Sen de Düşüncelerini Paylaş!


Son Yorumlar

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 17.10.2017 - 09:56:06

    DİL DİLE DEĞMEDEN

    Bu saçmalığa sonuna kadar tahammül edebilen var mı? Rusça bilen, hem de çok iyi düzeyde bilen az değildir. ( blz. Kuzey Çetao Kızılırmak, Ergün Altay, Mehmet Özgül, Sabri Gürses ilk akla gelenler.) Yunanca da keza. 30 yaşında arapça ve farsça öğrenen Goethe fars edebiyatı hayranıdır. Arapça ve farsça şiirler yazmıştır. Yine ilk akla gelen. Gönül gönüle değmiştir anlayacağınız. Edebiyatta ve şiirde çeviri olmaz buyurmuş kendisi. Söyleyecek sözü kendi repertuarından seçsin barbar kardeşimiz. Wallace Stevens'ı çeviren Gökçenur Ç.'yi karşılaştırmalı okuma tavsiye ediyorum. Peşinen bilenin özgüveni diyelim, o repertuar kimseye söz hakkı tanımayana ait kalsın.

  • İNAN

    İNAN 17.10.2017 - 15:30:50

    DİL DİLE DEĞMEDEN

    Yazı güzel olmuş, zevkle okudum. Ayrıca, Takoz Recep'in (Receb değil.) fotoyu görünce pek mutlu oldum.

  • Gül T.

    Gül T. 17.10.2017 - 14:42:19

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    Genel olarak yazarı ilgiyle ve beğenerek takip ediyorum. Bu yazıda çok doğru tahliller var ancak. Yanlışlar da.Ancak demokrasinin geliştiği coğrafyalar sınıf mücadelesinin ödenmiş bedellerin olduğu coğrafyalar değildir.Kıta avrupası iskandinav ülkeleri gibi..Kapitalizm rekabet eder gibi görünüyor ama büyük tekellere baktığımızda maliyetleri sıfırlamaya çalışıyorlar her seferinde. Schumpeterin yaratıcı yıkım teorisi ve gördüklerimizde kapitalizmin kriz yaratmak zorunda olduğunu görebiliyoruz. Bir de alt sınıflar yoksullar neden faşizmin tabanı değildir? Orta sınıflar faşizmin soft halini kullanırlar bence. Lenin ve yüzde 10 luk inanmış kesim devrimden sonra 2 ye bölünmüştür.Ki devrimden önce Lenin bile konjonktürel olarak devrim olamayacağına inanıyordu. İlginçtir ki devrim oldu iyi de oldu tabi ki. Saygılarla.

  • Gül T.

    Gül T. 17.10.2017 - 14:26:59

    DİL DİLE DEĞMEDEN

    Yollar sanayi 4.0' a çıkacak sonuç itibariyle insana gerek kalmayabilir. Saygılar sevgilerle

  • Gül T.

    Gül T. 17.10.2017 - 13:29:31

    DİL DİLE DEĞMEDEN

    Kanayan yaraya parmak basmış a.y.a. Malesef dileğitim öğreten ve öğrenen arasında ki uyuşmazlık sebebiyle de kötüdür. Öğretmenden türkçe konuşması beklenilirse tabi ki öğrenemezler. Neden türkçe konuşuyorsun bir soru değildir. As a matter of fact pipo pipodur. Çevirideki zorlukların sebeplerinden biri de ses- anlam ilişkisidir sanırım. John had a book stolen argümanı gibi. Birçok anlama geliyor bu cümle. Müzik bir dil mi? Buna jackendoff ve lerdahl'ın bernstein'na cevap vermek için yazdıkları kitabı okuduktan sonra cevap vermek uygun düşer sanırım. "16 yaşından sonra ilk defa bir anadil öğrenecek insanların öğrenme becerileri bu yaş evvelinde yabancı dil öğrenmeye başlamış çocuklara kıyasla çok belirgin şekilde düşüktür." Cümlesi biraz eksik. O yaştan sonra ilk defa dil öğrenecek kişi o dili öğrenemez sözcükler evet ama dilbilgisi edinemez büyük ihtimalle psikozludur vs. Krashen dilde sınavın olmaması gerektiğini savunur ki doğru. Ben şahsen formaliteden yapıyorum o an çözüyoruz

