Bu Reklamları Kabul Etmek, Görüp de Normal Bulmak “Biz Satın Alındık” Diye İtiraf Etmekten Çok Daha Kötü

Bu Reklamları Kabul Etmek, Görüp de Normal Bulmak “Biz Satın Alındık” Diye İtiraf Etmekten Çok Daha Kötü

Devrimci Yol’un, hiç böyle reklamlarla çıktığını düşünebiliyor musunuz? Şakası bile aklımıza gelmezdi.   

Fakat Birgün gazetesi her gün böyle çıkıyor. Aşağıdaki örneklere bakınız. Çok uzun dönemdir alışıldı buna. Pek çok sol yayın böyle çıkıyor.

Kanıksanmış skandal. Suç topluca işlendiği için kimse fark etmiyor bile. Sadece yarım saatimi verdim, Birgün, soL ve Evrensel internet sitelerinde gezindim ve fotoğrafladım.

Bunlar subliminal mesaj değil artık, eşik üstü mesajlar. Yakın zamana dek ben bile her uyarışımda “Bakın” diyordum, “Yazdıklarınızın içeriği ile bu reklamların yan yana durması çok ciddi bir tutarsızlık gösteriyor. Bu samimiyet düzeyiyle kimseyi anti-kapitalizme ikna edemezsiniz!” Cevap vermiyorlardı.

Fakat sorunu “samimiyetle” sınırlı görmek saflıkmış. O aşamayı çoktan geçmişiz. Yapıcı eleştiri deniyorum, olmuyor; arkadaşlar, dostlar… diyorum.. sökmüyor. Ne yanlarına baksak, global sistemle reklamdakiyle uyumlu bir işbirliği içindeler. Bu reklamlar apaçık emperyalizm-kapitalizm propagandası… Reklam kapitalizmin kokaini, eroinidir, can suyudur. Reklam beyin yıkamadır. Girdiği her yerde önce bunu kabul edenin, sonra görenin beynini yıkar. Nettir, tartışmasız…  

Denecektir ki…

Bu yayınlar o reklamlarla ayakta duruyor. Batsınlar mı!

Evet, batsınlar… Olmaz olsunlar… Bu şekilde alıştıra alıştıra kapitalizm ruhunu yayacak, emperyalizm sempatisi işleyeceklerse; gençleri, çocukları böyle zehirleyeceklerse… Paragözlüğü, boş kafalı tüketimciliği her gün meşrulaştıracaklarsa… Sosyalistliğin en temel kurallarını hiçe sayarak yetiştirdikleri liberal kuşaklar, “en birinci solculuk” adına, her iyi filizi büyümeden ezecektir. Paran kadar değerlisin ideolojisinin gençleri, hiçbir kıymeti bilemeyecektir.

Devrimci Yol, Atılım, Halkın Kurtuluşu… Bunları basan ve ölüm pahasına dağıtanlar, şimdiki “solcu”lardan kat be kat yoksuldu.   

Üstelik şimdikiler internet yayını. Masrafları pek az.

Yazmıştım ki soL’daki arkadaşlara: “O reklamları koymayın. Oradan ne gelir elde ediyorsanız, söz veriyorum. Kampanya yapacağım, o parayı size bulacağım.” Cevap vermediler.

Diyecekler ki, yine bir açık bulduğunu sandı, hep solculara yüklenir, gene aynısını yapıyor... Solculara mı? Açık bulmak mı? Kapalı bir yerleri var mı? Kardeşler uyanın artık, bu tarzın sol falan olmadığını, daha kaç alandan, kaç örnekle anlatacağız?

Güldür Güldür’deki Eşofmanlı Şevket Hoca gibi, her bir lanet şeyle tek tek anlattık. Sınıf temeliyle anlattık, PKK-HDP ile anlattık, ajanlarla anlattık, medya ile anlattık, üretimle - tüketimle anlattık, edebiyatla -  sanatla, tıpla – sağlıkla, sporla anlattık… Solcu diye bildiklerinizin kahir ekseriyetinin orta sınıf kapitalizm-emperyalizm bağımlısı olduğunu bin kere kanıtladık.    

