“Solcular çok konuşur, iş yapmaz” Kalıbını Düzce’de Çat Diye Kırdılar

“Solcular çok konuşur, iş yapmaz” Kalıbını Düzce’de Çat Diye Kırdılar

İnsan BU: Pek çoğumuz yanı başımızdaki değerleri fark etmeyiz. Fark etsek de gerçek önemini takdir edemeyiz. Ancak “büyük bir merci” onu gösterince asıl kıymetini anlarız.

İşte Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın 21.12.2017 tarihli haberi:  

 

Depremzedenin ‘Umut’u sosyal konut Oscar’ı adayı

Düzce depreminde evsiz kalan düşük gelirli 234 ailenin 15 yıllık mücadelesi, ödüllü bir konut projesine dönüştü. ‘Umut Evleri’ projesi, sosyal konut projelerinin Oscar’ı sayılan Birleşmiş Milletler Habitat Ödülleri’nin 10 finalistinden biri oldu.

“Bizler önce sağlıklı, güvenli ve ucuz konut yapılabileceğini hayal ettik. Sonra haklarımızı öğrendik. Ankara’ya yürüdük. Emeğimize değdi mi? Bugüne kadar dar gelirlilere nasıl bir konutta ve mahallede oturmak istediğini kimse sormamıştı. Fikrimizin alındığı, içindeki malzeme dahil, evimizin nasıl yapılacağına dair bilgilerin verildiği bir çalışmayı sergiledik. Evet, emeğimize değdi.”

Bu sözler, Düzce Evsiz Depremzedeler Dayanışma Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Sami Kılıç’a ait... Düzce’de, 12 Kasım 1999’da 710 kişinin can verdiği depremde evi yıkılan 67 yaşındaki Kılıç, 234 kiracı depremzede aileyle birlikte kooperatifi kurdu. Ankara’ya yaptıkları yürüyüş, 270 günlük oturma eylemi ve 15 yıllık mücadele sonunda 3 yıl önce TOKİ’yi ikna ettiler.

Kooperatife Düzce Beyköy’deki 41 dönümlük arazi tahsis edildi. Gönüllü mimar ve mühendisler ailelerle görüşüp nasıl bir konutta, apartmanda ve hangi komşularla yan yana yaşamak istediklerini belirledi. Adını ‘Düzce Umut Evleri’ koydular. İçinde fırın, kreş, mescit ve parkın olacağı Umut Evleri’nin inşaatına 2015’te başlandı. Bu hafta inşaatı tamamlamak üzere geçen hafta kredi için başvurdukları TOKİ’den haber beklenirken, Singapur’dan müjde geldi. Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Habitat Örgütü, sosyal konut Oscar’ı sayılan Habitat Ödülleri’nin 10 finalistinden biri olarak Düzce Umut Evleri’ni seçti.

Düzce, 19 Ağustos’taki Marmara Depremi’nden birkaç ay sonra, 12 Kasım’da yerle bir oldu. O tarihte İstanbul’da yaşayan Hukukçu Erbay Yucak ve bir grup arkadaşı deprem bölgesinde arama kurtarma ve dayanışma çalışması yürüttü. Depremzedelerin katılımıyla ‘Dayanışma Gönüllüleri’ adını alan topluluk İzmit, Gölcük ve Düzce’de depremzede derneklerinin kurulmasına önayak oldu. Evi yıkılan şehirli mülk sahipleri için konut tahsis edilirken, köylülere kredi veriliyordu.

Düzceli kiracılar 2003’te Ankara’ya yaptıkları yürüyüş ve oturma eylemi ile yıllar boyu devam edecek bir mücadeleye koyuldular. Aynı yıl bir kooperatif kuran kiracılar, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun tanıdığı hakka dayanarak, arsa istedi. TOKİ’nin verdiği arsalar usulsüz şekilde dağıtılınca aileler 2005 yılında dava açtı. Dava dokuz yıl sonra bitti ve TOKİ, kiracılara on yıl taksitle 2 milyon 250 bin TL karşılığında Beyköy’deki araziyi verdi. Aileler İstanbul Teknik, Yıldız Teknik ve Mimar Sinan üniversitelerindeki mimar ve mühendislere çağrıda bulundu. ‘Düzce Umut Atölyesi’ni kuran 85 akademisyen ve uzman Düzce’de sekiz ay çalıştı. Yedi büyük toplantıda ailelerle derinlemesine mülakat yapıldı. Aileler mülakatlar sonucunda legolarla nasıl bir ev ve apartmanda yaşamak, hangi komşularla yan yana olmak istediğine karar verdi ve inşaat için kollar sıvandı.

