Cehennemlik Günahlar İşle, Kurban Kes Kurtul! Yok Öyle Yağma…

Cehennemlik Günahlar İşle, Kurban Kes Kurtul! Yok Öyle Yağma…

Kuran’da bayram yok. Kurban bayramı yok. Kurban, Kuran’da yalnızca hac ibadeti ve bölgesiyle sınırlı olarak anılır. Yapılsa iyi olur, denerek. Ama “faiz” cehennemlik günahtır. İslami bankaların verdiği “kâr payı” faizden başka bir şey değildir. Üstelik suça, bir de yalancılık, sahtekarlık eklenmektedir. Laf çevirerek en büyük günahı işlemek katmerli günahtır. Kapitalizm şartlarında bir Müslüman’ın, Kuran’a göre yaşaması mümkün değildir. Çünkü faizi işleten, yöneten, kumar oynatan vb. bizzat devlettir. Çünkü paranın, para çoğaltması bir ekonomi yasasıdır;  para ekonominin temelidir; ticaret parası, sermaye parası, faiz parası diye birbirinden ayırmanın imkan ve ihtimali yoktur. Kendinizi ve başkasını kandırırsanız ne âla, ama bunlar “Allah’ı da kandırma” zannındadır. Bir ülke ve dünya sınırları içinde yaşadığınızda, bu yüzden, muhakkak faize, yetim hakkı yemeye ortak olmuşsunuz demektir. 

“Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, ‘Alış veriş de faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.” Bakara 275

“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.” Nisa 10

Herkesin kendi çocuğunu alabildiğine kayırdığı bu haksız düzende, yetimlerin eşit fırsatta yaşadığını, onların hakkının yenmediğini, vicdanlı hiç kimse iddia edemez. 

“Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: ‘Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.’ Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: ‘İhtiyaçtan arta kalanı.’ Allah size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.” Bakara 219

Bu konuda eski bir yazımızın bağlantısı şu, ki orada hayvanlarla ve et yemekle ilgili bazı dinsel konular daha ayrıntılı ele alınıyor:

http://www.insanbu.com/eski/a_haber903a.html?nosu=1242

“Yerde yürüyen hayvanlar ve iki kanadıyla uçan kuşlar da sizin gibi ümmetlerdir. Biz O kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilirler.” En’am 38

Kaan Arslanoğlu


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Celalettin Cepçioğlu

    Celalettin Cepçioğlu 01.09.2017

    Ne folklorik ritüel ve tüketimler, ne de felsefi sorgulamalar için dine gereksinim yoktur. Eğer bunlar din şemsiyesi altında toplanarak, dinin kendisi bir referans olarak toplumsal ve bireysel tercih ve yönlendirmeler için kaldıraç olarak 'kullanılıyorsa', o zaman da Kaan Bey işin otantik tarafını gündeme getirir ve çelişkileri sergiler. Asıl odak ritüeller ve felsefe ise, dükkan 365/24/7 açık. Engel yok...

  • Tuna Hazoğlu

    Tuna Hazoğlu 25.08.2017

    Benim küçük köyümde "Kurban Bayramı" o kadar güzel şeylere vesile oluyor ki ; O gereksiz bilgi birikiminle kurban da yok,bayram da yok diyerek ,bayramın 1. günü Sevilay ablamda yediğim su böreğinin 2. günü anneannemdeki müthiş muhabbetin 3. günü ailemle abhazlardan oluşan köyümde geleneksel sızbal ve çerkez tavuğu menümüzü yememizin 4. Günü tekbir çıkmasını bekleyip raftan rakıyı indirmemizin içine etmenize gerek var mıydı Kaan Hocam??? İyi sizin istediğiniz olsun bayram olmasın , birlikte faiz protesto töreni yapalım... Bence hala bayram güzelken keyfini çıkarın... 😇😜😏

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 25.08.2017

    biraz önceki yorumda ismimi vermeyi unutmuşum.. NedPal

  • Cemal Öztürk

    Cemal Öztürk 25.08.2017

    Bir toplumda her zaman dinin iki büyük işlevi var: 1. Firavun- Karun-Haman( din adamları) arasındaki işbirliğine dayanan istismar geleneği veya alışkanlığı diyelim. 2. İnsanın kozmik boyutuna ilişkin arayış ve ontolojik yorumubilgisi üzerinden değer ve anlam üretmektir. Bu ikinci yolda varlığın ve bilginin birliği için hem peygamberlerin sonra mutasavvıfların, ariflerin, sanatçıların ve bilim insanlarının hakikat arayışıdır. İnsanda ahlakın temellendirilmesi bu hakikat saygısına dayanır. Buna adalet, aşk, sevgi, yardım ve merhamet gibi duygular/ kavramlar eşlik eder. Burada benim ölçüm şudur. Her türlü kadim bilgeliğin benim için manevi bir değeri var: Eğer ki Kuran' da " ihtiyaçtan fazlası mutlaka yardım" konusu ise ben, bu öneriyi önemli bulurum. Diğer bir çok dinsel- felsefi tartışmayı bunun dışında tutarım. Benim için önemli olan insanların inançlarını sorgulamak değil. Aksine sadece iyi ve doğru eylemlerine bakarım.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.