Sen de Düşüncelerini Paylaş!


Son Yorumlar

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 14.12.2017 - 20:03:46

    Karatay’ın Söylemedikleri

    Canan Karatay hoca bilimsel hurafe üretmek suretiyle gündem oluşturmaya ve prim yapmaya çalışıyor bence. Bu nedenle son zamanlarda konuştuğumuz postmodernist sağaltımcı yaklaşıma kusursuz bir örnek oluşturuyor. Yani bu durumda kendisine toplumsal sorumluluk projeleri yüklenmeden önce, öncelikle bi liberal olup olmadığını anlamak lazım. Yani ne biliim, vizite ücretini birkaç yüz lira aşağı çekmesi önerilebilinir mesela. Dii mi ne kadar ilginç olur. Böylelikle ilgili toplumsal sorumluluk projelerine katılım ücreti de öngörülebilir belki de. (B.Ö.)

  • Ali Han Ereörnek

    Ali Han Ereörnek 14.12.2017 - 19:59:21

    Karatay’ın Söylemedikleri

    Bence çok geçerli ve okunası bir yazı olmuş. Sürdürülebilir tarım bu yazının bir önünde. Ve tüketim çılgınlığı sonunda oluşan bu yanlış beslenme büyük şehirlerde yaşayan tüm emekçileri ilgilendiriyor. Bence bu iki konu arasında bir iletişim kuruluyor ve kurulmalı artık.

  • Nebil Yılmaz

    Nebil Yılmaz 14.12.2017 - 20:08:05

    Karatay’ın Söylemedikleri

    "İnsanlar yalnızca söylediklerinden değil, “söylemediklerinden” de sorumludur ve yalnız söyledikleriyle değil, “söylemedikleriyle” de yargılanır." diye yazmışsın . Şimdi sen; "İnsanlar yalnızca paylaştıklarından değil "paylaşmadıklarından" da sorumludur. Ve yalnız paylaştıklarıyla değil "paylaşmadıklarından" da " yargılanır." demeden Paylaşayım bari. :)

  • Kaan Turhan

    Kaan Turhan 14.12.2017 - 15:47:02

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Kimse eleştirilemez değildir. Buna Necip hoca, Şengül hoca ve Hasan Ali Toptaş da dâhildir. Ancak ödül sistemi eleştirisine karşı katı/kemikleşmiş bir yanıt var, Şengül hocanın yanıtında: "Onu anmak için". Necip hocayı anmak istiyorsak çalışmalarından hareket etmeliyiz kanımca. Dilde Fikirde İşte Birlik dergisini çıkardığı 21 yaşına dönmeliyiz, kitaplarında anlattıklarını, açığa vurduklarını ve varsa yarım kalan çalışmalarını kamuoyuna ulaştırmalıyız. Onun çalışmaları üzerine, konferanslar, seminerler, sempozyumlar düzenleyebiliriz. Dolayısıyla, eleştirilecek yegâne nokta bu düşünceler egemen olmuyor da başkalarına Hablemitoğlu ödülü vermek gündeme geliyor, anlamak güç.

  • Mine YILAR

    Mine YILAR 14.12.2017 - 15:09:25

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Adımın önemi yoktu. Kaan Arslanoğlu'nu tanımayan beni hiç önemsemez biliyorum. Ben vatandaş Hayri'yim evet. Fakat Necip Hablemitoğlu'nun eşi olmasaydı ben de Şengül Hablemitoğlu'nu tanımayacaktım. O zaman eşit olabilirdik, feodal sistem yıkılırdı, güzel olabilirdi herşey. (Robot asla değilim.)

  • Mine YILAR

    Mine YILAR 14.12.2017 - 14:56:38

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    İsimsiz yorum bana ait. İsim yazmayı unutmuşum. Robot değilim ve kimse de umrumda değil .

  • 14.12.2017 - 14:23:23

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Sayın Hanımefendi kendileri çirkin bir cevap yazmış farkında değil. Neden insanlar gerçekler yüzüne çarpınca saldırgan ya da alaycı bir savunmaya geçer? Gücün kendinde olduğunu düşündüğü için. "Biz bugünlere sizinle gelmedik." diyor. Kiminle gelmiş? Toptaş'ı savunması edebiyattan anlamadığının bir sonucu olduğu için buna anlayış gösterebilirim. "Nerdeydiniz beyim bugüne kadar?"cümlesini anlamlandıramadım. Dul ve yetimleri koruma derneğine seslenir gibi...

  • Gül T.

