Sen de Düşüncelerini Paylaş!


Son Yorumlar

  • 05.04.2020 - 13:09:29

    Salgının Psikolojisi (2)

    Teşekkürler Kaan bey, verdiğiniz bilgiler çok yararlı oldu. Sizlere de sağlıklı, güzel günler diliyorum.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 05.04.2020 - 13:00:38

    Sis

    Evet, feys sayfasında bir yorumcunun belirttiği gibi aynı zamanda emekçilerin silkinip durumu fark etmesi kaygısıyla da yazılmış bir öykü..

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 05.04.2020 - 10:40:57

    Sis

    Corona günlerindeki toplumsal ruh halini çağrıştıran bir kısa öykü.. Stanislaw Lem'in "Gelecek Bilim Kongresi" adlı romanını okumuş mu acaba yazar? Teması benzerlik gösteriyor.. Okunmasını öneririm...

  • Faik Çaltılı

    Faik Çaltılı 01.04.2020 - 14:20:35

    Irkçılığın, Bağnaz Milliyetçiliğin Ana Kaynağı Batıdır

    Müthiş. Güzel yazı.

  • Mehmet Bayraktar

    Mehmet Bayraktar 01.04.2020 - 00:12:28

    Karatay’ın Söylemedikleri

    Beğendiğim bir yazı olmuş. Yazarın belirttiği gibi beslenme konusu ekonomiden,sınıfsal gerçeklerden bağımsız bir konu değildir. Ve Karatay işin bu tarafına hiç değinmemektedir. İkincisi beslenme konusu emperyal politikalardan bağımsız bir konu değildir. Karatay işin bu yönünde değinmemektedir. Sonuç olarak 1990 larda SSCB' nin dağılmasından sonra gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler vahşi kapitalizm dönemine geri dönmüşler,emekçiler kazandıkları hakları sol parti ve sendikaların teslimiyetçi politikaları sonucu kaybetmişlerdir. Sağlıklı beslenme sorunu emekçiler için çok büyük bir sorun hâline gelmiştir. Konunun bu tarafı görmezden gelinerek sorun kapsamlı anlatılamaz.

  • Ramazan Bozkurt

    Ramazan Bozkurt 31.03.2020 - 01:54:03

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    Sonucta sosyalizm denemeleri ,halk icin egitim ,saglik ve kadin erkek esitligi kazanimlarinda kismi basarilar saglamis ama halkin temel ihtiyaclarini karsilamayan statik bir rejim yaratmistir..Hak,hukuk ve ozgurluk konusunda tamamen otoriter bir rejim haline donmustur.Uretim irrasyoneldir.... Fazladan ..Dusunulmesi gereken:Bizim illerin aydinlarinin ,yazarinin ,cizerinin , aktorunun neden dunyada caplari yoktur?Teorilerin yasamda (pratikte))karsiligi yoksa yanlismidirlar? Beyinlerinizi ozgurlestirmekten kormayin..Kendiniz olun

  • Ramazan Bozkur

    Ramazan Bozkur 31.03.2020 - 01:07:39

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    Kuzey kore tam bir diktatorluk. Girilmesi cikilmasi dahi ozel izne bagli,resim cekme hakkiniz bile yok.. Artilari kendilerini komunist yaa sosyalist diye tanimlayan diktatorlerin ;ozellikle devrimlerinin baslangic donemlerinde egitimde ve saglikta cok olumlu calismalari olmus birde irrasyonel sanayi yada agir sanayi yatirimlari... Kuba sovyet yardimlarinin durmasiyla birlikte agir agir libarellesmekteir.Nedeniyse halkin en temel ihtiyaclarini karsilayamaz olusudur.En insani sosyalizme denemesidir.. devam edelim...

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 28.03.2020 - 21:11:08

    GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA AYDINLIK VE TÜRKİYE GERÇEĞİ’NDE ÇIKAN İKİ YAZIM

    Fahri kardeş, tabiidirki 1450 yıllık böyle derin mesele ikimiz arasındaki bu güzel sohbetle, sınırlı satırlar arasında değerlendirilecek değil. benden de .. samimi saygılar sevgiler !

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 28.03.2020 - 20:34:53

    GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA AYDINLIK VE TÜRKİYE GERÇEĞİ’NDE ÇIKAN İKİ YAZIM

    ..bu işin en egzantrik ve ironik tarafı da nedir ?? uzun yıllardır aşağıdaki yorumda bahsi geçen 'insan'lara destanlar şiirler, methiyeler, yüceltici makaleler yazan.. onların özlü sözlerinden dörtlüklerinden, şiirlerinden besteler yapan, halk türküleri şarkılar derleyen.. senaryo, oratoryalar üreten.. içki masalarında ruhi su'nun türkülerinden dinleyip duygulanan gerçeğin doğrunun peşinden gittiğini zanneden entel cemaatimzz.. saksıyı çalıştırıp ta, bu insanlar bu bilinci, öngörüyü hangi öğretiden hangi kaynaktan aldı ? diye merak edip araştırmaz. Aynı benim bursadaki solcumsu demokratımsı arkadaşlar gibi.. Uludağ'dan çıkıp bursa eteklerine ulaşan doğal ana kaynak suyunu içmek yerine, ankara yolundaki tesiste kuyu suyundan yapılan Cola'yı .. İznik göl kıyısına tezgâh kuran Cargil de yapılan genetiği bozuk mısır şurubundan üretilen gazlı gazozu, çakma meyve suyunu bedelini ödeyerek iştahla içer.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 28.03.2020 - 19:14:00

    GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA AYDINLIK VE TÜRKİYE GERÇEĞİ’NDE ÇIKAN İKİ YAZIM

    Nedim Bey, andığınız büyüklere çok saygılıyız. İçlerinden ozan ve üstelik bilimci kimliği öne çıkanlarına saygımız, sevgimiz daha üst düzeyde. Ancak, Mürit-Mürşit ilişkisi bu önemsiz varlığa özgü değil. Mezhep ve din de öyle. Felsefe olarak evet ama dini tartışmaktan kaçınıyoruz. Bu arada, Hacı Bektaş’ın “hacılığı” tartışmalıdır: ). Bir sava göre, aslı Farsça "hace"nin (mürşit, alim) İslami esintilerle hacıya dönüşmesi imiş. Saygılar, teşekkürler ilginiz için.

