TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

Özdemir İnce’nin Tersine Yazılar adlı kitabı çıktı. Değerli ustanın, kendi web sitesinde

http://ozdemirince.com/   ) yazdığı konuyla ilgili açıklama şöyledir, aynen aktarıyoruz: 

TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

Ters(ine) Yazılar birkaç gün önce yayınlandı. Şansı açık olsun! Porselen dükkânına girmiş huysuz katırlara benzeyen, hem ters, hem tersine yazılar. Tıpkı yazarları gibi önündekini ısıran, arkasındakini tepen… Biraz tanışmanız için önsözden bir alıntı yapalım:

 

“Ters(ine) Yazılar,  1 Ocak 2011 –  1 Nisan 2012 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde yayımlanan son yazılardan oluşuyor. Kitabın sonunda, bazı cümleleri çıkartılarak yayınlanan ve yayınlanmayan yazılar da yer almakta. Bütün kitaplarımda olduğu gibi Cumhuriyet Mucizesi’ni ve cumhuriyetin mucizelerini anlattığım; aklımı ve inancımı Cumhuriyet’e kalkan ettiğim yazılar bunlar. Düzen bozan, devrimler yapan Cumhuriyet’in kendine düşmanlar yaratması ve bazılarını mağdur etmesi çok doğal. Ama doğal olmayan demokrat, çağdaş ve laik olması gereken bazı solcuların, bazı liberallerin, bazı demokratların, Cumhuriyet’e karşı, AKP gibi karşı devrimci, dinci, Selefi İslamcı ve intikamcı bir siyasal partinin yanında yer almaları. “Askeri vesayetten kurtulmak” bunun bahanesi olamaz. Bu hastalıklı tavrın kökeninde bir başka travmatik ve patalojik bir damar da var. Bu mutlaka incelenmesi gereken bir durum. Sosyoloğlara, psikoloğlara, romancılara, edebiyatçılara çok malzeme var.

 

“Ters(ine) Yazılar’ı son kez okurken, gördüm ki : 2011’den, dahası 2002’den bu yana, AKP’nin devr-i saltanatında yani İmam-Hatip Saltanatı ve İmamokrasi  döneminde toplum ve siyaset dünyasında hiçbir şey değişmemiş; 12 Eylül Kenan Evren rejimi bütün yasalarıyla devam etmekte ve bu aşağılık rejimi destekleyenlerin gaflet uykusu sürmekte.

 

“Ters(ine) Yazılar , bütün siyaset yazılarım gibi, her sözcüğünden, her satırından, her cümlesinden, her sayfasından gurur duyduğum cumhuriyetçi bir kitap. Bütün düzyazı kitaplarım gibi, önümüzdeki dönemde ve gelecek yıllarda, Karşı Devrim tarihini yazacak olanlara kaynaklık edecekler. ”

 

Kitabın arka kapağında şunlar yazıyor:

 

“Hayır demeyi beceren özgür insanlar tek başlarına gezerler, ne eyleyeceklerse tek başlarına yaparlar. Çünkü onur ve sorumluluk tek kişiliktir. Ve onlar, kimliksiz, yekpare kalabalığa asla güvenmezler. Tek ve özgür insan olma mertebesine erişmiş çoğul azınlıkla birlikte yürürler.

 

Zorbalık döneminin pis iktidarı sona erer ermez, kiralık bedenler ve ruhlar üniformalarını çıkartıp onların (hayır diyebilenlerin) peşine takılırlar. Gizlenmek için!

 

Gizlenirler de… Ama biz onları çıpıl gözlerinden, kirli ellerinden ve çirkef kokan gölgelerinden tanırız!

 

Tarihte böyle olmuştu, böyle olacak!”

 

Neredeyse üçüncü yılını dolduran sitenin 1012 bedava abonesi var. Haftalık yazıları, sanırım 4-5 bin dolaylarında okur izliyor. Dediklerine göre site okurları yazıları başkalarına da gönderirmiş… Demek oluyor ki, en azından 6 bin okuru var bu sitenin. Bu okur kitlesinden yüz kişinin Ters(ine) Yazılar‘ı satın alıp okuyacağını sanmıyorum. Kitabı yayınlayan Tekin Yayınevi’nin bastırdığı kitapları adreslerinize bedava göndermesi ne yazık ki mümkün değil.