KREDİ BEKLERKEN ÖDÜL GELDİ

Düzce Umut Evleri’nin üyeleri inşaatı bitirmek için 12 bankaya başvurdu. Ancak bankalar dar gelirlilerin 12 milyon TL’lik krediyi ödemeyeceğine kanaat getirerek talebi geri çevirdi. Aileler de kredi için geçen hafta TOKİ’ye başvurdu. TOKİ’den haber beklenirken proje, BM’ye bağlı Habitat Örgütü’nün 1985 yılından beri verdiği ödülün on finalistinden biri seçildi. Diğer dokuz proje tamamlanmış olduğu halde Umut Evleri henüz inşaat aşamasında ödüle layık görüldü. Bu ödülü Türkiye’de yalnızca Ankara’daki Batıkent projesi alabilmişti.

Sami Kılıç - Kooperatif Başkanı

AYDA BİR GÜN İNŞAATTA ÇALIŞIYORLAR

Bugün, 234 aile malzeme alımından inşaat firmasının seçimine kadar her aşamada birlikte karar verip işleri denetliyor. Kooperatife üye olmak için kendilerine ait ev ya da arazinin bulunmaması, yıllık gelirinin 38 bin TL’yi geçmemesi gerekiyor. Her biri ayda bir gün inşaatta çalışıyor.

Konutların yanı sıra bir sosyal merkez inşa ediliyor. Merkezde gelir getirici üretim yapılması düşünülüyor. Örneğin, şimdiden kiralanan tarlada buğday ekiliyor. Ekilen buğdayla sağlıklı ekmek üretilip satılacak. Sağlık biriminden kreşe, ahşap mescitten soğuk hava deposuna kadar her ayrıntı düşünülmüş. İnşaatta çalışan işçilerin maaş ve sigortaları ile iş sağlığı ve iş güvenliği koşulları da denetleniyor.

KOOPERATİFÇİLER NE DİYOR?

Safiye Alkaya: Kaç oda istediğimizi, salonun nerede, yatak odasının nerede olduğunu, karton parçalarıyla biz seçtik. Komşularımı kendimiz belirledik. Nasıl temel atıldığını gözlerimizle gördük. Ellerimizle çalıştık.

Dursun Altuntaş: 17 sene sürdü. Konut hakkımızı almak bu kadar uzun sürmemeliydi. Diyorsun ki, dar gelirli olmak zorundasın. Bu insanlar zaten kira ödüyor. Nasıl ev yapacak? TOKİ’nin artık bizi bekletmemesi lazım. Bu saatten sonra Habitat’a mahcup olmamak için bir sene içinde inşaatı bitireceğiz.

Oktay Sağ: Kâr ve rant yok. Müteahhit bir şey göstermiyor bize. Herkes kendi evinde çalışıyor. Elektrik tesisatını Dursun Altuntaş yapıyor, biz boru çekiyoruz. Ablalarımız yemeği hazırlıyor.

Bedriye Kara: Çabalarımız boşa gitmedi. Bugüne kadar ödüllendirilmedik. Bu ödülü Türkiye’den almak isterdik. Bu biraz burukluk yarattı bende. Kendi

VATANIMIZDA NİYE SAHİP ÇIKILMADI?

Sıdıka Özbakır: Depremden sonra arkadaşlara sorduk, adını ‘Ne koyalım?’ dedik. Umut Evleri oldu. Çünkü umudumuz vardı. Ama bu kadar uzun süreceğini düşünmemiştim. İki yıl sürer dedim, bugüne geldi. Pişman mıyım? Asla. Çok iyi ve çok yürekli insanların olduğunu bu sayede öğrendim.

AÇIKLAMA: Devlet, depremde evi yıkılan mülk sahiplerine yeni evler yaptı ve çok düşük ücretlerle mağdur ev sahipleri yeni evlerine kavuştu. Ancak evi yıkılan kiracılara bu hak tanınmamıştı. Bu proje daha çok onları kapsıyor (Kaan Arslanoğlu) 

Proje ve Çalışmaların Öncüsü Erbay Yucak

“Solcular laf yapar iş yapmaz” lafını (ki haklıdır büyük ölçüde) Türkiye ölçüsünde boşa çıkaran öncülerden biri işte bu Erbay Yucak’tır. Kurduğu 1 Umut Derneği ile başta depremzedelerin konut sorunu ve benzeri sorunlarla ilgili, ayrıca iş kazaları mağdurlarıyla ilgili muazzam önemde çalışmaları başlattı ve bu çalışmalar halen ülke ölçeğinde sürmekte.