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 17.10.2017 - 09:34:24

    DİL DİLE DEĞMEDEN

    Vaysss, Sonja Hanım, Trillian Astra olarak hoş gelecekmişsiniz. Tülay Asyalı imzasıyla sizi aramızda görmekmiş nasibimiz. 42! Hah. Oydu ya hayatın anlamı. Tabii ondan hiçbi nümerolojik mana çıkmaz da... Mal insanoğlu kesin ona da bi tersten ebced-mebced yapmıştır. Red Sonja Hanım, Conn'a selam söyleyin lütfen. Editörlere de az atar yapın piliğz. a.y.a. longtaymnoğsiğsss ve piliğzsss

  • Tülay Asyalı

    Tülay Asyalı 17.10.2017 - 09:06:37

    DİL DİLE DEĞMEDEN

    42! (Işbu yeni yorum Trillian Astra'nın Her Otostopçunun Galaksi Rehberi'ndeki ana karakterlerden bihaber editörlerine ithafen yeniden yollanmıştır. Kitapta hayatın anlamı olarak verilen cevap "42" dir. Imza emekli başöğretmen Tülay Asyalı )

  • Tahsn Düzel

    Tahsn Düzel 16.10.2017 - 15:29:29

    Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

    Anti-komünist olduğu iddia edilen Darkness at Noon romanı ile bilinen Arthur Koestler'in son kitabı 13th tribe. Kendisi Marksist-Leninist olan Arthur Koestler'in son kitabı batıda da doğuda da görmezden gelinmiştir. Nedenini bilmiyorum ama doğunun da batının da kendisine has nedenleri ile ilgili yorum yapmak kolay.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 16.10.2017 - 15:32:08

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Değerli Mehmet Gökçe, tomografi raporunu doğrudan okumak incitici olabilir. Aşağıda bu konuyla ilgili 9 adet filmi koydum. Vaktiniz olursa okursunuz. Yok ise hiç değilse en sonuncusunu okuyun lütfen. Olay 1- PKK'ya karşı cesaretli ve dürüst tavır alamamak, 2- İşçi sınıfı lafını her gün yineleyip istisnasız her alanda orta sınıf siyaseti yapmakta düğümleniyor. Saygılar: http://www.insanbu.com/eski/a_haber91a7.html?nosu=1699 http://www.insanbu.com/eski/a_haber1e79.html?nosu=1556 http://www.insanbu.com/eski/a_haber86b8.html?nosu=1498 http://www.insanbu.com/eski/a_haber4b90.html?nosu=1394 http://www.insanbu.com/eski/a_haber1b69.html?nosu=1262 http://www.insanbu.com/eski/a_haber2a58.html?nosu=1251 http://www.insanbu.com/eski/a_haberea32.html?nosu=1089 http://www.insanbu.com/eski/a_haberd23e.html?nosu=1092 http://www.insanbu.com/kaan-arslanoglu-Haberleri/204-komunist-partili-dostlara-sorular-

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 16.10.2017 - 14:01:14

    Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

    Sayın Düzel, kitabın 11. sayfasında, önsözde adı geçiyor. Atlamışım. Bu konuyu bir tarihçiye sordum. Kitabın gövdesinde niye değinilmemiş, kaynaklarda gösterilmemiş olabilir, diye. O da kitabı okumamış, ama tarihçilerin, biraz romansı, popüler anlatım gibi bulduklarından bahsetti. Tabii okumak lazım. Ama başka bir arkadaş, konuya ilginin uyanmasında Koestler'in büyük payı olduğunu söylüyor. Saygılar.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 16.10.2017 - 11:49:46

    Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

    Sayın Tahsin Düzel, kitaba dikkatlice tekrar baktım. Arthur Koestler ismine ve 13. Kabile'ye rastlayamadım. Hayli ilginç. Siz nasıl yorumluyorsunuz bunu? Yazar, Koestler'i tutmadığı için bilinçli olarak yok saymış olabilir mi, yoksa gözünden mi kaçmış, ya ne? Saygılar.

