Allah herkese laykını versin!.. İnternette izlenmeyi artırma yolları…

Allah herkese laykını versin!.. İnternette izlenmeyi artırma yolları…

Facebook, twitter, whatsapp… ve benzerleri.. yaşamımıza girdi. Bir daha çıkması için daha popüler başka şeylerin girmesi gerek. Kapasite kısıtlı.

Kısa yazacaksın, görüntülü yazacaksın, on beş saniyede mesajı vereceksin. Hayat çok hızlı. İnsanlar giderek daha önemli hale geliyor, vakit artık daha pahalı, acele etmek gerekiyor.

İnsanların vaktini on beş saniyeden fazla çaldın mı hesabını sorarlar. Ne bu şimdi? Niye meşgul ettin beni? Nasıl ödeyeceksin karşılığını? Saniyesi değerli vatandaşın ve insan öldürülmediği sürece kendini giderek daha önemli görüyor.

Son gittiğimiz dil kongresinde face ve twit dilini tartıştık akademisyen hocalarla. İnternet en etkili nasıl kullanılır, nasıl bir dil seçilmeli? Bir de takipçi sayısı nasıl artırılır? En çok “YenidenCik” (retwit) ve face paylaşımı nasıl sağlanır, en çok layk nasıl alınır?

Facebook giderek kendini yeniliyor, bazı tuhaf hatalarını ortadan kaldırdı. Bu güzel bir şey.

Örneğin, biri ölüm haberi veriliyor, eşim dün gece vefat etti veya babam bir kaza geçirdi, öldü… Altında bir sürü dostu “beğen” yarışına giriyor!.. Birinin öldürülmesini nasıl beğeneceksin, aslında acıyı paylaşmak istiyorsun, ama başka seçenek yok… Şimdi kahkaha atan, ağlayan, kızgın falan… küçücük kafalar konmuş oraya, tekini seçiyorsun.

Bir profesör dostum, “işte kafalarımız o kadar küçüldü” dedi, espri mi yaptı ciddi miydi, herkes güldü. Ben gülmedim, nesi komik.

“Kızgın” küçük kafada hala sorun var. Yazana mı kızıyor, yazıyı yazanın kızdığına mı kızıyor. Belli değil.

Neyse, bizim face kültürümüz de düzelmeye başladı. Yavaş yavaş… Ne de olsa kültürümüze yabancı bir iletişim yolunu dünyada en sık kullanan ulus olduk. Ne var ki, baba dilimiz olan İngilizce ile ana dilimiz arasında şiddetli geçimsiz ortamında ancak bu kadar olur. Buna rağmen ulusça çok zeki ve yetenekliyiz, ona şüphe yok.  

Dil uyumsuzluğu dedik, bazı şeyleri pek takmamak gerek. Benim gibi bir dilci de bunu söylüyorsa sözüme azcık kıymet verin. Örneğin şu sürekli kendini güncelleyerek, dakikalarca bilgisayarımızı kilitleyen, hepimize toplamda ne saatler kaybettiren Windows programında ikide bir karşımıza çıkan “Windows’u yapılandırılmasına hazırlanılıyor” gibi sinir bozucu bozuk ifadeyi hala değiştirttirememişiz ya, azcık katlanılmak gerekiliniyor. Bir de “falanca kişi bilmemneörgütü’de bir şey paylaştı” gibi ifadeleri yutmak zorundayız. Doğru kabul edeceksiniz artık. Elin oğlu, kesmeden sonra bazı yerlerde “n” koymayı, bazı yerlerde de koymamayı niye dert etsin kendine.

Face kültürümüz de düzeliyor dedik. Eskiden nispet yapar gibi, gittiği her lüks  lokantadan resim yollayan ve dostlarının “ah afiyet olsun” “yarasın” “bizden gizli kaçamak ha, bir dahakine bize de ısmarlayın” gibisinden yorum ve layklarıyla keyiflenen paylaşımlar daha sıktı galiba. Kızlar da en şuh, en açık saçık fotoğraflarını koyar, her biri bir erotik model gibi bakarlardı. Onlar da azaldı mı, yoksa alıştık, dikkatimizi mi çekmiyor, değerlendiremedik. Bu konuda bir doktora asistanımızı görevlendirdik, çalışma yapacak.

