Madlen ve Yesenin

Madlen ve Yesenin

sabahtı Madlen

aşkımıza benzemiyordu barbarların bizden çaldığı
ıssızlığın sarıp sarmaladığı içi tıka basa sokak

evimize benzemiyordu…

kaç çeşit kan izi vardı taşlarında

kaç çeşit çağ yıkıldı ve

bir o kadar hayatta kalınmışlık

bilmem kaç derin acıyla soldu gülün gölgeleri duvarlarında…

sabahtı

işgalci bir sus kuşatmıştı zamanı

anıtların yüzlerinde abartılı ciddiyet, sanki bir yere gitmeye hazır

giden kalan meselesi değildi bu sefer

zamansız bakıyorlardı lekeli güne…

 

şairin yaşamı kamusal

kanda dağılan dizeleri, us ve çelikten yapılmış sarmal

intiharı kırık testinin diyalektiği
kafesinde debelenen yüreğinin üç günlük kelebeği
eve dönmelisin diyordu içindeki larva

birbirine değmeyen labirentleri vardı hayatının…

maksimum birlik ve istikrar adına korunan ve akan zaman
ben seni beklerken büyümedim Madlen
kalma hakkımı kullandım çocukluğumun karanfil bahçelerinde…
 

Borovitski Tepesi’nden bakıyorum da şehre
ben sadece bu uçurum kadardım
Moskova’da
mutluluğu beyaz gölgelerde sunan ölümcül kış

gövdende üşüyen adamdım, karın kokusuna bulanmış…
ihtilale ne kadar da benziyordun, sonrasız soğukların ortasında

 

o yaz akşamında ucu açık bir anıydın

anlamadım gözlerinin niyetini

Ryazan’dan ne varsa önüne katarak akan Volga’da yükselirken sular
tutuyordum hiç tanımadığım bir güzün ellerinden

belki de bitmemişti yaz…

 

çok biriktik birbirine karşıt iki ıssızlığın içinde

nereye gitsek bir kuytuluğa çıkıyordu sonsuzluk

usulca rüyama eğilip

kişneyen atlar bıraktın

yüzüm çatlamış toprak

aynı ağız içine bir gökkuşağı ve damarı titreyen yaprak

güzle birlikte gittin

ecelin gözlerinden ırak

aşağılanan zamanı

bir görebilseydin…


yarasaları salıyorum gecenin mağarasından
Yesenin‘in çığlığına çarpıyor duyargaları
taylarını salıyorum içimin
delice sana koşan…
üşüyen sorular bırakıyorum şehrin sokaklarına:
"neden gittin"…

ecelin gözlerinden ırak

aşağılanan zamanı

ah bir görebilseydin…

 

Josef Kılçıksız

Ocak 2018

Fransa


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Nevzat Oğuz

    Nevzat Oğuz 15.01.2018

    Bilincine, yüreğine sağlık kıymetli dostum, can şairim...

  • editör

    editör 06.01.2018

    Takma isimle yorum yazmak bazılarına pek eğlenceli gelebilir. Bazen bu yorumlar bizi bile keyiflendiriyor. Ama komplikasyonları ciddi ve baş ağrıtıcı. Editörler olarak neler çektiğimizi takma isim sahiplerine de biraz yaşatmak için bazen takma isimli polemikçilerin artarda yorumlarını yayımlıyoruz. Bu takma isimler insanı paranoid ediyor. Dostlarından, ya da tanıdıklarından şüphe eder hale getiriyor. Bu kimdir, bu kim olabilir sorusu bazen ummadığınız kadar enerjimizi alıyor hatta vaktimizi alıyor. Onlar saklı isimleri arkasında kıh kıh gülerken biz okurlarımızın arkadaşlarımızın adlarını tek tek sıralıyor, acaba o mu bu mu, diyerek birçok günahsız insana kin bilemeye, hatta arkasından küfür etmeye başlıyoruz. Nadiren biz de bazen bu tartışmalara takma isimle girdiğimiz bile oluyor. Ama bunun editörlerin baş ağrısı ve bir çeşit internet p...luğu olduğunu da herkesin bilmesi gerek. Bu kimseye özel bir suçlama ve kin ifadesi değildir.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 06.01.2018

    allahtan bazi akrabalarim ve arkadaslarim siteyi takip ediyolar da bana haber ettiler. editor takma adla kimseye bulasmayin demis. zeki senocak takma adiyla bana sahsen bulasilmasina ise onay vermis. bu isler boyledir. sayin senocak, karninizin agrisi gecmemis zaar. ben kucuk iktidar alanlariniz icin aydinlikci stayla (sizin usul) mucadele etmiycigm demistim. kendiniz gibi vasat, kendiniz gibi haset, kendiniz gibi kifayetsiz ve kendiniz gibi intik-am pesinde sanmayin beni. siirsevmez demissiniz bi de bana. alin size siirle cevap: yagdi yagmur, cakti simsek, sen de mi kriminolog oldun be essogluessek -/-/-/ adimi anmaya cesaret eden iri kiyimlara sesleniyorum burdan. ben sizden daha iriyim. kalibinizi ta aha burlardan, hasretle severim. a.y.a. mucuksss ve sucuksss :p

  • Zeki Şenocak

    Zeki Şenocak 06.01.2018

    Yazıdan karakter tahlilinde üstüme yoktur. Salih İlmitok, Arif Yavuz Aksoy'dur. Kalıbımı basarım.Siteden intikam için şiirsevmez kişiliğiyle harekete geçmiş. İyi akşamlar.

