Düşük Karbonhidratlı Diyetin Öteki Diyetlere Üstünlüğü Üstüne Bilimsel Kanıtlar

Düşük Karbonhidratlı Diyetin Öteki Diyetlere Üstünlüğü Üstüne Bilimsel Kanıtlar

Yazarımız Dr. İlknur Arslanoğlu UPEK’te (Ulusal Pediatrik Endokrinoloji Kongresi) bir sözlü-görüntülü sunum gerçekleştirdi. Daha yeni. 17-21 Nisan Antalya.

Burada Düşük Karbonhidratlı Diyet konusundaki bilimsel yaklaşımları ve kanıtları özetledi.

Sunduğu bilimsel kanıtlardan biri çok yeni ve önemli. Mart 2019 tarihli bir bilimsel makale. Burada yakın zamanda gerçekleştirilip yayımlanmış 8 ayrı çalışma irdeleniyor.

DATA SOURCES: Medline, PubMed, Cochrane Central, and CINAHL Plus were searched to identify large randomized controlled trials (n > 100) with duration ≥ 6 months.

DATA EXTRACTION: Eight randomized controlled trials (n = 1633; 818 carbohydrate-restricted diet, 815 low-fat diet) were included.

SONUÇ: Kardiovasküler risk açısından çok önemli olan kan lipid düzeylerinde düşük karbonhidratlı beslenme belirgin olumlu etki yaratıyor. Kan lipidi ve kolesterol açısından (HDL-LDL) etkileri olumsuz değil, aksine olumlu.

YANİ: Diyette sadece karbonhidratları kısıtlayarak (şeker, un, nişasta –ekmek, patates, pilav, unlu mamüller, meyvalar vb.) kan yağlarını aşağı çekebilirsiniz. Kandaki yağlar esas olarak yediğiniz yağlardan değil, yediğiniz karbonhidratlardan geliyor. Çünkü vücut, şekeri yağa çeviriyor. Aşırı yemedikten, ölçülü (normal) miktarlarda aldıktan sonra yediğiniz yağlar kanda lipid, kolesterol artımına yol açmaz. 

RESULTS:

Carbohydrate-restricted diets showed no significant difference in low-density lipoprotein cholesterol after 6, 12, and 24 months. Although an overall pooled analysis statistically favored low-fat diets (0.07 mmol/L; 95% confidence interval [CI], 0.02-0.13; P = 0.009], this was clinically insignificant. High-density lipoprotein cholesterol and plasma triglycerides at 6 and 12 months favored carbohydrate-restricted diets (0.08 mmol/L; 95%CI, 0.06-0.11; P < 1 × 10-5 and -0.13 mmol/L; 95%CI, -0.19 to -0.08; P < 1 × 10-5, respectively). These favorable changes were more marked in the subgroup with very-low carbohydrate content (< 50 g/d; 0.12 mmol/L; 95%CI, 0.10-0.14; P < 1 × 10-5 and -0.19 mmol/L; 95%CI, -0.26 to -0.12; P = 0.02, respectively).

CONCLUSIONS: Large randomized controlled trials of at least 6 months duration with carbohydrate restriction appear superior in improving lipid markers when compared with low-fat diets. Dietary guidelines should consider carbohydrate restriction as an alternative dietary strategy for the prevention/management of dyslipidemia for populations with cardiometabolic risk.

YAYININ KÜNYESİ ŞU: Effects of carbohydrate-restricted diets on low-density lipoprotein cholesterol levels in overweight and obese adults: a systematic review and meta-analysis. Nutr rev. 2019 Gjuladin-Hellon  ve arkadaşları… (Mart 2019)

SUNUM: UPEK Antalya-2019, Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu

Ve bu yayın, Düşük Karbonhidratlı Diyeti, Kardiovasküler risk açısından, öteki diyetlere karşı seçenek olarak öneriyor.

“Karatay Diyeti”nin sağlığa olumlu etkisi üstüne bilimsel kanıt yok mu?

Evet, yok!

Çünkü dünyada “Karatay Diyeti” diye bir şey bilinmiyor. Dolayısıyla henüz üstünde bilimsel çalışma yapılmamış. Fakat Karatay Diyeti denen şey aslında “Düşük Karbonhidratlı Diyet”ten başkası değil. Bu da 1860’lı yıllardan beri biliniyor. 1970’li yıllardan başlayarak hakkında kitaplar çıkmış. O tarihlerden beri de üstünde çok sayıda bilimsel araştırma ve yayın yapılmış.

Bilimsel yayın yok diyorlardı? Fatih Altaylı danıştığı büyük doktorların, kardiyologların , profesörlerin “Karatay Diyeti Bilimsel değildir”, “Hakkında bilimsel kanıt yoktur” dediklerini söylüyordu. Evet, söylerler. Bizim sözde bilim çevrelerimiz hiç araştırmadan, okumadan her şeyi söyler.. Doğrudur…

İşte biz de bir kez daha bilimsel kanıtı sunduk. Çok taze Mart 2019 yayınından. Bizlere ilk kez düşük KH'lı diyeti öğreten, Taş Devri Diyeti’ni ülkemize uyarlayıp yaygınlaştıran Ahmet Aydın hocamızın anısına saygıyla…


