Yunus Nadi Ödüllerini, 15 yılda 13 kez Can Yayınları aldı

Yunus Nadi Ödülü nasıl alınır?

Türkiye’de düzenlenen onlarca edebiyat ödülü arasında ilk akla gelen ödüllerden birisi Yunus Nadi Ödülü’dür. Yunus Nadi Ödülleri tanıtılırken saygınlığı ve en eski edebiyat ödüllerinden biri olduğu özellikle vurgulanır. Bu ödül her yıl öykü ve roman dahil olmak üzere çeşitli alanlarda verilir. Peki bu kadar saygın ve prestijli bir ödül nasıl alınır? Ya da bu ödülü almanın bir kılavuzu olur mu?

Olur!

Eğer konu edebiyat piyasası ya da piyasa edebiyatı ise bu ödülleri almanın da bir tekniği olacaktır ve vardır.

 

Can Yayınları Ödülleri!

Bu yazı aslında, birkaç yıl önce Kemal Ateş’in yazdığı ancak içeriği nedeniyle yeterince tartışılmayan bir yazının devamıdır. Yazar Kemal Ateş, 2002 ile 2011 tarihleri arasında Yunus Nadi Roman Ödülleri’nin hangi yayınevlerinden çıkan kitaplara verildiğini araştırmış ve şu sonuca varmıştı:  2002 ile 2011 yılları arasında dağıtılan 10 Yunus Nadi Roman Ödülü’nün 7’si Can Yayınları’ndan çıkan kitaplara verilmişti.

Bu listeye öykü ödüllerini de eklediğimizde, durum daha da netleşmekte ve netleşirken de aynı zamanda tuhaflaşmaktadır.

Aşağıda,  2002-2011 yılları arasında Yunus Nadi Ödülü alan bazı eserler listelenmiştir:

 

2002

Roman Ödülü:  Aşki Giyinen Adam, Nazlı Eray (Can Yayınları)

Öykü Ödülü:  Uykusu Sakız, M.Sadık Arslankara (Can Yayınları)

2003

Roman Ödülü:  Yalan, Tahsin Yücel (Can Yayınları)

Öykü Ödülü:  Ölüm Oyunları, Osman Şahin (Can Yayınları)

2004

 Roman Ödülü:  Bu Filmin Kötü Adamı Benim, Murat Gülsoy (Can Yayınları)

Öykü Ödülü: Denizler Dört Duvar, Ayşe Sarısayın (Can Yayınları)

2006

Roman Ödülü: Deniz Taşları, Yiğit Okur (Can Yayınları)

Öykü Ödülü: Tamiris’in Gecesuçları, Sezer Ateş Ayvaz (Can Yayınları)

2008

Roman Ödülü: Pembe Otobüs, Mehmet Anıl (Can Yayınları)

2009

Roman Ödülü: Amida Eğer Sana Gelemezsem, Özcan Karabulut (Can Yayınları)

2010

Öykü Ödülü: Bir de Baktım Yoksun, Yekta Kopan (Can Yayınları)

2011

Roman Ödülü : İncir Tarihi, Faruk Duman (Can Yayınları)

 

Listeden de anlaşılacağı gibi 2002-2011 yılları arasında (bazı yıllar hem öykü hem roman ödülü, bazı yıllar ise sadece biri), iki yıl (2005 ve 2007) haricinde öykü veya roman ödülleri her yıl Can Yayınları’na verilmiştir. Bu 10 yıl içinde Can Yayınları’nın hiç ödül almadığı sadece iki yıl vardır!

Kemal Ateş’in yazısı, her zaman olduğu gibi “suskunluk suikasti” ile karşılanmış, çok dar bir çevre dışında hiç kimse tarafından tartışılmamıştı. O kadar ki yazının aslı bile internetten bulunmuyordu. Kemal Ateş’in bu yazısından sonra Yunus Nadi Ödülü 3 kez daha verildi. Peki bu 3 yılda ne oldu? Kemal Ateş’in bu iddiası çürütüldü mü? Kemal Ateş haksız bir suçlamada mı buluyordu yoksa?