  • Mehmet Gökçe

    Mehmet Gökçe 15.10.2017 - 22:14:59

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Hocam bu gibi nitelemelerin hoş olmadığını düşünüyorum. Bu gün amblemi çark çekiç olan TKP adında tek bir parti var. Arta kalanının ne olduğu malum zaten.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 15.10.2017 - 21:58:40

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Ben de sizin kendine güveninize, daha doğrusu aidiyet güveninize hayranım, değerli Mehmet Gökçe. Belirtmeme lütfen izin verin. Yalınuz laflarım boşa gitmesin. Türkiye Komünist Partisi diyorsunuz da, hangisi? Hafif Kürtçü olan mı? Ağır Kürtçü olan mı? Bir de onu belirtirseniz, yanlış tomografi vermeyeyim size. Okuyan grubu mu, herhalde o. Ama Baş grubu da var. TKP 1920 değil herhalde. Saygılar.

  • Mehmet Gökçe

    Mehmet Gökçe 15.10.2017 - 21:30:45

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Mizacınıza hayran olduğumu belirtmekle beraber, Türkiye Komünist Partisi üzerinden çekeceğiniz tomografiyi merakla bekliyorum :)

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 14.10.2017 - 21:25:22

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Kıymetli Mehmet Gökçe, uzun yazmışsınız, ben kısa yazayım. Ortada kendine komünist diyen birçok çevre var. Siz hangisindenseniz ona göre tomografinizi göndereyim. İç organlar bir görülsün hele. Lakin anlatımınızdan şımarık orta sınıflar güzellemesi yaparak, onlar içinde sözüm ona çalışma yapmayı anladım. Orada bile sınıfta kalır bizimkiler. Çünkü sosyalizm mücadelesi vermiyorlar. Bunun ideolojik kavgasını veren bir ben varım, veya daha birkaç kişi belki, siz bu yazılarda "sosyalizm" göremiyorsunuz. Neden? Çünkü politikalarınız zengin orta sınıflara göre politikalar. Bu kadar basit.

  • tün tün kuzu

    tün tün kuzu 14.10.2017 - 21:15:29

    En Güzeli AKP’ye Karşı Mücadele Etmemek.. Sokağa, Alanlara İse Katiyen Çıkmamak…

    Koral hocamız, yılların deneyimiyle olayları taplet gibi anlatmış yine. Eşekli benzetmesini biraz riksli buldum. Eşek güzel hayvandır nihayetinde. O da istemezdi öyle olmasını.

  • Mehmet Gökçe

    Mehmet Gökçe 14.10.2017 - 21:14:10

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    rı işçi sınıfına dahil ediyor ve mücadele için örgütlüyor. Günde 12 saat çalışan bir fabrika işçisinin sınıf bilincine ulaşabilmesi için o bilincin onlara taşınması gerektiği konusunda hemfikiriz sanırım. Bu kimi zaman bir öğrenci kimi zaman bir plaza işçisi olacaktır, kimi zaman da "öncü işçi" rolündeki işçiler olacaktır. Günümüzde öğrenciler de okuyabilmek için emeğini satmak zorundadır yani öğrenciler de gittikçe işçileşmektedir. Her meslek dalında sömürü gittikçe vahşileşiyor ve yıllarca var olan "beyaz yakalı" "mavi yakalı" arasındaki farkların yok oluşunun hızlandığını sanırım banka işçilerinin çalışma koşulları örnekliyor. Sistemin krizi arttıkça bu farkın ortadan kalkışı hızlanacak. Sosyalizmin kuruluşu tüm toplumsal yapıların kurtuluşunu beraberinde getirecektir zaten. Sosyalist bir devrim için mücadele eden herkes marksist olmak zorundadır diye düşünmüyorum. Zaten burjuvazi hariç tüm toplumsal yapılan sorunları sosyalizmde ortadan kalkacak. Bu sebeple+++

  • Mehmet Gökçe

    Mehmet Gökçe 14.10.2017 - 21:11:04

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    sizin gibi aydınların rolünün bu günün Türkiye'sinde sosyalizm mücadelesinde rol almak olduğunu düşünüyorum. Ve sizin yazılarınızdan artık sosyalizmin sesini duymayı ümit ediyorum. Sevgi ve saygı ile...

