Neden Bir Kedi Olamayız

Neden Bir Kedi Olamayız

Siz hiç çirkin burunlu kedi gördünüz mü?

Hele çirkin kuyruklu! Hele ruhu kambur!

Düşsüz kalan bir kedi! Sevgisinin anlaşılmadığı!

 

Keyiflenince, bir kuyruğumuzun olmadığını

fark ettiniz mi bir kerecik olsun? Ah, ne büyük yokluk!       

Ah, ne muhteşem kuyruk sallayıştır öyle!

Kahkahası kendine saklı-

ruhundan süzülen bir neşe,                                                              

içten bir merhabadır dost bildiğine!                                                                       

Ya patisindeki aşkı anlar mı insanlar?

Anlar mı onlardan kaçışlarını?   

Kedice bir ego, kedice bir şımartı sanırlar değil mi?

 

Varlığı, yeryüzünü onurlandırdığından beri köle kedi

duydunuz mu söylencelerinizde? Bilge kargaların anlatılarında!          

Gördünüz mü kendinizi bildiğinizden beri insana boyun eğen

bir kedi?

Prangaya vurduran kendini? Zavallı çıkarı için el etek öpen?

Yalana inanan! Kokusunu aldığı alçağın kucağına koşan!            

 

Yok! Yok! Yok işte!

 

İyi bakın şimdi aynaya,

neden bir kedi olamayız anladınız mı?    


 


 

Söyle Şarkını

 

Söyle şarkını, sana kim olduğunu söylesin kuşlar!

Yağmurda eriyip kaybolacak bir adam mı, derin boşluğun

anlamsız gölgesizliği mi? Kapısız kapanmışlığın eziği mi?    

 

Ey kuşlar, benliğimizden kopan buzulun, doyumsuz açlığın  

çıplak ruhu mu söylenen şarkılar?                             

Bilmediği günahların ipinde sallanan bir cesedin çığlıkları mı?                              

Bitmez yakarışlara tutsak mı dudaklarımız?

Ezgiler yerine, acılar burgacında;

yüreğimize çakılmış bir nalbanttın çivileri mi göğümüzde iz

bırakan?                                                  

    

Ah, söyle şarkını, sana kim olduğunu söylesin kuşlar!                                   

Kartal keskinliğinde bakışlarıyla, alev alev bir inancın ilahisi mi

söylediğimiz? İnce ince biriken kederlerin gözyaşı mı mırıldanan?

Mahlukatın cümlesine mutluluk taşıyacak bir neferin avazı mı?

              Ateşten bedeni ve serçe kalbiyle!

 

Ve durmaksızın söyle şarkını dostum, geç bahara kalma! Yaşamadan

kalırsın sonra kendine! Bir zavallı ömrün şarkısına!    

 


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Tayfur Ekin

    Tayfur Ekin 13.04.2017

    Mete bey, Yine döktürmüşsünüz. Bir kediyi böyle anlatabilmek ve insanın o anlaşılmaz egosuyla bir kedi bile olamayacağını vurgulamak... Ancak sizin dizelerinizle mümkün galiba.. Ancak yine de belirtmeliyim ki, "bir kedi bile" derken kediyi küçümsemek değildi amacım. İnsanın egosunun ne kadar basit olduğu... ve söylemeye çalışıyoruz şarkımızı...

  • Ezel Parsa

    Ezel Parsa 13.03.2017

    Değerli Mehmet Harma, nazik davetiniz için teşekkür ederim, lakin yaklaşık 4 yıldır herhangi bir sosyal ağa üye değilim. Sizi buradan takip etmekle yetinmek durumundayım. Ne olur kusuruma bakmayın.

  • mehmet harma

    mehmet harma 12.03.2017

    Değerli Ezel Parsa ve Atakan Okutan, sizi feyste İnsanBu Okur Grubu'na katılmaya davet ediyorum ve sizi de tabi Sn. Cengiz Tersdil. Ve henüz İOG'ye katılmamış diğer İnsanBu takipçilerini de lütfen...

  • Mete Demirtürk

    Mete Demirtürk 12.03.2017

    Sayın Parsa, Sanat ve eleştiri birbirini tamamlayan, olmazsa olmazları desek de kalsak. Saygılar...