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 27.03.2020 - 16:08:33

    GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA AYDINLIK VE TÜRKİYE GERÇEĞİ’NDE ÇIKAN İKİ YAZIM

    ..devam) bu yüzden iddiasız, yalın, gerçekçi, nettir. ne kapitalizm gibi dünyayı ele geçirip sömüreyim, ebesini şaapıp eksenini kaydırayım diyen mekanizmalar, ne materyalist kabulle toplumu üstten yapısal olarak değiştirip, dünyayı eşitleyip düzelteyim komünleştireyim.. diyen ideolojiler, felsefeler, kuramlar, reçeteler, kutsal iddialar peşinde değil. İnsanın kendisini.. sonsuz sınırsız işleyen evrensel sistemi tanıması, kavraması çözmesi .. ekseninde ''dışsallıkta aramayı, başkalarından beklemeyi bırak, özünde.. kendi içselliğinde bul'' anafikrini vurgular. asırlardır.. yunus, hacı bektaş, mevlana, pir sultan, hayyam, hallaç, bedreddin .. ve binlercesi bunu anlatmaya çalışmış, anlayan anlamış .. anlamayan da ona başka kılıflar, misyonlar, iddialar yüklemiş. Bazıları da .. olan bitene hayret edip kabullenmeyip ! nooluyo Yaa Hu ? İnsan Bu mu acaba demiş ! ( ; - insanı anlamaya anlatmaya çalışmış.

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 27.03.2020 - 14:28:28

    GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA AYDINLIK VE TÜRKİYE GERÇEĞİ’NDE ÇIKAN İKİ YAZIM

    Fahri bey.. dinin, özelde son versiyon olan islam'ın.. dünya düzeni, siyasi ekonomik sistemi .. gibi konularda, hiçbir iddiası yoktur zaaten. konusu hedefi açıklama ve kılavuzu İNSAN'dır. Tam tersi.. islam dünyayı tii'ye alır, dalgasını geçer ! yanılsamadır, rüyadır, matrixtir, geçici bi hevestir .. buyrun, birazda siz oyalanın.. ''insanlar uykudadır, ölünce uyanırlar'' der. odak noktası 'insan'ın gerçek yetenek ve öz kuvvelerini ortaya çıkarmadan.. dünyanın da düzelemeyeceğini kabul edip ! insan'' odaklıdır. Bu yüzden ideoloji, felsefe ve üst düzey dünyayı değiştirici düzenleyici teori, kuramlarla muhatap değil. Bu noktadan baktığımızda.. kendini islamcı sanıp; islam devleti, sistemi dünyayı dönüştürme, düzeltme peşindekiler de, islam'ı bu kriterle kabul edip.. onu bilimin, evrimin .. kendi halinde mükemmel bir şekilde işleyen organizma olan evrensel sistemin düşmanı engeli zanneden entellektüeller de.. yanılsama içindeler.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 26.03.2020 - 13:27:00

    GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA AYDINLIK VE TÜRKİYE GERÇEĞİ’NDE ÇIKAN İKİ YAZIM

    Büyük çoğunluğu İslama yürekten inanmış, yaşamı yalnızca bir sınav yeri sayan, din buyruklarını yerine getiren, alçak gönüllükle cennet sınavına hazırlanan insanlar diye tanımladığınız siyasetçiler; örneklerini verdiğiniz gayet açık Kuran tümcelerine karşın; gücü ele geçirince ezici çoğunluk kendini Tanrı yerine koymaya başlıyorsa (ki gerçekten öyle olduğuna tanık oluyoruz); solcusu, sosyalisti, Atatürkçüsü, komünisti; duruşta, tavırda, yaşamda bu kuramların tersini yapıyorsa, kapitalist gibi düşünüp yaşıyorsa; bunların nedeni belirttiğiniz üzere “parçalı akıl yapısı” ise ve varlıklarını buna (faydalandıkları sistemin yaşamasına) borçlu iseler; çıkarımım şudur: Dinin dünya düzenini iyileştirici hiç bir etkisinin olmadığı ve üstelik bütün ideoloji ve kuramların kapitalizmi değiştirmeye bir gücünün olmadığıdır. O zaman tek çözüm yolu kaldı geriye; kapitalizmin kökünü kapitalizmin (kendinin) kurutması:)

  • Fahri Kumbul

    Fahri Kumbul 25.03.2020 - 22:22:27

    15 Yıl Sonra.. Gaffar Yakınca'nın Cevabı..

    Benden de teşekkürler Sayın Gaffar Bey. Yurtsever olmayana insan demek zor. Çarpıcı sözlerin zamanını, kaynağını ve nedenlerini biliyoruz. Yalnızca gelenek- göreneklere sahip çıkmakla ve batı karşıtlığı ile bir yere kadar yol alırız. Yazınızda bilim, sanat ve önemli başka değerlerin eksik kaldığına dikkat çekmek istemiştim. İncelikli yanıtınız için çok teşekkür ederim. Saygılar.

