Seçim Değerlendirmesi ve Özeleştirim...

Seçim Değerlendirmesi ve Özeleştirim...

"Komünist Başkan" ile ilgili EK bu yazının sonunda

BEYNİMİN SAĞ LOBU SEVİNÇLİ, SOL LOBU HÂLÂ KUKUMAV KUŞU GİBİ… 12 Eylül Anayasası referandumundan bu yana ilk kez bu seçimde muhalefeti desteklemedim, koskoca AKP üç büyük belediyeyi kaybetti. :) Bir de AKP’li olursam o zaman seyredin gümbürtüyü… Tepetaklak giderler…

Başkanlık kazanan CHP’li adayları kutlarım. Reis ve AKP umarım bundan sonra daha az saldırgan konuşur, daha dengeli davranır. Onlara küçük de olsa bir ders verilmesi sevindirici.

Seçimle ilgili tahminlerimin büyük ölçüde tutması şahsen beni mutlu eder gibi oldu. 11 Mart’ta yazdığım “İçinizi Ferah Tutun, CHP kazanacak, kesin garanti” yazımın linkini aşağıda vereceğim.

Lakin önerdiğim siyasi çizgi iflas etti. Özeleştiri veriyorum. HDP ile kolkola dolaşan partinizden (HDCHP) ayrılın demiştim CHP’li dostlara. Artık bu birkaç yıl gündeme bile gelmez.

Yanıldığım başka birçok şey var. Örneğin biri, geçen referandumun ve sonrasındaki başkanlık seçiminin vicdanen meşru olmadığı iddiamdı. Hatta Kılıçdar’ı ve CHP yöneticilerini bu konuda ağır suçlamıştım. Eğer İmamoğlu’na son bir katakulli yapılmazsa o iddiam da geçersizmiş. Seçimler CHP’lilerin de kabul ettiği gibi gayet meşru sonuçlar çıkarıyormuş. Herkese haksızlık etmişim.

Yanıldığım başka noktalar da şunlar:

Amerikan işbirlikçiliği ve hatta ajanlığı suçlamalarım. AKP zaten Amerikan sisteminin baş uygulayıcısı da… Muhalefeti tabandan tepeye ABD’ci olmakla suçluyordum. Yine öyle olabilirler. Ama bunun büyük siyasette hiçbir önemi yokmuş. En yakın dostlarımız bile böyle “abartılı” iddialara pabuç bırakmıyorlar.

“HDP-PKK katliamcı ve solu bitiren bir çizgi izliyorlar. CHP başta olmak üzere sol taban AKP’ye karşı başarı için bu çizgiye kucak açıyorlar” diyordum. Böyle şeylere de takmamak gerek. HDP, CHP’nin içine girdi… Ne yapalım, girdiyse girdi. Yeni Atatürkçülük de böyle bir şey.

Çok daha önemlisi yok sosyalizmdi, yok gerçekler ve doğruluktu, halkçılıktı... Çok iyi bildiğim ama kendime söz geçiremediğim gibi böyle savlar insanın kendini kasacağı şeyler değil. Öyle pirim yapmaz şeylerde ne kadar ısrar ederseniz o kadar yalnızlaşır, güçsüzleşirsiniz. Siyasette de yazarlıkta da bunların hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Ha pu bağa ders olsun!

Varsa az buçuk doğrunuz, popüler çizgiler üstünden, önce bol alkış alıp, arada onları kabul ettirmeye çalışacaksınız. Kendime diyom. Siz zaten öyle yapıyorsunuz. Onu da kabul etmezlerse, başlarım doğrulara, diyeceksiniz… İşinizi bileceksiniz.

Anı yaşamak ve başarının kıymetini bilmek lazım. 17 yıldır bu iktidara karşı olup elden geldiğince direnen şahsımın son atakta payı pek bulunmasa da keyfini paylaşması lazım. Bakın mesela, bu iktidara bir dönem arka çıkmış çok çeşitli kesimlerden gruplar göbek atarken, sen niye “ama… şunlara da dikkat etmek lazım” diyerekten tatsızlık yaşayasın.

