AMERİKAN BELGELERİNİ AÇIKLIYORUZ…

AMERİKAN BELGELERİNİ AÇIKLIYORUZ…

Bu hafta Amerika’ya, NATO zirvesi gibi toplantıya, “Dördüncü Silahlı Kuvvetler Uluslararası Beslenme Konferansı”na gidiyoruz. Toplantı, 24-31 Ağustos 1960’ta Vaşington, Denver ve Şikago’da düzenlenmiş. Elimde bu toplantıda yapılan sunumların basıldığı, kongre kitabı var. Kapağı karton ama içi kuşe kâğıda basılmış, 210 sayfa ve cildi sağlam. Kütüphanemde iyi durumda olan kitaplardan. Sayfalarını rahatlıkla çeviriyorum, zedelenmesinden çekinmeden.

Kitabın iç kapağından sonraki ilk sayfada yer alan fotoğraflı anma yazısında, 1956’da bu toplantılar serisinin ilkinin düzenlenmesi için çok çaba gösterdiğini anladığımız İranlı General, Solymon Deyhimi’den bahsediliyor ve anısı selamlanıyor. Daha sonra bir toplu fotoğraf konulmuş ve ardından katılımcılar tanıtılmış. Buna göre, uluslararası bu askeri toplantıya, asıl üye ülkeler olan İran, Pakistan, Türkiye, Birleşik Krallık, Birleşik Devletler’den katılan temsilciler ile misafir ülkeler olan Brezilya, Şili, Kolombiya, Ekvador, Etiyopya, Guatemala, Almanya, Peru, Filipinler, İspanya, Tayvan, Vietnam’dan delegeler, UNICEF ve WHO’dan üst düzey temsilciler katılmış. Türk Ordusu’nu da, Col. Zeki M. Tolgay, Maj. Mehmet Savas, Lt. Cavit Cehreli, Capt. Fevzi Selcuker temsil etmiş. ABD’nin dost ülkelerle yaptığı anlaşılan bu toplantıda, Şah dönemi İran yer alıyor.

Kitabın İçindekiler listesine baktığımızda, Albay İskender Bayka’nın bildirisini görüyoruz, “Türk Ordu Beslenme Enstitüsü’nün 1956-60 arası faaliyetleri”. Yazıda iki ana başlık var; Gıda Analizlerinde Kullanılan Yöntemler ile Farklı Askeri Okullarda Diyet Araştırmaları ve Beslenme Durumu.

Yazıda Ankara, Bursa ve İstanbul’daki askeri okullarda yapılan araştırmanın genel sonuçları tablolar eşliğinde şöyle özetlenmiş;

  • A vitamini ve riboflavin (B2 vitamini MH) eksikliği

  • Kan protein düzeylerinde düşüklük/eksiklik

  • C vitamini düşüklüğü/eksikliği

  • Thiamin (B1 vitamini MH) düşüklüğü/eksikliği

  • Karoten düşüklüğü/eksikliği

  • Yemeklerin yenmeyip ziyan edilmesi

  • Çalışmanın klinik ve diğer laboratuvar bulguları

Yemek zayiatının nedenleri ise şöyle sıralanmış; öğrencinin fazla yemek alması, ihtiyaçtan fazla yemek yapılması, ihtiyaçtan fazla ekmek çıkarılması, ekmeklerin pişkin olmaması, öğrencilerin yemek alışkanlıkları ve tercihlerinin dikkate alınmaması, hafta sonlarında yemek saatlerinde bulunmamak, etlerin yağlı olması, yemeklerin sulu olması.

İlginç olarak, üst sınıflarda yemeklerin yenmeyip, daha fazla oranda artırıldığı ve yenilmeyen yemeklerin arasında, bulgur pilavının açık ara önde olduğu saptanmış. Suçlu olarak gösterilen bulgur pilavı, hem de birkaç yerde vurgulanırken kapuskadan bahsedilmemesi manidar. Rahmetli kayınpederimden biliyorum ki askeri tıbbiye’de okuduğu yıllarda, sürekli önlerine konan lezzetsiz kapuska yemeğinden o derece ikrah etmişti ki sonraki yaşamında evde hiçbir zaman kapuska yapılmamıştı.

Devam edersek; katılan ülkeler arasında kendi ordusunun beslenme durumunu anlatan sadece iki yazı daha var. Birisi, “İngiliz Ordusu’nda Beslenme”. Yazarı Miss A. M. Lowdon. Yazıda, İngiliz Ordusu’nda bir askerin günlük yaklaşık 3400 kalori aldığının dışında somut bir bilgi yok, gerisi laf salatası. Diğer yazı ise, “Pakistan Silahlı Kuvvetleri’nin Beslenme Programı”. Albay C. K. Hasan, bilgi vermek konusunda bizimle yarışıyor ancak geçememiş. Yazının geneli, askerlere verilen yemeklerin besin ve vitamin içeriği üzerine. Yiyecekler içinde birçok mahalli besinden bahsediliyor; urd unu, banaspati yağı, til, guava peltesi, ghee sütü.

National Eye Institute, NIH ve WHO’da çalışmış Barbara A. Underwood’un 2005’te yazdığı, http://jn.nutrition.org/content/135/5/1276.full.pdf adresinden tam metnini okuyabileceğiniz makaleden öğrendiğimize göre, Ulusal Savunma İçin Beslenme Komitesi'nin (ICNND) öncülüğünde, düzenlenmiş bu toplantılar, Birleşik Devletler'in dostu şu ülkelerde yapılmış; birincisi, 1956 İran, ikincisi, 1958 Türkiye, üçüncüsü, 1959 Pakistan, beşincisi, 1962 İspanya. Daha sonra da başka toplantı olmamış.

Demek ki 1962’den sonra beslenme işi “çözülmüş” ve artık ülkelerin resmi politikaları haline gelmiş ve bu günkü hibrit tohumlar, GDO’lu gıdalara uzanan zincirin ilk halkaları tamamlanmış. Bize de, “yavan süt tozundan” yapılma sütlerin anısı kalmış.

 


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Mehmet Harma

    Mehmet Harma 30.05.2017

    Değerli H. Ünsal, sağolunuz. Kağıt hurdacısı, anı sondajcısı diyorum ben buna. Salı sallanır derler ama Naftalin'e iyi geldi, 12 olduk bile :) saygı sevgi bizden.

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 30.05.2017

    Sayın Harma, sitede kendine özgü bir standart yarattınız, bu köşenin hastasıyım vallahi. Okuduktan sonra ertesi salı günün gelmesini iple çekiyorum. Teşekkürler ve saygılar.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 30.05.2017

    TSK'nın dünkü ve bugünkü vahim durumunun nedeni belgeyle ortaya konuldu: Bulgur Entoksikasyonu... :(

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.