Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

Ali Nahit Babaoğlu, beraber çalışma ve pek çok kez sohbet etme fırsatı yakaladığım değerli bir psikiyatrist, aydın büyüğümüzdü. 2008’de yayımlanan “Kim Bu Çılgın Türkler” adlı kitabını geçen ay okudum. Arkadaşım Turabi Yerli’nin önerisi ile. Geçenlerde de bir arkadaş, Türk insanının yapısıyla ilgili bir kitap önerisi istemişti benden. İlk bu kitap aklıma geldi. Mizahi, eğlenceli bir üslupla yazılmış anılar ve saptamalar derlemesi. Ali Nahit hoca uzun yıllar Almanya’da çalışmış, hem Almanları hem Türkleri ve birbirleriyle ilişkilerini, en yakından (ee.. tabii bir ruh hekimi olarak işi zaten bu) izlemiş. Bu izlenimler Türkiye’deki uzun deneyimini de kuşkusuz zenginleştirmiş.

Biraz Türk güzellemesi de sayılsa, önerilebilecek ilginç bir kitap. Örneğin “Türkler tembeldir” önyargısını “Türkler çalışkandır” yönünde değiştiriyor. Çok sayıda gözlem ve saptamaya ve bazı belgelere dayanarak. Kitapta yararlı yayın referansları da mevcut.

Saygıyla, sevgiyle anıyoruz. Kitap piyasada bulunmayabilir. Ben Nadir Kitap’tan buldum.

 

Özgür Barış Etli’den iki kitap okudum son dönemde. 1982 doğumlu genç bir yazar. Derli toplu,  düzgün yöntemli, sağlam görünen eserler yayımlıyor.

“Viking Türk Sırları” kitabı zaten ilginç, Göbeklitepe ile ilgili kitabı da bizim dil çalışmalarımız ve onun tarihsel bağlantısıyla ilgili okunması şart bir kitaptı. Türkler yazıya neden çok geç zamanda ulaştı sorusuna verilen cevaplardan birini burada buluyoruz. YAZI ÖNCESİ DÖNEME TÜRK TAMGALARI HAKİMDİR savı… İşte bir alıntı:

"Şimdi buraya dikkat: Ön-Türkçe yazı sistemi bu şekilde işlemez. Bu şekilde işlemeye başlamamıştır. Ön-Türk yazı sisteminin tohumu TAMGALARDIR. Her bir tamga bir anlam ifade eder. Her biri kendi içinde birbirinden ayrı anlamlar taşır. Doğanın anlam kazanmış imgeleridir. Çünkü tamgalar kendinden önce gelen piktogramların en basit anlamda SOYUTLAŞMIŞ halidir ve SÜREKLİLİK ifade eder. Tamgalar birim zamanda en az çabayla en çok şey anlatma güdüsünün sonucudur. Bu yüzden tamgalar dengeli bir şekilde birleşerek ileriki zamanda YAZIYI meydana getirecektir."

 

Osman Karatay 1971 doğumlu, genç bir profesör. Türk tarihi konusunda şimdiden en önemli isimlerden biri olmuş. Konuyla ilgili örgütlenmeler kurmuş ve önemli bazı eserlerin de editörlüğünü yapmış. Anti-komünist tutumda olması kitaplarındaki bilgi ve belgelerin önemini azaltmıyor. Ne var ki okur, tüm kitaplara ve yazarlara zaten eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşmalı. Sosyal konularda siyasi katı tutumların nesnelliği zedeleyebileceğini bilhassa hatırda tutarak.

Elimdeki “Türklerin Kökeni” adlı çalışma 15. baskısı. Eski Türk tarihinin yanı sıra Türk dilinin kökleri konusunda yeni birçok şey öğrenmemi sağladı. Çok sayıda ilginç saptamadan örneğin biri: Türkler tek tanrıcı idiler, çok tanrıcı değil. Şamanizmi uygulamaları ve birçok kutsalları bulunması, onların çok tanrıcı olduğunu göstermiyor. Bunların en üstünde tek gerçek tanrı vardır, Gök Tanrısı. Bu tek tanrıcı inanç yapısı, sosyal-kültürel bir üst aşamadır, gelişmişlik belirtisidir.

“Hazarlar – Yahudi Türkler” : Türklerin bir kolunun İslam’dan önce Yahudiliği kabul ettiğini biliyordum, fakat Karatay bunun kitabını yazmış. Göktürklerden sonra Hazar Türklerinin bir devlet, Hazar Devleti’ni kurduğunu ve bu devletin üst hakim tabakasının Yahudilerden oluştuğunu ortaya koyuyor. Devlet yapısını, ekonomik ve sosyal yapıyı ayrıntılı incelemiş. Bu konuda kapsamlı, belki de tek kitap.

Sırada yine ondan “Bey ile Büyücü” var.

Alırsanız bunlardan herhangi birini, birilerini.. iyi okumalar.

Kaan Arslanoğlu    


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Tahsn Düzel

    Tahsn Düzel 16.10.2017

    Anti-komünist olduğu iddia edilen Darkness at Noon romanı ile bilinen Arthur Koestler'in son kitabı 13th tribe. Kendisi Marksist-Leninist olan Arthur Koestler'in son kitabı batıda da doğuda da görmezden gelinmiştir. Nedenini bilmiyorum ama doğunun da batının da kendisine has nedenleri ile ilgili yorum yapmak kolay.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 16.10.2017

    Sayın Düzel, kitabın 11. sayfasında, önsözde adı geçiyor. Atlamışım. Bu konuyu bir tarihçiye sordum. Kitabın gövdesinde niye değinilmemiş, kaynaklarda gösterilmemiş olabilir, diye. O da kitabı okumamış, ama tarihçilerin, biraz romansı, popüler anlatım gibi bulduklarından bahsetti. Tabii okumak lazım. Ama başka bir arkadaş, konuya ilginin uyanmasında Koestler'in büyük payı olduğunu söylüyor. Saygılar.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 16.10.2017

    Sayın Tahsin Düzel, kitaba dikkatlice tekrar baktım. Arthur Koestler ismine ve 13. Kabile'ye rastlayamadım. Hayli ilginç. Siz nasıl yorumluyorsunuz bunu? Yazar, Koestler'i tutmadığı için bilinçli olarak yok saymış olabilir mi, yoksa gözünden mi kaçmış, ya ne? Saygılar.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.10.2017

    Sayın Tahsin Düzel, bahsi geçen kitabın adını bir yerden duymuştum, ama okumamıştım. Şimdi internetten baktım ve hakikaten konuyla tam ilgili ve kapsamlı bir esermiş. Böylece onu da ögrenmiş oldum. Teşekkürler. Onu da bir zaman okurum. Karatay'ın kitabında konuyla ilgili birçok kitaptan bahsediliyor. Ama Koestler'den bahsediliyor mu, hatırlamıyorum. Kitap şu an elimde değil. Ben de merak ettim. Pazartesi günü bakar tekrar yazarım.

  • Tahsin Düzel

    Tahsin Düzel 13.10.2017

    Arthur Koestler'in 1976'da yazdığı "On Üçüncü Kabile ( Orta Asyanın Yahudi Türkleri Hazarlar)" isminde kitabını okumuş muydunuz değerli Kaan Arslanoğlu? Sayın Karatay, kitabında Koestler'den bahsediyor mu?

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.