 

Bu durum benim canımı sıkıyor. Sizlerin de biraz yekinmeniz gerekmiyor mu?

 

Henüz karar vermedim ama bu ayın sonuna kadar karar vermek zorundayım: Ya sitede artık yazmayacağım ya da siteye sembolik bir ücret ödeyerek ulaşabileceksiz. Anlamadığım şeyler bunlar ama bir bilene soracağım.

ÖZDEMİR İNCE

4 Aralık 2017 


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Neo Pal

    Neo Pal 11.12.2017

    Toplumun çürümesi, yozlaşması, kültürsüzleşmesi.. zombileşmesi konusunda mutabıkız Nadir kardeş ! Ben de blog yazılarımda örneklerle işlerim sıkça bu konuyu. Ama bana göre; çürüme, yozlaşıp erime.. fermantasyona uğrama da; evrimsel bir gelişmenin sonucudur.. diye değerlendiriyorum. 40 yıllık yanlışların, içerden üreyen - dışardan gelen bakteri ve mikropların.. doğal sonucunun toplumu çürümeye- fermantasyona uğratması doğaldır. Demek ki bizim toplumumuzun da.. herşeyin bir sonu olduğu gibi, çürüyüp başka bir şeye dönüştüğü gibi.. demek ki toplumun da dönüşüm zamanı geldi. Güneş bile her saniye oksijenini yakarak tüketiyor, helyuma dönüştürerek (çürüyerek) sonunu getirecek şekilde evrime uğruyor (nötron yıldızı haline evrilme) Bizler için belirleyici olan; bizim gibi bu durumu önce görebilenler.. ne yapmalı ? (kusura bakmayın biraz felsefeye girdim)

  • nadir

    nadir 10.12.2017

    Keşke sorun sizin anladığınız veya aktardığınız kadar basit olsaydı Neo Pal. dost. Sorun A veya B yazarının kitabının az satılması veya okunması değil. En azından ben bu sitedeki yazılardan bunu anlamıyorum. Bu sosyal bir sorun. Birinin değerinin anlaşılmaması sorunu değil. Toplumun çürümüşlüğünün sadece bir göstergesi kitap okumamak. Burada buna karşı ne yapılması gerektiği tartışılıyor. Özdemir bey bilakis okuru küçümser, okurdan beklentisi yoktur. Ben kendi anladığımı nakletmek istedim.

  • Neo Pal

    Neo Pal 10.12.2017

    Özdemir bey'de yazısının sonunda.. aynı Kaan kardeşimiz gibi kitapların az satılması okunmasından yekinmiş ! Ama; evrensel sistemin mekanizmalarından biri değil mi bu durum ? Altın, gümüş.. gibi değerli metalar, en zor ulaşılan, en az bulunan madenler olduğu için de çok değerlidirler. Herkesin ulaşabildiği, ayağa düşen, hak etmeyenin de sahip olabileceği ürünler değildir. Edebiyat- sanat- felsefe- bilim- ilim.. ürünleri de böyledir. Ne kadar değerli, orjinal, evrensel düzeyde üst seviyede ürün- fikir- eser ise.. alıcısı, değerlendiricisi o kadar az olur ! Bu yüzden böyle ürünlerin üreticileri fazla da yekinmemeli, üretimlerine devam etmeli, önündeki maçlara bakmalıdır. Ürün gerçekten değerliyse.. sonunda veya herhangi bir anda, bu değerleri değerlendirebilenlerce hakkı verilecektir.

  • Mine YILAR

    Mine YILAR 06.12.2017

    Geçenlerde Özdemir İnce'nin merak ettiğim hangi konuyu tarasam hakkında yazı kaleme almış tek yazar olduğunu farkettim. Ona en derin saygılarımı göndersem burdan okur belki.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.