  • Ezel Parsa

    Ezel Parsa 12.03.2017

    Şiiri en iyi şiir yazamayan, eleştirel düşünebilen iyi bir okuyucu yargılayabilir. Roman yazarı Taylan Kara'nın bir şiiri eleştirememesi anlaşılır bir tavır. "Söyle şarkını sana kim olduğunu söylesin kuşlar." Gerçek şair ne kendisinin ne başkasının şiirini doğru yargılayamaz, sadece kendisi gibi şiir yazanı kabul eder. Eleştirel düşünceye sahip okuyucu farklı şiirleri okuyup yorumlayıp o şiirde, yazan şairin farketmediği yönler bulur. Şiir böyle anlam kazanır, eleştiri bu yüzden sanattan daha yaratıcıdır. Sanat eleştirmen için üretilir. Eleştirel ruh yoksa anlamlı sanat da oluşmaz. Bilinmeyen hakkında haddini bilmeden konuşabilmek ise eleştirel ruhun özelliği ve özgürlüğüdür. "Ve durmaksızın söyle şarkını dostum, geç bahara kalma! Yaşamadan kalırsın sonra kendi kendine! Bir zavallı ömrün şarkısına!" Şiir tek ölçekte değerlendirilmez her okuyucu kendinden anlam katar okuduğu şiire. "Bir ego, bir şımartı" değildir bu. İnsan de kedi gibi olsun, "düşsüz" kalmasın diye vardır şiir...

  • Cengiz Tersdil

    Cengiz Tersdil 12.03.2017

    Saygıdeğer Taylan Kara, insan sadece bilmediği hakkında anlamlı kelam edebilir. Şiirden siz bahsetmeyeceksiniz de kim bahsedecek. Şiir bir bilgi türü de değil ki bilenin tekelinde olsun. Özgürlükle bağlantısı bilginin ötesine geçen aşkınlığında, soyutluğundadır. Şiiri eleştirmek için akademik kariyer mi yapalım sevgili hocam.

  • Ç.

    Ç. 11.03.2017

    Taylan Kara benim gülümsememin nedeni de benzer şeyleri düşünmüş olmanızdır. Benzer şeyleri dile getirmiş olmanızı da karşılıklı etkileşimden kaynaklandığını düşündüm. Ellerinde yalnızca taş bulunan çocukların da benzer şeyleri dile getirmesine şaşırmamak gerekiyor. Arif Yavuz Aksoy etkilendiğiniz insanları da öğrenmiş oldum. Etkilendiğiniz insandan ders almak güzel bir şey olmalı. Selamlar ve sevgiler.

  • taylan kara

    taylan kara 11.03.2017

    Değerli Mete Demirtürk, Bilmenin bence en kısa tanımı, "sınırlarını bilmek"tir. İnsanın kendini bilmesi, sınırlarını bilmesiyle olanaklıdır. Ben, şiir okur, ezberler, üzerinde düşünürüm. Ancak bunlar, şiirden anlamak anlamına gelmez. "Hoşlandım-hoşlanmadım" yargılarından ibaret bir kavrayış yüzeysel bir kavrayıştır. Ben şiirden anlamıyorum. Anlıyormuş gibi yapmak, şiir üzerine genel geçer laflar etmek, okurlara, yazarlara saygısızlık olur. Söyleyeceklerim, özgün ya da farklı değilse, herkesten duyabileceğiniz şeylerse söylemenin anlamı yok. Benim gibi birisinin şiir üzerinde konuşması saygısızlık olur. Bu nedenle bu konuda bir değerlendirmede bulunmam hadsizlik olur. Şiirin sıradan bir okuruyum. Bu konuda bir şey söylemememin nedeni tamamen bundan ibarettir. Hakkımdaki sözleriniz onur verici olduğu kadar büyük bir sorumluluk yüklüyor. Teşekkür ederim. Saygılarımla Taylan Kara

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 11.03.2017

    Ne demek Sayın Kara! Ben orada Ç'ye insanların nasıl benzer haller için benzer tepkileri verebileceğini göstermek için bi örnek şeyettim. Öğlen Solportal'de sizin yazınızı okuyunca ekrana bakıp bi donakalmıştım öylece. Ç'nin arkadaşı ona link göndermese ve şımartı tartışması bu kadar budaklanmasa ben o benzerliği unutmuştum bile. Sizin eleştiri yazılarınızın (bulabildiklerimin) tamamını okumuş bi adamım. Sizden açıkça etkilendim senelerce. Bence ben de o analojiyi sizden ilham alarak kurmuşumdur. Bugünkü fikri duruşumun oluşmasında en fazla etkilendiğim (Türkçe yazan ya da konuşan) insanlar sıralamasında ilk 10'dasınız. Diğerlerini Ç için sayıyorum. Hüseyin Batuhan, Mehmet Ali Kılıçbay, Oğuz Güç, Kaan Arslanoğlu, Sevan Nişanyan, Erhan Göksel, Yalçın Küçük, Hikmet Kıvılcımlı ve Turan Dursun. 5'inin doktor, 3'ünün Hacettepeli olması ise tamamen tesadüf. a.y.a. bahusus hürmetsss iletsss

  • Mete Demirtürk

    Mete Demirtürk 11.03.2017

    Sayın T. Kara, adınızı yorumlarda görünce şok oldum. Nihayet şiir dünyamızı onurlandırdı dedim. Meğer çitin dışından dolaşarak seslenmişsiniz. Benim ya da bir başka dostun şiirine dokunun. Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt, yer yer şiiri öpe okşaya yazılmış. Lütfen şiir için çitin ardında kalmayın! Varlığınız ülkenin zenginliğidir. Ve kurucusuyla, birlikteliğiyle... Saygılar...