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Mesut KÜÇÜK

    Mesut KÜÇÜK 12.05.2019

    Ben altı yıldır vejeteryenim... hiçbir eti o tarihten beri yemiyorum... canım çekiyor mu diye sorarsanız?... maalesef çekiyor... yalan yok.! ama çok düşündüm ve yememem gerektiğine karar verdim çünkü ben bir sosyalistim... insan denen varlığın et yemesi için o uydurulmuş hikayeler yok mu?.. bayılıyorum hepsine... yiyin kardeşlerim yiyin... doya doya yiyin... sonra da ben sosyalistim diye gezinin ortalıklarda... canlının gözüne bakıp da onun canlı olduğunu hissedemiyorsanız beyninizde bulunan bir takım algoritmalarınız çalışmıyor demektir... şu dediğimi not edin lütfen: sosyalist insan canlı dedektörüdür. şu dediğimi de tavsiye olarak alın lütfen: önemli olan uzun yaşamak değil önemli olan insan olmaktır.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 04.05.2019

    Akif'in çağrısını ben de hatırlatayım o zaman: 10 Mayıs saat 19 İzmir NHKM.. Çobandede'nin esprisi de güzeldi. BİR ŞEY DAHA DİYEYİM: Çevremizde "normal" olarak beslenen birçok kişi aşırı et ve protein yemekte. Tabii bol KH ile birlikte. Klasik beslenme uzmanları, dar düşünceli doktorlar buna hiç takmazlar da... Ne zaman siz "beslenme oranlarında karbonhidratlar azaltılmalı, protein ve yağlar artırılmalı" deseniz.. Fazla proteinin, yağın binbir türlü zararını saymaya başlarlar. Kanserden tutun, böbrek yetmezliğine varana dek.. TEKRAR EDİYORUM: Oysa Düşük KH'lı beslenmede önerilen protein artımı oran olarak artımdır. Miktar olarak değil. Günde 100-120 gr proteindir hepi topu. Etrafta günde 500-600 gr protein alan yığınla insan vardır. Siz yoksulların günde 30-40 gr aldığı proteini artırmayı önerdiğinizde doktorlar nedense ayağa kalkar. :) :)

  • Akif akalın

    Akif akalın 03.05.2019

    10 mayıs saat 19'da İzmir NHKM'de bunlar konuşulacak. Vakti olanları bekleriz.

  • Ahmet cemal cobandede

    Ahmet cemal cobandede 03.05.2019

    Yaziyi okuyayim derken kolayi ustume doktum/cok etkili bi yazi karbonhidrati icirmedi anlayacaginiz- ilknur hocami tebrik ederim/nice calismalara

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 03.05.2019

    DEVAM: Balığın çok ucuzladığı dönemler vardır. Sakatatlar, tavuk ciğeri vb. ucuz fiyatlara bulunabilmektedir. Bunların az miktarları kola, fanta, bisküvi, ekmekle beslenmekten çok daha doyurucudur. Kaldı ki bizler ekmeği, şekeri sıfırlayın demiyoruz. Beslenmenizin ağırlığını bunlar oluşturmasın, diyoruz. 4- Protein ve yağların mevcut fiyatları toplum eğer devlete baskı yaparsa ve uygun düzenlemeler gerçekleşirse çok daha aşağı çekilebilir. Bu konuda icraat yapmak iktidarın görevidir. Baskı yapmak ise muhalefetin.. En başta muhalefet bu konuya duyarsızsa, hatta bu konudaki uyanışı engellemeye çalışıyorsa, söylenecek fazla şey yoktur. 5- Aradaki diyelim yüzde 20 maliyet farkı sonradan ortaya çıkan hastalıklarla 4-5 katıyla kişilere, topluma ve devlete geri binmektedir. Çocukluğundan itibaren şekerle, şekerli içeceklerle, bisküviyle beslenmeye alışmış bireyler 30’lu yaşlarından sonra bedenen iflas etmeye başlamakta, hastanelere, doktorlara muhtaç bir yaşam sürmektedir. .

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 03.05.2019

    Düşük Karbonhidratlı Beslenme Hakkında En Sık Karşımıza Çıkan Yanlış İnanışlar.. (Bir bölümü bilgisizlikten, bir bölümü kasıtlı yayılmakta) 1- Düşük KH’lı beslenme proteinlere ve yağlara abanmak demek değildir. Eğitimli ve iradesi az çok güçlü biri bu beslenmeye alıştıktan sonra (Taş Devri Beslenmesi vb.) fazla et, yağ vb. zaten yiyemez, yemez. 2- Düşük KH’lı diyetin pahalı olduğu, zengin işi olduğu kasıtlı söylenen bir yalandır. Kısa bir beslenme eğitimi alan kişi, akıllı davrandığında aynı paraya daha az şeker, ekmek vb. ile daha sağlıklı beslenir. 3- Tüm toplumun akıllı davranamayacağı ve beslenme eğitimi alamayacağını düşündüğümüzde. (Bu alanda da hem devletçe, hem sözde muhaliflerce, okumuşlar, aydınlar, sosyalistler vb.. bilinçli bir engelleme söz konusu, o da ayrı konu.) Düşük KH’lı beslenmenin kişilere ve topluma fazladan maliyeti yüzde 15-20 fazlayı geçmez. Sık sık et yemek şart değil. Süt, yumurta, mantar, az KH’lı sebzeler… Olmadı.. baklagiller daha ucuzdur. DEVAM EDECEK

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.