    Gül T. 14.12.2017 - 14:05:09

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Ben şuraya takıldım belki çok küçük bir şey. Şimdi toptaş ne anlattığını biliyor mu bilmiyor mu? Çocukluğunu mu anlatıyor hiçbir şey mi? Roman yazmak ne anlattığını bilmemek mi? Anlamsız cümleler yazmak mı? Feodal refleksler burada devreye girmemeli. Ne kadar önyargılı bir mail. Toptaş'ı savunayım derken ... Dahasını yazmak bana düşmez bir de çirkin bir polemik başlar falan gerek yoğğk.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.12.2017 - 21:31:20

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    DEVAM: Siz de çabalarsınız emek verirsiniz takdir görürsünüz üzülmeyiniz... Hasan Ali Toptaş adı ile bir derdiniz olabilir. O sizin sorununuz. Ancak şöyle bir bilgiyi de aktarmış olayım, Toptaş kendisine postmodern diyenlere "ben çocukluğumu anlatıyorum. Ne anlattığımı ve hikayenin beni nereye götürdüğünü bilmiyorum" der. Edebiyatla ilgisi olmayan kişilerin, bir hikayede kesinlik ve netlik görmeyen her metni postmodernlik sayması, artık dikkate alınmayan sığ bir eleştiri. Cevap vermeye bile değmez, çünkü Toptaş polemiklere konu olacak ya da ona cevap yetiştirecek bir üslup taşımıyor. Bu da aklınızda olsun. Geri kalan düşünceleriniz sizi bağlar. Sizlerle bugünlere gelmedik, bundan böyle de yolumuza devam ederiz. O güç var ailemizde. İşinize bakın ya da çıldırmaya devam edin. Çünkü bizler söylediklerinizle gerçekten ilgilenmiyoruz... Bana yanıt da yazmayın, çirkin bir polemik için zamanım ve enerjim yok...

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.12.2017 - 21:27:48

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Ali Rıza Üçer arkadaşımız bu yazıyı kendi mail grubunda yaygınlaştırmıştı. Bu yazıya sayın Şengül Hablemitoğlu'ndan yanıt geldi. İki yanıt. Aynen aktarıyorum. 1- Ali Rıza beycim selamlar, güldüm geçtim. Çünkü enstitüyü yöneten bir üst akılyok. Ben ve evlatlarımdan başka. Komik yazılanlar hatta abartılı, kısmen eğlenceli. Sormak lazım yazan arkadaşa, Necip Hablemitoğlu adına ne yapılmasına katkı vermiş diye. İnanın umurumda değil yazdıkları. Kahkaha attım okuyunca... Sevgiler... Not: Ödüller bahane derdimiz Necip Hablemitoğlu'nu anmak... 2- Hem Ali Rıza Bey’e hem de Kaan Arslanoğlu kimdir bilmem kendisine ortak bir yanıt olsun. Necip Hablemitoğlu bugün ne yapardı, ne düşünürdü benim bile haddim değilken fikir yürtmek saygısızlıktan öte bir eylem değil. Kaldı ki, 15 yıl boyunca adı, sanı, esamesi olmayan insanların hiç değil. Nerdeydiniz beyim bugünlere kadar? Yaptığımız anmayı değersizleştirmeye kimsenin gücü yetmez. Ha, şu da kabulümüzdür herkes konuşabilir biz yolumuza bakarız. +++

  • Kaan Turhan

    Kaan Turhan 13.12.2017 - 14:15:21

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Hablemitoğlu Enstitüsü'nün, kuruluş amacı Necip hocanın adını ve eserlerini yaşatmaktı, sanıyorum. Ancak ne onun kitapları derli toplu bir araya gelebildi ne de gençliğinde çıkardığı Dilde Fikirde İşte Birlik dergisi tıpkı basım yapılabildi. Necip hocanın manevi mirasına sahip çıkmak demek ödül dağıtıp, kişisel gelişim, yaşam koçluğu benzeri çalışmalar yapmak olmamalıydı. Hocanın ölümüyle ilgili olarak da en önemli saptama, en yakınlarına bakıp, onları araştırmak gerekliliği üzerine olabilir. İnfial yaratıp, ülkenin kurtuluşunu buna bağlama derdinde olanlara da önceliği vermeli. Ankara Üniversitesi'nde bir sandalyesi dâhi yoktu, Necip hocanın. Dava üstüne dava açıldı. Bir küçük ve önemli ayrıntı daha var. Necip hoca, sahte diplomalı akademisyenlerin listesine sahipti. Yanlış anımsamıyorsam, 125 kişilik bir liste. Bunlardan birisi, Atatürk'ün kurduğu bir kurumun da başına çöreklenmişti. Böylelikle Türkiye'nin tarihi iddialarda kendini savunma refleksi çökertilmişti.

  • Zeynel Beyaz

    Zeynel Beyaz 13.12.2017 - 09:54:36

    Çıldırtıcı Bir Ülke Burası.. İster Gülün.. İster Ağlayın… Necip Hablemitoğlu’na Saygıyla

    Maşeri vicdan demek istenmiş, değil mi? Mahşeri ile maşeri epey farklıdır hani. Hasan Ali Toptaş yazılarınızı hususi olarak takip etmekteyim. İmge fetişistleriyle gazanız mübarek olsun. Elinize sağlık.