  • taylan kara

    taylan kara 11.03.2017

    Değerli AYA ve Ç, 25. 12. 2014 yılında AYA'nın yazdığı o yorumla yazımın o kısmı gerçekten benziyor ve fikir olarak aynı. Ancak yazımın o kısmını, "sözcüğü sözcüğüne" 2011 yılının Nisan ayında yazmıştım. Dilerseniz nerede yazdığımı ve linkini özelden gönderebilirim de. Konu geçince açıklığa kavuşturmak istedim. Sevgiler selamlar Taylan Kara

  • Ç.

    Ç. 10.03.2017

    Linki okumuştum. Yorumu okuyunca ben de gülümsedim. Gündüz Vassaf'tan söz ederken tanka karşı taş atan çocuğa faşist denilmesini iki yıl önce siz söylemişsiniz. Arif Yavuz Aksoy hafızanız çok iyi. İyi Geceler :)

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 10.03.2017

    Estağfurullah Sayın Okutan, olur öyle vakalar. Bienvenidos. İlk seferki gibi kibar davranmam her zaman. :) Şindiii, sevgili Ç'ye döneyim. Döndüm. Eyyy Ç, Tülay Yılmaz hocanın tek yazısını hatırladın mı? Heh. Şimdi o yazının altına yapılmış 38 ve 39 numaralı yorumlara bi bak. Bilhassa 39'a bak Ç'cim. İyi oku lütfen o yorumu. Bak ben gülümsüyorum. Arkadaşının gönderdiği linki okuduğunda (bi daha okuduğunda demeliyim belki) benim neye gülümsediğimi anlayacaksın. Ne diyorum hep? a.y.a. fil ve hatta karga hafızasss ve kıs kıs kısss

  • Atakan Okutan

    Atakan Okutan 10.03.2017

    Önce özür... Arif Yavuz Aksoy'dan. Hızlıca yanlış okuyup yanlış kaleye "şut" atmışım. Tabii ki sizinle aynı görüşteyiz. Sözüm "Ç"nin değerli arkadaşı'nadır.

  • Ç.

    Ç. 10.03.2017

    Atakan Okutan Arif Yavuz Aksoy sizin savunduğunuz düşünceleri savunuyor. Arif Yavuz Aksoy ismini paylaşıp paylaşamayacağımı sormamıştım. Arif Yavuz Aksoy size ve Mete Demirtürk'e saygılarımı sunarım. Atakan Okutan tanıştığımıza memnun oldum.

  • Ç.

    Ç. 10.03.2017

    Arif Yavuz Aksoy kaşın-mak kaşın-tı şımar-mak şımar-tı türetmesini açıklayabilecek güzel bir örnek bulmuşsunuz. Beni ikna ettiniz. O zaman şımartı sözcüğü şımarma ile aynı anlama geliyor. Arkadaşıma yorumunuzu göndermiştim. Yorumdaki üslubunuz ilkokulda kızların saçını çeken erkek öğrenci algısı yaratınca(kendisinin bu şekilde bir ifadesi yok ben öyle algıladım) arkadaşımı yorum yazmaya ikna edemedim. Sol Haber Portalı'nda Taylan Kara'nın bugünkü yazısının linkini bana gönderdi. Sitede yorum yazmasa da sitenin yazarlarını sitede yayınlanan yazıları takip ediyor.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 10.03.2017

    Sayın Okutan, hoşgeldiniz. Tanıştığımıza memnun oldum. Normalde şu yorumunuzun gelişine voleyi çakardım. Ama bugün içime cin kaçtı. Purim cini mi, Cuma cini mi, artık bilemiyciğm. Bana hatırlatma ihtiyacı hissettiğiniz şeyi zaten ben savunuyorum. Eğer aşağıdaki yorum silsilesine bir dahi aşk ile bakarsanız hemen göreceksiniz. Sizin bana hatırlattığınız şeyi ben değil, sevgili Ç'nin ismini vermek istemeyen arkadaşı yapmış. Hürmetlerimi sunarım. Tanıştığımıza tekrar mutlu oldum efendim. a.y.a. purim hatrına efendisss

  • Atakan Okutan

    Atakan Okutan 10.03.2017

    Sayın Arif Aksoy; Dil yaşayan bir yapıdır. Ondan dolayı bir sözcüğün var olup olmamasına sözlükler değil, o dili kullanan insanlar karar verir. Dolayısıyla, bir sözcük, belirli bir zaman diliminde kullanılıyorsa o sözcük zaten "var"dır. Hele ki bu şiir için bence hiç tartışılamaz bir durumdur.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 09.03.2017

    kaşın-tı gibi mi? a.y.a. kıs kıs kısss

  • Ç.