 

Son üç yılda ne değişti?

Son 3 yılda öykü ve roman dallarında verilen Yunus Nadi Ödüllerine baktığımızda şunu görürüz:

2012 Yunus Nadi Öykü Ödülü: Hanımların Dikkatine, Seray Şahiner (Can Yayınları)

2013 Yunus Nadi Roman Ödül: Hayatı Sevme Hastalığı, Sibel K.Türker (Can Yayınları)

2014 Yunus Nadi Öykü Ödülü: Teklifinizle İlgilenmiyorum, Başar Başarır (Can Yayınları)

 

Görüldüğü gibi Kemal Ateş’in savı, sadece geçmiş 10 yılda değil bu yazıyı yazdıktan sonraki 3 yıl için de geçerlidir. 

Yukarıdaki tabloya, bu ödülü aldıktan sonra Can Yayınları’ndan çıkan kitaplar dahil edilmemiştir. İsmi anılan kitapların hepsi, “ödül aldığı sırada” Can Yayınları’ndan çıkmış olan kitaplardır.

Tablo nettir:

2002 yılından bugüne kadar verilen 13 Yunus Nadi  Roman ve Öykü Ödülü’nün en az biri, 2005 ve 2007 yılları haricindeki bütün yıllarda Can Yayınları’ndan çıkan kitaplara verilmiştir.

Burada asla ödül alan yazarlara ve bu yazarların eserlerine saygısızlık yapma amacında değilim. İsmi geçen kitapların içeriği, başarılı ya da başarısız olması da şu an bu yazının konusu değildir.

Acaba Yunus Nadi Ödülleri’nin çok büyük bir kısmının son 13 yıldır Can Yayınları’na gitmesi bir tesadüf müdür? Yoksa iyi kitaplar sadece o yayınevinden mi çıkmaktadır?

 

 

2014 yılı seçici kurulu kimler?

En son 2014 yılı Yunus Nadi Öykü Ödülü seçiciler kurulu içerisinde yer alan 5 üyenin birisi Can Yayınları editörü ve yazarı, diğer üçü de Can Yayınları’nın yazarlarıdır.

Ne dersiniz değerli okurlar, çok mu fesatlık yapıyoruz? Niyetimiz mi kötü?

Yazının başlığı okur için sanırım artık daha anlamlı hale gelmiştir. Yunus Nadi Öykü ve Roman Ödülü almanın yolunu artık herkes anlamıştır.

Yunus Nadi Ödül Yönetmeliği’ne malumu ilan eden şöyle bir cümle eklenmesinin zamanı gelmiştir artık:

“Ödül Can Yayınları’ndan çıkan kitaplara verilmektedir”.

Abartıyor muyum?

Sizce abartan gerçekten ben miyim? Böyle bir tablo karşısında sizce ne düşünmemiz gerekiyor?

   Taylan Kara

taylankara111@gmail.com

 

 

 

