :

 

"Ek" olan. "Çift" olan.

 

Kap-ak, Kul-ak, Yan-ak, Dud-ak, Dirs-ek (bence ters-ek? diz-gek der Nişanyan), Bil-ek, Parm-ak (her biri çift ve aslı bağn-ak gibi bişey olsa gerek), Bic-ik (Cic-ik), Böğür-ek, Taş-ak (şaka yapmıyorum; tam olarak 2 tane taş demek), Uyl-uk, Bac-ak (Bad-ak? Paça? pa! pi-yade, pi-yon, fuss-ball), Ay-ak (yine yukarıda refere edilen 62 numaralı yoruma bakınız)

 

Çift göya Farsça. Çuht gibi okunan bi formdan gelme. Juxta-glomerüler'deki Cukst işte. Bütün Hint-Avrupa dillerinde var.

 

Peki, Çuht nereden geliyo? İngilizce'de boyunduruğa ne ad verilir? Yoke! Çift-çubuk'un çift'i de tam olarak bu zaten. Jugum - Jugularis! Boyunla alakalı. Boyunduruk! Ama Öküz boynu! Öküz - Ökküz - Ochs - Ox - Yoke! Çift! İki tane Öküz! Öküz zaten 2'den türemiş. Ekiz! İkiz!

 

http://tv.sozcu.com.tr/2015/eglence/video/kibar-feyzo-okuz-sahnesi

 

Deux, Dos, Two (Eskiden: Twin!) - Eski Ermenice'de Kic (a aa, ne kada benziyo ekiz'e, di mi?)

 

 

ÜÇ :

 

Biraz fantazi karışıyo şimdi. Dikkat.

 

Eski Türkçe'de Eç-kü'den bugün Ke-çi'ye gelmiş olduğumuzu hatırlatayım. Yani böyle bir metatez Türkçe'de halis bi sözcük için bile tarihin belirli bi aşamasında mümkün olmuş.

 

Buna tam metatez demek de doğru olmayabilir; ayrı tartışma konusu. Ama bi an için Üç'ü Tersten okuduğunuzu düşünün (tersten okuma aslında bi hastalık belirtisi olarak da iyi bilinir - sitenin psikiatrlarını göreve davet ediyorum). Ne oldu? Çü!

 

Farsça'da 3 nasıl okunuyo? Se (5-3: pencü-se). Eski Farsça'da bunun Çi olduğunu iddia edenler var ve emin olabilirsiniz, bunlar Vatan Partili ya da Kemalist değil.

 

Şimdi, soruyorum size. Çi ile Çü çok mu alakasız? Tri ya da Trü formları da var Hint-Avrupa tayfasında ki Ç'nin sorunlu bi ses olduğuna yukarıda değinmiştim. Bunun peltekleşmesi neticesinde böyle bi değişim olmuş olabilir (mi acaba?).

 

Gelelim fantaziye. Şimdi "Ağaç" yazılan şey tam olarak biraz uzatılmış bi A ile söyleniyo. A'ç diye remzettik diyelim. Buna da şu tersten okumayı yapın bakalım. Ne oldu? Ç'a!

 

Elimizde ne var? Çü ve Ç’a!

 

Three ve Tree! İlk başta saçmaladığımı düşünüp güleceksiniz. Ben de güldüm çünkü kendime. Ama sonra bişeye baktım. Göya Proto-Hint-Avrupa dilinde Tree'nin kökü Do'ru diye okunabilecek bi sözcükmüş. Anlamı da tam olarak yerden dik yükselen çubuk. Doğru!

 

Bak sen Güneş'e! Bak hele!

 

Ama kazın ayağı öyle mi? İngilizce dışında bu sözcüğü yaygın kullanan büyük Batı dili yok. Baum var. Arbol var. Var oğlu var. Tree'yi kullanan minör dillerde Thri ya da Three gibi okunabilecek çok alt form var.

 

Peki bi soru daha. Şu 3'e bakar mısınız? Sola dönmese de o açıklık... Az yatırsanız... Yukarı baksa o rakam... Ne oldu? Poseidon Emmi'nin yabasına döndü mü?

 

Trident of Poseidon - Wikipedia

 

Haklısınız. Ne var bunda diyeceksiniz. Ama şimdi size bi işaret göstericem. O zaman ağzınız açık kalacak! (Terbiyesizlik yapma evladım; düşündüğün işareti yapmiicaam)

 

Maalesef, eski hieroglif alfabelerinde ağacı remzetmek için kullanılan şey "I" değil. Yani yere dik bi çubuk koymamış insanoğluinsan vakti zamanında. Ne mi koymuş? Aha da bunu koymuş:

 

\I/

 

Yaaa, oldu mu sana hem ağaç, hem yaba, hem de 3?! (Bunun saplısı da hierogliflerde aynı anlamda)

 

Aha bu da Arap 3’ü:

 

٣

 

Nasıl?  Şaşırtıcı, değil mi?

