El-Deve

El-Deve

-I-

 

            Adı Abdullah idi. Soyadı da Kamerî idi. Böyle olunca da Yenişehir On Beş Temmuz Şehitleri ve Sahabeler ve Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Okulunun müdürü idi.

            Abdullah Kamerî İl Milli Eğitim Müdür olmak için iki yıl önce bir deve aldı. Deveyi okulun arka bahçesine bağladı. Devenin adı talebeler arasında düzenlenen "isim bulma" yarışması neticesinde "El-Deve" olarak herkese ilan edildi. Yenişehir On Beş Temmuz Şehitleri ve Sahabeler ve Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Okulunun arka bahçesinde bir büyük ağaç bir de küçük ağaç vardı. Abdullah Kamerî dişi devesini büyük ağacın altına bağlıyor. Çocuklar Yenişehir On Beş Temmuz Şehitleri ve Sahabeler ve Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Okulunun ön tarafındaki beton alanda oynuyorlar. Abdullah Kamerî ve diğer üç Müdür Yardımcısı çocukların arka bahçeye girmesine izin vermiyorlar.

            Bakanlıktan gelen bir yetkili Abdullah Kamerî'nin kulağına kar suyu kaçırdı ve İl Milli Eğitim Müdürü olabilmesi için en az iki deve beslemenin farz olduğunu söyledi.

            Abdullah Kamerî talebe velilerine bu sene tam üç kermes yaptırdı ve kermesten gelen geliri Müdür Odasındaki bakır işlemeli bir kutuya attırdı.

            Abdullah Kamerî Bakanlıktan gelen yetkiliye ikinci devenin erkek mi dişi olması gerektiğini ve de hangi ayda alınırsa daha hayırlı olacağını sormayı unutmuştu. Abdullah Kamerî bunu unuttuğu için de tam sekiz gündür kötü uyuyor.

 

 

-II-

 

            Muhittin Beksim, adından da anlaşılamayacağı üzere öğretmendi. 11-B sınıfına girdi ve sakalını sıvazladı. Sonra sınıftakilere sordu:

            -Edanur, Sedefnur ve Elifnur nerde? -dedi.

            Kızlardan bir cevap gelmedi, Muhittin Beksim kadınsı sesiyle bir kez daha aynı soruyu sordu:

            -And olsun tekrar soruyorum, Edanur, Sedefnur ve Elifnur nerde? -dedi.

            En önde oturan kız ayağa kalktı ve şöyle dedi:

            -Edanur, Sedefnur ve Elifnur umreye gitti örtmenim.

            -Nereye gittiler? -diye sordu Muhittin Beksim ve gözlerini kırpıştırdı.

            -Umreye gittiler örtmenim. -dedi kız daha kısık bir sesle.

            -Neyle gittiler umreye? -diye sordu Muhittin Beksim.

            -Müdür Beyin devesiyle… El-Deve'ye bindiler gittiler örtmenim. -dedi en önde oturan ve ayağa kalkmış olan kız.

            -Aferin! Üçüne de yüz verdim. -dedi Muhittin Beksim.

            Ve yüz verdi.

            En önde oturan ve az önce ayağa kalkan kız şöyle dedi:

            -Bana da yüz verin örtmenim! -dedi.

            -Sana da yüz verdim, aferin! -dedi Muhittin Beksim.

            Ve ona da yüz verdi.

            Sonra, o gün başka ders yapmadılar...

 

 

-III-

 

 

            Edanur, Sedefnur ve Elifnur'un Müdürün El-Deve'sine binip umreye gitmesinden bir hafta sonra Abdullah Kamerî'ye ikinci devesini getirdiler.

            Abdullah Kamerî ve üç Müdür Yrd. yeni dişi deveyi (bu detayı burada belirtmek yazarın en birinci görevidir, nokta) Yenişehir On Beş Temmuz Şehitleri ve Sahabeler ve Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Okulunun arka bahçesindeki büyük ağacın altına bağladılar.

            Edanur, Sedefnur ve Elifnur'un Müdürün El-Devesine binip umreye gitmesini izleyen kırk gün boyunca kızların anneleri her pazartesi, her salı, her çarşamba, her perşembe ve her cuma kuşluk vakti okula geldiler ve Müdür Abdullah Kamerî'ye kızların akıbetini sordular. Müdür onlara çay, yanında kuru pasta ikram etti ve kızların "Allah'ın izniyle Cennet-ü Âlâya intikal etmiş olabileceklerini" söyledi.

            Kırk gün geçtikten sonra kadınlar bir daha gelip çay içmediler.

            Sonra 2018 yılı bitti.

 

-IV-

            Hamiş:

            Müdür Abdullah Kamerî tek devesi olduğu için İl Milli Eğitim Müdürü olamadı.

Eyüp Karakuş


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • İbrahim Hüsrev

    İbrahim Hüsrev 17.04.2019

    Müdüre üzüldüm; kızlar selamette; aileleri de mutludur, sanırım.

  • Fahri Kumbul

    Fahri Kumbul 17.04.2019

    Çok şey anlatan; tadı damakta kalan kısa filmler gibi.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.