    Ç. 09.03.2017

    Arif Yavuz Aksoy arkadaşıma yorumunuzu ve selamınızı ilettim. Kendisi yorumunuza yanıt verirse güzel olur. Ben yorumunu paylaşıp paylaşmayacağımı sordum. Kendisinin böyle bir isteği bulunmuyordu. Benim zorlamam oldu. Şımartıyı detaylı bir şekilde açıklamışsınız. "Kedice bir ego, kedice bir şımartı sanırlar değil mi?" Şımartı sözcüğü şımarmaktan mı gelmiş yoksa şımartmaktan mı gelmiş sorusu aklımı kurcaladı.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 09.03.2017

    sevgili ç, arkadaşına benden selam söyle. sadece şu örnekleri ver: bun-(a)l-mak --- bun-(a)l-t-mak --- bunaltı! dar-(a)l-mak --- dar-(a)l-t-mak --- daraltı! çök-(e)l-mek --- çök-(e)l-t-mek --- çökelti! şımar-mak --- şımart-mak --- şımartı! fark var mı? var. ama buradaki ikinci kurallı türetme ile fark yok. sayın demirtürk neoloji yapmamış yani. ha velev ki neoloji olsaydı... yine de değişmezdi. şiir belki de yeni kelime türetmenin ve neoloji yaratmanın en güzel zeminidir. benim bildiğim dillerin edebiyatında hep böyledir en azından. bi de arkadaşına söyle, madem böyle bi sözcük yok diye şiiri okumayı kesmiş, o zaman ekonomimizin buhrana girdiğinden de haberi yoktur. ne de olsa buhran da gayet "uyduruk" bi kelime. sorsun bi arap'a... suratına bön bön bakmazsa o arap da arkadaşın bana gelsin. kaydedeyim bu müthiş olayı. a.y.a. buhransss, afakansss ve fekat a.y.a. yine de şımartılardasss

  • Ç.

    Ç. 09.03.2017

    Şiiri okuduğumda şımartı sözcüğü dikkatimi çekmemişti. Dil konusunda dikkatli biri de değilimdir. Okuması için şiirinizin linkini arkadaşıma göndermiştim. Şımartı sözcüğü onun dikkatini çekmiş. Beni de dil konusunda çok eleştirir. Nişanyan'a ve TDK'ya baktım. Şımartı sözcüğünü bulamadım. Kendisinin siteye yorum yazmasını istedim yazmak istemeyince de yorumunu paylaşıp paylaşamayacağımı sordum. Kabul edince de paylaştım. Yorum arkadaşıma ait. Sizin yorumunuzu da ona ilettim. Yorum yazmasını istedim. Yorum yazıp yazmayacağına kendisi karar verir. Yorumunuz hakkında ne düşünüyor bilemiyorum. Benim şımartı sözcüğünün olmadığı düşüncem değişmedi. Arif Yavuz Aksoy bu konuda yorumda bulunursa iyi olur. Şiir yazana yeni sözcük üretme olanağı verir yorumunuza da şiir hakim olmadığım bir alan olduğu için yorumda bulunamayacağım. Cevabınız için ben teşekkür ederim. Benden de size saygılar.

  • Mete Demirtürk

    Mete Demirtürk 09.03.2017

    Aziz Ç. ilginize teşekkür ederim. O sözcük var ve kullanılır. Yanıtım sizi tatmin etmiyorsa, sevgili a.y.a. bir altın vuruş yapar, sorun kalmaz. Gerçi işin çok önemli başka bir tarafı var. Şiir, yazana sonsuz olanaklar verir. Çünkü şiir, bir bakıma dili yeniden yaratmaktır. Yorumlamaktır. Ve hattâ sözcük üretmektir. Saygılar...

  • Ç.

    Ç. 07.03.2017

    Bir arkadaşıma şiirinizi gönderdim. "Şiirde şımartı yazılmış, olmayan bir kelime kullanılmış, yazıyı ciddiye alamadım" yorumunda bulundu. Ben de arkadaşıma yorumunu İnsan Bu'da paylaşabilir miyim diye sordum. Olumlu cevap verdiği için arkadaşımın yorumunu sizinle paylaşıyorum.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.