  • Ç.

    Ç. 13.12.2017 - 01:31:18

    Cihatçıları öven “laik”ler, El Kaide güzelleyen “solcu”lar

    https://www.birgun.net/haber-detay/ne-seninle-ne-de-sensiz-ankara-bruksel-hattinda-son-durum-195071.html yazıda KDHC'nin yer alması tesadüf mü, bence değil. CNN Türk'ten kovulan yeni Birgün yazarı AB propagandası yapıyor. Birkaç gün önce https://www.youtube.com/watch?v=tIgsGvZF2No Büyüteç programının bir kısmını izledim. TAVAK (Türk – Alman Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı) Başkanı'nı çıkarmışlar. Programda AB karşıtı bir konuğa rağmen AB ve Almanya propagandası yapılıyor. Başka bir kanalda bu program yapılmış olsaydı, o kanal emperyalizm ajanı olmakla suçlanmıştı.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 12.12.2017 - 18:12:12

    Türkiye’nin ilk totemi Alaskalı Jno Didrickson tarafından Burhaniye’de oyuluyor

    Bir totem gurbete gitse/ Gör başına neler gelir/Bu gurbet Türkiye oldukça/yaş gözüne dolar gelir. Didrickson bağrına bassın taşlar/sonra akıtmasın gözünden yaşlar/Toteminin yitiren kuzgunlar/yuvasına döner gelir. Evlerinin önü söğüt/Ben garipten alırsa öğüt/Pasifik sahilinden ayrılan yiğit/Sılasına döner gelir.

  • Akif Akalın

    Akif Akalın 12.12.2017 - 15:25:54

    Cihatçıları öven “laik”ler, El Kaide güzelleyen “solcu”lar

    Türkiye'de yaşadıklarımızın aslında "birlik" olamamamızdan kaynaklandığını, solcuların birbirlerine kaş - göz meselesini bırakıp sarılması halinde belalardan kurtulabileceğimize ilişkin çok yaygın bir inanış var. Taylan Kara'nın yazılarını okudukça bunun olanaksızlığı daha net anlaşılıyor. Belki de sorun birlik olamamak değil, aksine aramıza beyaz baretlilere göz yaşı dökenleri dahi almaktadır...

  • yusuf bodur

    yusuf bodur 11.12.2017 - 16:24:47

    DEVRİMCİ TEŞKİLATÇI MUSTAFA KEMAL

    Tek kelime ile ENFES....Teşekkürler. Saygılar..

  • YAKUP CEMİL

    YAKUP CEMİL 11.12.2017 - 16:03:25

    DEVRİMCİ TEŞKİLATÇI MUSTAFA KEMAL

    Mustafa Kemal tarihin en büyük devrimcisidir. Yolu yolumuzdur.

  • Neo Pal

    Neo Pal 11.12.2017 - 13:56:21

    TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

    Toplumun çürümesi, yozlaşması, kültürsüzleşmesi.. zombileşmesi konusunda mutabıkız Nadir kardeş ! Ben de blog yazılarımda örneklerle işlerim sıkça bu konuyu. Ama bana göre; çürüme, yozlaşıp erime.. fermantasyona uğrama da; evrimsel bir gelişmenin sonucudur.. diye değerlendiriyorum. 40 yıllık yanlışların, içerden üreyen - dışardan gelen bakteri ve mikropların.. doğal sonucunun toplumu çürümeye- fermantasyona uğratması doğaldır. Demek ki bizim toplumumuzun da.. herşeyin bir sonu olduğu gibi, çürüyüp başka bir şeye dönüştüğü gibi.. demek ki toplumun da dönüşüm zamanı geldi. Güneş bile her saniye oksijenini yakarak tüketiyor, helyuma dönüştürerek (çürüyerek) sonunu getirecek şekilde evrime uğruyor (nötron yıldızı haline evrilme) Bizler için belirleyici olan; bizim gibi bu durumu önce görebilenler.. ne yapmalı ? (kusura bakmayın biraz felsefeye girdim)

  • nadir

    nadir 10.12.2017 - 22:53:24

    TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

    Keşke sorun sizin anladığınız veya aktardığınız kadar basit olsaydı Neo Pal. dost. Sorun A veya B yazarının kitabının az satılması veya okunması değil. En azından ben bu sitedeki yazılardan bunu anlamıyorum. Bu sosyal bir sorun. Birinin değerinin anlaşılmaması sorunu değil. Toplumun çürümüşlüğünün sadece bir göstergesi kitap okumamak. Burada buna karşı ne yapılması gerektiği tartışılıyor. Özdemir bey bilakis okuru küçümser, okurdan beklentisi yoktur. Ben kendi anladığımı nakletmek istedim.