  • Mehmet Gökçe

    Mehmet Gökçe 14.10.2017 - 20:54:13

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    mesi mümkün değil. İşçi parti yönetiminde yer alıp siyasal üretim yapıyor veya emeğini bu idare için harcıyorsa işçlikten çıkmış olacak. O zaman siz de nerde işçi sınıfı partisi diye soracaksınız. Eğer sınıflara 19.yüzyıldaki Marx'ın gözü ile bakıyorsak evet haklısınız. Fakat burda Marksistlerin eleştirdiğiniz tarafını uygulamış oluyorsunuz. 21 yüzyıldayız ve üretim biçimleri değişti. Günümüzde Marksistler işçi sınıfının kurtuluşunun tek başına olduğunu değil etrafındaki diğer toplumsal yapıların beraberi ile başarılacağını söylüyor. O yüzden bu gün komünistler sadece fabrikalarda değil plazalarda ve okullarda da örgütleniyor. Çünkü şu açıktır ki küçük burjuva veyahut nasıl nitelendirirsek nitelendirelim var olan tüm toplumsal yapıların çözümlerinin tek yolu işçi sınıfının kurtuluş mücadelesi ile mümkündür. Bu yüzden işçi sınıfı tanımını salt kol gücü ile çalışan olarak kısıtlandırmamak gerekiyor. Bu günün komünistleri " yaşam için emek gücünü satmaya mecbur olan tüm toplumsal yapıla++

  • Mehmet Gökçe

    Mehmet Gökçe 14.10.2017 - 20:39:23

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Merhaba Kaan hocam. Devamını yazmıştım fakat sanıyorum ki internet ile ilgili bir hatadan dolayı gönderilmemiş. Cevabınızı yeni gördüm. İlk mesajıma yazdığınız cevabın girişinde " Bazen bütün bu yazı-çizilerin cidden, hakikaten boş olduğunu düşünüyorum. Bu kısa sayılabilecek yazıda her şeyi gayet açık yazdığımı düşünüyordum, demek ki yine yanılmışım." böyle bir isyan ile karşılaşınca hiddetlendiğinizi düşünmüştüm oysa ki yanılmış. Bu konuda özür dilemekle beraber mesajın devamını şuan tekrardan yazayım. Ülkemizde düzenin egemenleri ve emperyalizmi ile dolaylı veyahut dolaysız hiçbir bağı bulunmayan ve tüm çalışmaları sosyalist iktidar perpektifi ile gerçekleştiren komünistlerin var olduğunu söylemek isterim. Parti yöneticilerini "küçük burjuva" olarak niteleyip, sadece kol gücü ile üretim yapanları işçi sınıfına dahil ettiğimizde ortaya sadece bir kısır döngü çıkıyor. İşçinin parti yöneticiliğinde yer alabilmek ve siyasal üretim işini ne yazık ki kapitalizm şartlarında sürdürülebil++

  • VICTOR MOONTIL

    VICTOR MOONTIL 14.10.2017 - 15:08:01

    'Zinacı' İzmir, Deprem ve Yobazlığın Evrensel Tarihi

    İskandinavlar veya diğer Kuzey Avrupalılar, Güney Avrupalılara göre daha az yobaz? Ya da Kanadalılar daha güneydekilere göre? Cehennemde yanma tehdidi kuzeyde daha mı az caydırıcı acep? Sıcak havalar yobazlaştırıcı bir role mi sahip? Bizi böyle yapan bu havalar mı yoksa?

  • VICTOR MOONTIL

    VICTOR MOONTIL 14.10.2017 - 14:49:51

    'Zinacı' İzmir, Deprem ve Yobazlığın Evrensel Tarihi

    Yobazlıkla ilgili teşhisler doğru, tamam. Yobazlıkla diyalog kurmayalım, mücadele edelim, tamam. Ama yobazlık oluştuktan sonra mücadele edilecek birşey mi ki acep? Benim kişisel gözlemim yobazlığın gelişiminde 12-20 yaş arası kritik öneme sahip. İnsan evladı erişkinliğe geçerken her nasılsa beynindeki sinaptik bağlantılarında bir re-organizasyon oluyor. Zaten herkesin üzerine oynadığı dönem bu. Bu olgunlaşma çağını kaçırdın mı geçmiş olsun. Sinaptik bağlantılar bir kere yanlış kurulduğunda literatürü 70 kere hatmettirsen işe yaramıyor. Beyindeki işlemci artık hep aynı tarafa yontuyor. İnput ne olursa olsun hep benzer output veriyor. Senin bundan sonra bu kafayı adam etmem mümkün değil. O zaman yapılacak şey bunu baştan engellemek. Yani vampir 20 yaşından önce ısırmayacak. Aşısı yok sonra. Coğrafi ve iklimin yobazlık üzerine etkisi çok belirgin ama bu durumun somut gerekçesini bilmiyorum. Bilmeyi çok isterdim. Neden kuzeye doğru gidildikçe yobaz popülasyonu azalıyor. Neden +++

  • VICTOR MOONTIL

    VICTOR MOONTIL 14.10.2017 - 14:28:00

    'Yüceltmen'liğe Giriş: Hiç var olmamış bir yazar nasıl övülür?