Facebook
yorumlar ... ( 27 )
04-02-2015
03-02-2015 18:09 (1)
Bence hiç abartmıyorsunuz, aksine pislikleri yüzüne vuruyorsunuz. Ayrıca şu tümcenizin doğruluğu bir kez daha kanıtlanmış oluyor,"Türkiye’de solun en sağcı olduğu yer edebiyattır". saygılar. Recai kulaksız
03-02-2015 18:25 (2)
Arkadaşlar, AKP niye 13 yıldır iktidarda diye hiç sormayalım. Bunlar mı bizim kanattaki muhalifler :)) Kaan Ars.
03-02-2015 22:44 (3)
Daha acı olanı, kamuoyunda ve özellikle sosyalistler arasında Can Yayınları'nın solcu, muhalif yayınevi diye bilinmesi ve epey itibar görmesi. Bu itibarı korumak için Can Yayınları çok ince bir strateji izliyor. Gezi direnişi sırasında GUARDIAN gazetesine "tutuklanmaktan korkmuyorum" diye demeç veren Can Öz, DER SPIEGEL dergisine de şöyle bir röportaj vermiş: http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/apolitik-adamin-baskaldirisi-366492
04-02-2015 09:21 (4)
Muhalif tavır takınanların, bu muhaliflikten nemalanması açıkçası düzen sistematiğinin/sahtekarlığının ne denli içimize işlediğinin bir göstergesidir. At izi, it izine karıştı velhasıl.
04-02-2015 16:47 (5)
can yayınları ile ilgili şöyle taze bir haber var: http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/paparazzi/28117325.asp?utm_source=sm_fb&utm_medium=free
04-02-2015 16:54 (6)
Tüm bu olanlara neden ses çıkarılmıyor diyenlere işte bir haber daha: HTKP'nin yayın organından edebiyat atölyesi reklamı. İsimler tanıdık. Kıdemli baş jüri Hilmi Yavuz, son yılların gözde jürisi ve ödüllüsü Faruk Duman (Can Yayınları kadrosundan)ve yeni ödüllü, yakın jüri adayı (Usta olmuş bile, atölye açmış baksanıza) Irmak Zileli. Hey gidi "Türkiye Komünistleri" hey, hey gidi HTKP. Bu sizlere kapak olsun: http://ilerihaber.org/sarnic-oyku-atolyeleri-basliyor/9752/
05-02-2015 01:46 (7)
Can Yayınları'nın yöneticisi Can Öz'ün yazıyla ilgili maili (izni alınarak) aşağıdadır. Sayın Taylan Kara, az önce internette gezinirken Yunus Nadi Ödülleri ve Can Yayınları ile ilgili yazınıza denk geldim. Can Yayınları'nı yönetiyor olmasam ve yazınızı okusam, size hak verir, burada bir işler dönüyor diye düşünürdüm muhtemelen. Haklısınız, şüphe uyandıracak bir tablo var ortada. Yine de, size şunu söyleyebilirim, ödül seçici kurulunda kimlerin olduğu, ve bu üyelerin de ne yönde oy kullanacakları konusunda ödül açıklanana kadar bir fikrim olmuyor. Ve elbette, ne ödül verenlere "x, y kişiyi kurula alın" gibi terbiyesizce ve muhtemelen rezil olmamızla sonuçlanacak bir talebimiz, ne de herhangi bir kurul üyesi dostumuza "x, y kişiye oy verin lütfen" gibi bir bizi o kişilerin de gözünde 5 paralık edecek bir talebimiz oluyor. Ancak şu gerçek, geçen 5 sene nobel ödülü hep Can Yayınları yazarlarına verildi. Yunus Nadi dışında çok yazarımız her sene dolu ödül alıyorlar. +++
05-02-2015 01:46 (8)