Sahi bu reklam veren kapitalistler salak mı? Beş kuruşun hesabını yapan bu patronlar enayi mi? Demek ki bu reklamların o yayınlarda alıcıları var… Ki, bütçe ayırıyorlar.  

Reklamları koyarız, kendi bağımsız çizgimizi koruruz! Hayır efendi… O reklamı koyunca yayının bu artık. Asıl ötekiler göz boyamaca, kandırmaca.  

Yarın sırada Eski TKP’nin Atılım Dergisi ve şimdiki TKP’nin soL’u var.

Kaan Arslanoğlu

BİRGÜN’deki birbirinden “çarpıcı” reklam örnekleri:   

Bu, savaşa özendiren, dahası emperyalist batının savaş makinesine sempati ve hayranlık oluşturmayı hedefleyen son derece zararlı bir internet oyunu. Tek kelimeyle iğrenç. Ve Birgün internet sitesinin en tepesinde görülen bu uçak bir Amerikan savaş uçağı.   

Yine manşet üstü bir reklam. Güya Birgün, ÖDP vb. azgın yapılaşmaya, arsa talanına, inşaat terörüne karşı. Çevre eylemlerini desteklerler falan... Hiç inandırıcılığı var mı? Bu üst reklamlarda ya bir banka ya bir mobilya tekeli ya başka bir uluslararası holdingin pazarlaması yapılmakta.  

Medyadaki reklamcılığın en çirkin tarzlarından biri. Birgün'de de sık sık karşımıza çıkıyor: Haber görünümlü reklam.

Yine haber görünümlü reklamın başka bir örneği. "Bak nasıl zengin oldum" Solda haber, üstte haber, altta haber, ortada reklam. Reklam  sandviçi. Altta yine bir banka reklamı. Çok şirin doğrusu. Ve bu "güzel kadın"ın nasıl zengin olduğunu merak etmedim, siteye girmedim. Girenler bize anlatsın. Onun altından da kim bilir ne çıkar?

Sağ altta müthiş bir espri! Şık Sokağı tabelasının soluna biri "Ahmet" yazmış. Olmuş "Ahmet Şık Sokağı" Sağ yukardaki "En Şık Mobilyalar" reklamı olmasaydı belki gülümsetirdi. Bu haliyle yayını madara etmiş. Güzel kadının ayda 68 bin lira kazanma sırrını ise yine size bırakalım. 


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 14.11.2017

    Ruhunuzu dinçleştiremediğim ve dinginleştiremediğim için ben de üzgünüm. Yaşamınızda bana önem vermeyi ve ciddiye almayı düşünmüş olmanız bile benim açımdan çok güzel bir şey. Böyle düşündüğünüzü hiç fark etmemiştim, aklıma bile gelmemişti. Gerçekten çok şaşırdım, ağzım açık kaldı. Ayrıca her konudaki ilkeli yaklaşımınızdan dolayı da sizi kutluyorum. Her ne kadar prensip sahibi insanlar, yaşamlarıyla ilgili adımlarda ve davranışlarda kalıpsal davranışlar göstermekle ya da obsesyonlarına kılıf uydurmaya çalışmakla suçlansalar da ben böyle düşünmüyor ve bu insanları takdir ediyorum. Bu arada "kendine uygun bir su yatağı bulma" öneriniz aklıma bayağı bir yattı. Nasıl oluyor bilmiyorum ama deneyeceğim. Gerek bu, gerekse diğer bütün değerli katkılarınızla ufkumu açtığınız için size teşekkür ediyorum. (B.Ö.)