  • Neo Pal

    Neo Pal 10.12.2017 - 12:53:28

    TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

    Özdemir bey'de yazısının sonunda.. aynı Kaan kardeşimiz gibi kitapların az satılması okunmasından yekinmiş ! Ama; evrensel sistemin mekanizmalarından biri değil mi bu durum ? Altın, gümüş.. gibi değerli metalar, en zor ulaşılan, en az bulunan madenler olduğu için de çok değerlidirler. Herkesin ulaşabildiği, ayağa düşen, hak etmeyenin de sahip olabileceği ürünler değildir. Edebiyat- sanat- felsefe- bilim- ilim.. ürünleri de böyledir. Ne kadar değerli, orjinal, evrensel düzeyde üst seviyede ürün- fikir- eser ise.. alıcısı, değerlendiricisi o kadar az olur ! Bu yüzden böyle ürünlerin üreticileri fazla da yekinmemeli, üretimlerine devam etmeli, önündeki maçlara bakmalıdır. Ürün gerçekten değerliyse.. sonunda veya herhangi bir anda, bu değerleri değerlendirebilenlerce hakkı verilecektir.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 09.12.2017 - 17:56:51

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    Teşekkürler Sevgili Nihat Genç. Tartışmaya devam ederiz zaman zaman. Bu cevabınız güzel olmuş. Ayrıca Taylan Kara'dan bahsettiğiniz yazı da çok güzeldi. Taylan'ın bölümleri dışında da. Ayrıca sonundaki hikaye de çok güzeldi. Ben de bunları kast ediyorum, siz de bunları kast etmişsiniz sanırım. Ayrıca sonraki yorumun yazarı Coşkun Musluk'a da teşekkürler. Ayrıca Celalettin Cepçioğlu'na, Ç'ye ve Kazdal'a da teşekkürler. Sevgiler, saygılarla.

  • Coşkun Musluk

    Coşkun Musluk 09.12.2017 - 16:46:29

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    [Önceki yorumumdan devam ediyorum.] Hiçbirine niyetim yok. Galiba yapı hepimizi boğuyor. Bazen varoluşçular gibi hissettiğim oluyor. Baksanıza, o çok "büyük siyaset" meraklılarının piri Yalçın Küçük bile, "Cahilleştik!" diye feveran ediyor... Diyojen ya da Yalçın Küçük olmak tercihleri arasında mı sıkışıp kaldık? "Büyük siyaset" ile başarmaya en yakın olanın Doğan Avcıoğlu olduğunu düşününce (başarabilseydi, ordunun gölgesinde neler yapabileceği apayrı bir tartışmayı gerektiriyor), insan derin bir çaresizlik duyuyor. Çaresizlik, eylemlilik isteğini alıp götüren bir his, anlamlılık düşüncesini de... Sanırım bazen salt inanmak gerekiyor. Aklın karşısına veya hiç olmazsa yanına, inanç ve inadı koyanlar bir miktar başarılı oluyorlar. Uzun vadede ise... Yoksa, "Keynes haklıymış!" deyip geçmek mi gerekiyor?

  • Coşkun Musluk

    Coşkun Musluk 09.12.2017 - 16:45:05

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    "Yazı", dar bir siyasal alana, "büyük siyaset" düşkünü, kendisini "solda" kabul eden birtakım aktörlere, entelektüel bir müdahale niteliği taşıyor. Bunu, süslü bir cümle kurmuş olmak adına böyle yazmış değilim. Yazının meramı karşısında, öncelikli eleştirimin yazının biçimine yönelik olması yadırganmasın diye bu şekilde başlama ihtiyacı duydum. Tesadüfen gördüğüm bir "yazı" oldu. Aslında nasıl tanımlamam gerektiğini de bilemiyorum. Uzun olması, içerdiği problematiğin doğasında var, fakat en azından daha derli toplu olabilirdi. Aparatçik haline gelmişlerden, "sol liberallerin" uzun yıllar "vicdan" diye diye başkalarının sabanlarına koştukları solcuları düşündükçe, "vicdansız sol" tanımlaması, tam tarif eden bir adlandırma olmuş. Diğer yandan, eleştirilerinize tarafgirlik yerine, gerçekten vicdanınız, aslında aklınız rehberlik etmiş. İtiraz edebileceğim bir cümle okumadım. Yine de bu yazıdan hareketle, uzun uzun cevaplar yazılabilir. Saatler sürecek, hararetli tartışmalara girilebilir.