 

 

DÖRT :

 

Eski Türkçe'de TÖRT

 

Sanırım en kısa madde bu olacak. Yapın bi metatez. Ne oldu? TÖ-TR

 

Gece adamın rüyalarına giren TE-TR-IS'te Z, L, T, çubuk ve kare (ki kare zaten 4 demek - square - cuatro) kaç parçadan oluşur? 4!

 

Tanığa başka sorum yok Sayın Yargıç.

 

 

BEŞ :

 

Hemen linkle giriyorum:

 

http://www.insanbu.com/Mizah-Haberleri/141-gulelim-eglenelim-eglenirken-ogrenelim-ogrendikce-cosalim

 

Şimdi şu yazının altındaki DETONATÖR maddesine lütfen bakın. Ben bunu zaten yazmıştım.

 

Penc ile Beş... Buradaki asıl sorun şu: Türkler mi Hint-Avrupa ekibinden almış, ya da tersi mi olmuş? Hiç de White Supremacist olmadıklarını (Yalanınızı seviym!!!) iddia eden bi grup sipper zekaya göre "medeniyetsiz, çekik gözlü, göçer sürüleri" bu Penc'i alıp Beş yapmışlar. Yani NC olmuş Ş.

 

Peki ben size bi daha soriym. Türkçe'deki Gorku-NC, Gülü-NC, Ödü-NC, Sevi-NC, Uta-NC diye sözcükler Türk olmayan anneannelerden falan mı geldi? Ya Ş özürlü bi halk bu BEŞ'i türklerden alıp BENC yaptıysa??? Hmmm? Veya daha makul bi soru: Ya iki grup da başka bi öncülden bunu aldıysa???

 

Bana ilginç gelmeyen, ama aranızda baĞzılarına "vauvvv" falan dedirtecek başka bişey daha söyliym. Bu PENÇE de zaten ordan gelmedir ya. El işte. Beş parmak. 50 ne? EL-Lİ. 10 tane el. Arapça'da da 5 hamse, 50 hamsun! Yine beş parmak! Desimal sistem neticede. Geçiyoruz.

 

 

ALTI :

 

BaĞzı seviyesiz dadangaçlarla tartışmaya girmemek için bu sayıyla ilgili etimolojik çözümlemeye dalmıyorum. Ama Heks - Haks benzeri bi öncülün de öncülünün At - Alt gibi bi Türkik öncülle alakalı olabileceğine kısaca değineyim. Meraklısı gelsin bana yemek ısmarlasın. Masada anlatırım.

 

 

YEDİ :

 

Lütfen yine benim yazıdaki DETONATÖR maddesine bakın. Silsile o kadar bariz açıklıyo ki... Ha bu arada... Yine tesadüfe bakın ki, Ermenice'de 7 Yot diye okunur! Duyanlara, duymayanlara!!!

 

Cengiz Kurtoğlu - Duyanlara.wmv

 

 

SEKİZ :

 

Ahta-pot'un 8 pot'u, yani bacağı olur (Tripod’un 3, Sehpa’nın da 3 ve Allahın hakkı da 3; sımayli de aha buradaydı).

 

Ahta Almanca'daki Acht'ın (Aht), İngilizce'deki Eight'in (Eyt), İspanyolca'daki Ocho'nun (Oço) çok yakın akrabasıdır.

 

K ve TS (Z) benzeşmesi bariz. Baştaki S de H gibi bi ses öncülünden kalıntı olabilir. Biraz zorlama gibi gelse de değil!

 

Bu arada, Handecim, sana sesleniyorum. Sahip çıkalım dedeye. Yok. onu belediye başkanıma seslenmem gerekirdi. 

 

Ne diycektim? Hah! 

 

İspanyolca’da hafta ne demek? El cevab: Semana!

 

Buna ne etimonu verirler? Yine el cevab: Septimana (yedilik falan gibi bi Latince kök).

 

Ama biz 8’deyiz. Peki Arapça’da 8 ne? Semaniye! 

 

Kilisede rozaryo (tesbih) çekerken bi sonraki Pazar kaçıncı gün olur? Sekizinci! Garip değil mi? Ya da bi bana mı garip geliyo bunlar? Haklı olabilirsin. Ben manyağım. Ama sen yine de Kanarya ahalisinden şöyle makul bi adama bunu bi sor. Rica ediciğm. 

 

 

DOKUZ :

 

Çok net söylüyorum. Ben bu sayının Türkik formları ile Hint-Avrupa öncülleri arasında herhangi bi ilişki göremedim. Olmayanı kanırtmam. LSD falan eşliğinde çalışma yapacaklara hayırlı başarılar dilerim. Ben almiym.