    Şifresi'ni okumak bize bir şey katmak zorunda mı? Katması mı gerekir? Burada sorduğum şey sanat halk için mi falan değil! Hergün Kafka'nın dönüşüm gibi kitaplarını okumak pratikte pek de mümkün olmuyor. Tamam, emek, zeka, özen, mesaj, hepsine tamam. Ama sürükleyici, akıcı, eğlenceli kitaplar tukaka mı? Yoksa bunlar için de bir değerlendirme yolu, aracı falan olmalı mı? Bunlara nasıl bakıyorsunuz? Bunlar eğlenilecek kızlar, öbürküler evlenilecek olanlar mı yoksa Sayın Kara?

  • VICTOR MOONTIL

    VICTOR MOONTIL 14.10.2017 - 14:15:18

    'Yüceltmen'liğe Giriş: Hiç var olmamış bir yazar nasıl övülür?

    Sayın Taylan Kara'yı bu güzel ve etkileyici yazısı için kutluyorum. Kendisinin yerleşik ve kendini gizleyen edebiyat mafyasını ifşa ettiği bu yazılar benim gibi ortalama okurlar için çok aydınlatıcı olmakta. Ancak diğer taraftan benim fikrini almak istediğim bir konu var. Bir edebiyat eserinin edebi açıdan kaliteli olarak nitelendirilebilmesi için nasıl bir vasfı olmalı acaba? Örneğin üzerinde emek harcanmış olması, dil hatalarının asgari düzeyde olması, ne bileyim tasvirlerin/anlatımların çok etkileyici olması ne kadar yeterli olur? Eserin toplumsal veya siyasal mesajlar içermesi veya insan ya da toplumla ilgili mevzularla ilgili derin anlamlar içermesi şart mı? Bir edebi eser yoğun biçimde zevk, eğlence ve dünyevi arzulara dairse edebi değeri azalır mı? Ya da çok sürükleyici, heyecanlı bir roman ya da fantastik bir kurgu eğer herkesçe beğeniliyorsa ve elden bırakılamıyorsa, ama içeriğinde pek de derinlik yoksa çok mu değersiz olur? Yüzüklerin efendisi okumak ya da Da Vinci'nin +++

  • Gül T.

    Gül T. 14.10.2017 - 00:31:14

    Ot, Kafa vb. Dergilere Atanamamış Şiirler

    Bu halleriyle bile o şiirlerden üstün. Mizah budur. Diyorum hiçbirşey eskisi gibi olmayacak...

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 13.10.2017 - 22:45:43

    Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

    Sayın Tahsin Düzel, bahsi geçen kitabın adını bir yerden duymuştum, ama okumamıştım. Şimdi internetten baktım ve hakikaten konuyla tam ilgili ve kapsamlı bir esermiş. Böylece onu da ögrenmiş oldum. Teşekkürler. Onu da bir zaman okurum. Karatay'ın kitabında konuyla ilgili birçok kitaptan bahsediliyor. Ama Koestler'den bahsediliyor mu, hatırlamıyorum. Kitap şu an elimde değil. Ben de merak ettim. Pazartesi günü bakar tekrar yazarım.

  • Ç.