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 14.11.2017

    (B.Ö) adlı zevat, yorum diye yazdıkların sizii tam bir su kabağı yapıyor. Su kabaklarının düşünceye, fikirlere ihtiyacı yoktur. Onun tek istediği şey sudur. Siz kendinize beyin kıvrımlarınızı besleyecek gür bir suyatağı bulun. İşte o zaman ilkel benliğinizi doyura bilirsiniz. Bende sizi besleyecek mama yok. Sorduğunuz her soruya cevap vermek en azından tevazu geregidir. Ve ilke olarak bu esasa büyük özen gösteririm. Ancak siz buna değmezsiniz. Bu sitede çok uzun zamandır yorumlarınızın kofluğunu ve saçmalamalarınızı görüyorum. Her ne kadar ironi yapmaya çalışsanızda egonuz sandukanızın bir ucundan kulaklarınızı dışarıda bırakıyor. İnsan yaşamında bazı şeyler değerinden fazla önem vermeye değmez. Bu da bir ilkedir benim için. Siz bu manada ciddiye alınacak bir adam değilsiniz. Yolunuzu bulmuşsunuz. Yolunuz açık olsun. hayatta başarılar...

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 13.11.2017

    Peki tamam düzeltiyorum. Diktatörlerden hoşlanmıyorsunuz. Su kabaklarından da hoşlanmıyorsunuz, Putin'i övmüyor dolayısıyla ondan da hoşlanmıyorsunuz. Egosu yüksek kişilerden hoşlanmıyorsunuz. Bilgi dağarcığı fukara olan kişilerden de hoşlanmıyorsunuz. Analitik düşünce gibi bir gailesi olmayanlardan da (ne demekse) hoşlanmıyorsunuz. Buna bağlı olarak toplumun genel ortalamasından da hoşlanmıyorsunuz. Sizin için ruhun dinçleşmesi ve dinginleşmesi çok önemli. Bilmem anlayabildim mi acaba? Bir nevi fal bakmak gibi oldu. Ama tabi çok karmaşık insanları anlamak da bayağı bi zor. Yine de şansımı deniyorum işte. Bu arada Putin hakkında söylediklerime de yorum gelmedi. Çünkü bir önceki yorumumun ana fikri Putin'in söyledikleriydi. Size sataşmam ise anlamsız ve öylesineydi sadece. (B.Ö.)

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 13.11.2017

    Aaaa koçgirinin yiğidi, önce adam gibi okuyun inceleyin, yorumlarınız bu tür edimlerinizden sonra gelsin. Bu yöntem ruhu dinçleştiren ve dinginleştiren en iyi yoldur. İşte o zaman kendinizi bir su kabağı gibi hissetmezsiniz.

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 13.11.2017

    Sayın B. Özdemir, siz kendinize su kabağı diyorsanız deyin. Benim böyle bir tanımlamam ve tespitim yok. Şu "Hımm"'la başlayan cümlenize önce yanıt vereyim. Hayatım ciddi bedeller ödeyerek diktatörlere karşı mücadele ile geçti. Size “ Hımm. Diktatörlerden hoşlanıyoruz galiba.” Cümlenizi Yediririm de editörler yorumu siteye koymayabilirler. Onun için burada duruyorum. Sizin en büyük sorununuz 1- Egonuz çok yüksek, ancak bilgi dağarcığınız çok fukara. Çünkü okuma, araştırma, inceleme, yorumlama ve doğru sonuçlar çıkarmada pek yetenekli değilsiniz. Bu bir zafiyet değil. Tüm toplumlarda Analitik düşünce gibi bir gaileleri bulunmayan insanlar genel ortalamayı oluşturur. Okuduğunuzu anladığınızı var saymak için çabalıyorum ama cevabi yorumlarınız bunu böyle olmadığını gösteriyor. Benim sizin yorumlarınıza cevaben yazdığım yorumlarda Putin’i nerede, hangi ifadelerle övülüyor? Davam...