  • Nihat Genç

    Nihat Genç 09.12.2017 - 16:24:24

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    Kaan, doğru diyor, itiraz edecek bir tarafı yok. Tartışma çıkartmamaya dikkat ederek, bir kaç cümle söylemek isterim. Birincisi 'ulusalcılık'! Ulusalcılığı federasyonculuk karşıtlığı olarak kabul ediyorum, ve siyasi fikirlerimizin ancak bu kadarını karşılıyor, ulusalcılık fazlası değil. Üstüne liberallerin ırkçı faşist etiket için kasıtla kullandığı bir kavram, doğrusu bir zaman sonra bu kavrama itiraz etmekten yoruldum. İkincisi, ODA TV'ye Fetö saldırıları beni zorunlu olarak ODA TV'yi bir savunma hattı olarak inşa edelim düşüncesi ve gayreti içine soktu. Bu uzun sekiz yıllık süreçte şuna şahid oldun, savunma hattı pek zayıf ve ön cepheyi bir an bırakmaya gelmiyor, işte burasını çok uzun tartışmalıyız. Üçüncüsü saf edebiyat, evet, çok istiyorum, zaman zaman sıkı hikayeler yazıyor ya da kısa hikayeleri makalelerime yedirmeye çalışıyorum. Ancak günlük ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir gelirimin olmayışı beni sıkı ve derin edebiyattan alıkoyuyor, şimdilik bu kadar, saygıyla.

  • Robot editör

    Robot editör 09.12.2017 - 15:54:23

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    Robot deyilim demek yeterli degil demek ki saýın Kazdal. Son derece hassas olan web sistemimiz demek ki sizin yorumunuzun ilk bölümünde bir duygusuzluk sezdi ve o bolumun robot tarafından yazıldığına hukmetti. Yapacak bir şey yok. Bundan sonra yorum yazarken şair yönünüzle yazınız.

  • Zeynel Beyaz

    Zeynel Beyaz 09.12.2017 - 00:51:34

    Hasan Ali Toptaş Kimin Yazarı? Sağın mı, Solun mu, İktidarın mı, Muhalefetin mi?

    Aziz dostum Yusuf Kara, Yaşar Kemal ile alakalı olumlulama hevesimin pek de olmadığını bildirmek isterim. Bu heyecanlı yakıştırmalarınızın zihninizin hangi kutsal üretim araçlarınca türetilebildiklerini de hususi olarak merak etmekteyim. Ahmet Ümit'i de bir türlü sevememiş ve Türkçeyi hala araç olarak kullanan Zeynel Beyaz dostunuzdan selamlar (Not: size ters olsun diye değil, soyadım hakikaten Beyaz)

  • Süleyman Sırrı Kazdal

    Süleyman Sırrı Kazdal 08.12.2017 - 21:47:27

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    sayın hocam,yazının ilk bölümü zuzaya çıktı sanırım.halbuki ayem nat e robot demiştim.

  • Metin Sarı

    Metin Sarı 08.12.2017 - 21:43:13

    Hasan Ali Toptaş Kimin Yazarı? Sağın mı, Solun mu, İktidarın mı, Muhalefetin mi?

    Yusuf Kara bey örneğindeki gibi popüler imge magandaları, simge hanzoları hem cahiller, hem de hayal güçleri pabuç kadar. Ahmet Ümit nereden çıktı şimdi, cahillik yarışında mıyız? Buradaki Ahmet Ümit eleştirilerini bilmezler, kubur medyanın önlerine koyduklarından başka bir şey yemezler... Şimdi de bu sabuk Türkçenin şarlatan alimi Toptaş'ı buraya kadar gelip bir gramlık bilgileriyle savunmaya kalkarlar. Türkçe sizi gördü mü kaçıyor eyyy ne olduğu belirsizler... Vatan nerede, dil nerede, siz nerede?

  • Süleyman Sırrı Kazdal

    Süleyman Sırrı Kazdal 08.12.2017 - 20:48:24

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    yanisi dostlar,kibirle,intikam duygusuyla,asarım keserimle olmuyor.adamın tankı topu,tüfeği var.daha da bir sürü silahı var.edebiyatı,sineması,tv si,dizisi,cıbıl hatunu,kaslı erkeki,lüküs arabası,hasan alisi,doğan hızlanı,ayşe kulini...var oğlu var.yahu bizde şuncacık sitede üç beş aklı başında ademoğlu var,onlar da işi gücü bırakmış,yok sen yan bastın,yok sen çamura battın muhabbeti gırla.son verirken hepinize saygılar.bu dunyada fayda yok/oteki da şupheli.

  • Yusuf kara

    Yusuf kara 08.12.2017 - 20:48:06

    Hasan Ali Toptaş Kimin Yazarı? Sağın mı, Solun mu, İktidarın mı, Muhalefetin mi?