Bir de ülkede kan gövdeyi götürürken “hu hu, burası neresi bilin bakalım…  Miami’de sahildeyiz” diye fotoğraflarını paylaşan solcu dostlarımızı yadırgamıştık ilkin. Sonra ne yapsınlar, dedik. Bu ülkede kan gövdeyi götürmediği gün mü var. Bunların da çoğu eylemlere meylemlere katılan cidden aktivistler. Hiç mi gezmesinler, eğlenmesinler… Geldikleri gün onlar da bir bombaya kurban gidebilirler pekala. Az buçuk mutluluklarını da mı paylaşmasınlar.

Ama sorun herhalde bir şeyler yaşamakta değil, bunları paylaşmakta. Eskiden insanlar karı koca bir yere iki günlüğüne tatile gittiğinde bile ayıpmış gibi gizlerlerdi, ne olur ne olmaz, özenen olur, kıskanan olur derlerdi. Şimdi heladan bile resim gönderdiğimize göre, ne haset kaldı, ne özenme, ne de saklayacak şeyimiz. Yeni duruma alışamayanlar düşünsünler.

Göstergebilimsel anlamda da değerlendirerek bahsettiğim son kongrede daha çok layk nasıl alınır, daha çok “yenidenCik” nasıl elde edilir konusunu işledik demiştim. Oradan çıkan sonuçlardan bazı küçük ipuçları.

Bir kere face ve twit olayı tamamen kişisel bir olgudur. Paylaşımlar da öncellikle tamamen kişisel, içinden geldiği gibi, bireysel hal ve duyguları yansıtır ve bireysel hal ve duygulara hitap eder yönde olmalıdır.

Şaka değil, karnını kaşırken çektirdiğin bir resim, herhangi bir felsefi açılımdan (isterse evrenin sırrını ifşa etsin) çok daha fazla beğeni toplar. Çok daha fazla derken, en az 10, belki 50 katını kast ediyoruz.

İlla genel mesaj vermek istiyorsanız onun da kolayı var. Arkanızı sağlam bir kitleye (burada göstergebilimsel anlamda sağlamdan kasıt: Kalabalık olmasıdır) dayayarak karşı tarafa yapacağınız salvo atışlar çok çok fazla laykını bulur. Örneğin Atatürkçü isen Atatürkçülerin hepsi sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi Kürt kurtuluşcusu çevreye saldıracaksın… Ya da tersi, Atatürkçülük, Kemalizm, Ulusalcılık çok kötüdür… Hitlercilikten de beter deyip öbür tarafa sallayacaksın.

Popüler şahsiyetlerin kendine yakın olanlarını, özellikle solda herkes tarafından beğenilenleri muhakkak anacak, onlardan bir iki özlü söz, bir iki dize koyacaksın ki, herkes bassın laykı, versin paylaşımı. Bunun için bakın o kişilerin facesayfalarına, ne kadar çok takipçisi varsa o kadar makbuldür. Ölen ünlü popüler kişilerin ne kadar getireceğini ise Google’a başvurarak öğrenebilirsiniz. Google’da bütün isimlerin reklam fiyatları var, reklam verecek gibi başvurun, onlar size söylesinler… En pahalı kelimeler en popüler kelimelerdir. Hazım Hikmet, Can Yücel gibi çok pahalı sözcükleri mesajlarda bedavaya kullanmak mümkün, çok da getiri getirir.

Bir de pozitif olmak, bazı şeyleri iyi göstermek önemli. İnsanlar umut açlığı içinde. Örneğin bu sitenin malum birkaç yazarı gibi durmadan olumsuzlukları, saf gerçekleri öne çıkarmayacaksınız. “Saf gerçek” layk almaz. Orası kesin.   

Bunun dışında ilgi çekebilecek ve layk alabilecek birkaç kavram ve imaj örneği:

Barış, barış için imza… Göstergebilimde katliam, daha çok katliam için imza anlamına gelir… İnsanlar katliam görüp ağlarmış gibi yapmaya bayılırlar. Tuhaf ama gerçek, bunun niye böyle olduğunu psikologlar açıklasın.

Laiklik, laiklik vugusu… Göstergebilimde aydınlanma anlamına gelir. O taraftan insanlar yobaz tahakkümden iyice korkmuş durumda, muhakkak çok layk alır.

Atatürk, Atatürk resmi… Bunu gören muhakkak beğenmek, dahası paylaşmak zorundadır. Yapmaz iseniz camiye yardım toplayanı geri çeviren esnaf durumuna düşersiniz. Atatürk’ü severim, yanlış anlaşılmasın, biz olaylara bilimsel bakmak durumundayız.