  • Orhan karakus

    Orhan karakus 25.03.2020 - 17:49:32

    15 Yıl Sonra Kongresi.. Levent Yakış’tan 2. Cevap

    Mutlak kurtuluş Yok...şuurlu kurtuluş Var...İlmi yönden metafizik bilmi yönde fizik Tasavvufî Praksis yaklaşımı...Yeni paradigma...www.gelenekvegelecek.com vicdani politik rota...baki selamlar

  • Gaffar Yakınca

    Gaffar Yakınca 25.03.2020 - 17:38:17

    15 Yıl Sonra.. Gaffar Yakınca'nın Cevabı..

    Değerli Fahri Bey, yorumunuz için teşekkür ederim. Açıklık kazanması açısından belirtmek isterim: Türk öğün çalış güven sözü Atatürk'e aittir ve evet benim zihniyetimi de ana hatları ile ifade etmektedir. Diğer kimseler belki politik tartışmalara sebep olabilir ama Zeki Velidi, Türk dünyasının en saygın bilim insanlarından biriydi. Solculuğun kaç türü olduğunu inanın ben de bilmiyorum, kendimi de "solcu" olarak nitelemekten imtina ediyorum. Her görüş gibi solculuğun da farklı istikametleri/yorumları olacaktır. İlla solcu olmak gerekecekse ben "Türkiyeci ve milliyetçi bir solcu" olmayı tercih ederim. Selamlarımla.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 25.03.2020 - 11:50:39

    15 Yıl Sonra Kongresi.. Levent Yakış’tan 2. Cevap

    Ötekilere haksızlık yapmamak için oturup hepsini tekrar okumak gerek; ama bunu yapmadan söyleyebilirim ki, en etkili yazı bu oldu gibi geldi bana; biraz da son yazı olmasının etkisiyle olabilir; ya da gerçekten öyledir.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 24.03.2020 - 17:52:56

    Salgının Psikolojisi

    Bu salgının sonunda artabilecek şeyleri sayarken alkolizmi de belirtecektim ki.. yine "akp'ye yaranacaksın, değil mi" diyecek kılkuyruklar çıkar diye onu es geçmiştim. AKP'den de hayatta bir hayır görmüşlüğüm olsa canım yanmaz amma onunla gerçek hayatta çok daha ortak muhalif şeysileri azcık eleştirince dedikleri ilk laftır. İnan bey'in durumu nadir görülen bir tepki değil, abartmadıkça yararlı hatta. Fakat bu kriz sonunda başka şeylerin yanı sıra alkol bağımlılığı da artabilir.

  • İNAN

    İNAN 24.03.2020 - 16:45:00

    Salgının Psikolojisi

    Kaan Bey, şalgam içemiyorum, salgın yüzünden her akşam jagermeister uyumadan önce.

  • Neo Paladyum

    Neo Paladyum 23.03.2020 - 18:06:47

    Salgının Psikolojisi

    darbeler, depremler, ekonomik krizler, doğal afet, virüsler .. kısacık hayatımda hepsini gördüm yaşadım ! o koskoca_büyük insanlığın, aklının, şuurunun, bilincinin nasıl da sarsılarak aciz durumlara düştüğünü maalesef hep gördüm. Sadece fiziksel dünyada olmuyordu ki tutuklanma, kriz, devrilip sarsılma, yanma, virüs bulaşması .. akıl mantık düşünce dünyasında da aynen yaşanıyordu. işte o günler.. bu günlerdi ! ''virüsü umreciler getirmiş, diyanet bütçesi yüksek.. sağlık bütçesi düşükmüş, cüppeli amet -şööle demiş, hükümet bööle yapmış ! sayı bu kadarmış, testler şu kadarmış .. '' bunların hiçbiri / italyada, ispanyada, fransada yok. peki niye orda daha beteri var diyosun ?? akıl gitmiş, bilince, mantığa corona bulaşmış ! izah yok. İşte insan aklı bööle bişey, Selle gelen / Yelle gider.. hesabı. CNN, Fox, halktv, D, Ciner medya formatlarıyla / sözcü, yözdil, dündar.. zülfü, orhan.. feys, tivitır, insta kültürleriyle örülen naylondan ağlar, bi corona yeliyle.. uçar gider.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 23.03.2020 - 10:09:02

    Salgının Psikolojisi

    İnan kardeşim, acilen önce buradan cevap yazayım. Olabildiğince az haber izlemek gerek. Haberlerde olumsuz olanları geçmek ve bunların olumlusu da var, böyle zamanlarda olumsuz olanlar öne çıkar, çıkarılır, diye düşünmek gerek. Hepimiz aynı endişe içindeyiz. Moralimiz gelgitler yaşıyor. Olumlu olan, iyi olan duygu ve düşünceleri kendine telkin yoluyla hakim hale sokmak gerek. Ayrıca habersiz müzik kanalları dinlemek, kendini işlere vermek, film seyretmek, olabildiğince eğlenceli ve komedi türü film ve dizi izlemek tavsiye olunur. İşin aktar kısmına gelirsek: Şalgam suyu öneririm.. :) Şaka değil. Her gün 2 gram C vitamini, D vitamini takviyesi ve çinko enfeksiyona karşı direnç için önemlidir.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 22.03.2020 - 21:39:48

    15 Yıl Sonra.. Gaffar Yakınca'nın Cevabı..

    Yayılımcı ve ikiyüzlü güçlere karşı tavrını benimsemekle birlikte, yazının; aklıma “Türk budun ertin ökün”, “Türk! öğün, çalış güven!”, “Ey Türk! titre ve kendine gel!" gibi sloganlar ve Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Türkeş, Yazıcıoğlu vb. isimleri getirmesi beni şaşırttı ve ürküttü. “Yeni dönemde Türk milletinin Dünyanın direksiyonu tutan iradenin bir parçası olma şansı yüksektir” cümlesi de aklıma aynı çiftlikten gelmiş Bahçeli ve RTE ikilisini getirdi. Maddenin şu anda tanımlanmış toplam 16 hali varmış. Bunlar “Klasik haller dışında; sıvı kristal, amorf katı, manyetik düzenli, süperiletken, süperakışkan, Bose-Einstein yoğunlaşması, Rydberg molekülü,plazma(iyonlaşmış gaz), kuark-gluon plazması, dejenere madde, süperkatı, sicimsi sıvı ve süpercam” imiş. Solun kaç hali var bilmiyorum. Ben solu anlayamadım.