Haaa… Kukumav kuşu gibi duran sol beyin lobum neden iflah olmuyor. Çünkü yine şunu görüyor. Daha önce de defalarca belirttiği gibi: Bunlar Millet İttifakı – Cumhur İttifakı… Tezgahı kurmuşlar. Sistemi ve pasta paylaşımını birlikte götürüyorlar diyordum. Belki bu da saçmasapan bir tez. Fakat aksi gibi öngörülerim de hep tutuyor. Netekim: Bunlar belediyelerde daha büyük ranta kavuşacaklar. Kılıçdaroğlu ve ekibi yerini daha da sağlamlaştıracak. Seçim de yok zaten. 2023’e kadar birlikte iktidarı sürdürecekler. Yarın seçim olsa zaten yine Reis alacak.

Ama olsun. Biz bardağın dolu tarafına bakalım. Kapitalizm, emperyalizm boş verin. Belki laiklik daha az saldırıya uğrayacak. Yaşam biçimlerimize muhtemelen daha az karışılacak. Dinci, milliyetçi, ayrılıkçı, terörcü, Atatürkçü, Marksist… Hep birlikte mutlu mesut yaşayacağız.

Belki bundan sonra hep bahar! Belki gerçekten haklılar.

Sonuçta herkes kazandı. Herkes iktidarda. Tuzu kuruları kast ediyorum. Olaya böyle bakalım.

Kaan Arslanoğlu

İçinizi Ferah Tutun, CHP kazanacak, kesin garanti: http://www.insanbu.com/Deneme-Haberleri/755-terapi-odasi-10-rahat-olun-chp-kazanacak-garanti-  

4.4.2019 tarihli EK: 

 

KOMÜNİST BAŞKANI İÇTENLİKLE KUTLARIM… Da.. komünistlik nedir, biraz sorgulayalım…

Adam hem sevimli, hem de iş yapıyor. Evet, her şeyden önce herkesin nasıl ve ne iş yaptığına bakmak gerek. Bu seçim kazanımı aynı zamanda iyi iş yapanın ödüllendirilmesi anlamında değerli.

HDP onu tehdit etti. O diyarda bu tehdide pabuç bırakmamak çok değerli. İstanbul’dan atıp tutmak kadar kolay değil. PKK’nın binlerce cinayet işlediği yer.

Ha, bakın şimdi “komünistlik nedir” sorgulamaya başlayalım. Bu tehdidin haberini iktidar medyası yaptı, sol medya yapmadı. Hatta “komünist” medya bile üstünde durmadı. Ülkemize özgü tuhaf komünistlik…

Ve yine kural değişmedi: “Komünist” bir başarı işçi sınıfından gelmedi. Yine köylü, esnaf ve küçük burjuvaziden geldi. Dünya çapında bu hep böyle oluyor. Ve buna bizim aymaz Marksistler şaşırmaya devam ediyor.

Öte yandan Maçoğlu aslında TKP’den farklı bir çizgide ve farklı bir harekete yakın. Hadi bunu geçelim, ama daha önemlisi bu çizgi yine de HDP’yi “dost” olarak gören bir çizgi. TKP gibi. İşte orada “komünizm” konusunda kuşku artıyor.

Gerçek komünist yayıncılığı ise komünist yayın organları değil, orada burada birkaç kişi yapıyor. Burada tek başıma ben yapıyorum. Marksist ve komünist olmadığım halde. En yakın dostlarım bile popülizm peşinde.

Ama artık şiştim, bunaldım, sıkıldım bu denyolukla uğraşmaktan. Artık boğuldum. Artık bu sahte komünistlikten de ve bilhassa çakma Atatürkçü AK-CHP vasatından da gına getirdim.

İnşaat mafyasından, şehir talancılarından “sol” lider neşesi yaratmaya çalışıyor bu ortam. AKP sosyal medyasına giriyorum, sonra bizim tarafa bakıyorum… Düzey aynı…

Kimin eli kimin cebinde, kim ne yapmış, ne yapıyor, hangi sermaye ilişkileri, hangi üst oligarşik düzenlemeler siyasete yön veriyor… Kimsenin aldırdığı yok. Mıç kısmettten çıkmış her millet her şehirden geliyor… O taraf ezan derdinde… Bu taraf İzmir Marşı… Çakma sol semboller… Yendik.. Karşı tarafa çaktık… Aslında yiyiciler malı birlikte götürüyor. Çıkarlar, ilişkiler, sosyal sınıf ayrımı… ayan beyan ortada. Bir ben mi yazacağım bunları?