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 13.11.2017

    Hımm. Diktatörlerden hoşlanıyoruz galiba. Ama bende de diktatör özelliklerinden hiçbirisi yok. Ne yapayım ben şimdi? Ayrıca yine açıkça belli olduğu gibi son derece zeki ve güçlü bir iradeye de sahip değilim. Ben bir su kabağıyım. Hoşlandığımız kişilere toz kondurmamak konusunda insan olarak genel bir zafiyetimiz var zaten. Neyse, Putin konusunda şunu söyleyeyim. Putin'in son yıllarda Ekim Devrimini ciddi şekilde eleştiren sözleri var. "Lenin Rusyanın altına atom bombası yerleştirdi" den, "O bir kardeş kavgasıydı, milyonlarca insan boş yere öldü" ye kadar çeşitli olumsuz açıklamaları var. Bu açıklamalar tabii ki kapitalist zihniyetteki herkes için kesinlikle doğru ve hayranlık uyandırıcı tespitler. Ama bunlar benim Putin'e maalesef salak dememe neden oluyor. "Doğruları söyleyen bir adama neden salak diyorsun" diyorsanız. Açıkçası ben de bilmiyorum. İçimden öyle geliyor sadece. (B.Ö.)

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 13.11.2017

    Sayın B. Özdemir, bu platformda sizinle fikri alış veriş ve bağlantıda olmayayım diyorum ama olmuyor. Hep sudaki zeytin yağ gibi hep üste çıkmaya çalışıyorsunuz. Tartışma yöntemleriniz altta kalanın canı çıksın anlamına geliyor. Verdiğiniz linklere girdim bir şey çıkmıyor. Bırakın başkasının yorum ve düşüncelerini. Siz Putinin bir salak olduğunu anlatın. Diktatör deseniz belki bir anlamı olurda. Adam bugün dünyayı yönetiyor ne salağı. Herşeyden evvel adam su kabağı değil ve son derece zeki ve güçlü bir iradeye sahip diktatör.

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 12.11.2017

    Aman yarabbim. Teknik arızalar yüzünden yediğim laflarla bak. Sayın H. Ünsal, orada iki link vardı. Arka arkaya yazınca öyle bir şey çıkmış. Bu başlığa değil de Son yorumlar bölümüne bakarsaniz linkler orada gozukuyor. Ama tekrar vereyim: 1. (Bkz: Ziyaret Et) ://tinyurl.com/yag2feth ve 2. (Bkz: Ziyaret Et) ://tinyurl.com/ycxfkjkh (B.Ö.)

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 12.11.2017

    Bahadır özdemir, Soruma adam gibi cevap ver.( bkz. ) urgusuyla bana kinayece boktan linklere gönderme yaparak cevap verme. Burası makara tukara yapılacak yer değil. Ciddi işler meseleleri son derece büyük ciddiyetle ele almayı gerektirir. Ağzında çam sakızı ciğneme. O şapırtı bir bıka yzramaz.

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 12.11.2017

    H. Ünsal'ın ortalığa düşen sorusuna buradan cevap vereyim. (Bkz: Ziyaret Et) ve daha bunlara benzer bi sürü şey. (B.Ö.)

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 10.11.2017

    Yazının tümü ve Kaan Arslanoğlu'nun yorumları tamamen ironik ve abartılı olsa da yine de eleştirilerinde haklı. Yani gerek SSCB nin dağılmasından, gerekse Putin salağının son yorumlarından sonra dünya üzerinde aman aman bir devrimci populasyon kaldığına zaten kimse inanmıyor. Türkiye'de de bu sağ-sol ayrımları zaten çok uzun bir süredir devrimci-ülkücü ayrımı olarak yapılmıyor. Gerçekte, etnik ve dinsel-mezhepsel kimlikler sağcı ya da solcu olmayı belirliyor. Bahsettiğimiz gazete ve dergiler ise özellikle son zamanlarda gelişen hükümet karşıtlığı ortamından yararlanarak görünüşte sol içerik yayımlamak suretiyle bir okuyucu kitlesi bulmayı ve bu yolla kendilerine bir ekmek kapısı aralamayı amaçlıyor. Yani bu sitedeki konuyla ilgili yazılarda denmeye çalışılan şey şu: "Tamam, ne yapmaya çalıştığınızı anlıyoruz. Ama en azından sol değerlere saygılı olun ve gerçek bir solcu sizi okuduğunda onu çıldırtacak içeriklere, reklamlara ya da adam ve kadınlara yer vermeyin." Konunun özeti bu.(B.Ö)

