Türkiye’de “Beka Sorunu” Vardır.

Türkiye’de “Beka Sorunu” Vardır.

Cumhur ittifakının ortaya attığı “Beka Sorunu” iddiası son derece haklı bence. Peki Cumhur bu kadar haklı olduğu bir konuda neden yeterince inandırıcı olamıyor?

Çünkü “Beka Sorununu” ortaya çıkaran kendisi.

AKP’nin iktidara getirilişi bir ABD projesiydi. Ordunun, Kemalistlerin tasfiyesi… FETO’nun canavarlaştırılması. Tüm ülke kaynaklarının yabancılara satışı. Arap milliyetçiliğinin ülkeye yerleştirilmesi… Cumhuriyet kurumlarının tasfiyesi.. Yasama, yürütme, yargı ayrılığı ilkesinin ilgası…

Bölücü bir siyasetin; ayrıştırıcı, karşı tarafı düşmanlaştırıcı saldırgan bir dilin hakim kılınması… Paraya tapıcılığın tavan yapması… Kültürün boşverilişi… Azgınca betonlaşmanın ekonomik büyüme diye kutsanması…

Samimiyetsiz bir siyasal dinciliğin yaşamımızın her alanında sopayla dayatılması…

Yolsuzluklara, betonlaşmaya ve hakir görülmeye bir tepki olarak ortaya çıkan Gezi Hereketi’ni bile bugün küfürle, yalanla lanetliyor tepe iktidar. Oysa bu hareket kendiliğinden ortaya çıkan bir öfke patlamasıydı ve kimsenin denetiminde değildi. İktidarı yıkacak nitel güçten yoksundu ve söndü gitti zaten. Bunu bile darbe olarak gören bir zihniyete Beka Sorununda güvenilebilir mi?

Gezi’ye darbe diyen o dönem sadece HDP idi. AKP bile bunu böyle görmüyordu. Bahçeli bile harekete örtülü destek verdi. Ülkücüler de olayların içindeydi.

Erdoğan ve AKP sözcüleri öyle aşağılayıcı bir dil tutturmuşlar ki… Onları dinleyen tepkisel bir sıradan vatandaş, Amerikancı, terörist, şucu buculuğuna bakmadan karşı tarafa sempati duymaya başlar.

Bu öte taraf için de geçerli. Millet İttifakının bileşenlerini gören, söylemlerine dikkat kesilen sıradan biri kesinlikle Erdoğancı olur.

Türkiye’yi Suriye’ye, Irak’a, Libya’ya benzetmek istiyorlar

Bu sadece Batı’nın hayali değil, on yıllardır yürüttükleri bir proje…

AKP bugün ABD öncülüğündeki kapitalist dünyanın ekonomik işleticisi olsa bile… Halen siyasi ve askeri bakımdan aynı paktın üyesi olarak işlev görse bile…

ABD ve Batı artık onu güvenilir bir işletmeci olarak görmüyor. Çünkü değişik nedenlerle Cumhur sürekli pürüz çıkarıyor. Kendine verilen bazı görevlerden yan çiziyor. O yüzden artık B planı öne çıkarıldı.

İç savaş tehlikesi hep vardı. Şimdi biraz daha arttı.

CHP “Beka Sorunu”nda en kişiliksiz piyon

CHP’yi artık düz Amerikancılar yönetiyor. “6 Ok”un ne anlama geldiğini laf ola beri gele bile söyleyemeyecek insanlar yönetiyor CHP’yi. Allahım, ne günlere kaldık! Atatürk’ün koskoca partisinin tek bir sevimli yanı kalmış: Gevşek dincilikleri ve bu arada rakıya muhabbetleri…

HDP-CHP-PKK birleşmiş.

Buna bir itiraz da yok.

Muharrem İnce ile küçük bir şans yakalanmıştı. O kazansaydı düşük bir ihtimal parti bir parça yerel bir akılla yönetilebilirdi.

İnce, seçim gecesi iflas etti. O gece ne yaşandı… Hâlâ bilmiyoruz. Seçimde kumpas var, diye düşündük… Hatta bu seçim meşru değil, diye iddialı laflar ettik. Öyle ya da böyle CHP kurmaylarından hiçbir açıklama gelmedi. Bugün AKP’liler, doğru veya yanlış yüzlerce belge gösteriyorlar. CHP’liler ise hiçbir somut şey söylemediler. Bu büyük bir ayıptı. Seçimde hile mi yapılmıştı? Yapılmışsa nerede, nasıl, hangi yolla yapılmıştı? Yoksa fark meşru muydu?

Bu AKP ile gizli bir işbirliği miydi? Yoksa sadece tehditlerden korku muydu? Karından konuşup durdular. İkna edici hiçbir görüş ileri sürmediler. Bunu yapan Kılıçdaroğlu ve ötekilerin artık siyaseti bırakması gerekirdi. Ama burası Türkiye.

Büyük “Hendek” ihaneti

2015-2016 da 10 bine yakın insanın öldüğü, yüz binlerce insanın göçe mecbur edildiği Hendek İhaneti her şeyden önce Kürtlere büyük bir ihanetti.

Kürtlere ve hatta o bölge halkına bile sormadan Kandil’in emri, HDP’nin organizasyonuyla gelişen bu olaylarda yüzlerce ilgisiz sivilin yanı sıra, binlerce Kürt genci, çok sayıda asker, polis ve kamu görevlisi öldü.

Peki “normal koşullarda” bir siyasi hareketi kimsenin yüzüne bakamayacak hale getirmesi gereken bu çılgınlık sonucunda HDP siyasetten silindi mi?

Hayır. Güçlendi. Hatta CHP’nin içine girdi. CHP-HDP özdeşleşti. CHP HDP’leşti.

CHP yöneticilerinden, o dönem HDP-PKK’ya tavır almak şöyle dursun, ciddi bir kınama bile gelmedi. Onlar olayın ülkeye ve Kürtlere ihanet boyutuna değil, “insan hakları” boyutuna odaklandılar. 1985’den beri bu ülkede “insan hakları” insan öldürme hakkı olarak algılanıyor.

Bununla kalmadı… Çok sayıda örnekten sadece güncel üçünü vereyim. İstanbul İl Başkanlığı’na Selahattin Demirtaş hayranı biri getirildi. “Demokratik Özerkliği” canla başla öven ve bu ihanette sadece “onurlu direniş” gören Alper Taş Beyoğlu’ndan aday yapıldı. Ve bugün Atatürkçülüğü ile övünen Kadıköy halkının belediye başkanının “Diren Lice, Diren Ceylanpınar” diye mesajları vardır. Başka bir partiden olsa gündeme getirmem ve normal karşılarım.

Bu CHP’nin etik dışı yollarla başka bir parti, bir yasadışı terör hareketi tarafından ele geçirilişi demektir. Bu Atatürkçülerin çok büyük ayıbır, desem de faydası yok. Atatürkçüler büyük çoğunluğuyla artık böyledir.

İç savaş kışkırtıcılığının, Suriye, Libya, Irak senaryosu peşinde koşmanın bir de boynuzu olacak değil herhalde.

CHP seçmeni sürü gibi

AKP seçmeninin bilinç düzeyi düşüklüğünden yakınıyoruz. Haklıyız. CHP seçmeni farklı mı? Evet, AKP seçmeninden de düşük bilinç düzeyinde.