İmamoğlu’nun Kuran okuması dert oluyor da bazılarına, asıl mesele olan Beylikdüzü’nde betonla, yeşille, inşaat canavarı ile arası nasıldı… Dert eden yok… Sözde bunlar Marksist, şucu, bucu…

Eğlence var mı? Orası var. Mizah var… Eh işte idare edecek kadar… O da iyi hiç değilse…

SÖZÜN ÖZÜ: Keşke herkes Maçoğlu’nun çeyreği kadar “sol” iş yapsa, her şey düzelir…

Not: Face sayfamızdaki bu yazıma birçok yorumcunun ortak tepkilerinden biri de şuydu. Maçoğlu’nun başarısını TKP’ye mal etmemek lazım. Ve bir de ne yazık ki şu: Maçoğlu, Ovacık’ta güzel bir iş başlatmış, ama bu kurumlaşmamış. Ovacık’ta seçimi TKP adayı değil, CHP’li aldı. Demek ki halk da olguyu kişisel bir başarı gibi görmüş. Başka bir iflah olmaz hastalık da şu ki: Maçoğlu’nun yaptıklarını dışta tutarak söyleyebiliriz; komünistler de iş değil, gösteri toplumunun parçası. Aldıkları genel yüzde 0.16 oyla hala kendilerini dev aynasında göstermeye çalışıyor, büyük büyük iddialı sözler edebiliyorlar. Az oy almak suç değil… Çalıştık, oy alamadık, dersin. On yıllarca onlarca seçimde yüzde yarıma bile yaklaşama, ama şişinmeye devam et.. Bu hastalıklı bir tutum ve bu hastalık iyileşmiyor…

Kaan Arslanoğlu


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 04.04.2019

    Seçimlerden sonra çılgınlar gibi Maçoğlu paylaşımları yapıp "Yaşasın memlekete Gomünizm geldi" diyerek sevinenlerin gerçekte ne demek istedikleri Maçoğlunun Kürdistan hakkındaki demecinin ardından netleşti çok şükür. Çünkü çok kişi bir yerel seçim sonucuna neden bu kadar sevinildiğini anlayamıyordu. Bu sonsuz sevinç yaşayan arkadaşlara soralım. Bahçeli'nin federasyon söylemleri de ne kadar garip bir zamanda geldi dii mi? Tesadüf işte. Ya da takdiri ilahi. E hadi bakalım. Komünist maskesinin ardında sakladığınız mikromilliyetçiliğiniz de bir nevi resmi makamlarca onaylanmış gibi oldu. Artık bundan sonra hedef 2023 ü sizlerin de büyük bir inanç ve mutlulukla söylemlerinize eklemenizi bekliyorum. Her ne kadar fulfix yalancı ve iki yüzlü olduğunuzu bilsem de. (B.Õ.)

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 03.04.2019

    İmamoğlu'nun Anıtkabire gitmek ve özel defteri imzalamak suretiyle resmi ideoloji açısından "artizlik" suçunu işlediği ne yazık ki sabit olmuştur. Bu durumda adama "Sen kimsin lan! Kimsin seen!" derler illaki. Belli olmaz, önümüzdeki günlerde İstanbul'un el değiştirdiğini bile görebiliriz diye düşünüyorum. (B.Ö.)

  • Akif Akalın

    Akif Akalın 02.04.2019

    Hocam sanki bu yazıyı yazmakta aceleci davranmışsın. Kesin sonuçları bekleyelim.

  • ahmet cemal çobandede

    ahmet cemal çobandede 02.04.2019

    SEVİNÇTEN AĞLIYORUM O HALDE VARIM VE YAŞIYORUM

  • yusuf bodur

    yusuf bodur 02.04.2019

    Göğsümüzü gere gere komünistim diyebildiğimiz, günleri bizlere gösteren tengriye bin şükür. Fatih Mehmet Maçoğlu kardeşimizi bu seçimin, üzerinde konuşulacak tek önemli ana unsuru olarak, İnsan Bu gündemine taşıyıp ne gibi sonuçlar çıkarılabilineceğini dillendirmenizi bekliyorum. Önemsiyorum aydınlatıcı olacağını sanıyoru. Saygılar.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.