İdeolojik ve siyasi duruş:

Örnek olsun diye size birkaç metin örneği vereceğim:

“Dersimlilerin Şafii Kürtlerle genetik bağını tartışmanın dışında tutmamız halinde, ortada bir inanç, kültür ve dil birliğinin olmadığı görülür. Dersim Aleviliği Dersim’e özgü olduğu gibi, Kırmancki/Zazaca da bağımsız bir dildir. Bu kimliğin Kürt (Sünni, Şafii) kimliği ile bir ilişkisinin olmadığı açıktır.”

Kürtlerle Tunceli ve çevre iller kökenli Alevi Kırmanckiler arasında aslında toprak birliği de yoktur. Dil birliği olmadığı Chomsky gibi ünlü dil bilim uzmanlarınca da kabul edilir.

“Ancak son 20 – 30 yıl içinde tüm köyleri imha edilen, toplam nüfusu 84 bine düşen ve sürekli bir biçimde ‘çatışma bölgesi’ olarak tanımlanan Dersim’de Kürt olduğuna inanan büyük bir grubun oluştuğu da inkar edilemez.”

“Uzun yıllara dayanan bir asimilasyon sonucu kültürel kimliğinden kopan ve anadilini konuşamayan genç kuşaklar, Türkçe konuşuyor ve anadilini öğrenme doğrultusunda hiçbir istek koymuyorlarken, hatta Tunceli Üniversitesi’nin verdiği Zazaca dil kursunu ‘Bölücülük yapılıyor’ gerekçesiyle protesto ediyorlarken, Kürt kimliğini tercih ediyorlar. Dolayısıyla sistematik olarak şiddete başvuran ve her türlü farklı kimlik tercihini hainlik olarak gören ve özellikle Dersimcilik, Zazacılık gibi eğilimleri bölücülük ve Kürt düşmanlığı olarak tanımlayan milliyetçiliğin, Dersim’in tarihsel etno-kültürel kimliği üzerinde ne ölçüde tahrip edici veya dönüştürücü bir etki yapacağı belli değildir.”

Bu tırnak içindeki ifadeler Mehmet Yıldız adlı Tunceli’li eski bir devrimci örgüt liderinin yazdığı “Dersim’in Etno Kültürel Kimliği” adlı kitaptan.

Özetle şunu söylüyor: Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkleştirmeyi başaramadığı Alevi Dersim Halkını, PKK Kürtleştirerek asimile etmek üzere. “Alevi Kürtler” kavramı ki, bir safsatadır, artık beyinlere kazılmış ve gerçek olmak üzere bir kavramdır. Malum örgüt Kırmancki Alevileri öldüre öldüre tüm ülkede bu kesimden büyük oranda bir kesimi kendine hayran ve müttefik etti…

Bu örneği niye verdim? Gerçekse tam gerçek. Ama internette veya medyada böyle bir bilgiyi paylaştığınızda pek fazla taraftar bulamazsınız. Çünkü o gerçeğin ucu herkese dokunuyor.

Anlatabildim mi, böyle paylaşımlardan kaçınmak gerekiyor.

Değerli yazarınız Arif Yavuz Aksoy’un eski bir yazıma gönderme yaparak benden bahsetmesi üzerine sizlerle tekrar yazı paylaşımında bulunma keyfini tattım. Hatırlatmak isterim, ESKİ İNSAN BU’daki önceki tek yazımın başlığı Güneş-Dil Kuramıyla Dalga Geçenler Bir Gün Utanacak idi: http://www.insanbu.com/eski/a_habercc8a.html?nosu=1628

Gerçi o yazının neden mizah bölümüne alındığını anlamış değilim. Teknik bir hata olacak. Ve oldu olacak onu düzeltmediğinize göre bu yazımı da lütfen Mizah bölümüne koyun ki, bütünlük bozulmasın.

Önceki yazıma sağolsunlar pek çok yorumcu katkıda bulundu ve ortaya geniş bir sözcükler listesi, adete mini sözlük çıktı. Bunu toparlayıp genişletmeyi düşünüyorum. Umarım bir zaman ona da sitenizde bir yer açarsınız.

O yazıma birkaç ek katkı yapmak isterim.