  • Fırat Erdem

    Fırat Erdem 10.11.2017

    Birgün, soL ve Evrensel internet siteleri üzerinden yaptığınız inceleme üzerine yaptığınız eleştirileri kayda değer bulmakla birlikte Barış A'nın yorumuna yazdığınız cevapta "Bunların paragöz satılıklar olduğunu inkar ettiremezsiniz." demenizi yadırgıyorum. Batış A'nın yorumuna katılmadığımı belirterek, size bir şey inkar ettirme gayretinde olduğunu sanmıyorum.

  • ahmet cemal çobandede

    ahmet cemal çobandede 08.11.2017

    solda yeni bir ayrımlaşma kapitalist sol antikapitalist sol

  • Neo Pal

    Neo Pal 07.11.2017

    Sosyalist, demokrat ilerici.. Lâââyik yayın finansmanınız ; San Fransiskolu NeoConların finansörü 'Googıl' reklamlarından gelecek üç kuruş parayla yürüyecekse ? Yemişim ben sizin yayınınızı beh ! oturun bedava blok sitelerinden internet portalı kurun, samanlı fotokopi kağıtlarından 3 kuruşa fotokopi broşür çıkarın daha samimi daha etkili olursunuz.. Yaa Hu.

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 07.11.2017

    Türkçede “ lafa bak hizaya gel” diye bir deme vardır. Yorumunuz tam da bu manadadır. Bu işler ahlak, mahlak gibi laflar üfürmekle olmaz. Gardaşım siz önce kendinizi okuma ve anlama özürlü olmaktan kurtarın. Bunun çaresi sağlam temelli okuma, inceleme ve düşünme süreçlerinde ciddi manada zaman ve enerji harcamaktır. Kim ki ahlak, ahlak diyerek laflamaya başlıyorsa ortada bir çapanoğlu durumu vardır. Siz kendinize bakın. Ahlak nerede? Temel ilkeler nerede? Siz neredesiniz?

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 07.11.2017

    Bu basitliğin yegâne sığınağı “ AHLAK” tır. Siz AHLAKİ YÖNTEM kavramını beyninizin bir hücresine iyice yerleştirin. O oradan sizin bilinç ve vicdan idrakinize baksın. O oradan size bakarken, sizde okuma, analiz etme ve sonuç çıkarma üzerinde zaman ve emek harcayın. Vazgeçilemez ve taviz verilemez İLKELERi dikkate alan analiz ve yorumlamalar yapın. “Ahlaki yöntem” bunların içinde kendiliğinden hak ettiği yeri alacaktır. Okuduğunu anlamak biraz zekâ, biraz da emek meselesidir. Bir meseleyi birazcık kavramak sizi objektif ve vicdani bir değerlendirmeye götürecektir. İş olsun diye yorum yapmayın. Her edimin bir anlamı olmalı ve bir ideale hizmet etmelidir. Devam

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 07.11.2017

    ULAŞ TÜRKMENOĞLU, siz yaptığınız yorumunuzla ne demek istediğinizin idraki olarak farkında mısınız? “Yazarın kullandığı yöntem ahlaksızca” tamlamanızla ne demek istiyorsunuz? Yine “75-80 öneminin ürünü olan günün iç savaş koşullarının görevleriyle, mücadeleyi yürüten Devrimci Yol vb. hareketlerin yayın organlarıyla günümüzün günlük gazeteleri nasıl aynı potaya konulur? Bu nasıl bir algı yanıltma çabasıdır?” cümlenizle ne anlatmak istiyorsunuz? Devrimci Yol hareketinin o günkü temsilcileri ve bugünkü mirasçıları o dönemi sizin gibi mi değerlendiriyor? Tarih bilinci ve doğru analizden mahrum bir zekâ bugünün dünyasını doğru hedefler belirleyerek çözümler üreten bir vizyona ve misyona sahip olamaz. Basitlik ve pespayelik karakteri olur. Devam.