Konuyla ilgili daha önce bir haber de yapmıştık:

http://www.insanbu.com/eski/a_haber5a26.html?nosu=1173

Konuyla ilgili Burası Düzce Gazetesi’nde çıkan bir haber:

http://www.burasiduzce.com/haber-detay.asp?id=41806&duzce_umut_evleri_dunyanin_en_onemli_10_projesi_arasinda#.WkyOz1Vl_IV

Projenin asıl kaynağı olan atölyenin web sitesinde de daha ayrıntılı bilgiler bulmak mümkün:

https://duzceumutatolyesi.wordpress.com/

Başka bir haber kaynağında (beyond.istanbul) şöyle deniyor: Türkiye’nin ilk kiracı hareketi Düzceli Evsiz Depremzedeler Kooperatifi’nin 15 yıllık hak arama süreci sonunda inşa edilen Düzce Umut Evleri, 2017 Dünya Habitat Ödülleri’nin 10 finalisti arasında yer aldı. Proje, 1986 yılında finale kalarak ödül almaya hak kazanan Ankara Batıkent projesinden sonra Türkiye’den finale kalan tek proje oldu.

Olgunun teknik ayrıntılarını merak edenler aynı siteye girebilirler:

https://beyond.istanbul/d%C3%BCzce-umut-evleri-2017-d%C3%BCnya-habitat-%C3%B6d%C3%BClleri-finalistleri-aras%C4%B1nda-9623027f95a4

PROJE VE ÇALIŞMALARIN İSİMSİZ KAHRAMANLARI…

İsimlerini sonunda bulduk :)  Düzce Depremzedeler Derneği Başkanı Ayşegül Şenol Can ve bu büyük çabanın kafa-kol emekçileri, soldan sağa Dursun Altuntaş, Şener Altundal, Osman Turna. İşe ciddi emek veren başkaları da var, ama hepsini sayamayacağız, kusurumuza bakmayın.

Ortaya çıkan ve çıkacak olan bu güzel tablonun emektarlarından biri daha. Mahir Sezer.. 1978-2016.. Saygıyla anıyoruz.

Kaan Arslanoğlu


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Süleyman Sırrı Kazdal

    Süleyman Sırrı Kazdal 06.01.2018

    gerçekten de solcular içinde de işini iyi yapan insanlar var.bizim solcular genelde kalın kalın turuncu kitapları okuyarak hayaller dünyasına dalarlar ve yüce tanrım,ne olur yarın sabah devrim olsun,her şey güllük gülistanlık olsun,biz de kıçımızı fazla sıkıştırmayalım,diye sayıklarlar.ama işte bir grup güzel insan bu işlerin nasıl olduğunu ve umutların nasıl da yeşertildiğini bize gösterdiler.bunlar hayalci değil,çalışkan ve dürüst insanlar.hayata gerçeklik gözlüğüyle bakan üst düzey işçiler.yalnız sorun şu.dikkat edin bütün bu işleri 15 yılda başarabilmişler.nasıl bir ülke,nasıl bir coğrafya bu? 15 yıl bir insanın çeyrek ömrü yahu.yuh!

  • Mete Demirtürk

    Mete Demirtürk 06.01.2018

    Bu bir roman, bir öykü, bir film değil. Mis gibi gerçek bir yaşam. İnanç(umut), sabır ve muhteşem emeğin zaferi. Katkı sunan herkesin elleri öpülesi. Varlıklarıyla umut ve direnme gücü veriyorlar. Karanlığı paçavra ediyorlar. İri iri sözler yerine, bir yerlerden başlamanın harika örneği. En çok bu yönünü seviyorum editörün, bir kere daha dolaysız konuşuyor. Bana bir ders. Sizleri bilemem. Saygılar...

  • editör

    editör 06.01.2018

    Bu haberimiz önce yalan haber sayıldı. Hiç solcular iş yapar mıydı, konuşmak dururken. Hem de böyle dünyaya örnek, 18 yıllık sabırlı bir iş.. Sonra ciddi olduğu anlaşılınca, özellikle sol kesimde büyük paniğe yol açtı. Ya onlardan da böyle işler beklenirse.. Bu sol için çok kötü bir örnek olmuştu... ŞAKA TABİİİ. Buraya kadar dediklerimiz tamamen şaka. Ama yarısı da ciddi.. :)

  • İlknur Arslanoğlu

    İlknur Arslanoğlu 04.01.2018

    Her 12 Kasım'da Anıtpark meydanında soğuk akşamda tüten aşure kazanının dumanları. Hepimize kepçe kepçe servis eden anaç kadınların içimizi ısıtan gülüşleri... Sevgili Ayşegül’ün her seferinde dinlemekten hoşlandığım konuşması... Grup grup sohbet eden dost yüzler... Bölük pörçük bilgi edindiğim Umut evleri mücadelesinin hikayesi... Genelde uzaktan gördüğüm, bir oturup sohbet etsek de, deneyimleri diyabet derneğimize esin olsa dediğim Erbay bey... Bu haberle parçalar birleşti...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.