 

 

ON :

 

Etimolojik bi bağ burada da çok zor. Ama bişeye değinip nihai tartışmaya öyle geçeyim.

 

Ne hikmetse, 10'un Hint-Avrupa güney kollarındaki karşılıkları genelde D ile başlayıp K/Z/S ile bitiyo.

 

Oysa kuzey kollarındaki (yani Cermanik kollarda) formlar ya T ya da TS ile başlayıp çoğunlukla N ile bitiyo. ON’un N’si belki bunla alakalı olabilir. Fantazi demeyin. Şansınızı deneyin!

 

 

Bitti mi Konan?

 

Sayılır. Şunları da bi yol anlatiym. Çıkıyorum. 

 

Her ne kadar önce verdiğim örneklerde Farsça ile ilişki daha belirgin gibiyse de benim asıl hipotezlerim şunlar: 

 

·        Bence Proto-Türkik dil ve bunu konuşan insanlar ile Proto-Hint-Avrupa tayfasının tamamının değil, ama özel olarak Proto-Cermenik dilin ve bunu konuşanların daha sıkı ilişkisi olabilir! 

 

·        Ve Türkçe bana hiç de Altay Dil Ailesi denilen ucubenin üyeleriyle akraba gibi gelmiyo. Altay Dil Ailesi'nin üyesi olduğu rivayet olunan Moğolca'ya bi zahmet bakın: Neg, Hoyor, Gurav, Dövör, Tav, Zurgaa, Doloo, Naym, Es, Arav! Sövmedim. 1’den 10’a kadar saydım. Ama Moğolca. Çok az benzerlik var. Benzemezlik diğer gruba göre bence çok daha fazla. 

 

 

Neyse ne.

 

Yukarıdaki bulguların ışığında benim yorumum şudur ki, Türkçe çok eski bi çağda (Hyborian Age?) Hint-Avrupaspor’la ortak bi kök dilden sayma sayılarını almış olabilir. 

 

Buna meşrebinize göre Mu mu dersiniz, Atlantis mi dersiniz, Güneş mi dersiniz, Ay mı dersiniz, hatta Ay İnanmıyorum mu dersiniz??? O sizin bileceğiniz iş. Ben size en azından 1, 2, 4, 5 ve 7 için neredeyse kesin, 3 ve 8 için de çok zorlama olmayan etimolojik yumurtalar sundum. 6’yı da rezervde tutuyorum. Meraklısına…

 

Biliyosunuz, Tülay Yılmaz’ın çıkış yazısına da ilk ve en fazla yorumu yapan yine bendim. Güneş’le ilgili verilen örneklere “Hayır, KAHÖD” diye en çok rimarkta bulunan adam da ben oldum hep. Ama sanırım katkılarım da yadsınamayacak kadar çoktur.

 

Ben diyorum ki, bu çalışma hayli amatör işi olsa da bundan sonraki çalışmalar için bi temel olabilir. Ve kanaatim odur ki, sözcük grupları (renk, alet, hayvan…) üzerinden ayrı ayrı kök araştırması yapmak daha sistematik bi çözüm üretecektir. 

 

Yorgunum, bayılıcam. Tartışmayı yorumlarda ilerletiriz artık. Nasipse…

 

 

Konan, son soru: Sen manyak mısın? Senin başka işin mi yok da bunlarla uğraşıyosun oolüm?

 

Valla 1: Ben manyak olabilirim. Hatta muhtemelen öyleyim de. Ama 2: Burada asıl soru benim manyak olup olmamam değil. Ve 3: Soru değil ama sorun bence sizlerin bu işler için kendilerine maaş ödenen, araştırma fonları ayrılan, akademik payeler dağıtılan ve fakat tarikatçılık ya da particilik yapmaktan başka hiçbi halta yaramayan zübük tayfasını dert etmiyo oluşunuz. 

 

Elbette bu benim işim değil. Keşke de hiç olmayaydı. Aha bunları düşünmek, bunları makul bi senteze oturtmak için okumak ve sonunda yazmak için ben de gayet ciddi bi mesai harcıyorum. 

 

Emin olun, zaman, göz feri, nöron ve para bende de sınırsız değil. Ama akademik merak duygusu olmayan hödüklerden bi türlü olamadım. Bu yüzden de Hasan Bayram’a ve Murat Aksoy’a kızayım mı, şükran mı duyayım bilemiyorum. Bu iki insan, bizleri adam etmek için epey uğraşmıştı vaktinde. Kendilerine ve kütüphanelerine çok şey borçluyum.