Can Öz'ün mailinin devamı: Tabloya baksanız, bizi uluslararası edebiyat mafyasının başı, veya paralel edebiyat örgütü olarak yorulmayanlar dahi olabilir. İyi bir edebiyat burnumuz olmasının ötesinde, özellikle Türk yazarlarla ilgili olarak, bu durumu ancak şöyle açıklayabiliyorum. Elbet ödül alanların hepsi üst düzey yazarlar, ve kitapları genelde çok iyiler. Belki de kitaplar bizde yayınlanınca, daha göz önüne çıkarıyor olmamız yazara bir haksız avantaj sağlıyordur. Neticede bir yazar bizde yayınlanınca hem daha çok raf, hem daha çok basın yüzü görüyor. Eminim seçici kurullar da biraz tembelliklerinden, gözlerinin önündekini önermeyi tercih ediyorlar. Neyse, neticede konuya dikkat çekmekte sizi gayet haklı buluyorum, ancak, ben masumum hakim bey :) Sevgiler, Can Öz
05-02-2015 09:16 (9)
Sn. Can Öz 7-8, tabii ki bulunduğunuz düzeyde, "x, y kişiyi kurula alın", "x, y kişiye oy verin lütfen" gibi aleni istekler olmuyordur. Zira bu tarz çok avam kaçar. Ancak bu işlerin çok daha rafine yollardan yapıldığını tahmin etmek zor değil. Sizinki de timsah gözyaşı olmuş bir nevi. MH
05-02-2015 09:24 (10)
Ben Can Öz'ün açıklamasını her şeyden önce insani bir tutum olarak gördüm. Evet, normal bir şey belki, ama bizde kulağının üstüne yatmak, her türlü skandalı sessizlikle geçiştirmek öyle yaygın ki! Burada çok hayati konularda birçok kişiye, çevreye birçok şey sorduk, yüzde doksandokuzu susup unutturmayı yeğledi. Ben Can Öz'ü samimi buldum. Fakat onun veya bazılarının samimi olması bir şey değiştirmiyor. Kendisinin de ifade ettiği gibi sistem kendiliğinden işliyor. Can Öz konumundakilerin bu ödüller için organizasyon yaptıklarını biliyoruz, Can Öz yapmadım diyorsa öyledir. Fakat organizasyona gerek yok. Bu çok kanıksanmış etik dışılık aydın-okumuş camiasının içine işlemiş. Çok doğal görülüyor, tıkır tıkır işliyor. Öyle ki başka türlüsü mümkün değil gibi görülüyor. Yapı her yerde çürüdüğü, bütün alanlarda çürüdüğü için bir yeri işaret etmeniz fazla bir gündem oluşturmuyor. Zaten ödülcülüğün temeli de yanlış. Kaan Arslanoğlu
05-02-2015 10:36 (11)
İnternette muhabbet kuşlu bir film var, adam elini tabanca gibi yapıp kuşa doğrultuyor, kuş da hemen sırtüstü düşüp öldü taklidi yapıyor. Ortada ses yok, söz yok ama kuş zeki tabii, eli gördü mü hoop rolünü yapıyor. Ödül otomatları da böyle bence; jüri kimmiş, düzenleyen kim, bir bakışta anlıyorlar ne yapmaları gerektiğini. Sanık Ayağa Kalk!
05-02-2015 14:00 (12)
her sene iki bin yeni roman ve öykü kitabı yayımlanıyor bu ülkede. neden tek bir yayınevi bu kadar öne çıkartılıyor? o iki bin yazarın suçu ne? hem bu sistemin nimetlerinden etinden sütünden en çok sen faydalan hem de bu sistemde en samimi en sempatik sen ol can öz. müthiş.
05-02-2015 17:55 (13)
Sn. Can Öz 8, "Belki de kitaplar bizde yayınlanınca, daha göz önüne çıkarıyor olmamız yazara bir haksız avantaj sağlıyordur." diyerek kabul ettiğiniz haksız rekabeti/haksızlığı telafi edebilmek için bir çabanız oldu mu acaba? Sesini duyuramayan yazarlara, alternatif küçük yayınevlerine destek vs. MH
06-02-2015 11:48 (14)