İddiaya girerim: CHP yarın Tayyip Erdoğan’ı aday göstersin. CHP seçmeni sürüler halinde gider Tayyip Erdoğan’a oy verir. Niye bunu yaptın, diye sorsak. Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak için der.

İmamoğlu konusunda ise artık bir şey diyemiyorum. Her şeye rağmen başkanlığı alsa daha hayırlı olacak diye düşünüyorum.

İnsan BU dost ve okurlarına sorular:

Neyse, biz kendi işimize bakalım. Yukarda dile getirdiğimiz problemin yakın zamanda çaresi yok. Bizim dost ve okurlarımız arasında Millet İttifakı destekçisi çok yoğun bulunduğundan onlarla bazı şeyleri tartışmak istiyorum.

İlk soru: Kılıçdaroğlu bir ABD projesi diyen çoktu sol kanatta. Ben de böyle diyordum. Fakat Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuna dek onu destekledim. Niye? AKP de ABD’ci diyerek. İki ABD’ci arasında laik olanını seçelim diye. Baskı yapar, güçlenirsek CHP’yi belki düzgün ve onurlu bir çizgiye çekebiliriz diyerek.

Fakat bizler güçleneceğimiz yerde solduk, kuruduk. Kılıçdar ve ekibinin Amerikancılığı ise hepten semirdi, Çiftlik Bank’ın tosuncuğuna benzedi maşallah. Göbeğiyle ittire ittire işbirlikçi koltuğunda AKP’den fazla yer açtı kendine. CHP de basbayağı iktidarda diyorduk, belediyelerini artırdıktan sonra iş katmerlendi. Şimdi yine onlara mı katılsak? Yoksa topuna birden muhalefetin keyfiyle mi yetinsek?

CHP’nin yerel seçimlere bu kadar iştahlı girmesini komplonun, işbirliğinin parçası görüyordum. Rant paylaşımı.. Türkiye diktatörlükle yönetiliyorsa ne bu heves? Diktatörlükse bu, verin aldığınız belediyeleri de. Diktatörün parasına mudana etmeyin. Yanlış mı düşünmüşüm?

CHP’nin AKP ile işbirliği mi önde sizce, kavgası mı? Bugüne değil, geçmiş ve gelecek yıllara yaygın düşünün. Hangisi daha önde olsa ülkeye hayırlıdır?

Türkiye’yi bir Irak, Suriye, Libya yapma planları yok mudur? İç savaş tehlikesi artık bitti mi?

Velev ki iç savaş çıktı? Biz hangi taraftan yana tavır alacağız? “Diktatörlerin” tarafında mı, ABD tarafında mı? Gerçi İstanbul hariç seçim sisteminin tıkır tıkır çalıştığı bir ülkede diktatör bulmakta zorlanacağız eğer ABD tarafındaysak. Olsun, nasılsa ondan emir almaya alıştık.

Bu CHP içsavaşı önler mi, kışkırtır mı? CHP’nin bağımsız bir aklı bulunuyor mu? Kışkırtırsa hangi tarafta yer alacağı açık mı, değil mi? ABD bize birilerini linç mi ettirecek, yoksa kellelerimizi mi kesecek? İç savaş ortamının ne derece kanlı, ne derece uzun veya kısa, ne derece barışçıl olacağına dair iyi bir tahmini olan var mı aranızda?

Amerikan yanlıları bizim ülkemizde teammülleri çiğneyerek iyicil ve barışçıl davranabilir mi? Bizim ülke başkalarından çok mu farklı? Kendimizi rahat hissedebilir miyiz?

ABD ve Batı genelde pek çok kişiye aynı numaralı koltuğu satar. Sonra çıkan kavgaya bakar. En kuvvetlisini seçer. ABD’nin bizi 41. kez kurtarmasına hazır mıyız beyler bayanlar? Önceki kurtuluş yaralarımız epeyce geçti mi? Siz seçimlerinizi kendi iradenizle yaptığınızı hâlâ düşünüyor musunuz okumuş abiler ablalar kardeşler?

Orada burada müthiş anti kapitalist, anti emperyalist teoriler saçan, Marx’tan girip Atatürk’ten çıkan bizler… Neden seçim gelince hırsızlara, ajanlara oy atmak için kuyruğa diziliyoruz? Politika yapmak bu mudur? Tüm kimliğimiz, kişiliğimiz, ontolojik nedenimiz bundan mı ibaret? Yakın zamana dek ben de onlardan biriydim, ama hiç değilse karnımdan konuşmadım, çata çat tüm bu düşündüklerimi söyledim…

Şimdi dostlarımdan açık yanıt bekliyorum. Türkiye’de adam gibi bir siyasi hareket böyle tutumlarla gelişebilir mi? Bu konuda hiç kendinizi suçlu hissediyor musunuz? Ben hissediyorum. Bu bir hastalık mı? Tedavi mi olmalıyım? Hiç değilse Amerikan uşşaklığının daha estetik bir tarzı bulunabilir mi? Fazıl Say veya başkası bunun bestesini yapabilir mi?

Oradan medyaya gelelim. Kültür ve sanata, felsefe ve duruşa gelelim.

Şimdi bu AKP, muhalefete son derece insafsız ve adaletsiz bir medya baskısı uygulamıyor mu? Uyguluyoor… Diyeceksiniz. Doğrudur. Devamlı yalan üretiyor mu… Üretiyoor… Dediniz doğrudur… Kültür ve sanatı yozlaştırdı, kısırlaştırdı mı? Evet, onu da yaptı… Sahteden beslenen, paragöz, etik değerleri düşük nesiller yetiştirdi mi? Yetiştirdi…

Peki muhalefetin de bizim gibilere kesinlikle daha insafsız bir sansür uyguladığını görmüyor musunuz? Bunu genel okura değil, bizim yakın çevremize soruyorum. Genel okur böyle şeylerin farkında değil, olsa bile zerre kadar umursamaz. Muhalefetin ve bilhassa bu CHP yönetim ve tabanının AKP kadar yalan söylediğini.. AKP kadar gerçek sanatın düşmanı olduğunu.. Kültür ve felsefe düşmanı olduğunu.. Bu alanlarda AKP ile ortak çalıştığını.. Hatta bizim kültürümüze AKP’den daha fazla düşman olduğunu.

Çünkü AKP’nin bizleri fazla bilmediğini, bunların ise bilerek engellediğini… İşi şansa bırakmadıklarını. Üstümüze troller saldıklarını. Hadi bunlardan da geçtik, kitaplarımızın dağıtımını bile kösteklediklerini. Bu CHP’nin de sahteden beslenen, idealizmi çukura kaçmış nesiller yetiştirdiğini. Bunların AKP’den de daha kapitalizm aşkıyla yaşadığını görmüyor musunuz?

İnsan BU’nun manifestosu anlamına gelen en altta bağlantısını verdiğim yazıyı bir kez daha gözden geçirin lütfen. Hem “aman ne güzel yazmışsın” diye pohpohlamak, hem burada yazanların tam tersine hareket etmek ne anlama gelir? Hep aynı şey yahu! Burası hobi salonu mu, ganyan bayii mi?