 

Poliglot olarak yetişmek benim büyüdüğüm ortamda bi seçenek değil, zorunluluktu. Kütüphanelerimizdeki kitaplardan birini bile önümüze koymadan geçirdiğimiz “boş”zamanlar için hiç aferin almadık. Ben babamın tuğladan ağır Webster’ın Amerikan İngilizcesi sözlüğünden etimoloji verisi çıkartmaya başladığımda sene 84’tü (sex and dirt, oh yeah!). 

 

“Hazır TeğCeğ’ye sövülüyo, baskılanmış halkların egemen ulusça susturulmuş kültürü coşturuluyo” naralarıyla salyalar saçan liboş-mikromilliyetçi sürüsü ta 2009’ların Taraf’ında 3 tane Nişanyan yazısı görüp ve “Bizim köyün adı da Hortmerg’miş, TeğCeğ zorla Güzelbayır’a çevirmiş” deyip etimolog-götümolog kesilince başlamadım ben bu işlere yani!  

 

Yukarıda bissürü yanlışım olabilir. Vardır da. Ama benim için “zaman ayırmadı ve özen göstermedi” diyemezsiniz. Dedirtmem adama! 

 

İçinden doğrular çıkarsa da bundan benim kişisel olarak 5 (yazıyla – beş) guruş karım (Artınç mı dediydi birisi? Aman diyim. Cısss!) yok. 

 

Paylaşmanın ve üretmenin hazzı? Velev ki özdoyum dediniz… Olsun. Nazar etme noolur; çalış, senin de olur!

 

Hürmetsss milsss

 

 

P.S. 1: Sonja, Televizyon kanal arama sesi konusunda haksız mıyım? Bu arada, bence bu işler tam Conn’luk.

 

P.S. 2: Bu tartışmayı başlatan Tülay Yılmaz Hocam’a, yani Kaan Arslanoğlu’na teşekkürü ayrıca borç bilirim. Hemfikir olduğumuzun 3 misli birbirimize zıttız. Gören görüyo zaten. Ama Harma Hoca diyodu ya, barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar diye. Heh işte. Orası tam öyle!

 

P.S. 3: Gül T rumuzu ile yorum dünyamıza katılan saygıdeğer insana sesleniyorum. Evvelden kalbinizi kırmışsam kusuruma bakmayın. Bu yazıya yorumlarınızı ve eleştirilerinizi beklerim. Hayvan gibi göründüğüme aldanmayın. Altın gibi bi kalbim varmış. Öyle derler.

 

Hadi bakalım, herkese bi daha hürmetsss

 

Gelecek yazıyı da isim, şehir, bitki, hayvan konseptinde yapalım. Güneş coşsun hele!

 

Arif Yavuz Aksoy


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Ercan Er

    Ercan Er 15.06.2017

    Ortak bir kökün varlığı dediğiniz gibi yüksek olasılık, sayılar açısından. Ama bu durumun öntürkçe'den de gelme olasılığı var Mısır, Sümer, Hint Çin den de çünkü en eski dönemde bile Türklerin (Sakalardan geldiğimizi de varsaysak olur) orduda sayım yapma alışkanlığı var, diğerlerinde de (Osmanlı'daki çift düzenine kadar) belli düzeylerde başarıya ulaşmış tarımla elde edilen artık ürünün sayımı var. Bu açıdan benzer sözcüklerin seçimi ve benimsenmesi sayılar açısından olanaklı çünkü Avrasya da halkların en çok uğraştığı iki iş var: tarım ve savaş (bir de ayaktopu eklendi şimdi). Bu alanlarda bir sayı bile öne geçirecek hatta sıfır (cypher, cipher, sifr) bile katkı sağlıyorsa önünde: "Tanrı adına konuşuyorum bunu kullanamazsınız!" de eğilmiştir, selam olsun Bolu beyine.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 20.02.2017

    Zeynel vardı beyaz olan. Bu Zekeriya da yeni moda mı oldu? Sitte de altı arapçada. Six ile ne kadar benzer, di mi? Dündar Siz vardı bi de. Gaassaray'ın transferi. Hey gidi günler! a.y.a. hey douglasss

  • zekeriya beyaz

    zekeriya beyaz 20.02.2017

    Arapça'da 7 için seb'ağ, Gürcüce'de şvidi (Lazca'da da şkvit) olması ve neredeyse Avrasya ve Kuzey Afrika coğrafyalarının tamamında 7'nin aynı kökten çıkması ilginç geldi bana da. Sümerler ile bağlantı olabilir mi? Saygılar.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 23.01.2017

    Zillideli derdik o zaman. Zırinek demiyoruz ayrıca. Ve cahile niye zil takalım? Cıksss. Teoriniz hala açıklamıyo bu durumu. Almanca sehr'in etimonu da kelek. Sizden kaynaklanmıyo. Etimoloji çalışmaları bazı kelimelerde çok zorlama. O yüzden... a.y.a. zil sesine uyanmaya hasretsss

  • Gül T.