    Sayın apostrof çavuşu zeynel bey, adam bombacı mülayimin bombayla oynadığı gibi kelimelerle oynuyor yine de sizin gibi atanamamış ahmet ümitlere yaranamıyor, yaşar kemalle dağ bayır tasvirleri etkinliklerinde başarılar. ( not : imla, satır)

  • Süleyman Sırrı Kazdal

    Süleyman Sırrı Kazdal 08.12.2017 - 20:33:22

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    kuran çarpsın ki gelmeyecekler.ayfon mu bu? ömrü hayatımda sıradan bir vatandaş olarak, örneğin tkp den daha çok propaganda yapıyorum,adam kafalıyorum yahu! onlar da koca koca salonlarda evlilik pardon kuruluş yıldönümü kutluyorlar.bir dahakine şanlı beşiktaş'tan rica edeceğim,vodafon arena da halkımızla beraber kutlayacağız.büyük siyasetse büyük siyaset.yani demem o ki,yahu biz neyimize güveniyoruz da koca koca tankların önüne yatıyoruz? hele bi dur biraz beslenip büyüyelim,serpilelim,gelişelim,o zaman biz de tankların ekzosuna atlet tıkarız.yaparız bunu.misal geçenlerde bir öğrenci koşa koşa bana geldi,abi abi biliyor musun falan öğretmen allahsız,dedi.ula nerden anladın,dedim.meğerse öğretmen derste sovyetlerden söz ediyormuş.oturttum,anlattırdım ve ardından solun ne olduğunu,adaleti,hakkı,hukuku anlayacağı biçimde anlatmaya çalıştım.ama allahsızlığın iyi bir şey olduğunu söylemedim.sonuç,çocuk gelecekte bir solcu olabilir.(devam)

  • Süleyman Sırrı Kazdal

    Süleyman Sırrı Kazdal 08.12.2017 - 20:20:29

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    ne yapıldıysa bu dönemde yapıldı ve gerçekten de siteme zor anlar yaşatıldı.hatta neredeyse devrimin arefesine gelindiği bile söyleniyordu.oldu mu? olmadı.arka arkaya üç darbe.cumhuriyetin yetiştirdiği aydınların büyük bir bölümü yok edildi.hapse tıkılıp çürümeye bırakılanların büyük bir bölümü de öldü.son olarak da,karaoğlan döneminde hayata dönüş operasyonlarıyla kalanlar yakıldı.herşey bitti mi peki ? kaypakkaya'nın deyimiyle çeliğe su verilmişti bir kere.yine bir şeyler toparlandı,birileri kıpırdadı,el ele verildi ve bir sürü örgüt boy vermeye başladı.ama yıllardan beridir ülke siyasetine hiç bir etkisi olmayan köklü örgütler neden başarısız oluyor,emekçi halkımızın teveccühüne mazhar olamıyor?işte sorun burda.yahu hala sevgili halkımızın akın akın sol partilerin önünde üye olmak için geceden sıraya gireceğini umuyor ve bekliyoruz.(devam)

  • editör

    editör 08.12.2017 - 12:24:44

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    Bu kez de adınız çıkmamış az önceki sayın yorumcu. "Ben robot değilim" kutusunu işaretlemeyi unutanların yorumları ne yazık ki uzaya uçuyor. Onu da hatırlatayım. Saygılar.

  • 08.12.2017 - 12:02:25

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    Dogru calismalarin sarip, sarmalanarak sevgiyle büyütülmesi gerektigine inaniyorum. Biraz önce yazdiklarim uctu gitti sanirim. O yüzden yeniden belirtmek istedim. Büyük kitle hareketi olmadan öyleymis gibi davranarak sol kendine zarar veriyor tespitini önemsiyorum. Dogru bir tespit.

  • Zeynel Beyaz

    Zeynel Beyaz 08.12.2017 - 11:27:41

    Hasan Ali Toptaş Kimin Yazarı? Sağın mı, Solun mu, İktidarın mı, Muhalefetin mi?

    İyi ki hayatınızın gayesi yapmış Sayın Yusuf Kara. Ya bir de yapmamış olaydı, toplam 5 satırlık (akıllı telefonda 5 satır gözüküyor) yorumunuzda ayrı yazılacak ki'yi bitişik yazmak ve apostrof (kesme işareti) kullanılacak yerde apostrof kullanmamak dışında hangi dilbilgisi yanlışlarını sergileyebileceğinizi kestirmek hakikaten güç. Ayrıca "hayatımızın gayesi" gibi ancak Hasan Ali Toptaş fanatiklerince manalı bulunacak acaiplikte tamlamalarla da müşerref olamayacaktık. İyi ki yapmış. Ama biz ilkel varlıkları rahat bırakın da Türkçeyi araç olarak kullanmaya devam edelim. Sonsuz saygılarımla efendim

  • Arif Kuş

    Arif Kuş 08.12.2017 - 04:51:54

    GÜN ZİLELİ’YE YANIT

    Kapitalizmi "liberalizm" diye sola sattılar. Liberalizmi yemeyenler için de liberalizmi "anarşizm" diye sattılar. Her damara göre bir şerbet var.

  • Olcay Varil

    Olcay Varil 08.12.2017 - 04:20:55

    Hasan Ali Toptaş Kimin Yazarı? Sağın mı, Solun mu, İktidarın mı, Muhalefetin mi?