Ya beni de ikna edin, böyle şeyler sapıkça fikirler ise gösterin, vazgeçeyim ya da uzaklaşın bu mecradan, kendinizi kurtarın.  CHP’yi destekleyen sürüyle yayın var. Başka “sol” yayınlar var. HDP dostu yığınla yayın var. Gidin orada kendinizi bulun, parlayın, varlığınızla gönenin.

Siyasi-ideolojik bakımdan dost görünmemiz şart değil. İnsani ilişkileri sürdürelim yeter. Savaşta mıyız ki, çevremize çalı çırpıdan birtakım kuklalar koyup kalabalık görünelim. Numara yapmamıza hiç gerek yok. Burada popülizm yapmıyoruz. Tabiatımıza aykırı.   

300 Ispartalıdan geçtik 30 Burdurlu bulsak keşke… 

Bizim gibilerin de misyonu budur. Azsak kıymetliyiz. Çoğalınca sıradanlaşırız. Bir tür psikopatoloji işte… Farklı bir odak oluşturmak. Toplumsal yelpazede bir uçta durmak ve çekmek. Merkezdekileri ve tüm ötekileri onlardan olmaksızın bir-iki metre kendimizce doğruya çekmeye çalışmak. Bunu yaparken kıç üstü onlara doğru sürükleniyoruz ya, olsun. Öte tarafa kayma hızlarını kesiyoruz hiç değilse.

Beyinlerde fazladan iki sinaps patlatsak, bir iki duruş değiştirsek kârdır, diyoruz. Doğru mu diyoruz, bilmem, karakterimiz bu. Meyvasını toplama beklentisine girmeden. Dışlanarak, aşağılanarak. Şahsımıza faydası yoktur, ama topluma görünmez faydası vardır. Falan… Diyoruz.  Gidiyoruz işte… Yanlış mıyım?

Siyaset yazmak bu ülkede ruhu aşağı çekiyor. İnsanı çirkinleştiriyor. Bütün samimiyetimle siyaset yazmamaya gayret ediyorum. Siyasetsiz de hiçbir şey yok aksi gibi. Futbol bile yazsanız boğazınıza kadar siyasete batıyorsunuz. Edebiyat, kültür ise bütünüyle siyaset..

Keşke bana yakın düşünen birileri siyaset yazsa da, ben onları okusam, elden geldiğince duyursam, diyorum. Böyle sorular soran, tartışan, karnından konuşmayan, somut yazılar. Böyle yazarlar tanıyor musunuz?

Bana yakın düşünenlerden biri – her konuda her görüşümüz örtüşmese de – Mehmet Tanju Akad. Eski bir sağlam devrimci lider. Birikimi ve zekası çok yüksek. Bundan sonra sitede onun yazılarına daha sık yer vereceğim. İtirazınız var mı? Ya da başka yazar önerileriniz?   

Kaan Arslanoğlu

10 Maddede Türkiye’de Siyasal Çözüm: 

http://www.insanbu.com/Siyaset-Haberleri/742-sevimli-ve-sevimsiz-moooler-icin-10-maddede-turkiyede-siyasal-cozum


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Günay Güner

    Günay Güner 17.04.2019

    Ahmet Yılmaz siz ne tür bir usa ve mantığa sahipsiniz? Alemin akıllısı pozları... Siz tipleri de iyi tanırım ve siz de bu ulusun yakasından düşün artık. Benim ne demek istediğimi Kaan Öğretmen ve diğer okurlar anlamamış, anlamadıkları için karşı bir söz yazmamış (kaldı ki karşı söz de yazabilirler ama sizin edep dışı üslubunuzla değil) ne ki akıllı Ahmet Yılmaz anlamış ve bizim katlanılamaz, Kaan Beyin büyük sabırla katlandı kişiler olduğumuza hükmetmiş. Ekselansları başka neler düşünmekteler acaba. Tümünü öğrensek, biz ölümlü cahilleri mahrum etmeseler. Bu kibir denen illet salgın hastalığa dönüştü. Ancak tahsille mümkün herhal... Ne ki bu halk bu işkenceyi çekmek zorunda değil. Kaan Bey söyledi diye kabul etmeliymişiz. Bunu Kaan Öğretmen de aklı başında başkaları da istemez. Tarikat arıyorsan başka yerde ara. Bolca var zaten.

  • Fahri Kumbul

    Fahri Kumbul 17.04.2019

    Solun (!) geldiği nokta içler acısı. VP, HDP (PKK), AKP (Erdoğan), Cumhur ittifakı, Millet İttifakı... Emperyalizmle, dincilikle, gericilikle, ırkçılıkla nasıl mücadele edilir? İşin içinden çıkamıyor. Bir şeyler öğreneyim diye siteyi takip ediyorum; tam öğreniyorum derken yine kafa karışıklığı..

  • Ahmet Yılmaz

    Ahmet Yılmaz 16.04.2019

    Ben koray yunuk hoca'nın fanlarından biriyim aslında. Kaan hocanin sabrını bazı kişiler överlerdi. Ne var sabretmeyecek diye düşünürdüm. Şimdi ben de takdir ediyor ve kutluyorum. Bitleri tek tek yakalayıp gözlerine bit ilacı sıkma fıkrasındaki gibi hoca. Tek tek insan ikna etmeye çalışıyor. Arkasını döndüğünde o ikna edilenler yine vazgeçiyor. Olsun. O yılmıyor. Yenilerini iknaya çabalıyor. Tek tek. Benim üç saat çekebileceğim bir şey değil. Aklın bizleri terk eylediği böyle bir devirde hocaya bırak bu işleri sen de demek istiyorum. Görmüş geçirmiş , kimbilir ne kadar okumuş şu insanlardaki mantığa bak. Ensar vakfındakiler çocuklara tecavüz ediyormuş. Onlar ak peli imiş. Eeee..... ychp dahi olsa chp o kada kotü olabilir miymiş. Şöyle diyelim o zaman. Şeriatçılar kafa kesiyor. ABD hiç kafa kesmiyo...... O zaman ABD ci olalım......... Allahım sen hocamıza sabır ihsan eyle...

  • Günay Güner

    Günay Güner 15.04.2019

    (Sürüyor) N'olur yapmayın. Çocuklara yıllarca tecavüz ettikleri kanıtlanan ENSAR'cıları yargıdan kaçırdılar. Yetmedi "Milli" Eğitim Bakanlığına bu rezil örgütle din eğitimi hizmeti almak protokolü yaptırdılar. Bu ve benzeri yüzlerce ahlaksızlığı hangi YCHP'li yapar! İnsaf. Olanca karşıtlığıma karşın bir saymayı doğru bulmuyorum. Saygılarımla.

  • Günay Güner

    Günay Güner 15.04.2019

    Sayın Yorum Yazarları, Bu Vatan Partisi aymazlığından gerçekten gına geldi. O "ulusalcılık" diye yanlış dillendirilen (doğrusu ulusçuluktur) gerekli kavramı da tekellerine almışlar gibi rezil etmekteler. Bu parti denli kabile, tekke davranışı gösteren ancak AKP var. ABD, emperyalizm gerekçesini öne çıkarıyorlar; Mustafa Kemal, Vahdettinlerle, Damat Feritlerle, Ali Kemallerle mi vatan savundu? Artık yeter! Vatan Partisi bu ulusun yakasından düşsün. Kaan Arslanoğlu'nun yaklaşımına katılıyorum. HDP, PKK çevresince engellendiğine de inanırım. Bu belaların elleri her yere uzanıyor. Uzanmasına gerek de kalmıyor. Birleşik Krallık'ın Türkiye'de devşirme işleri sona ermez. Bir örnek vereyim: Artuk Üniversitesi miydi, neydi, oradan az işbirlikçi devşirmediler. Oralara karşı yazarları engellemeyi boşlamazlar. Bir düşüncemi daha eklemeden edemeyeceğim: İnsan, topluluk yapısıyla, ilişkileriyle hiçbir yer, YCHP de olsa CHP, kepazelikte, pespayelikte AKP ve avenesine, seçmenine... yetişemez.