Konuşma yapmak için davetli olduğum bir tıp kongresinde başka bir oturumu izlerken metabolizma bahsinde geçen sözcüklere takıldım. “Anabolizan” etki diye bir kavram çok geçiyordu tartışmalarda. Bunun ne olduğunu yanımdakine sordum. Metabolizmanın vücutta yapım yönünde artmasıymış, bunu da en çok testosteron hormonu sağlarmış. Söz alıp fikir belirttim. Madem anabolizmayı testosteron sağlıyor, o da erkeklik hormonu, buna bundan sonra anabolizma değil “Bababolizma” demeyi öneriyorum, dedim. Katılımcılar güldü. Ben de önerimi geri çektim. Madem kabul edilmedi bu katkımı lütfen gerçekten mizah olarak görün. Ama şunlar ciddidir:

Agate: Eski Roma dilinde iyi, Agapi: Yunanca’da sevilen kişi, sevgili, Aga:Türkçe’de sevilen kişi.

Marul Türkçede anlamı belli, Morula Latince, embriyolojide marula benzer oluşum.

Path-Pad-Patika-Patik-Pati aynı kökten

Pudriyer – Vestiyer… sonundaki“yer” ekine dikkat. Pudra konulan yer, elbise konulan yer…

Organizasyon – Örgüt – Örgü bunları daha önce anmış olabilirim.

Malign:Tıp dilinde kötü huylu- kötü, Melano: kara… Melun, melanet : kötü

Tülay Yılmaz 


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Ç.

    Ç. 23.05.2016

    Haklısın. Yazıdan o kısım çıkarılmış. Mümtaz İdil Odatv'de yazıyla ilgili yorum yazmış."Yorumculara dikkatlerinden dolayı teşekkür ederim. Maddi bir hata yaptım, kabul ve sildim. Bir an içimden yargıcın Çaykovski dinlemesi geçti. Daha Çaykovski doğmamıştı o yılda:((( Tekrar teşekkür." Aziz Sancar ile ilgili (Bkz: Ziyaret Et) //www. nato.int/cps /en/natoh q/news_125843.htm linke rastladım paylaşayım dedim. Kaan Arslanoğlu'nun yazıya koyduğu fotoğrafı Mutluhan İzmir tarafından eleştirilmişti. Twitter kullanmıyorum,İnternette rastladım. https:/ /twitter.com /t v360comtr/ status/7340978 00061 980672

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 23.05.2016

    ha bu yorumu niye buraya yazdım?! e dil şeysi... a.y.a. tülay hoca'sına bahusus hürmet göndersss

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 23.05.2016

    (Bkz: Ziyaret Et) yargica-rusvet-teklif -ettikten- bir-gun- sonra-kosesinde -ne-yazdi- 2305161 200.html --- yine odatv, yine skandal! siz bunu okuyuncaya kadar değiştirmiş de olabilirler. çünkü sabah kallavi küfürle mesaj gönderdim (buna küfretmemek insanlığa sövmek demek çünkü). adam rusça çevirmeni. yazı yazıyo. utanmadan 1839'da geçen bi olayda RADYOdan ÇAYKOVSKİ duyuruyo. OHA! BÜRST! ÇÜŞ! yahu beyabi, 1839! ne radyosu? ne çaykovskisi? sen bundan sonra ne yazsan benim gözümde yok hükmünde! OHA, BÜRST VE HATTA ÇÜŞŞŞ Bİ DAHA! a.y.a. 5 dakka efendi duramasss (ama haksız mıyım ç?)

  • ADAMIN BİRİ

    ADAMIN BİRİ 13.05.2016

    fatih torun yanlış anladıysam eğer bağışla , ama galiba yazdıklarıma muhalefet ediyorsun. yanıtını yaz , ona göre yanıtlayacağım.

  • Fatih Torun

    Fatih Torun 12.05.2016

    ADAMIN BİRİ yine formundasın. Yalanlar ve ikiyüzlülükler en öz halde ancak bu kadar anlatılabilir.

  • Tülay Yılmaz

    Tülay Yılmaz 12.05.2016

    Değerli Arif Yavuz Aksoy kardeşim. Eski İnsan BU'da AYA diye bir başka kardeşimiz vardı. Üslubunuz benziyor. Aslını soracak olursanız elinizin AYA'sıyla vurduğunuzda her ikinizin bıraktığı iz tıpa tıp aynı, yani tıbben aynı demek istiyorum. Tabii benim konum değil. Şu sıralar çok meşgulüm, yıl sonu sınavları, doktora tezleri, dersler falan. İlk fırsatta verdiğiniz ipuçlarını değerlendireceğim. Örneğin morula, mor, karadut bağlantısı enfes. Böyle şeyler üstünden gidelim. Bir doktora asistanım şu sıra "GERZEK EGEMEN TOPLUMDA GERZEK EGEMEN DİL" adlı bir çalışma yapıyor. Onunlan da meşgulüm. Umarım tez yakın zamanda biter de sizinle burada onu da paylaşırım. Dil konusundaki tüm bu çalışmaların daha da ortaklaşması dileğimle hürmetlerinize saygı ve sevgi hislerimle cevap veriyorum.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 12.05.2016