  • İNAN

    İNAN 22.03.2020 - 17:42:11

    Salgının Psikolojisi

    Kaan Bey merhaba. Risk okur yazarlığı artıyor, risk okumak bizi ekstra evham içine sokuyor, kendimizi ekran karşısında heba ederken buluyoruz. Acil, bireysel çözüm yöntemleri neler olabilir, yazının devamını bekliyorum. Bu defa aktarlar, baharatçılar, post-truth safsatalar bizi kurtaramayacak.

  • Saffet Öztürk

    Saffet Öztürk 21.03.2020 - 22:54:02

    15 Yıl Sonra.. Gaffar Yakınca'nın Cevabı..

    Aborjin bilgeye soruyorlar, İngilizlerin Aborjinlere uyguladıkları soykırım hakında ne düşünüyorsun, İngilizlerden nefret ediyormusun? Bilge gülümseyerek; onlardan neden nefret edeyim ki, onlar mutant (mutasyona uğramış insan, insan değil) bir timsahın ağzına elini verirsen, timsah elini parçalar, doğasında var çünkü, mutantların da doğasında var. Demiş. "Bir çift yürek, kıtabından" Hiç bir batı kültüründe nehir kirlenmesin diye, tasla su alıp nehir dışında ellerini yıkamak yoktur, avının başında avında özür dileyen, avına teşekkür eden yoktur.

  • Turabi Yerli

    Turabi Yerli 20.03.2020 - 20:46:19

    15 Yıl Sonra? Tarık Günersel

    Şu hepimiz aynı gemideyiz lafına bayılıyorum. "Ve Gemi Gidiyor"ken güneş görmeyen havasız kazan dairesinde kömür atanların, güvertede dışlanmış çingenelerin, balo salonunda dans edenlerin ve onlara her düzeyde hizmet edenlerin aynılığı mı söyleniyor? Ne öneriyoruz balo salonundakine biraz kömür atmasını mı? Garson uzatsa ya azıcık ayaklarını da lüks kamaradaki bi çay getirse! Evet hepimiz aynı gemideyiz ve gemiyi yürütenlerin geminin iktidarını ele almasını istiyoruz. Yoksa yemezler.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 20.03.2020 - 17:16:12

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    Yazının ikinci bölümü de bana geldi. O zaman anladım ki, birçok okur gibi ben de yazarın "ulusalcı" kavramını yanlış anlamışız. Biz onun küresel emperyalizme karşı, milli kapitalist refleksler gösteren Rusya, İran, Türkiye ve de Çin gibi ülkeleri kast ettiğini sanmıştık. En azından ben öyle sanmıştım. Meğer yazar "ulusalcı" derken ABD, Almanya, İngiltere gibi ülkeler hakim sınıfları ve yönetimleri içindeki ulusalcı kesimlerden bahsediyormuş. Yukarıdaki yazıda bu birkaç cümlede açık zaten. Ama o kesimlere "ulusalcı" dendiğini ilk kez duyuyorum. O yüzden kafam karıştı. Belki bu benim eksikliğim.

  • Akif Akalın

    Akif Akalın 20.03.2020 - 10:25:55

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    (DEVAM) Bu durum sadece devrim öncesi değil, devrim "sonrası" süreç için de geçerli. Siz devriminizi yaptınız, üretim araçları üzerinde kolektif mülkiyet kurup patronları devreden çıkarttınız. Peki, bütün bunlar gündelik yaşamda neleri değiştirdi? Yine "en başa" dönelim. Bizim derdimiz neydi? Eşitlik ve özgürlük. Peki, sosyalizm toplumda ne kadar eşitlik sağladı, insanlara ne kadar özgürlük getirdi? Bu sorulara kabul edilebilir yanıtlar vermezseniz, mesela işçi Cem Karaca'nın dediği gibi yine "işçi kaldıysa" patronu aradan çıkartmanın en azından işçi için çok da anlamı olmamış demektir. O zaman devrim kendisini üretim araçlarının mülkiyetini ortaklaştırmakla sınırlamamalı, "gündelik hayatı" değiştirmeli. Öyle ki, günün birinde sermaye bir şekilde yeniden iktidarı almayı başarsa bile, insanların alışkanlıkları karşısında bocalamalı. Mesela aradan 30 yıl geçtikten sonra o ülkeyi ziyaret ettiğinizde, bir zamanlar orada sosyalizmin olduğuna ilişkin izler görebilmelisiniz. Devam edelim mi?