  • Anlaması İmkansıza

    Anlaması İmkansıza 14.04.2019

    İktidarı destekleyenler arasında hangi oranda edepsiz, izansız varsa; muhalefette de o oranda var. Üstelik bunların çoğu bir dönem değişik gerekçelerle iktidarı desteklemiştir. Buna bakmazlar, işbirlikçi uşak ruhları gereği, bir tarafı eleştirdiğimizde, öteki tarafı desteklediğimizi sanırlar. Faşist kafalı tenyalar sizi... :)

  • Ç.

    Ç. 14.04.2019

    Tank Palet Fabrikası'nın işletme hakkı Katarlılar'a verildi. Geçen yıl şeker fabrikaları özelleştirildi. Tarımda ve diğer sektörlerde dışa bağımlı hale geldik. Soğan ithal ediliyor. Mc Kinsey anlaşmasını da anti emperyalist mücadelenin parçası mı göreceğiz. (Bkz: Ziyaret Et) bu yazıyı okuyan Tuncay Özilhan'ın ABD karşıtı olduğunu zanneder. Coca-Cola ve Mc Donald's'ın Türkiye işletmecisinin Tuncay Özilhan olduğunu bilmediğini zannetmiyorum.

  • Fethi Sönmez

    Fethi Sönmez 13.04.2019

    DEVAM:Tayyip Erdoğan’a karşı mı mücadele edeceğiz, ABD ye karşı mı mücadele edeceğiz. Saddam diktatör,Kaddafi diktatör,Esad diktatör zalim,Şimdi Sudan.Yarın ortam ve zemin hazır olursa Türkiye.Burada AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan’ın dinciliği,ekonomiyi batırmaları,daha bir sürü yanlışını sayabiliriz.Şu anki durumuyla AKP, CHP den daha olumlu yerde.Yetmez ,Millet İttifakı ABD nin yanında.Cumhur İttifakı Türkiye'nin yanında. Şu an üzülerek söylüyorum CHP içinden bu gidişe cesaretle karşı çıkan da yok. Ne yukarıda ne de aşağıda.Muharrem İnce bana göre Kılıçdaroğlu’ndan da geri.Sadece daha iyi laf sokma becerisi var.Bu tespitlerden sonra hemen şu eleştiri geliyor.’’AKP yi mi destekliyorsunuz’’ Kendilerine desteklemekten başka rol vermeyenler hep birilerini destekleme üzerine kurgulanmıştır.Oysa Türkiye'nin birikiminden devrimci çözümü çıkartmak zorundayız.1919 dan 1923 ‘e dört yılda neler başardık.Yine yaparız.

  • Fethi Sönmez

    Fethi Sönmez 13.04.2019

    Yazının dışında yorumlara da göz gezdirdim. Vatan Partisi dışında CHP-HDPKK gerçeğini dile getiren bence cesur bir yazı.Ben sizin gibi arkadaşlardan daha fazla cesaret bekliyorum. Buna ihtiyaç var.Genelde bakıyorum hep balkondan yuvarlak denecek tarifler yapılıyor. O anlamda sizin kaleminiz sahada ve topu bırakmıyor.Eleştirim de var ancak bunlar giderilir. Şu anki CHP' den olumluluk umanları yine size havale ediyorum.Yön bulurken pusula kullanıyoruz. Peki devrimci ve doğru çizgide olduğumuzu nasıl saptayacağız. Bence buradaki pusula emperyalizme,ABD emperyalizmine karşı tavrımızdır. Dünkü durumla bugünü anlayamayız.Gün bugün,durum şimdiki durumdur.AKP dün BOP başkanıydı,ABD Kürt açılımının memuruydu,FETÖ ortağıydı.Şimdi değil. ABD piyonları FETÖ ve PKK nın üzerine gidiyor. Afrin harekatıyla ABD projesi akamete uğratıldı. Astana süreci ve S400 kararı ABD ye rağmen yürüyor. Şimdi ABD kimle iş tutuyor CHP,İP,HDP vs.Bunların bir tane ABD projesine itirazları var mı? yok. DEVAM

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    DEVAM (son) : Bunu güncel siyasette ağırlık koyma anlamında pek önemli gösteren tutumları hastalıklı bulurum. VP ile ilgili bahsettiğim hastalık işte budur. Kişilerin kendi tek oylarını pek önemsemeleri de demokrasi tezgahı sonucu gelişen gripal bir salgın.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Peki bu görüşlerin ve duruşun VP duruşundan farkı ne? Bazıları soruyor, hakaret ediyor. Ben de diyorum ki, hangi VP duruş ve görüşünden farkı? VP hava durumuna göre eğilim değiştiren bir harekettir. Sizler VP ile aynı şeyleri savunduğunuz dönemlerde “VP de bunları savunuyor” diye görüş değiştirdiniz mi? Değiştirmediniz. VP’nin değişmeyen tek tutumu devlet yancılığı, iktidara yakın durma çabasıdır. Bunu kendileri “vatanseverlik” olarak açımlıyor. Vatansever olduklarından fazla kuşkum yok samimi olarak. Ama hastadırlar. Doğru görüşleri onlarla birlikte savunmak o görüşleri itibarsızlaştırmakta. Esas farkım ise şu: Hiçbir zaman iktidarı desteklemem, iktidarı ve devleti desteklemek için gerekçe bulmam. Zaten savaş koşulları haricinde böylesi “normal” durumlarda yüzde çeyreğe varmayan nitel ve nicel güçlerimizle herhangi bir safta yer almanın anlamına da inanmam. Şahsen benim gücüm ise at sineği kadardır. DEVAM EDECEK...