  • Fahri Kumbul

    Fahri Kumbul 07.11.2017

    Son yoruma(AP) şaşakaldım; ve sonunda şakadır dedim. Ya da alaysılama; büyük kentler çok pahalı, dönmeliyim sılama..

  • Ahmet Pişkin

    Ahmet Pişkin 07.11.2017

    Çok haksız bir yazı olmuş. Kınıyorum. Sola bu kadar yüklenmek olmaz ki. Yazıya yapılan itirazları haklı buluyorum. Koşullar geçmişe göre çok farklı. Biz solcuların masrafları çok arttı ve herhangi bir sol yayına artık maddi destek veremiyoruz. Büyük şehirlerde yaşamak zorundayız. Büyük şehir yaşamı pahalı. Ayda dört beş kere meyhaneye gidiyorsun, dünyanın parası. Çocukların özel okul taksitleri maaşın yarısını götürüyor zaten. Lüks semtlerde kiralar ateş pahası, ev taksidine girsen bir o kadar. Her yer lüks semt artık. Sonra seyahatlar, tatiller az para mı? Yurt dışı seyahate yılda üç beş kere de olsa gitmeyecek mi bir solcu. Tabii oraya gitmek için düzgün giysiler gerek falan. Bir solcunun yaşamı bilhassa çok pahalı. Yazı bu olguyu kaçırmış.

  • Cumhur Gazioğlu

    Cumhur Gazioğlu 07.11.2017

    Kusura bakmayın da, bir blok sayfasının reklama ihtiyacı yoktur! Ama önemli bir ayağı basılı medya olan bir gazetenin, günümüzde kağıt, baskı ve dağıtım maliyetleri, bunun yanısıra mekan kirası, çalışanların istihdamı gibi maliyetleri düşünülürse, en azından internet ortamında reklam girdisine ihtiyacı olabileceğini anlayın! Birgün gazetesi (basılı medya olarak) reklam alamıyor, resmi ilanlar kesildi ve sadece abonelik ile gazetecilik yapılıyor. İktidar ilan verenlere büyük yaptırımlar uyguluyor! Bırakın sosyalist, devrimci vb olmayı, sıradan bir demokratın dahi izleyebileceği kaç tane kağıda basılı gazete kaldı? Bana, "sanal ortamdaki gazete yeter" tezini kimse savunmasın! 1980 öncesi gazete ve dergilerin "reklamsız" çıkabilme şartlarına gelince de, o günlerin şartları ile günümüz şartları karşılaştırılamaz!

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 06.11.2017

    Sayın Barış A, neden üzülüyorsunuz anlamıyorum. Bakın bakalım bu sitede reklam var mı? Kendilerini pek sevmem ama, sendika org sitesinde veya gazete manifestoda var mı? Yok. Eee. Siteye zorla reklam sokulmuyor. Siz aracı kurumla para karşılığı anlaşma yapıyorsunuz. O aracı kurum reklamları alıp sizin siteye yüklüyor. Bu basılı medya için de geçerli Hürriyet için, Yeni Şafak için ve onların internet siteleri için geçerli. Yani bu yeni ve çok özel bir şey değil. Yani bunun mazereti yok. Denetleyemeyecekseniz reklam almazsınız. Kaldı ki bazı reklamları seçmemek hakkınız var yine de. Banka reklamı istemiyorum diyebilirsiniz, internet oyunu istemiyorum diyebilirsiniz, bunu bile yapmamışlar. Banka isteme, emlak isteme, oyun isteme geriye bir şey kalmıyor ki. Bunların paragöz satılıklar olduğunu inkar ettiremezsiniz. Boşuna uğraşmayın, üzülmeyin. Keyfinize bakın. Saygılar.