    Toptaş'a ülkenin Kafka'sı deniyormuş ha. Bir daha da okursam. Çok örneği var bunun. Anna Kavan'a Kafka'nın kızkardeşi diyorlarmış. Gerçek ağabeyleri varsa alınmaz mı bu durumdan... İngiltere'de uygun bir ağabey mi yok da Kafka'nın kızkardeşi deniyor... Kafka'nın kendisine hayrı yok kızkardeşine sahip çıkaymış hayatını kurtarırmış. Cık cık... Nikolay Gogol'a Rusya'nın Dickens'ı deniliyordu bir zamanlar. Nasıl bir aşağılamadır, taklittir hem de yani, cık cık cık... Ölü Canlar da Pickwick Papers'la Don Quixote karışımı bir şeymiş. Lermontov ve Puşkin de Lord Byron'a özenmişlermiş. Yani araştırdım ben, Rus edebiyatını bu rezil adamlar başlattıysa yuf olsun bir daha da okumam hiçbir Rus yazarı... Zaten kitaplıkta yer kalmadı, moral bozuyor okuyamadıklarım, çöpe atayım şunları oh ya... Geçenki yazınızla da Freudçuları, Lacancıları kaldırmıştım. Heidegger'den, Foucault'tan kurtulmuştum sizin sayenizde. Artık ilk okuduğumda fazla zorlanmadan anladığım kitapları okuyacağım. Kafam rahatladı...

  • Yusuf kara

    Yusuf kara 07.12.2017 - 23:52:02

    Hasan Ali Toptaş Kimin Yazarı? Sağın mı, Solun mu, İktidarın mı, Muhalefetin mi?

    Evet solcu değil, öyleyse vurun. Memur-Sen den ne farkınız kaldı, kafayı mı yediniz? Adam sizin araç olarak kullandığınız Türkçeyi hayatımızın gayesi yaptı. İyiki yaptı.

  • Ç.

    Ç. 07.12.2017 - 19:41:59

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    "Büyük siyaset" yapanlar ittifaklardan söz ediyor da nicelik olmayınca ittifak olmuyor, iltihak oluyor. TKP'deki ayrışma da büyük siyaset yapanlar daha etkili olamadılar. Gezi sürecinde sosyalistler "büyük siyaset" yerine ülkülerini anlatsalardı daha çok insana ulaşabileceklerdi. (ütopyaya yönelik eleştirilere hak verdim,söylenilen anlamı karşılayan bir tek ülkü sözcüğü aklıma geldi)Gezi sürecinde http://vatanpartisi.org.tr/genel-merkez/haberler/isci-partisi-genel-baskani-dogu-perincek-milli-hukumet-secenegi-5133 CHP ve MHP ile ittifak önerdi. CHP'nin başında o zamanda Kılıçdaroğlu vardı.Ulusalcılar dün liberallerin yaptığı siyasetin aynısını kendileri yapıyor.Bunun nedeni Kaan Arslanoğlu'nun yazısında dile getirdiği gibi kapitalizmle kurdukları sorunlu ilişkiden kaynaklanıyor.CNN Türk'ten ayrılan insanlara verdikleri değeri, kendi kadrolarına vermiyorlar.Fatih Mehmet Maçoğlu'nun az nüfuslu bir ilçede biz bunları başardık Türkiye'de daha fazlasını başarabiliriz siyaseti daha etkilidir

  • Can Ertan

    Can Ertan 07.12.2017 - 14:22:23

    Çok İstedim, Ağlayamadım Ayla Filminde

    Yorum için teşekkür ederim.

  • Celalaettin Cepçioğlu

    Celalaettin Cepçioğlu 07.12.2017 - 12:53:28

    Doğu Perinçek İle Ne Konuştuk? Ulusalcı Dostlara Safça Sorular..

    "Siyaset aldatıcı, ideoloji ve karakter belirleyicidir." Bunu hiç hatırdan çıkarmamalı...

  • Hüseyin Aydın Turan

    Hüseyin Aydın Turan 07.12.2017 - 00:34:00

    KUSURSUZ KABIZLIK: BİR ZÜLFÜ KOÇAKLAMASI

    Zülfü Livaneli 1994 yılı İstanbul Belediye Başkanlığı seçimindeki çirkin kampanyası ile kasıtlı olarak malum kişinin seçilmesi için üstüne düşen vazifeyi yerine getirmiş oldu....Karşılığında Nobel ödülü alamaması sürpriz oldu....Ödülü alan şahsiyetsiz de romanlarını aynı kalitesizlikde yazmaktadır halbuki!!! Hüseyin Aydın Turan

  • Mine YILAR

    Mine YILAR 06.12.2017 - 17:08:20

    TERS(İNE) YAZILAR YAYINLANDI

    Geçenlerde Özdemir İnce'nin merak ettiğim hangi konuyu tarasam hakkında yazı kaleme almış tek yazar olduğunu farkettim. Ona en derin saygılarımı göndersem burdan okur belki.

