Facebook'da Son Paylaşımlarımız

Facebook'da Son Paylaşımlarımız

Tohum Frankenstein'ı MONSANTO'yu tıp ve tarım ilacı karteli BAYER satın aldı. Korkunç güçteki yıkıcı devler birleşti cehennem balyozuna dönüştü. Hayırlara vesile olsun !.. İlknur Arslanoğlu

 

İNSAN ZEKASININ GİDEREK DÜŞTÜĞÜNÜ GÖSTEREN BİLİMSEL KANITLAR ÇOĞALIYOR
Bu konuda çalışma yapan bilim insanlarından biri Barbara Demeneix. ESPE 2016 Kongresi’ndeki bir sunumuyla tanıdım kendisini. Gösterdiği en çarpıcı çalışma Columbia Üniversitesi’nden bir ekibin araştırması. 328 New-Yorklu gebe ve çocukları uzun süre incelenmiş. (Çalışma 2014 Aralık ayında yayımlanmış.) İdrarlarındaki Phthalate miktarları ölçülmüş. Phthalate vücuda giren plastik türevlerine verilen ad. Plastik su şişelerinden, şampuanlara, kozmetik ürünlerinden, plastik içeren her türlü nesneye… yaşamımızda sürekli bu inorganik maddelerle iç içeyiz ve onları her türlü yoldan (içerek, dokunarak, soluyarak) bedenimize alıyoruz. Bu gebelerin çocukları 7 yaşlarına geldiklerinde zeka testi yapılmış. İdrarlarında en yüksek oranda toksik madde bulunan ilk yüzde 25’lik gebelerin çocukları daha az toksik madde bulunan gebelerin çocuklarına göre ortalama 7 puan daha düşük IQ’lu bulunmuş. Bu sonuç sadece yüksek toksik etkiye maruz gebe çocuklarının zekasının düştüğünü kanıtlamıyor, daha dramatiği şu: Hemen hemen tüm çağdaş gebelerde bu toksik maddeler az veya çok bulunduğuna göre, geçmiş yüzyıllardaki gebelerin çocuklarından 7 puan olmasa bile bir oranda daha düşük zeka görülebileceğini kanıtlıyor. Barbara Demeneix zeka düşmesini daha çok tiroid hormonunun toksik etkiyle baskılanmasına bağlıyor. Konuyla ilgili makalelerden biri: http://panswiss.org/newsroom/socs-endanger-brain/

Kuşkusuz çevre koşullarının zeka düşürücü etkisi sadece plastik zehirlenmesi üstünden değildir. Artan radyasyon, başka toksik maddeler, şehir yaşamının aşırı stresi gibi başka birçok etmen incelenmeli ve bu konuda da çalışmalar mevcut. Hatta zekayı artmış gibi gösteren aşırı enformasyon ve elektronik iletişim gerçekten aklı geliştiriyor mu, yoksa beyni aşırı yükleyip normal işlevlerinden mi alıkoyuyor, bunlar da araştırılmalı. İlknur Arslanoğlu

 

KEŞKE OKUMA YAZMA BİLENLERİN ORANI %1'DE KALSAYDI.. Geçenlerde Arif Yavuz Aksoy'la sohbet ederken Osmanlı'nın son döneminde toplumda okuma bilenlerin %1 olduğunu söyledi. Keşke o oran bozulmasaydı dedi. Çünkü okuma bildiğini sananların büyük bölümü okuduğunu anlamıyor. Ben de psikiyatri mesleğimde sürücülerin ehliyet muayenelerini yaparken anlamıştım bu acı gerçeği. İnsan BU gibi güya seçkin bir kesime seslenen buradaki tartışmalarda da görüyoruz aynı durumu. Buna DİSLEKSİ deniyor. Okuduğunu anlamama. Tamamen farklı şeyler anlama. İnanın okuma bilmemekten daha tehlikeli bir durum. En basit mantık çıkarımlarını yapamama. Piaget geçen asırda saptamıştı bunu. İnsanların en az üçte ikisi bilimsel düşünme yetisinden yoksundur, demişti. Yani sorun evrensel, ama kriz bizim ülkemizde daha da büyük. Kaan Arslanoğlu. HABERİ OKUYAMAMAK İÇİN :) http://odatv.com/oecd-raporundan-cikan-turkiye-sonucu-karam…


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Ç.

    Ç. 22.09.2016

    (Bkz: Ziyaret Et) iceman ismiyle yapılan yoruma bakar mısınız? Okuduğunu anlamamaya bir örnek.

  • ELİF FİRUZİ

    ELİF FİRUZİ 19.09.2016

    Gerçekten korkunç bir gelişme bu. Monsanto araziye uyum sağlıyor sanki (medical kamuflaj).

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.