    Gül T. 23.01.2017

    Tezim sağlam geliyor.Rivayete göre delilere zil takılırmış önceden.Geldiğini anlayıpta gardını almak için insanlar.O yüzden zırdeli derler aslında :) Ama zir farsça kelime ve zır'a dönmüş. Zil de farsça.Sayın A.y.a haklısınız farsça konusunda.Sehr için kaynağım dwds.de ordan aldım. Sayın Deniz Can hakikaten aşure yapmak zırvalamak olabilir, farsça kökü yine -zir ve bu zir zır-sıkıntı şuan.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 22.01.2017

    Cıksss, beyazzeynel o zır'ı kastetmiyo sevgili gülT. Zırcahil ve zırdeli'deki pekiştirici zır'ı diyo. O zır'ın zille veya yansımayla hiç alakası yok. Ve almanca'daki sehr'in acı anlamına gelecek bi sözcükten türediğine beni de tabanca zoruyla bile inandıramazlar. Ha zır türkçe mi? Belki de farsça. Asıl itirazınız buna olabilirdi. a.y.a. zır-manyaksss

  • Deniz Can

    Deniz Can 22.01.2017

    Zır tartışması zırvayı çağrıştırdı, TDK daki anlamı farklı, Nişanyan sözlüğe göre karışık aş anlamına geliyormuş. Aşure yapmak zırvalamak o zaman. Bu sözlük ne kadar güvenilir bilemedim. Zırva tevil götürmez diye de bir atasözümüz varmış, tevil götürmüyor ama her şeyi götürüyor günümüzde.

  • Gül T.

    Gül T. 22.01.2017

    Zır yansıtma sesten türetilmiş.Kapı sesi zır.Ama sehr'in bilinen ilk formu 'sēro' (9.yy) anlamı ise acı üzüntü imiş.

  • Zeynel Beyaz

    Zeynel Beyaz 21.01.2017

    Almanca'daki sehr ile Türkçe'deki zır ne kadar benzer, değil mi? Zırcahil ve zırdelilere laf anlatmak da sehr zordur. Saygılarımla

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 09.01.2017

    Kaleyi boş bulup sallamışım. Derya semitik değilmiş. Farsça imiş. Hintevropaspor'a döndük yine. Enseme inen şaplakla kendime geldim. Aman bre deryalar! a.y.a. arif şentürk'ü anlasss ve fekat yine de arif anlar'ı anlayamasss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 09.01.2017

    Sevgili Recep Cintek, ortaya yazmışsınız. Kenardan yanıt vereyim. Ortadan kayboluyo çünkü. 1. Adriyatik derya-ı atik ile alakasızdır. Alakalı olsaydı da Güneş işlemezdi. Semitik güneş olurdu o (derya semitik kökten gelir). Adur diye okunabilecek eski arnavutça bi sözcük SU anlamına geliyo. Voğdur - adur... Hintevropaspor iç tutarlılığı yüksek. O yüzden Adriyatik onla alakalı olabiler. 2. Apollon'un etimolojisi biraz kelek. Ama ak oğlan olmadığını söyleyebilirim. Merkür'e 3000-4000 yıl önce Kıbrıs ve Lübnan yörelerinde verilen bi ad vardır mutlaka. Ona bakmak lazım. a.y.a. etimolojide metodoloji örneklerini çoğaltsss

  • Gül T.

    Gül T. 09.12.2016

    Hakikaten nerde a.y.a.? Kısa zamanda dayanamaz geri döner bence ki yoktur umarım bir sıkıntı. Bu arada altı ve heks haks=cadı ? Burdan mantıklı bağ kuracak kişiye en az bir ay yemek ısmarlanmalıdır zaten.Saolun Çağrı Erhan görüntü ile de doyarız :)

  • Bozkurt   Ramazan

    Bozkurt Ramazan 03.12.2016

    Gece gece kendime okuyacak biseyler ararken yaziniza dusuyorum.Okuyorum yetmiyor yorumlarida okuyorum.(Birileri cesaret edipte biseyler yazmismi diye).B.manco nun"Bugunlerde kendimi hiyar gibi hissediyorum"dedigi gibi hissediyorum kendimi.Ya da bir dahaki yazinizda ,benim icin anguta da bakabilirmisiniz? Helal olsun birde anlasaydim daha da ovguler yazabilirdim.Dokuz sayisina uvey evlat muamelesi yapmayin, siz extraterrest misiniz? Ciao