  • 06.12.2017 - 13:16:23

    “Hrant’ın arkadaşları” grubunda eksik olan kişi kimdir?

    Güzel değerlendirme,teşekkür ederim.Yazıda ve kaynaklarda Aydınlıktan bahsetmeyişiniz uygun olmamış.Bu konuda en büyük emek ve çaba onların çünkü.Kolaylık ve sağlık dilerim

  • Kenan CAN

    Kenan CAN 05.12.2017 - 22:44:26

    Çok İstedim, Ağlayamadım Ayla Filminde

    Aynen katılıyorum, filmin başında huzursuzluk başladı, o kadar para harcamışsınız yazık ettiniz filme, tüm eleştirilerine aynen katılıyorum.

  • Murat Gülözen

    Murat Gülözen 05.12.2017 - 21:13:12

    Radikal gazetesi kapandı, yaşasın yeni Radikaller!

    Hatta Radikal gazetesi kurulmadan ve yayınlanmadan önce dahi her yer Radikal miydi ?

  • Gül T.

    Gül T. 04.12.2017 - 18:30:55

    GÜN ZİLELİ’YE YANIT

    G. zileli neyi eleştiriyor anlamadım. Onun Rosa Luxemburg'un cümlesini Taylan Kara'nın neden yazıya koyduğunu anlamadığı gibi. Bize kendini hatırlatmak istedi sanırım bu şekilde olmasaydı. Bugün iktidardakiler televizyonla, müfredatta yaptıkları değişikliklerle, kamusal ve özel alanda bilgiyi manipüle ediyor ve metalaştırıyorken herkes için fikir ve ifade özgürlüğünü savunmak müsrifçe. Hitler özgürlükçü Shiller’in don carlos’unu propaganda aracı yapabilmesi ve ‘düşünce özgürlüğünü verin’ cümlesini oyundan çıkartması ne kadar da çelişiksiz değil mi…

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 03.12.2017 - 14:46:31

    GÜN ZİLELİ’YE YANIT

    Kaan Arslanoğlu'na katılıyorum. Gün Zileli'nin bahsettiği özgürlük şekli tamamen terörizme ve suçsuz insanları öldürmeye cevaz veren bir nitelik taşıyor. Yani "Senin-benim nasıl bir düşüncemiz varsa, teröristin de öyle bir düşüncesi olmuştur ve istemeye istemeye de olsa o eylemleri yapmıştır"; ya da "Terörist de bir insandır. Onun da bir çocukluğu, bir gençliği, bir aşkı, bir sevdiceği, bir derdi, bir acısı mutlaka olmuştur. Suçsuz insanları öldürmüş olsa da toplum vicdanında nasıl linç edebiliriz onu." türünden açılımlara olanak veriyor. Aslında dikkat edersek, bütün bu tür özgürlük tanımları gerçekte düşünceyi değil, "suçu aklamaya" yönelik tanımlar. Taylan ise son zamanlardaki çalışmalarıyla, farkında olarak ya da olmayarak "suç aklamanın" liberal ve postmodern bir eylem olduğunu bütün delilleriyle ispatlamış oldu. Bu nedenle tepki alıyor. (B.Ö.)

  • Süleyman Tetik

    Süleyman Tetik 03.12.2017 - 12:17:41

    GÜN ZİLELİ’YE YANIT

    KAAN ARSLANOĞLU üstad yine döktürmüş.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 03.12.2017 - 10:32:42

    GÜN ZİLELİ’YE YANIT

    DAHASI: Sadece FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ ile sınırlayalım kendimizi. Gün Zileli 2016'y dek HDP'yi heyecanla destekledi, ona umutlar bağlayarak kitleleri kandıran okumuşlar yığını içinde kendine yer açtı. HDP'yi bir gün bile fikir özgürlüğü açısından değerlendirdi mi acaba? PKK kendi içinde 1000 (yazıyla BİN) den fazla infaz yapmış, rakip örgütlerden yüzlerce solcu öldürmüş, Kürdistan'da ancak bizim iznimizle siyasi çalışma yapılabilir kuralını binlerce Kürt öldürerek uygulamış bir katliam örgütü. HDP de onun organik parçası, onunla var olan, onsuz bir dakika var olamayacak, onun emrinde bir paravan. Arada bir "bu kadar terörü onaylamayız" türünden zoraki beyanlar dışında PKK ile bir gün çelişkiye düştüğü görülmüş mü? Hayır. Sadece 2016 Şubat'ında değil katliamcı tüm teröristlerin cenazesinde HDP en başta değil mi? En başta. HANİ O ZAMAN GÜN ZİLELİ'nin İLKESİ? Değerli Gün Zileli, Tunceli'de, Hakkari'de HDP'den ayrı düşünene ayakkabı atmıyorlar, öldürüyorlar. 2016'ya dek siz onu desteklediniz.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.