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Hangi arkadaşa sorsam "evet kılıçdar bir abd projesidir" diyor. Kime sorsam "Evet, hdp pkk ile mesafe koymadıkça sola büyük zarar vermeye devam eder" diyor. Ama bunlar kafileler halinde hdp ile birleşmiş chp' ye oy atıyor.. o kadarı belki mazur görülebilir. İdeolojik olarak da bunu savunuyor ve de çok heyecanlanıyorlar. Fakat dikkatinizi başka noktaya çekerim: Bu kadar yaygın kabul gören bu görüş neden muhalif ve sol medyada hiç dillendirilmiyor. TEZGAHIN YİNE Mİ FARKINDA DEĞİLSİNİZ! Fox, Sözcü, Cumhuriyet, Birgün.. alayı tezgah… Bunların hepsini üst ABD aklı ve dolayısıyla HDP aklı yönetiyor.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Bir de kişisel bir şey söyleyeyim: Bir roman yazarı, bir felsefe yazarı, bir siyasi makale yazarı olarak 30 yıldır çok insafsız bir biçimde engellenmemin en önemli nedeni hdp-pkk' ya karşı aldığım tutumdur. Bir yazar hem sosyalist hem hdp karşıtı ise ona dünyayı dar ediyorlar. Soldaki HDP yardakçılığı yüzlerce yakın arkadaşımdan kopmama neden olmadı sadece, akla hayale gelmeyen yollarla sürekli yazdıklarımın gömülmesine yol açtı. Bu sitede karşılaştığım önemli sorunların da altında dolaylı ve dolaysız HDP sabotajları rol oynadı. Keşke bu kişisel bir takıntı veya inatlaşma olsaydı. Türkiye'de solun bir türlü sol olamamasının nedeni de başat olarak hdp yandaşlığıdır. Akp'yi iktidar yapan ana sebeplerden biri solun silinmesi ve hdp-pkk yancılığıdır.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Katliamsever birçok HDP yalakası şimdi "ne bu Kürt düşmanlığı" diyecektir. Azılı Kürt düşmanı olan sizsiniz, diye cevap vereceğim. Kaç bin Kürdün ölümüne yol açtığınızın hesabını bile tutmuyorsunuz: Ben söyleleyim: 50 binden fazla.. Fakat siyasette maalesef esnek düşünmek gerekir. PKK silahı bıraksın.. ABD ile değil Türkiye ile yakınlaşmakta azıcık samimi adımlar atsın. Ben de onların siyaset yapmasını desteklerim.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Bunlar kör gözün parmağıma açık gerçekler. Söylemeyelim mi? Ben hiç değilse bu bir mahalli seçimdir diyerek CHP seçmenin yurtsever bölümünün tepki koyacağını bekliyordum. Koymadı. Sandıktan Kılıçdar'a bir tepki çıksaydı. O zaman düşük oydan ötürü moraller biraz bozulacaktı, ama yerli bir CHP ile iktidar şansı artacaktı. Bundan sonra da 2023’e dek AKP iktidarda. Onun daha önce gönderilmesi.. HDP’nin de içinde bulunduğu Sorozcu veya Yugoslavcı veya Libyacı bir yöntemle gerçekleşecekse.. BEN ŞAHSEN BU KİRLİ HESAPLARINIZDA YOKUM. Yerel bir akılla direnecekseniz akp'ye karşı... Sonuna kadar varım.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük belası HDP-PKK… Ülkeye AKP belasını saran en başta HDP-PPK.. CHP şayet HDP ile birlikte hareket etmeyi sürdürürse AKP’nin yakın tarihlerde düşme ihtimali çok düşük. Kamu vicdanı ve devlet aklı nezdinde AKP’nin tek sağlam dayanağı kalmıştır. O da HDP-PKK’ya karşı mücadelesi. Bu haklılığı ve en sağlam iktidar dayanağını AKP’ye CHP vermekte. CHP’nin işbirlikçi kurmayları belki de yurtsever tabanı uyutmak için şu argümanı kullanıyor: Önce bir AKP’den kurtulalım, sonra HDP’ye de tavır alırız. Belki.. düşük olasılık… Ama şu anki CHP yönetim ve tabanı ile gidiş o yönü göstermiyor. Olası CHP iktidarı ile Kandil ve ABD’ye teslimiyet katlanarak artacak.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.04.2019

    Trolümsü bir arkadaş kendine koyduğu isabetli isimle beni uzunca bir cevap vermekten kurtardı. Teşekkür ederim. Tek noktaya değinip kapatayım: Ruanda veya Yugoslavya katliamlarında dış güçlerden yardım almak meşru değil miymiş? Bu arkadaş sanırım kendini sosyalist sanıyor. Dünyada sadece solcular değil az çok kafası çalışan yüz milyonlarca sağcı da o katliamların "dış güçlerce" tezgahlandığını biliyor. Bu konformizm karşıtı arkadaşın Batı’sı oraları kurtarmaya giderken yine katliam yaptı. Güzeldir işbirlikçiliğin teorisi.. Bir de son zamanlarda nedense ecnebi menşeli trol yaptı hava.

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 11.04.2019

    "Anlamaktan Aciz"e şöyle anlatamayayım. Her ne kadar yazarın iç savaş endişelerine katılmasam da 1980 sonrası dönemde nüfus kütüğüne göre kürt olduğu tespit edilen solcu öğrencilerin, ilahi bir emirle bir günde nasıl Apocu ve Kürdistancı yapıldığına ben de şahit oldum. Ama sonradan bu işte bir hata yapıldığı Alevi-Sünni ayrımının denendiği 90 lı yıllarda ortaya çıktı.Çünkü bu kürt arkadaşları zamanında Apocu yapan irade, bunların Alevi mi yoksa Sünni mi olduğuna dikkat etmeden hepsini birden Apocu yapmıştı. Tabi bu durumda bunlar topyekün üretim hatası kabul edildiler ve kendi hallerine bırakıldılar. İşte gerek CHP gerek HDP içinde varlıklarını sürdüren bu jenerasyonlar inanılmayacak derecede kürt mikromilliyetçisi ve şiddet yanlısıdırlar. Terminolojiyi iyi bilirler ve sembolik olarak kullanırlar, örneğin "sınıf mücadelesi" dediklerinde aslında "kürt halkının özgürlük mücadelesi" derler. İşte "muhalefeti bir araya getirmek" kavramı, bu yüzden faşist bir kavram ve yöntemdir. (B.Ö.)

  • Ç.

    Ç. 10.04.2019

    CHP'nin İstanbul il yönetiminin ıslak imzalı tüm tutanakları toplayabilmesi, CHP'nin seçimi kaybetmemesini sağladı. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ise belirsiz. Seçimin ilk gününden beri seçimin yenilenmesi olasılığının bulunduğunu,bunun gerçekleşmesi için adımlar atıldığını düşünüyordum. CHP'nin yerel seçimlerde Ankara,İstabul'u kazanması mutlak gücün önüne geçmesi açısından anlamlıdır. Mansur Yavaş'ın geçmişte yazdığı mektubu paylaştığım linkten okuyabilirsiniz. (Bkz: Ziyaret Et) Farklı beklenti içinde de olunmamalıdır. İnsanBu okurları oy desteği vermelidir sorusuna evet demem. Seçimlerin yenilenmesine karşı muhalefetin atacağı adımlarda destek verebilirler.

  • Ç.

    Ç. 10.04.2019

    Yerel seçimler ile dış politikada yaşanan sorunlar arasında ilişki kurulmaya çalışıldı. Geçmişte liberaller özgürlük,insan hakları gibi kavramları kullanarak destek verdiler. Ulusalcılar da destek vermek için anti emperyalizm,bağımsızlık gibi kavramları kullanıyorlar. Beka sorunu var denilirken Tank Palet Fabrikası'nın işletme hakkı Katarlılar'a verildi. Bu medyayı takip ederken dikkatli olmak gerekiyor. Muhalefeti etkilemek için geçmişte liberal "sol" yayın organlarıyla,şimdi de ulusalcı medyayla ulaşıyorlar. CHP'nin kazandığı belediyelerden Maçoğlu gibi bir belediyecilik anlayışı beklenemez. Maçoğlu'nun uyguladığı belediyeciliğe de sosyalist belediyecilik demekte doğru değil. Kimi sosyalist uygulamalarla sosyalizm propagandası yaptı ve yapmaya devam ediyor. Bu konuda da başarılı buluyorum. Maçoğlu'nu seçimden önce HDP'ye yakın medya ile ulusalcı medya eleştirmişti. Liberal kesimin de ulusalcı kesimin de sermayeyle sorunu olmadığı ortaya koyuyor.