Can Bey'in yanıt vermesi bence bir inceliktir. Kaç yayınevi böyle bir yazıya yanıt verir ki. Ben pek görmedim doğrusu. Bu konu Can Bey'in kişisel duruşunu ve niyetini aşan birşey. Can Bey'in jüriye birşeyler dikte etmesi zaten düşünülemez ve bu konuda söylediklerine ben de inanıyorum. Öte yandan tıkır tıkır işleyen, doğal bir süreç var. 10.da Kaan Bey'in söylediklerine katılıyorum. SC
06-02-2015 20:40 (15)
Can Öz'ün cevabı hakkında Taylan Bey ne düşünüyor? Tartışmayı başlatan kişi olarak en çok onun konuşması ve bu önemli tartışmayı yeni argümanlarla derinleştirmesi lazım. Bekliyoruz. Şu anki hava, kişiler değil sistem suçlu şeklinde ve olaylara böyle yaklaştığımızda, dünyayı yorumlama gücümüz oluyor ama değiştirme gücümüz olmuyor.
07-02-2015 15:25 (16)
(…) Dünya kadar eskidir bu mesele: Edebiyatın insanı doyurmadığı fikri bir atasözü değerindedir. (…) Sanat koruyuculuğu yazarın bir kişi veya kurum tarafından bakılıp korunmasıdır; ama yazardan karşılığında kültürel bir ihtiyacın tatmini beklenir. Müşteri ile patron arasındaki münasebetler ortaçağda sadakat yemini etmiş insanla efendisi arasındaki münasebetlere pek yabancı değildir. Sanat koruyuculuğu feodal teşkilâtlanma gibi, bağımsız hücreler üstüne kurulmuş bir yapıdır. (…) İmparatorluğun zengin Romalısının familia’sı sanat koruyuculuğunun belirmesine en elverişli yapıdaydı. Zaten sanat koruyuculuğu (mécénat), ismini Augustus’un dostu ve Horatius’un koruyucusu Maecenas’ınkinden almıştır. Fakat sanat koruyuculuğu özellikle prenslerin, kralların veya papaların saraylarında gelişmiştir. (…) Devlet koruyuculuğu, çağlar boyunca az çok muntazam ödenek ihsanları veya İngiltere’de “poet laureate”, Fransa’da “Kralın vakanüvisi” benzeri resmî görevler vererek uygulanmıştır. (…)+++
07-02-2015 15:25 (17)
++++ Bu anlamda koruyuculuk yanında, bir de edebiyat pazarına etki yaparak, yazara başka türlü ümit edemeyeceği gelirler sağlayan dolaylı koruyuculukların varlığına işaret edilebilir. Bir hükümet bu şekilde genel kitaplıklar ve propaganda servisleri için, bir eserden büyük miktarda sipariş edebilir. Bununla beraber en fazla kullanılan metot, ismi büyük parası az edebiyat ödülleriyle yazara fazla satış yaptırıp gelirini arttırmaktır. (…) Mısırlı yazar Taha Hussein meseleye gerçek iktisadî anlamını vermiştir: “Burada namuslu olmayan bir pazarlık vardır: Yazar, koruyucunun verdiği altını ve parayı aldıkça harcar; yazar, ona hiçbir şekilde harcanamayacak sanatını veya düşüncesini vermektedir.” (…) Robert Escarpit “Edebiyat Sosyolojisi” Çev: Ali Türkay Yazıcı, Remzi Kitabevi, 1968, ss. 50-53
07-05-2015 23:50 (18)
Taylan Bey, Bu yıl verilen Yunus Nadi Ödülü de sizi haklı çıkardı. Bu yıl roman dalında Can Yayınları'ndan çıkan Eren Aysan'ın Gece Uyurken adlı romanına verildi. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
08-05-2015 00:16 (19)
Eren Aysan, Sivas'ta yakılan şair Behçet Aysan'ın kızıdır. Şimdi tam bir 'yazsan olmuyor, yazmasan olmaz' oldu. Nazik bir durum.
08-05-2015 09:28 (20)