  • Barış A

    Barış A 06.11.2017

    Merhaba, üzülerek söylemek istiyorum ki reklamlar sandığınız gibi reklamverenler tarafından doğrudan internet sitelerine verilmiyor. Bir reklam sağlayıcısı ile site anlaşıyor ve o sağlayıcı siteye giren kullanıcıların ilgi alanlarına, arama geçmişlerine, internet kullanma alışkanlıklarına göre reklamlar gösteriyor. Yani sizin gördüğünüz reklamlar sağlayıcının size gösterdiği reklamlar herkesin ilgi alanına göre farklı reklamlar çıkıyor. Yani bu reklamları bu haber siteleri seçmiyor ya da bu şirketlerle haber sitelerinin doğrudan reklam anlaşması yok.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 06.11.2017

    Ulaş Türkmenoğlu gibiler kapitalizmi, kapitalizmin, emperyalizmin kölelerini sorgulamıyorlar, onları yerenleri sorguluyorlar. Ve bir de ahlaktan bahsediyorlar. Devir onların devri. Cahil karanlığın devri. Her şeyden bahsedebilirler. Ama tarihte isimsiz kara bir leke olarak kalacaklar.

  • ulas türkmenoğlu

    ulas türkmenoğlu 06.11.2017

    Her şeyden önce yazarın kullandığı yöntem ahlaksızca. 75-80 döneminin ürünü olan,o günün iç savaş koşullarının görevleriyle,mücadeleyi yürüten Devrimci Yol vb hareketlerin yayın organlarıyla günümüzün günlük gazeteleri nasıl aynı potaya konulur? Bu nasıl bir algı yanıltma çabasıdır?

  • Mustafa Kemal Gültekin

    Mustafa Kemal Gültekin 06.11.2017

    Sayın Arslanoğlu Önce tebrikler kimsenin depmediği bir konuyu ele aldınız. Bunu devam ettirmeli sol maskeli sermayeyi iyice teşhir etmeli değil mi? Kavala'nın Birikim ilişkisi , Perinçek'in para kaynakları, Arkadaş kitabevi, Dost kitabevi, Müsam, Nazım Hikmet Kültür Merkezleri, hatta hatalı çevirileriyle Sol yayınları yorulduk bu yapılardan. Selamlar

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 06.11.2017

    Kendini yok eden kişi ayrı bir tiptir. Sarkacı bir o yana bir bu yana sallanır. Çünkü inançlarını ve iradesini pörsütmüş, âdeta iğdiş etmiştir. Yaşadığımız bugünün dünyasında sol, sosyalist akımlarda hemen hemen bu durumdadır. Kaan Arslanoğlu bu kısa ön analiziyle Türkiye solunun hal-i pür mealini bütün çıplaklığı ile gözümüzün içine sokmaya devam ediyor. Teşekkürler sevgili Kaan, teşekkürler…

  • yusuf bodur

    yusuf bodur 06.11.2017

    Yazılarınız içimi karartmıyor...Bu karanlıktan ışıksız çıkmak mümkün değil.. Emperyalist kapitalist sistemin değirmenine elbirlik su taşımasak nasıl ayakta kalır bu iğrençlik.. Eleştirmek kolay yapta görelim diyenler; nasıl yaptığınızı ve ne yapmak gerektiği konusunda ortaya koyduğunuz uygulama ve tespitleri görmeyen körler rolünü daha fazla sürdüremezler.. Her gün yeni bir isimle yeni yeni örgütler oluşması mevcut olanların yüzlerini gizleyemediklerinin açık belirtisi.. Siz doğru yerde durmaya ,doğru şeyler yapmaya devam edin ;sonuç çok güzel olacak.. Şahsen buna en kalbi duygularımla inanıyorum..Saygılar

  • ismail kaptan

    ismail kaptan 06.11.2017

    Sınıf temeliyle anlattık, PKK-HDP ile anlattık, ajanlarla anlattık, medya ile anlattık, üretimle - tüketimle anlattık, edebiyatla - sanatla, tıpla – sağlıkla, sporla anlattık… Solcu diye bildiklerinizin kahir ekseriyetinin orta sınıf kapitalizm-emperyalizm bağımlısı olduğunu bin kere kanıtladık.Kanıtla,anlat ama işlerine gelmeği için anlamamazlıktan geliyorlar çünkü solcu değiller.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.