  • Günay Güner

    Günay Güner 10.04.2019

    Gerçek CHP seçmeni oylarını çekerse, sandığa gitmezse, ortada salt AKP ve MHP oyları kalırsa, yönetimiyle, seçmeniyle AKP'nin çok üzüleceğini, karalar bağlayacağını, "Aman benim meşruiyetim kalmadı" diyerek vahlanacağını mı sanırsınız?.. Mursi olayındaki gibi, "kesin seçildim, herkesin oyunu aldım" yaygarasıyla aldatmayı sürdürecek, diktatörlüğünü pekiştirecek. Bu durum olmasa YCHP'yle ilgili kanıtlı suçlamalarınıza başından sonuna katılıyorum. AKP ülkeyi bu gidişle iç savaşa götürüyor. Bunu ister hali var. SADAT ve benzerleri neden kurulur? Bugünlerde evlere telefon edilip, "İstanbul seçimlerinde durum tersine dönerse sokağa çıkar mısın" sorusu nedir? Bunları yaptıran, gücü elinde tutan hukuksuzluğu doruktaki yerdir. Ne denli eleştiriyorsak da bu şiddet eğiliminde YCHP'nin bir katkısı yoktur. Duygusal değil, nesnel çözümleme yapmalıyız. Saygılarımla.

  • Günay Güner

    Günay Güner 10.04.2019

    Sayın Kaan Bey, Merhaba. Gerçek ayrıntıdadır, denir ya doğrudur. Kestirme yargılardan yarar gelmiyor. CHP oyu HDP anlayışlı seçmenden gelmiyor; hâlâ ve her şeye karşın eski, aydınlanmacı, Atatürkçü kesimden, YCHP'nin yük saydığı kesimden geliyor. Ve bu kesimin sürü sayılmasını reddederim. Bağırlarına taş basıp taktiğin, mantığın gerektirdiği davranışı gösteriyorlar. Birey niteliklidirler; seçmeyi bilirler. Oduna oy vermezler. Geçmişte Baykal olayını, baraj altında kalışını anımsayınız. Ayrıca AKP çetesinin vermemek için bunca çabası o seçmenin doğru yaptığını göstermiyor mu? Saygılarımla. Günay Güner

  • akif akalın

    akif akalın 10.04.2019

    Bu arada izniniz olursa bir de reklam yapayım. Bugün saat 16.00'da Bilgi Üniversitesi Santral kampüste Küba'nın Sağlık Sistemi konulu bir sunumum var, vakti olanları beklerim.

  • akif akalın

    akif akalın 10.04.2019

    DEVAM. CHP'yi ve CHP'lileri çok iyi biliyoruz. Ankara ve İstanbul'daki bilmem kaç bin sandıktan O GECE ıslak imza tutanakları toplayıp, AKP'den ve AA'dan bile önce durumu farketmiş olması, BUNU KENDİ OLANAKLARIYLA BAŞARMASI imkansız. Eğer AKP ve AA durumun vehametini mesela saat 19.00'da görebilseydi bile, bu hallere düşmemek için bir şeyler (KEDİ?) yapabilirdi. Ben nacizane bu seçimde AKP'nin KULAĞINI ÇEKMEK İSTEYENLERİN, CHP'ye biraz koltuk çıktığına inanıyorum. S 400 meselesi o kadar basit bir mesele değil. CHP bu destekle 2002'den beri elde edemediği ıslak imza tutanakları elde edebildi ve 2002'den beri İLK KEZ bu seçimde milletin GERÇEKTEN kime oy verdiğini gördük. Tabii hiçbir şey bitmiş sayılmaz, AKP bir şekilde Ankara ve İstanbul'u yeniden alabilir, fakat kulağı da çekilmiş oldu.

  • akif akalın

    akif akalın 10.04.2019

    Bu memlekette hiç kimse, hiçbir zaman, kimin elinin kimin cebinde olduğunu tam olarak bilemez. Hatta bu durum eli başkasının cebinde olan için dahi geçerlidir. Eli birinin cebindedir, fakat oraya nasıl gir(ebil)miştir, kendi gerçek niyetinin ürünü müdür, kendisi dahi tam olarak bilemez. Çok komplo teorisi kokan bu girizgahtan sonra bugünkü duruma ASIL neyin neden olduğuna bakalım: İstanbul ve Ankara'da CHP'nin elinde bulunan ISLAK İMZA TUTANAKLAR. Eğer bu tutanaklar olmasaydı, planlandığı gibi 31 Mart gecesi mutad balkon konuşmasını dinleyecek ve bu milletin .... deyip uyuyacaktık. Ben AKP'nin bu duruma çok HAZIRLIKSIZ yakalandığına inanıyorum. Şimdi durumu kurtarmaya çalışıyor. Bunun ucu Ankara'ya kayyum atanmasına, İstanbul'da yeniden seçime, sözün kısası HERYERE gidebilir. Fakat bence asıl konuşulması gereken, CHP'nin şimdiye kadar hiçbir seçimde elde edemediği ISLAK İMZA TUTANAKLARI bu seçimde NASIL elde edebildiği. AKP'yi de şaşkına çeviren bu zaten. (DEVAMI VAR)

  • Anlamaktan Aciz

    Anlamaktan Aciz 10.04.2019

    Vatan partisi gibi sizin de insanların aklını bulandırmak için kurgulanıp ortaya çıkarıldığınızı düşünüyorum bazen. Yaklaşımınız bilime de aykırı. Sanki akp’ye karşı ittifak yapmaktan başka çare bulabilmişsiniz gibi boş konuşuyorsunuz. Chp’nin taktiği başarılı, çünkü bir araya getirmeye çalışıyor muhalefeti. Sizse gerçek muhalefet yoksa, amerikancılar varsa, o varsa şu varsa ben yokum diyorsunuz. O halde bu mantıkla, Ruanda’da Bosna’da katliam yapılırken uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışanların yanında yer alınmamalıydı. Faşizme sadece sosyalistler durabilir, o da samimilerse, zaten hiçbiri samimi değil, o halde mücadele zaten baştan yok mu diyeceğiz. Çözüm önermiyorsunuz derken kastedilen bunlardır. Siz adım atmadan önce o adım tam değilse atılmamalı gibi bir düşünceye yol açıyorsunuz. Düşüncenizin sonu konformizme gider. Hiçbir şey yapmamak ta bir seçimdir. Eleştiriye tamamen kapalı oluşunuz zaten sizin de samimi olmadığınızı gösteriyor baştan, onu da ekleyeyim.