  • Akif Akalın

    Akif Akalın 20.03.2020 - 10:10:21

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    Madem başladık, devam edelim. Bugün gençler çok bilmeyebilir fakat eskiden "somut koşulların somut tahlili" diye bir ilke vardı. Bu kısaca bir devrimcinin dogmalarda boğulmaması, politikasını yaşadığı zamanı tahlil ederek belirlemesi gerektiğini anlatırdı. Tabii burada aslında anahtar sözcük "devrimci". Bugün gerçekten "devrim" yapmak isteyen kaç devrimci kaldı ki, somut koşulların somut tahlili ile uğraşsın diyebilirsiniz. Ben yine de bir umut hala gerçekten devrim yapmaya niyetli potansiyel devrimciler olabileceği varsayımıyla devam ediyorum. Marx ve Engels'in "herhangi" (sözcüğün tam anlamıyla herhangi - rastgele) bir kitabını okursanız, ele aldıkları konu ile ilgili "son" bilimsel ve teknolojik gelişmelerden haberdar olmak bir yana oldukça derin bir bilgiye sahip olduklarını görürsünüz. Tahlillerinde bu bilgiyi kullanırlar. Bugün yaşasalardı, mesela yapay zeka veya biyoteknoloji konularında, bugün ODTÜ'de bu konularda dersi verenler kadar bilgi sahibi olurlardı. (DEVAMI VAR).

  • Gelecekten Gelen

    Gelecekten Gelen 19.03.2020 - 20:31:13

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    Sosyalizm'in en temel sorunlarından biri devrim ve inşaa problemi. Çünkü ikisi için de belirli bir program ve yasası yok. Her ne kadar Lenin, "Devlet ve İhtilal" eserinde bu konuyu döneminin koşullarına göre değerlendirmiş ve anahatları çizmeye çalışmış olsa da, yaşanan deneyimlerden sonra ve bugünden geçmişe bakıldığı zaman bunun ne kadar yetersiz ve olduğunu görebiliriz. Geçmişin sosyalizm teorisi 'Paris Komünü' ekseninde vücut buldu ve o deneyim üzerinden bir program çizilmeye çalışıldı. Türkiye sosyalistleri de aynı yoldan gitti. Paris Komününe ek olarak Ekim Devrimi, Çin ve Küba örnekleri üzerine bir don biçilmeye çalışıldı. Türk soluna yön verenler yıllarca diyalektik deyip durdular ama diyalektikten kopuk bir siyaset izlemeyi de adet edindiler. Oysa ki kendi topraklarının tarihini, genetik alışkanlıklarını ve insan tipini çözümleyip bir program çıkartabilmelilerdi. Bu topraklara en uygun olan Atatürk'ün belirlediği çizgiydi. Onu da anlayamadık. Faşist, burjuva dedik.

  • Akif Akalın

    Akif Akalın 19.03.2020 - 10:24:03

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    (DEVAM) Devrim mücadelesinde işkencede ötmemek, ser verip sır vermemek çok önemli meziyetler, fakat devrimden sonra bunlara çok ihtiyaç kalmıyor, başka meziyetlere ihtiyaç doğuyor. Şimdi ne olacak? Bu insanlara, hizmetleriniz için teşekkür ederiz, artık size ihtiyacımız kalmadı, şimdi "yıkıcı" değil, "yapıcı" insanlara ihtiyacımız var, size madalyanızı verip kenara alalım diyebilecek misiniz? Deseniz ne olacak? Bu insanlar devrimi, devrim sürecinde belki hiç ortada görünmeyen insanları devletin önemli yerlerine getirmek için mi yaptılar? Şimdi devrim "başka" niteliklere sahip insanlar gerektiriyor. Tarihte bu süreci en az hasarla atlatan ülke Küba gibi görünüyor. Devrimin önderleri kısa sürede "yapıcı" meziyetlerini geliştirebildiler. Devrimden sonraki ilk yıl içinde gerçekleştirilen okuma-yazma seferberliği ve polio aşı kampanyası bunun somut kanıtıdır. Küba'da öyle veya böyle sosyalizmin hala ayakta kalabilmesinin sırrı burada. Ne dersiniz, bu konuda konuşmak isteyen olur mu?

  • Akif Akalın

    Akif Akalın 19.03.2020 - 10:23:27

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    Sorunun TEK yanıtı yok. Ben burada yanıtlardan yalnızca BİRİNİ ele alacağım. Dünyanın birçok yerinde ve Türkiye'de kapitalist toplumlarda şu veya bu düzeyde sosyalizm mücadelesi veriliyor. Bu mücadele her ülkede farklı koşullarda veriliyor olsa da, emin olun dünyanın en "demokratik" olduğu sanılan ülkelerinde bile kolay değil, belirli fedakarlıklar gerektiriyor. Bu durum bu mücadele için belirli bir "insan tipi" talep ediyor. Bu insanların mücadelede başarılı olabilmek (devrim yapabilmek) için belirli niteliklere sahip olmaları gerekiyor. Örneğin gözü-kara olmalılar. Yerine göre, örneğin faşist diktatörlüklerin egemen olduğu veya emperyalist işgal altındaki coğrafyalarda askeri bilgilere sahip olmaları gerekiyor. Bu yazıyı okuyanların ne demek istediğimi anladığını düşünerek bunu uzatmayacağım. Sonunda devrim olduğunda elimizde devrimi yapan bu "insan tipi" bulunuyor, fakat sosyalizmin "inşası" iyi tabanca kullanmak veya ajitasyon çekmekten başka "nitelikler" talep ediyor. (DEVAMI VAR)

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 18.03.2020 - 16:28:02

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    .. devam) ortada aççık seççik bi gerçek var ! Rusya ve Çin.. abd'nin dünya hegemonyasını, tek kutuplu emperyalizmini.. marxizm, leninizm ile geriletmedi. ne zaman ki Rusların yeni nesil savunma ve uzun menzilli füzeleri, silahları uçakları devreye girdi ? Çin'in üretim gücü, ticari rekabeti, kuşak yol projeleri gelişti güncel yaşama girdi, yaygınlaştı ? Kapitalist emperyalist hegemonya geriletildi. Günümüzün belirleyici gücü bunlar. Teknoloji ve bilimi yaygınlaştırıp.. üretim ve insan kalitesini yükselten ulus devletlerin etkinliği .. eskimiş teorilerin geleneklerin uygulanması, devam ettirilmesinden çok daha belirleyici. Yeni çağın problemlerini, düğümlerini, sömürü mekanizma ve pisliklerini temizleme araçları felsefe ve teorilerden çok, teknoloji ve bilimi kullanarak, yeni araçları kullanmak. bunlardan birisi de yeni çağın silahlarından biri olan.. insan aklını, eğilim, yönelim tüketimlerini manüple edip yönlendiren yeni medya ve sosyal medya araçları oldu.