Taylan Bey iki senedir uğraşıyor. Bir şey değiştiği yok. Sistem her yerinden çürüdüğü için bir yerindeki aksaklığa işaret etmeniz bir şeyi değiştirmiyor. Kültür sanat olaylarında anarşist tavır lazım. Prensip olarak ödül kurumunun kendisine karşı çıkmalı. Orhan Kemal ödülü niye Hamdi Koç'a verildi diye itiraz etmektense bu ödülün kaldırılmasını istemek daha mantıklı bir tepki olur. Bu saatten sonra en etkili protesto ve strateji bu.
08-05-2015 09:39 (21)
Zaten öyle yapıyoruz sayın 20 numara. Ödüle, ödüllere, jürilere, yarışmaya katılımlara tümüyle karşıyız. Bunu 40 kere yazdık, burada ve başka yerlerde. DEMEK Kİ O DA ETKİLİ DEĞİLMİŞ. Sanırım size bile ulaşamamışız o yollarla. ANARŞİST TAVIR LAZIM deyince olmuyor, anarşistiz işte, daha ne! Üçüncü cümleniz doğru lakin. Saygılar. Kaan Arslanoğlu
08-05-2015 13:32 (22)
Babasının saygınlığı yüzünden çocuğuna ödül verilir mi? Bu kitabı okumadım. Ama eğer böyleyse bu tam taylanlık bir rezalettir, eğer öyleyse Taylan Hocamıza havale ediyorum. Eğer babası yzünden bu ödül verildiyse bu durum en başta Behçet Aysan'a hakarettir.
08-05-2015 13:40 (23)
Bunca yazıdan, ifşaattan sonra birileri hala yarışma düzenliyor, yarışmaya katılıyor, Can yayınları ve benzeri birkaç şebeke, genel şebekeyle ortak hareket edip hala insanları kandırıyorsa, kananlara da, kandıranlara da, rezaleti tüm paylaşanlara ve ses çıkarmayanlara da diyecek bir şey yok. Bir el işareti yeter. Kaan Arslanoğlu
09-05-2015 15:02 (24)
YUNUS NADİ ÖDÜLÜ 16 YILDA 14 KEZ CAN YAYINLARINA VERİLDİ diye sıradan bir vatandaşa haber verseniz "yuh, burada açık bir tezgah var" diyecektir. Ama "solcu" bir okumuşa aynı şeyi söyleseniz "demek ki hak etmişler" diyecektir. Çünkü siyasette kavga eder görünürler, ancak etik anlamda ve yaşam biçimi olarak liberali, hükümet yanlısı, ulusalcısı veya sosyalist geçineni okumuşların büyük çoğunluğu aynı kaba işemektedir. Sanat, medya, kitle örgütleri vs.. işin vitrininde bir ŞEBEKELEŞME vardır ve orada pek çatışma ayrım yaşanmaz. Hükümetten para transferi yapan yazar örgütü yöneticisiyle diyelim Cumhuriyet yazarı veya bir ulusalcı "aydın" pastayı birlikte paylaşmakta beis görmezler. Tavuk mu yumurtadan çıkar tersi mi. Ama bir gerçek var ki üstümüzde ağır bir yük: KALİTESİZLİK... KALİTESİZLİK... KALİTESİZLİK... ALAYINA KARŞI...
09-05-2015 13:42 (25)
ödül kazanan romanın ilk 17 sayfasını can yayınlarının sitesinden okuyabilirsiniz. en azından romanın niteliği hakkında bir fikir uyandırır. https://canyayinlari.com/Eren-Aysan/Gece-Uyurken/9789750724152
09-05-2015 16:01 (26)
Cumhuriyet'in 1 Mayıs ve 6 Mayıs'ta promosyon olarak verdiği kitaplar Can Yayınları tarafından basılan kitaplar değil miydi? ç.
11-05-2015 00:00 (27)
17 sayfa okumakla hiçbir fikir uyanamaz. Mesele zaten bu romanın iyi ya da kötü olması değil, dünyanın en iyi kitabı bile olsa, bu ödülün üzerindeki şaibedir. Bu şaibe durduğu sürece bu kitaplar da şaibeli olacaklar.
DOST SİTELER
Toplam Giriş Sayısı : 2210928
Arama

İmzasız yazı yayımlanmaz. Yazıların sorumluluğu öncelikle yazarına aittir.