  • Çağrı Erhan

    Çağrı Erhan 29.11.2016

    Sevgili Conan, nereye gittin? Ne zaman döneceksin? 6 ile ilgili merakımızı nasıl gidereceksin? Ben yemek ısmarlasam bana anlatır mısın? Bak eskiden kavgalı olduğun yorumcu da 6 konusunda senden tatminkar bir yanıt bekliyormuş. Dönünce haber et. Gül T'ye de yemeğin görüntü kaydını gönderirim ama buradan. Gerçi senin kamera önünde konuşma sorunun olduğunu sanmıyorum. Yalnız, sentetik dolgu maddeleri konusundaki bilgilendirme videonu tesadüfen gördüm. Şişmanlamışsın. Salata ısmarlayayım sadece istersen. Senin sap'ı, benim sopa'yı editör sözlüğe eklemiş bu arada. Haberin olsun. Çerhan (Bana kendi adımı da böyle yazdırdın; alacağın olsun)

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 29.11.2016

    selamun aleyküm. biraz olmiicaam. o yüzden bi herkese şimdilik allahaısmarladık demek için geldim. bi de Ç'cim, sana bi okuma önericem. halit gakınc diye bi çerkez ırkçısı ve rus düşmanı adam var ya... hah işte. onun trump ve Fidel ile ilgili yazısının son cümlesine bakıver. Tarih seni akladı diyo. nassı diyo? absolvido diyo. peki ispanyolca'da absolver'in present perfect'teki çekimi nasıl olur? absuelto! absolvido diye bişe var mıdır? vardır. nedir? portekizce bi partizip'tir. yaaa! ey zekerimin ayarcıları, siz gidiş yolculuğu için bilet bakarken ben 38. dönüşü yapmış ve latinik diller üzerine kitap yazıyodum. Ç'cim, sana hususi selam ederim. Çerhan'ın sopa'sı da çubuk'la alakalı bence. ha o da yine sap'la alakalı oluyo. zekercilere muccuksss, herkese hürmetsss. a.y.a. gayba garışsss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 24.11.2016

    Orhun Yazıtları kriter olamaz. Runik çözümlemelerde hala sorun var. Kaldı ki dil yaşayan bi organizma gibi kabul edilirse, sadece yazıtlar ele alınamaz. Çünkü, yazıdakinin nasıl okunduğunu hala tam bilemiyoruz. Bu o kadar böyle ki, 400 yıllık Shakespeare metinlerinin bile bugünkü ingilizce gibi seslendirilmediği tezinden yola çıkılarak orijinal okumaya en yakın olacağı düşünülen (bu bile hipotetik) temsiller yapıldı. Normal ingiliz için neredeyse anlaşılması imkansız. Sözcükler acaip deforme olmuş zaman içinde. H fonem olarak türkçe'de muhtemelen vardı bu arada. Ama hece sonu! a.y.a. detaya girsss

  • Gül T.

    Gül T. 24.11.2016

    Cevap için saolun.Peki bu sesler ile ilgili örnek verebilir misiniz ya da sapmalar ile ilgili. Bahsettiğiniz seslerden h türkçeye sonradan girdiğini söyleyebilirim. Ayrıca 6 altı orhun yazıtlarında olduğu gibi gelmiş günümüze kadar.Tek öncül altı gibi.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 23.11.2016

    Uyuyamamak çok fena bi şey. Unutmuşum. Son 2 yoruma cevap verecektim. Şimdi aklıma geldi. 1. Kurallı sapma diye türkçeleştirilebilecek özelliğe yazıda ben de değinmiştim. İbranice'deki Ş'lerin Arapça'da S olması ve Farsça'daki P'lerin yine Arapça'da F olması misalleri bunla alakalıdır. Aslında Gül T haklı. Fakat şöyle bi sorun var: türkik dillerle hintavrupaspor arasında kurallı sapma olmayabilir. Ya da kurallı sapma varsa bile "esnek kurallı" olabilir. Bi de Ç, Y, NG, NC ve H çok problemli sesler. 2. Gramer ve kelime türetme teknikleri açısından türkik ve cermanik dilleri akraba olarak görmüyorum. Hipotezimi daha iyi ifade edeyim. Bence türkik ve cermanik kökler bilhassa "soyut" adlandırmalar konusunda ortak bi kökten çok etkilenmişler. Yoksa gramer (bilhassa cümle kurgusu) bence çok alakasız. Ki onda da türkik kökün daha "matematik tutarlılık"ı yüksek olduğunu düşünüyorum. Ayrıca tartışılabilir. a.y.a. esselamualeykümsss ve rahmetullahsss

  • Gül T.