  • Neo Paladyum

    Neo Paladyum 09.04.2019

    kaan kardeş ! yazı sonundaki vurgulaman sonucu M.T.Akad hocanın yazılarının 3 tanesini okudum. yılların birikimi, yaşanmışlığı, tecrübe ve kalitesini gördüm. bilirsin beni.. çok zor beğenirim (feyzbukta bilem, kolay kolay beğen tuşuna basmam, notum kıttır) senin, benim dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştıklarını, çok daha önceleri ve imbikten süzerek anlatmış, şaşırdım. yeni bir maden keşfetmiş gibi internetten araştırıp diğer anı yazılarına, tecrübelerine hızlıca baktım. tespitin çok doğru. bu sefer beğen tuşunu bırak !! muhteşem anlamındaki kalpli tuşa basıyorum (:

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.04.2019

    DEVAM... bulunmakta. Verdiğim üç örnek zaten çarpıcı değil mi? Demokratik özerklik savunucusu ve Hendek savaşının sivil militanı bu iki kişi Beyoğlu ve Kadıköy'den tesadüfen mi aday gösterildi. Tabip Odalarından çok iyi biliyorum. Yaşadığım şeyler... Tamamen gerçek: Yakalarında Atatürk rozeti, CHP'de görevli birçok isim biliyorum. Otuz yıldır HDP ile birlikte hareket ediyor, ortak listelerde savaşıyorlar. Konuştuklarında kim HDP li kim CHP li inan olsun uzaktan anlaşılmaz. Yaklaştığınızda Atatürk rozeti falan görürseniz yakasında ya da altı ok .. o zaman haa... bu CHP'liymiş dersiniz. Sevgiler, saygılarımla...

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.04.2019

    Değerli Kumbul, CHP'nin HDP'leşmesi duygusal bir saptama değil, fotoğrafın anlatımı. Bir fotoğrafta iki kişi görüyorsunuz. Sarmaş dolaş. Birini az çok seviyorsunuz, ötekinden hoşlanmıyorsunuz. Fakat biri bu foto hakkında "bunlar dost hayatı yaşıyorlar" dediğinde hoşlanmıyorsunuz. :) İnsanlık hali, normal karşılıyorum. Aslında sizin yorumunuzda da örtülü olarak bunun kabulü zaten mevcut. Siz de nesnel baksanız benim gördüğümü görürsünüz. Şahsen CHP üyesi hatta delegesi olup HDP'ye büyük sempati içinde olan ve hatta seçimde HDP'ye oy atan birçok kişi biliyorum. Fakat bunun tabanda olması çok şey ifade etmez. Bunun merkezden yönetilmesi gerek. O merkezi de zaten ABD yönetiyor. CHP'de HDP'ye sempati göstermeyen insanlar kolay kolay yükseltilmiyor. Özellikle büyük şehirlerde. Bu işleri organize edenlerden biri Sezgin Tanrıkulu. PKK'ya sempati içinde olduğu halde üst yönetimdedir. Adalet yürüyüşünün sloganı bile ona ait. Belediye meclislerinde de çok sayıda eski PKK lı ve HDPli... DEVAM

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 09.04.2019

    ..devam: Erdoğan’a oy verir iddiası ilginç. Beylikdüzü Belediye Başkanı İmamoğlu’nun halk teması iyiydi; dışardan bakıldığında inşaatla arasının AKP’den farkı yok denebilir; içyüzünü tam bilemem. İstanbul adaylığında bu kadar başarılı olması ve umut vermesi şaşırtıcı. Parti lideri, Cumhurbaşkanı beklentilerini erken buluyorum. Saygılar, sevgiler.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 09.04.2019

    ...devam: Çok sayıda CHP’li seçmen AKP’den nefret ettiği kadar HDP’den etmiyor. Yine de “CHP-HDP özdeşleşti. CHP HDP’leşti” cümlesini duygusal buluyorum. MHP’nin ise hiçbir alanda bir projesi olmadığını, "Vatan bölünmez, şehitler ölmez" sloganı dışında bir projesi yok. Liderleri “Alayını…” deyip duruyor. İstanbul İl Başkanı İmamoğlu’nun yönetim başarısından mıdır bilmem, yerel seçim gecesini ve sonrasını iyi yönettiler. CHP seçmeni, AKP seçmeninden hile, desise, her durumda lehe sonuç çıkarma becerisi konularında AKP seçmeninden eksik; ama genel anlamda “düşük bilinç düzeyinde” saptaması da duygusallık içeriyor.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 09.04.2019

    ...devam: Muharrem İnce daha iyi niyetli ama o da yetersiz. Seçim gecesi bilinmezlikle dolu. Geçmişte de yanıtı verilmemiş çok sayıda şaşırtıcı - 2007'deki ANAP-DYP birleşmesi, Ekmelettin olayı gibi- siyasi gelişmeler oldu. HDP’nin hendek siyasetine rağmen siyasettin silinmemesi başta iktidarın suçu olmalı. CHP’nin HDP konusunda net bir politika üretmiş değil. CHP %22-25 bandına sıkışmış durumda. Ne yapacağını da bilmeyenler gibi yılana da sarılıveriyor.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 09.04.2019

    ...devam: Türkiye’yi Suriye’ye, Irak’a, Libya’ya benzetmek istemeleri -dediğiniz gibi-yeni değil. İç savaş tehlikesi arttıysa, baş sorumlusu CHP değil, HDP (PKK) siyaseti ve ne olursa olsun iktidarda kalma güdüsüyle meydana getirilen “ittifak” uygulamasıdır. CHP’yi artık düz veya eğri yetersiz, güven vermeyen şucu bucuların yönettiği doğru. Gevşek dincilikleri ve rakıya muhabbetleri bari var. “HDP-CHP-PKK birleşmiş” cümlesini Perinçek milliyetçileri de sık kullanıyor ve aşırı kızgınlık içeren fazla ağır bir eleştiri, hafiften karşı çıkıyorum.:)

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 09.04.2019

    Yayılmak isteyene mera gerek. Çoban yaylada ot kıt olursa, geceleri köylünün ekinine sürüyü salar. Beka sorunu dün de vardı, bugün de var. Dünden acil; Cumhur ittifakının söylemleri kadar hiç değil. Seçim taktiği. Din ve milliyetçilik hilesini yiyen çok. AKP Gezi’yi dış güçlere ABD Düşünce kuruluşlarına, Fetö’ye, PKK’ya, illegal örgütlere bağladı. RTE’nin yanlış bilgilendirilip stratejik hata yapıldığı eleştirisinde bulunanları da oldu. RTE mesaj alınmıştır dedi. Erdoğancı, Millet İttifakçı olunmasında seçmen tavrındaki baş etmen, kırsalda milliyetçilik (beka) ve din; büyük kentlerde ekonomi oldu.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.04.2019

    DEVAM... Seçim heyecanı bitsin.. Yine aynı şekilde ilkelerden bahsetmeye başlarlar, ABD'yi kapitalizmi eleştirirler, HDP'ye laf söylerler. Benden de solcu olurlar tekrar. :)

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.04.2019

    Akif'e cevap vereyim. Aslında benim beklentim son derece düşüktü. Ama daha da düşürmem gerekiyor. :) Sen bilirsin, 3 yıl önce İTO seçimine girdik. Seçim öncesine dek bizimle birebir aynı düşünen yedi sekiz kadar arkadaş, gitti CHP-HDP-"sol" ittifakı listesine oy attı. Bunların aynı zamanda ticari tıbbın temsilcisi olduklarını bildikleri halde. Gerekçe aynıydı. Karşı tarafta AKP var. Şimdi seçim yapılsa, demek ki o 140 oyu da alamayacağız. Belki 100'ü bile bulamayacağız. Yapılan eninde sonunda bir BELEDİYE SEÇİMİ: Fazla şey değiştirmeyecek, sadece rant paylaşımı değişecek. CHP seçmeninin daha dik durmasını, CHPnin HDP leştirilmesine, ABD uydusu olmasına bir tepki koyacak sanmıştım. Tabii küçük bir bölümünün. O da olmamış anladığım kadarıyla. Bizim kendi arkadaşlarımız bile seçim vakti gelince hırsız, ajan, edepsiz hiç bakmadan CHP listesinde kim varsa ona basıyorlar oyu. Belki benim bu eleştirim de yanlış. Böyle yapmak gerek. Ama bu konuda da çoğu kişi bir şey demiyor. DEVAM...