    muhterem hocam, morula işi biraz ilginç. deşince çok şey çıkabilir. morum dut demek (morula - dutsu; dut gibi - mealen, içince benim halim). ama türk dilindeki mor da sanırım burdan geliyo. garadut aslında mor renklidir ya... yani bence öyle. ama marulla sanırım alakası yok. pati'ye iyi değinmişsiniz. fut-bol (foot), tri-pod (pod), pi-yade, pi-yon, pa-buç, seh-pa... pa-ça? türkçede ayak dışında buna en yakın ve hint-avrupaspor ile ortak olabilecek bence bu var. nişanyan'a da sormak gerek. vestiyer'deki -yer akvaryum'daki -aryum'la akraba. o da aslında -arius/-arium dönüşümüyle bağlantılı (alamanca'da der ile das gibi; eril ve nötr). aquarius - kova burcu (ordinaryus da bunla alakalı olabilir mi ki?). akvaryum - çöpçü, lepistes, capon falan gibilerin yaşadığı yer. -ci gibi de değerlendirilebilir (aqua-arius / su-cu, su-luk?). melun sami kuralına göre laan'dan türemiş olsa gerek. lanet etmek, beddua etmek, bela okumak... ünsüz benzeşimi varsa da cıkss derim. a.y.a. şimdilik mil hürmetsss

  • ADAMIN BİRİ

    ADAMIN BİRİ 11.05.2016

    BU DÜNYA BÜYÜK YALANLAR ÜZERİNE KURULMUŞTUR. TÜRKLÜĞÜN BİLE YANLIŞ TANITILMASI GİBİ. BU TOPRAKLARDA EN BÜYÜK ASİMİLASYONA TÜRKLÜK UĞRAMIŞTIR. BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN GERÇEK VE HAS TÜRKLER ALEVİLERDİR. TÜRKMENDİR ALEVİLER. DERSİMLİLER DE TÜRKMENDİR. KENDİ TARİHİNİ DERSİM İSYANLARIYLA BAŞLADIĞINI ZANNEDEN CAHİL ALEVİLER BİLMEZ BUNU. AMA PKK ÇOK İYİ BİLİR. ALEVİLER ÜZERİNE OYNAYAN İÇ DIŞ NE KADAR ŞEREFSİZ VARSA ÇOK İYİ BİLİR BUNU. BİR TEK CAHİL ALEVİLER BİLMEZ. BİLİP DE UYARAN ALEVİLERİ DE UKALACA BİR TAVIRLA HOR GÖRÜRLER. AMA NE KADAR ZAVALLI DURUMA DÜŞTÜKLERİNİ GÖREMEZLER. TÜRKLÜK KÜRTLÜK VEYA BAŞKA BİRŞEY. HİÇ KİMSE DOĞACAĞI IRKI SEÇEMEZ. IRKÇILIK APTALCADIR. FARKLILIKLAR GÜZELDİR DEĞERLİDİR. HİÇBİR IRK DA YERYÜZÜNDE BİR YERİN EZELİ VE EBEDİ SAHİBİ DEĞİLDİR. TARİHE YÖN VEREN SADECE SİYASET. DOLAYISIYLA FARKLILIKLARA HEP SİYASET PENCERESİNDEN BAKAN DAR KAFALAR HAYATI DA NEFRET VE AYRIMCILIK ÜZERİNE KURUYOR YAŞATIYOR. İNSANOĞLU ZAVALLIDIR.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 11.05.2016

    pek muhterem Tülay Hocam, geri döndünüz ve gözlerimi yaşarttınız. 2 Kitap 1 Dersim projemi akamete uğratmadı, adeta kamçıladı şu gönderiniz. ayrıca değinilerinize ben de yüksek müsaadelerinizle kontr ve lateral değinilerde bulunmak arzusundayım. Cenab-ı Hakk sağlığınızı daim, dimağınızı kaim eylesin. amin. a.y.a. hürmetsss ve aminsss

  • Özgür Coşar

    Özgür Coşar 11.05.2016

    Eski insanbu.com'da, İsviçre'de yaşayan profesörden de yeni yazılar bekliyorum. Sayın Yılmaz'a saygılar

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.