    Gül T. 22.11.2016

    "Rask’ın önemli gözlemlerinden biri, bir dildeki belirli bir sese karşılık başka bir dilde aynı sesin değil( kurallı sapma) fakat sürekli olarak bir başka belirli sesin denk geldiği idi. Örneğin; 1. s=h için: Lat. septem“7”, Yun. hepta; Lat. sus“domuz”, Yun. hysvb. 2. d=t için: Lat. decem “10”,Yun. deka, Got. (Eski Almanca) taihun,İng. Ten vb.” Bu konuya dogmatik yaklaşmak istemiyorum artık. Ural Altay tezini kabul eden kalmadı neredeyse. Rahmetli Oktay Sinanoğlu affetsin ama altay dilleri, ural dilleri kategorisinden ayrı olarak Türk dilleri diye ayrılması savunuluyor. Türkçenin bu dil ailelerinden ayrı olmasının gerekçesi dilbilgisi olarak birçok ortaklık olmasına rağmen kelime alışverişi sadece ödünçleme bazında olduğu ve akrabalığa delil olarak yeterli gelmediği içinmiş. Proto türkik ve proto cermenik hipotezi için kelime bazında bir akrabalık bulunması ve kanıtlanmasının dışında daha çok veri lazım sanki.Saygılar,sevgiler...

  • Gül T.

    Gül T. 22.11.2016

    Merhaba. Çok sevindim ama hala biraz korkuyorum :)Bende kırıcıydım sorry.İnsanbu’ya Allah Teâlâ böyle bir eziyet göstermesin bir daha süpaneke dinimiz amin. 2. Yorumcu beni bir kere daha insan yaratığının ilginçliği konusunda şaşırttı. Sanılmasın ki atışmalar geride kaldığından tepki gösteriyorum. Üslup hiç olmamış. Hakkını verin insanların. Bu konuyla ilgili doğru sonuçlar paylaştığını düşünüyorum. Bazıları geyiğine olsa da. Neyse yazıya dönersek, yazarın anlaşılır yazılarından biri ve herkesin anlayacağı şekilde özet bilgiler var. Yazıda ki kısma ek olarak, karşılaştırma yaparken birçok yöntem işin içine giriyor daha önce yazdım maalesef yine yazıyorum, ortografi, anlam ayırıcı özellikleri vs bir sürü etmen. Benim de bilgim kısıtlı ve yapılan bir araştırma ile ilgili kısa bir şey paylaşacağım. Bunu göz ardımı edelim? Çünkü oda mantıklı geliyor ve gerçekliğinden şüphe etmezsek yazının bazı kısımlarını çürütmüş oluyo.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 21.11.2016

    ülen çerhan bile bana hak vermiş. vay be. metot dedik dedik, hala varabildiğimiz yer bu işte çerhancım. görün, okumuş olduğu varsayılan ahalimizin halini. ben boşuna demiyorum acilen örgün eğitim yasaklanmalı diye. neyse. bu arada Ç'cim; yazının anafikrini sen harbi iyi çözmüşsün (fantazi uyarılarımı yapmıştım ama). bi de şu kemal özkan kim, onu da bilsem... bi şişe şampanya göndericem kendine. a.y.a. evde aylardır ilişmediği kava baksss ve iç geçirsss

  • Kemal Özkan

    Kemal Özkan 20.11.2016

    YSAS'nin eski acısı geçmemiş daha anlaşılan, oturamadığından belli.

  • Ç.

    Ç. 20.11.2016

    Yazı ile ilgili yorum yazacaktım. Yorum yazmadan önce yok sana ad soyad adlı yorumcunun yorumuna ilişkin yorumda bulunayım. İnsanbu sitesindeki yazılara ilişkin yorumlar sert olsa da içeriksiz yorum olmuyordu. Yazıya ilişkin yorum yapmak yerine hakaret etmeyi tercih etmiş. Laf yarışından başarılı çıkan doğru söylüyordur önermesi ile gelmiş. Arif Yavuz Aksoy'un gerekli cevabı vereceğini de biliyorum. Vermese haksız mı olacak! Bu önermesinin nesini tartışalım. Yazı ilişkin yorumuma geçeyim. Yazı, Türkçe'nin Ural Altay dillerinden daha çok Hint Avrupa dillerine benzediğini kanıtlar nitelikte. Sayılardan 3 ile 8 zorlama olmuş. Arif Yavuz Aksoy'a selamlar