  • Nedim Pala

    Nedim Pala 18.03.2020 - 14:37:09

    Çin sosyalist bir devlet midir?

    20. y.y. başlarında 'maddenin temel yapı taşı atomdur' diyen materyalizm .. atomla birlikte paramparça oldu ! mezonlar, quarklar.. parçacık frekanslar.. ortalığa saçıldı. patlayıp dağılan bu materyallere göre şekillenmiş yapı diyalektik materyalizm de.. tabiidir ki her şeyi açıklamak kurgulamak için kullanılan insan aklı için de yetersiz kaldı. artık devrimci, ilericiler için, bugüne göre yetersiz kalan kuramlarla insanı, toplumu, dünyayı, evreni, rusya, çin.. temel siyaseti çözümlemek zor. bu yeni gelişmelere hakim olmayan, duyarsız kalan insan ve siyasetlerin yönettiği örgütlere, ülkelere, yapılara bakın ? anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz, mal meydanda ! günümüzün sosyal kuramcısı, ilericisi, devrimcisi .. yeni çağın evrensel bilim ve teknolojisiyle oluşan araçları gereçleri, insan sosyal ve teknik akıl yapısını, bu yapıların oluşturabileceği toplum yapısının kapasite yetenek sınırlarını yanılsamalarını tanımlayıp, yeni kuramlar sunacaktır .. diye düşünüyorum.

  • editör

    editör 18.03.2020 - 09:44:53

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    Kafamızdaki ülke, devlet projesi nedir? Sosyalizm gerekli midir? Sosyalist ülke-devlet nedir? ÇİN SOSYALİST MİDİR? konularında soru ve cevaplar, tartışma bir sonraki yazımızda başladı. Kaan Arslanoğlu yazıyor, yazı devam ediyor..

  • ahmet ışık

    ahmet ışık 18.03.2020 - 09:43:56

    KAPİTALİZMİN KRİZLERİ VE “YAPISAL REFORMLAR” ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ.

    Pkk'nın Yürütüğü "Bağımsızlıkçı Siyasi Mücadele" değil "Ayrılıkçı Siyasi Mücadeledir" Çünkü Bağımsızlıkçı Siyasi Mücadele Emperyalizme karşı verilir. Emperyalizmin silahı parası ve emir komutası altında değil.

  • editör

    editör 17.03.2020 - 18:07:13

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    M.T Akad'ın K.A'ya cevabı (DEVAM) : Keza günümüzde yegane alternatif sosyalizm midir? Sosyalizm nedir? İşte sizin sorunuza geldik? Kamucu devletçilik bu mudur? Sanırım Levent'in yazısına işi köşeleştirdiği için tepki gösterdim. Hayat bu kadar basit mi?

  • editör

    editör 17.03.2020 - 18:05:20

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    M. T. Akad'ın K.A.'ya cevabı: Sayın Hocam, tartışmaya hiç itirazım yok. Derdim işin akla kara şekline getirilmesi. Varoluşun bin bir hali var. Gerçi mali sermayenin (neoliberalizmin özü) büyük bir üstünlük sağladığı konusunda kuşku yok. Burada sermayenin küreselleşmesi üzerinde de durmak gerekir. Mücadelenin büyük kısmı küreselleşmeyle birlikte büyük sermaye odakları arasında mı sürüyor yoksa sermaye ile geride kalan son direnme odakları arasında mı? Çin'in düşük profille büyümesi artık fazlasıyla dikkat çekmiyor mu? Rusya ise zaten her alanda pres altında değil mi. Bizim gibi ülkeler için büyük kamplardan birine yanaşmak diye bir seçenek gerçekten var mı? Acaba batı kampından çıktık ya da atıldık da haberimiz mi yok? Kenarda tutulmak üzere mi dışlanıyoruz, yoksa kırılmak üzere mi? Diğer tüm mücadeleler ve kontrol altındaki örgütler bunun yansımaları mı? Yerel güçlerin hepsi emperyalistlerin kuklası mı? Her halükarda bu konular üzerinde biraz daha düşünmek iyi olur.