  • Salih İlimok

    Salih İlimok 05.01.2018

    Pek saygıdeğer editörüm, Josef Hasek Çek bir satranç ustasıdır. Çek bir yoğurtlu iskender değildir. Mesela ilk cümlede kelime oyunu yoktur. İkinci cümlede ise ucuz yollu bir kelime oyunu mevcuttur. Bu nedenle benim ilk yorumumdaki şey sataşma değildir. "Ucuz kelime oyunu" kategorisine alınsa ben alınmam. Benim bildiğim, soyadı Kılçıksız olan bir insan vardı. Can Mişel! Tıp fakültesini bitirmiştir herhalde. Ama onun josefliği yoktu. Josef bey ağabeyi ya da amcası ise ayrıca özür dilerim. Ben sadece şiirden anlamayan bir insan evladıyım. Durumumu ifade etmeye çalışmıştım. Gelelim adıma. O da Şakir Hacıoğlu'na Hacı Şakir'in torunu diye takılan bir yorumcunuzdan esinlenip yaptığım başka bir ucuz yollu kelime oyunudur. Hacı Şakir olursa Komili olmaz mı? Halis'inden olur hem de! Saygılar (maalesef manzum olmayarak)

  • editör

    editör 05.01.2018

    Bildiğim kadarıyla Josef Kılçıksız gerçek bir ad. Ama İlimok öyle durmuyor :) Üstelik "kılçıksız" mış falan diyerek bir sataşmada da bulunmuşsunuz.. Hatırlatayım, takma isimle sataşmama kuralı, takma isimle polemik sürdürmeme kaidesi :) Gülücük koyuyorum ama, bu kurallar ciddidir.

  • Salih İlimok

    Salih İlimok 05.01.2018

    Aziz ve muhterem editörüm, velev ki benim Salih İlimok ismim takma olsun; Josef Kılçıksız çok mu "takmama" bir addır? Yoksa eskilerin mahlas dediklerinden midir Giuseppe Bey'in etiketi? Ben de "her görüş"ün en azından bir kanadını temsil ederim sanırım. Çağrışım, sezgi ve bilgi süreçleri aynı anda tetiklenemez fikrindeyim. Hele ki sezgi ve bilgi asla aynı anda tetiklenemese gerek. "Karanlık anlam alanları" demiş Beniyamin'in ağabeyi. Anlam ve obskürite... Allah allah! Ezoterizme mi bağlayacağız ki? Ben cehaletimle başbaşa oturup "Hicran, yine mi hicran bu aşkın sonu, söyle" şarkısını terennüm edeyim iyisi mi. Bu ucuz meyhanede bunu en azından unutmamışlar. Hem benim gibi "kitsch" tüketici için şiir yerine de geçer. Yüce Gök, sizleri aşkın da değil, öte ve dahi öteden de öte sanatsal üretimlerinizle kutsasın. Tanrımıza hamdolsun. Milletimiz varolsun. Afiyet olsun!

  • editör

    editör 05.01.2018

    Salih bey herhalde takma isimli bir yorumcumuz. Elbette her görüş değerlidir. Fakat internet ortamında yazıp çizeceksek, biz, değerli Josef Kılçıksız'ın yaptığı gibi yorumlara cevap verme çabasını yeğleriz. Doğru olan budur bize göre. Tabii onun da bir sınırı var. Yazar ve şairlerimizin her yoruma cevap yetiştirmek için kendilerini sıkmasını da istemeyiz. Gönüllerinden geldikçe... Şiire ve her görüşe saygıyla, herkese sevgiyle...

  • Josef Kılçıksız

    Josef Kılçıksız 05.01.2018

    Sözcüklerimin kendi boşluklarını şiire taşırken karanlık anlam alanları oluşturduklarının farkındayım. Fakat okurun çağrışım, sezgi ve bilgi süreçlerini tetiklemelerini bekliyorum. Bu arada Yusuf Bey "aşkın üretimin" ruhuna uygun bir hitap şekli olsa gerek ama ben ne Yusuf Bey'i tanıyorum ne de aşkınlığın şiirdeki karşılığını... Salih Bey'e saygılar, sevgiler.

  • Salih İlimok

    Salih İlimok 05.01.2018

    Çok aşkın bir üretim olsa gerek. Ben hiçbir şey anlayamadım. İyi şiir nasıl oluyor onu da tam çözebilmiş değilim. Hayırlısı artık. Yazanın ellerine, yayınlayanın gözlerine sağlık. Gerçi Yusuf Bey kılçıksızdı. Göze, genze, ele batmamış olabilir. :) Hacı Şakir'e selam.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.