  • çağrı erhan

    çağrı erhan 20.11.2016

    "Conan bu yazısında narsistlik yapmış" diyorsa adsız yorum yapan kişi diğer yazılarını hiç okumamış demektir. Sanırım barbar kendi dilinde babasına teşekkür etmiş (O Aksoy galiba babası) ki bunda ben pek de megalomani havası sezemedim. İçinde "ben" geçen cümleleri de sanki belirsiz bir çoğulluk ifadesi yerine doğrudan birinci tekil zamirini tercih etmesinden öyle. Bunda yadırganacak bir taraf var mı bilemiyorum. Ama "biz" diyen ya da passive voice ile belirsiz kimliklerde kendi doktrinlerini kafamıza çakmaya çalışan, kibarlık sosuna bürünmüş pek çok megalomandan daha dürüst olduğu aşikar. Zaten adam baştan da böyleydi. Barbarım diyor. Daha ne yapacaktı? Bazen stilinden pek hoşlanmasam da adamcağıza bu yazısı için en olmayacak eleştiri yapılmış gibi durdu bana. "Adam gibi eleştirin; o öyle değil, böyle deyin; kanıtla gelin" demiş insana zekerimin narsisti diye girişmek bence biraz fazla abartılı. Tercihtir. Ama bilgi yok değil. Doğruluğunu tartışmanın metodu bu mu? Saygılar. Ç. Erhan

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 20.11.2016

    Zeker, erkek tenasül uzvu olur. Ne güldüm yahu. Yaratıcı tamlama bu oluyo herhalde. Ha bi de, Feysbukta beni kim kibarlığıyla tokatlıyomuş, onu da söyleyeydin ya? Sapık imanlı veganlar mı? Ben bi de bana "korkak yahudi" diyen bi zübük biliyorum. O mu kibarlık? Velev ki ben çıfıtım, bu bi nefret suçu oluyo; hatırlatiym de... Sen çok mu kibarsın minnoşum? Yokmuş bize ad soyad. Ah canım, ne güzel mahrum bıraktın bizi zekere sürülmeyecek beyninden ve isminden. Ne üzüldük, ne üzüldük, bi bilsen! Bak ben hususi karalar bağladım. Ayrıca, sana hatırlatiym: ben Latince'yi senin Türkçe'yi bildiğinden daha fazla biliyo olabilirim. Kitap çevirisi yapmışlığım var. Yunanca derken?.. Eski Yunanca metin çözebiliyorum. Bağzıları zekerleriyle bili bili özdoyum yapmaya çalışırken biz bunlara kafa yoruyoduk. Son not: sen benim uzmanlık alanıma giriyosun gibi. Caud-kafalara ben bakıyorum. Beynin epeydir tuşe yememiş belli. Düşünme kabızlığına bağlı hemorroidin var. Gel. Tedavi etcem. Bedava. a.y.a. mucksss

  • Zekeriya

    Zekeriya 20.11.2016

    Yok Sana Ad adlı arkadaş hayli bir kıskanmış. İnsanoğlu bu. Her şeyi kıskanır. Zekeri bile kıskanır. O derece yani. Bu dil tartışmalarını anlamak için az buçuk zekar değil zeka gerekiyor. Zekeri kıskanan zekayı kıskanmaz. Çünkü kafası ermez. AYA denen zatın narsistik havasına ben pek mi hayranım. Hayır. Yazılarını okunmaz yapıyor genelde. Ben lafından arkadaki zekayı göremezük oluyoruz. Amma zeka da zeka hani. Üstüne üstlük her bir dili de derin derin bilir olduğu belli. Bunu anlamak için zeka lazım. Öyle deha seviyesinde değil. Ortalama zeka yeter. Kıskanma olmayacak amma. Kıskanma olmadı mı, ortalama zeka bu yazılanları anlar. Yani toplumun beşte biri okusa anlar diyelim. Hadi bakalım diye ekleyelim. bu zeka olmadan yöntemden bahseden arkadaşa.

  • Yok Sana Ad Soyad

    Yok Sana Ad Soyad 20.11.2016

    Yau, zekerimin narsisti, kendiniövme tiradı atmadan önce soruyu da kendi soruyor, soruya da bak, Tayyibin kendine sordurdukları gibi... Bak, ben aklıma geleni sorayım sana: Ulan, Yunanca bilmezsin, Latince bilmezsin, ne bildiğin belli değil, sizin camiada uzman doktor başkasının alanına parmağını soksa tefe koyuyorsunuz, böyle davar otlağa girer gibi ne yayınlıyorsunuz burda, insan bi çekinir yau. Ne bilgi var, ne metod var, ne temel prensipler var, ne diyeceksin ki... Neyse, çok bile oldu, boşver... not: Geçende gördüm Feysbukta kibarlığıyla tokatlıyo seni millet, burdaki üslupla tartışmaya girmeyin her yerde, olmaz o öyle...

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 19.11.2016

    Daha önce yayımladığımız sözlüğe buradaki birkaç sayıyı da ekledik. Ayrıca Kuşkulu bağlantılar başlığı ile sona bir bölüm ekledik. Kuşkusuz bağlantıları da ekledik. Sonuç itibariyle 50'ye yakın yeni sözcük. Child, Charm, Emergent, senses, mourning, idea, toy, full, tabu vb...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.