  • editör

    editör 17.03.2020 - 18:03:17

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    Kaan Arslanoğlu (Mehmet Tanju Akad'a cevabı) : yazı belki biraz hızlı sonuçlara varmış olabilir. Gerisi de gelecekmiş.. Umarım kısa yazar :) Ancak siz de hızlı sonuca varmışsınız bence. Son cümlenizle de biraz haksızlık yapmışsınız. :) Yazar bu kapitalizm yok edilmeden eski tip kutuplaşma ile, kapitalizmin çeşitleriyle büyük sorunun yok edilemeyeceğini, artarak devam edeceğini söylüyor, anladığım kadarıyla. Sosyalizmi tek seçenek olarak sunuyor. O zaman bu bağlamda bize kamucu devletçilik bir tür sosyalizm çeşidi midir, onu tartışmak düşüyor, eski tip sınırları, tanımı belli sosyalizmler dışında. Yine aynı konuyla ilgili Çin nedir, Rusya alternatif midir, o kampa bağlanmak sorunu çözer mi, o konuda tartışmayı derinleştirmek gerek. Yani bu yazı Çin ve Rusya'yı nasıl gördüğümüzü netleştirmeden tam anlaşılmaz. :)

  • editör

    editör 17.03.2020 - 17:47:18

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    MEHMET TANJU AKAD (FACE'DEKİ İLK YORUMU) : Düşünce malzemesi olarak güzel ama sonuçlara atlama konusunda kolaycı ve kestirmeci. Dünyada ayırımlar, ikilemler bu kadar net olamaz. Var oluş X yok oluş, ulusalcılar X küreselciler, Ulusalcılar kazanırsa 1930'ların kapalı sistemlerine dönülür, neo-liberalizmin burjuvazinin elinde kalan son ideoloji olması vs. Bunlar o kadar kolay söylenecek şeyler değil. Dünyada başka faktörler de var. Hakim faktörlerin dünyanın her yerinde yarattığı dirençler var. Çevre ve iklim krizlerinin etkileri yazıda illa hakim güçler tarafından kullanılır şeklinde ifade edilmiş. Tüm bunların tartışılması gerekir. Yazıdan çıkan sonuç: "çoktan ölmüşüz, haberimiz yok". Madem Pompei'nin son günleri, keyfimize bakalım.

  • akif akalın

    akif akalın 17.03.2020 - 17:08:21

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    (DEVAM). Yıllardır neoliberal saldırının ıcığını cıcığını tartıştık ama saldırının muhatabının neden bu saldırı karşısında dur(a)madığını ısrarla tartışmaktan kaçıyoruz. Eğer işçi sınıfı 1970'lerde sosyalizme, sola sırtını dönmeye başlamasaydı, neoliberalizm bu kadar kolay kazanabilir miydi? Ne çabuk unuttuk 1990'ları? Sovyet işçi sınıfının TEK KURŞUN atmadan teslim oluşunu açıklamadan, hiçbir şeyi açıklayamayız. Pinochet Şili'de, Kenan Paşa Türkiye'de terör estirirken, dünya emekçileri yarın sıranın kendilerine geleceğini anlayamayacak kadar cahil miydi? Solun her şeyi bir tarafa bırakıp, işçileri neden küstürdüğünü tartışması lazım. İşçiler SSCB'de, diğer sosyalist ülkelerde neyi bulamadı? Bunun yanıtını vermeden, işçileri tekrar kazanmanın yolunu bulmak mümkün değil. Gider AKP'ye, Trump'a, Putin'e oy verir, sana vermez. Çünkü küstürdün ve aradan 50 yıl geçti, daha niye küstürdüğünü bile bilmiyorsun ki özür dileyebilesin.

  • akif akalın

    akif akalın 17.03.2020 - 17:07:49

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    Olayı neoliberalizmin zaferine bağlamak tamam, fakat mağlup taraf da eşit ölçüde değerlendirilmezse tahlil yarım kalır. Mağlubu değerlendirmek için en başa, Marx'a dönmek lazım. Marx'ın ve sosyalistlerin, solcuların "derdini" doğru anlamak lazım. Solun derdi neydi? Eşitlik ve özgürlük. Çevrelerine baktılar ve işçi sınıfını gördüklerinde, "tamam" dediler, "işçiler eşitliği sağlarken, insanlığı da özgürleştirecek". Bu sırada işçiler zaten ayaktaydı. Biri maden patlatıyor, diğeri takunyasını dişlilerin arasına sokuyor, öteki de ürünleri yakıyordu. İçinde bulundukları duruma isyan ediyorlardı. Solcuları duyunca işçiler de "tamam" dediler, "işte bunu arıyorduk". Ardından geldi Paris Komünü, Ekim Devrimi vs. Buraya kadar da tamam. Fakat ne olduysa 1970'lerde oldu. İşçi sınıfı ile sol arasına kara kedi girdi. Eğer o kara kedi olmasaydı, neoliberalizm "önce alternatif burjuva ekolleri, ardından muarızı sosyalizmi geriye doğru iterek küresel çapta hakimiyetini ilan" edemezdi. (DEVAMI GELİYOR).

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 17.03.2020 - 12:59:19

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    Facebook sayfamda bu yazıyla ilgili atışmalar, hızlı tartışmalar başladı.. Ama yazar 30'ların iletişim teknolojisinde olduğu için bunlara cevap vermeyecektir sanırım. Tartışmanın bir bölümünü buraya kopyala yapıştırırım ara ara.. :)

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 17.03.2020 - 10:19:36

    15 Yıl Sonra Dünya ve İnsanlık.. Alper Levent Yakış’ın Yanıtları

    Bu yazıyı emperyalizmin Çin ya da Rusya alternatifini tartışmaya açmadan anlamak hayli zor.. Ona da gireceğiz yakında.. :) :)

  • Özgür Keşaplı Didrickson

    Özgür Keşaplı Didrickson 12.03.2020 - 00:14:17

    15 Yıl Sonra İnsanlık... Özgür Keşaplı Didrickson'ın Cevabı

    Sayın Kumbul, kaygınızı anlayabiliyorum. Gençlere, genel olarak insana yönelik sevgi bir yandan da koruma duygusunun varlığı demektir ya (hem 2 yeğenim var), “Yeni değerler”in sonuçta yine gençlere zarar verdiğini düşündüğüm ölçüde onları tespit etmeye, anlamaya çalışıyorum. Kaldı ki bir zaman diliminde toplumda hangi karakterlerin çoğalacağını, güçleneceğini koşullar belirliyor diyebiliriz sanırım ve o koşulların inşasından toplumun her kesimi, hepimiz sorumluyuz ve gençleri sahipsiz bırakma hakkımız yok. Bunları aktarmaya çalışmıştım. Örneğin misafir gelince odalarından çıkmalarının istenmemesinden “şanssızlık” olarak söz ettim. Bizim gibi yokluk çekmemelerini de değerbilirlikle ilişkilendirdim vs. ancak belki yine de dillendirdiğiniz kaygıyı giderici sayılamazlar. Tüm yanıtlarla birlikte ortaya çıkan tablo üzerinden mutlaka yeniden değerlendirmeli, tartışmalıyız. Yorumlar bu açıdan çok değerli. İlginiz için çok teşekkürler.