  • ahmet cemal çobandede

    ahmet cemal çobandede 09.04.2019

    hem akif akalına hem bahadır özdemire birebir katılıyorum.,ak parti içinden gül, davutoğlu,babacan, arınç eksenli bir parti doğacak. iyi parti bu partiye katılacakken, hiç beklenmedik bir şekilde mhp ak partiden uzaklaşacak. hatta ve hatta yeni partilerle kualisyon yapacak mhp. sağ yada sol yeni oluşumlar amerikadan olur almak zorundalar kendimizi kandırmamıza gerek yok. vaziyet budur vesselam

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 09.04.2019

    Facebook yorumumu buraya da taşıyayım: Erol Mütercimler istediği kadar kendini paralayıp dursun, ben hiç de iç savaş çıkacağını falan düşünmüyorum. Seçim sonuçlarından da anlaşıldığı üzere gerek devletin, gerek muhalefetin, gerekse PKK nın propagandaları halka iyice yapay gelmeye başladı. İnsanlar adını henüz koyamasalar da MİT adlı tanrı kendini bariz şekilde ele veriyor artık. Yani tamam, belki bir kaç yerde, bir kaç hareket denemesine girişebilirler. Ama arkalarına halk desteğini alamayacaklarından bunu planladıkları gibi kontrol edilebilir bir genele yayamazlar. Diğer taraftan, FETÖ söylemleri artık iyice anlamını yitirdi. Dolayısıyla yeni bir darbe olasılığı da kalmadı. PKK-YPG bahanesiyle Suriye'ye de dalınamaz; çünkü Amerika'nın kesin tavrı var. Sonuçta kuzu kuzu 2020 ekiminde ya da 2021 mayısında ekonomik nedenlerle erken seçime gitmek zorunda kalacaklar diye düşünüyorum. Bunda, AKP nin içinden yaratılacak "taze" amerikancı partinin de etkisi olacak sanırım. (B.Ö.)

  • akif akalın

    akif akalın 09.04.2019

    Soruya soruyla yanıt vereyim mi? Biraz hafızalarınızı tazelerseniz 1970'lerde tartışmaların odağında DEĞİŞİMİN yattığını anımsarsınız. O zaman AP "düzeni" temsil eder, diğerleri (CHP, MHP, MSP) iktidara gelirlerse bir şeyleri DEĞİŞTİRECEKLERİNİ söylerdi. CHP'nin toprak reformu, köykent gibi söylemleri vardı. Acaba bugün Türkiye'de MHP'nin bir zamanlar "tarımkent" projesi olduğunu anımsayan kaç MHP'li çıkar. Sol daha da ileri gider, değişimin NASIL yapılacağını tartışırdı: demokratik devrim - sosyalist devrim, kırlardan kentlere - şehir gerillası, politikleşmiş askeri savaş stratejisi, kesintisizler... Bugün sol içinde biz devrimi ŞÖYLE yapacağız diyen ve karşısında, "hayır devrim öyle değil BÖYLE yapılır" diyen var mı? Geleceğe ilişkin hayallerini, ütopyalarını anlatan ve bunları tartışan var mı? Ben şimdi A veya B partisini NASIL eleştireyim, HİÇBİR ŞEY demiyorlar ki, hiçbir İDDİALARI yok ki. Sorum şu: Gerçekten EN İLERİ kesimleri bu durumda olan bir toplumdan NE bekliyorsunuz?

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.04.2019

    Sevgili Hasan, Yazı içinde her şeyin cevabı var, her şey açıklanmış. Biz, ben de kendi çapımda bir çekim gücü oluşturmaya çalışıyoruz. Biz pek zayıfız, zayıfladıkça kuklaların gücü artıyor. Çekim gücü artınca dün bazı şeyleri görenler bugün görmeyiveriyor. Görmemek çok basit. Saflar netleşsin ki, bizim çekim gücümüz artsın istiyorum. Derdim bu. Baksana İTO seçiminde seninle aynı düşünüyorduk, bugün bu tutumu Doğu Perinçek tutumu olarak görüyorsun. İTO seçiminde niye o zaman AKP listesine karşı tek bir listeyle girmedik? Niye AKP'cilik yaptık senin deyiminle. Biz de HDP severlerle birleşseydik, o moda, o durdurulamayan cereyana kapılsaydık. Rahat etmez miydik. CHP'liler hep o saftaydı. Biz de yerimizi alsaydık. Elli kere anlattım. Bunlar CHP-HDP-AKP malı birlikte götürüyor. Seçim zamanı birbirlerine karşılar. Her neyse.. boş işler bunlar. :) Yazı içinde hepsi var... :)

  • Hasan Basri aksoy

    Hasan Basri aksoy 09.04.2019

    Makalenin özünü oluşturan fikir özetine katılmadığımı baştan ifade etmek istiyorum.AKP yi eleştirip ardından ama ile devam ederken olumlamaya varacak şüpheler yarattığını düşünüyorum.Tıpkı Doğu Perinçek vari yaklaşımlara varabileceğinden endişe duyuyorum. Beka sorunu var derken neyin bekası, varsa kim yarattı, tarafları kimlerdir,çözümü nedir,kimler birlikte olmalı.Bizim insiyatifimiz dışında gelişecek CHP iktidarının bize neyi kaybettireceğini sanıyoruz.CHP destekcilerinin belkide çoğunun, senın benim gibi düşünmediğini nereden biliyoruz.Buna eminmiyiz.Netice olarak fikirsel bazda düşman cephesinin geniş tutulmasının geçmişte kimseye yararı olmadığı gibi bugünde kimseye yararı olmaz.

  • Fatih Torun

    Fatih Torun 09.04.2019

    Ayrıca sayın Mehmet Tanju Akad'ın yazılarını daha sık yayınlama kararınız da çok isabetli . Çünkü M.T. Akad da, her türlü saldırıya rağmen gerçeği arayan, ender ve değerli insanlardan biri...

  • Fatih Torun

    Fatih Torun 09.04.2019

    Söylediklerinizin kavranabilmesi için, inanç ve ideolojinin sınırları dışına çıkabilmek gerekiyor. Ama toplum olarak hemen her konuda taraftarlık duygusu ile hareket ediyor ve gerçeği aramıyoruz. Belki de gerçeği aramanın zorluklarından ve yükleyeceği sorumluluklardan korkuyoruz. O yüzden her şeyimiz –miş gibi. Bunun da bizi götüreceği bir yer yok maalesef.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.