  • Özgür Keşaplı Didrickson

    Özgür Keşaplı Didrickson 12.03.2020 - 00:12:37

    15 Yıl Sonra İnsanlık... Özgür Keşaplı Didrickson'ın Cevabı

    Sayın Arslanoğlu, Gezer, Bodur, Kumbul...Yazımı okumaya zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Benden de selamlar, sevgiler. Sevgili İlknur yazdıkların beni çok mutlu etti. Özellikle satır aralarını da elimden geldiğince verimli kullanmaya çalışarak gördüğüm umudu ve ışığı aktarmaya çalışmıştım. Anlaşılmak sevindirdi ve güçlendirdi beni. Umarım güç birliğiyle karanlığı seyreltebiliriz.

  • yusuf bodur

    yusuf bodur 09.03.2020 - 18:43:02

    15 Yıl Sonra İnsanlık... Özgür Keşaplı Didrickson'ın Cevabı

    Teşekkürler. Yazı dizisine İlknur hocamızın on beş yıl sonra şunlar olur yerine; cevap verilmesi gereken sorular sorarak önemli bir katkı yapması gibi bu günün geleceğe akıp giden yozlaşmasını sergileyerek geleceğin iç karartıcı ahvaline ışık tutuyorsunuz.. Saygılar

  • yusuf gezer

    yusuf gezer 09.03.2020 - 15:01:54

    15 Yıl Sonra İnsanlık... Özgür Keşaplı Didrickson'ın Cevabı

    yazılarınıza harfiyen katılıyorum benim görüşüme göre 50 yıl sonra insanlar arasında sınıf devletler arasında hudut diye bir kavram kalmayacak kalanlar ise bankalar bankerler doktorlar ve mahkemeler kalacak sevgilerimle

  • İlknur Arslanoğlu

    İlknur Arslanoğlu 09.03.2020 - 14:29:24

    15 Yıl Sonra İnsanlık... Özgür Keşaplı Didrickson'ın Cevabı

    Yazıyı okuyup bir teşekkür yorumu yazmak üzereyken sayın Fahri Kumbul'un da yorumunu okudum. Tabii kuşak çatışması barındırma potansiyeli şu anda erişkin toplumun en genç diliminde olmayan herkesin eleştirel aktarımlarında olabilir, o çekinceyi koymakta haklıdır kendisi. Zaten takdir ve katılımlarını da iletmiş. Ben ise yitirilen değerleri ortaya döken bir yazıdan nasıl sıcak ve umutlu duygular çıkardığımı paylaşayım. Mutluluk yerine huzur, haklılık yerine eksiklenme, kendisi yerine çevresindekilere odaklanma, gündelik özgürlükler yerine yaşamsal gereksinimlerdeki eşitlikler için mücadele etme, tüm olumsuz gidişata rağmen bilimin daha toplumcu amaçlara yönelmesi ve kitlelerin eğitimi için motivasyon, ne güzel öneriler! Belki gençlere bunların tadını aldırmamız lazım. Kaleminize sağlık.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 09.03.2020 - 13:41:44

    15 Yıl Sonra İnsanlık... Özgür Keşaplı Didrickson'ın Cevabı

    Nesil anlayışı, davranışı üzerine saptama ve eleştirilerinize; bu konudaki gözlemleri ve fikirleri aynı ya da benzer birisi olarak katılmamak elde değil. Ancak, bazen de 'bu bir kuşak çatışması olmasın!' diye kuşku duymuyor değilim. Gençlerin duygu, amaç, beklenti ve çıkarları farklıdır. ‘Yeni değerlere’ açık, büyükler, ebeveynler kapalıdır. 40-50 yıl öncesi bitli, anarşist, asiydiler; birçok bölgede zorla tutulup berber dükkanına sokuluyorlardı. Kabaca her on yılda bir nesil davranışları değişiyor. Değişmeyen tek şey kuşakların uzlaşmazlığı olgusu. Öte yandan, Türkiye özeline biraz daha değinseydiniz... Çok özenli yazmışsınız. Teşekkürler.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.03.2020 - 10:27:25

    Gençlik ve de Kadın Hakları Üstüne Notlar..

    Fahri bey, benim bildiğim en iyi muhalif sizsiniz. :) Başka da bilmem.. Siz ne derseniz odur.. yolunuzdan gideriz.. Yeter ki yolu gösterin.. atılmaya hazırız.. Şaka bir yana sağolasınız , galiba her yazımızı okuyorsunuz. Muhalefet nasıl yapılmalı, bunu yapan kim, kimler ya da yapmayan kimler bıktırırcasına anlattık.. Anlaşılan bıkmamışsınız, soruyorsunuz tekrar.. Biz de bıkmayız ama, yeteneğimiz bu kadar, demek ki Türkçe bile bilmiyoruz, ifade edemiyoruz. :(

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.