    Ç. 13.10.2017 - 18:26:30

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    Sayın H. Ünsal yazınız ikinci ve üçüncü bölümlerini okumuştum. Dördüncü bölümü okuduktan sonra yorum yazmayı düşünüyordum. Sessizliğimi sorunca yorum yazabilmek için yazınızın ikinci ve üçüncü bölümlerini tekrardan okudum. Tahlillerinizin büyük çoğunluğuna katılıyorum. Liberal "sol" da işbirlikçi burjuvaziden milli keramet bekleyen ulusalcı "sol" da kapitalist sistemin parçasıdır. Arkadaşınızın sistem ile ilgili öngörüleri gerçekleşmedi. Gerçekleşmemesi onda hayal kırıklığı mı yarattı yoksa bu işten ekonomik getiri sağlamak için mi bu öngörülerde bulundu siz daha iyi bilirsiniz. Yeni sol akımların büyük çoğu kapitalist sistemden farklı sistemi kurmayı amaçlayan siyasetten uzaklar. PSUV'u farklı değerlendirebiliriz. Sol siyasetin siyasi arayışa girebilmesi için öncelikle kapitalist sistemin mevcut durumunu analiz etmesi gerekiyor. Aşırı sağın yükselişini de doğru analiz edemiyorlar. Benden de saygılar ve sevgiler.

  • Tahsin Düzel

    Tahsin Düzel 13.10.2017 - 20:22:08

    Kısa Kısa.. Kitap Tanıtımları

    Arthur Koestler'in 1976'da yazdığı "On Üçüncü Kabile ( Orta Asyanın Yahudi Türkleri Hazarlar)" isminde kitabını okumuş muydunuz değerli Kaan Arslanoğlu? Sayın Karatay, kitabında Koestler'den bahsediyor mu?

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 13.10.2017 - 15:10:43

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    Sayın --Ç-- Yazımın devamını bekledipini yazmıştın. 2-3 bölüm yayınlandı.4. Bölüm sırada bekliyor. Diyecrk sözün yok mu? Kardeş. Yeni bölüm gelmeden bir ses verde bende 4'e geçeyim. Saygılar benden efendim...

  • Turgut

    Turgut 13.10.2017 - 09:56:52

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Evet Kaan aga hocam kabaca doğru. Devlet ilk kuruluşunda ''bağımsız'' olarak ortaya çıkmıştır ve bunu kanıtlamak için langırtılara baş vurur. Ama hepimiz biliyoruz ki devlet bağımsız olmaz. İşte bu langırtılar,nüanslar, ayrıntılar, unusurlar bir yerde Makhayski,'nin konusu olur. Marks'' egemen sistem içinde yaşayan o egemen sistemin düşünceleriyle düşünür ''der Vay efendim Marks bunu dedi ya , bizim küçükburjuva hemen ellerini kollarını sıvar ve sahneye çıkar. Ama Marks şunu da demiş. '' her sistem kendi içinde karşıtını yaratır.'' Eeee yaratıyorsa bunu en yakında içinde yaşayan neden düşünemesin. Yine Marks '' bilinç maddi yaşamın yansıması ise insaoğlu ancak o kadar bilince sahiptir,daha fazlasına değil ''demiş. Küçük burjuvalar üstün insanmı ki sihirle sorunları çözecekler. Marks'a kadar insanoğlu kafada kurduğu zincirlerle dünyayı açıklıyor.Bu yöntemle yazar çizerlerimiz var hap gibi beleşçilere veriyor Pratik yaşam, Mantık , diyalektik ve pratik yaşam . Förmül bu

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 12.10.2017 - 16:35:49

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Sayın Turgut, benim de sizden anladığım şu: "Marx'ın yöntemini alalım, bu somut koşulların somut tahlilidir, gerisi önemli değil," diyorsunuz. Çok kabaca doğru. Ama çok lastikli bir anlayıştır bu. Ben de desem ki, bilimsel yöntemden sapmamalı. Bu da çok doğru. Ama bilimsel yöntem nedir, Marx'ın yöntemi nedir denince kıyamet kopuyor. Herkes kendine göre bir yöntem öneriyor. Bu anlamda Marx'ta da birçok yöntem hatası bulmak mümkün. Uğraştığı alan siyaset olunca birçok durumda gerçeği değil, görmek istediğini öne çıkarmış. Mesela siz... Lenin'in ulusal sorundaki tutumunu bana göre tamamen yanlış yorumluyorsunuz. Finlandiya gibi bir istisna dışında ulusların kendi kaderini tayin hakkını pratikte hiç mi hiç takmamıştır. Zaten Bolşevik Partinin merkeziyetçi çelikten yönetimini savunan bir kişi özerklik verdiği hangi bölgeyi serbest bırakabilir ki. Ona kalırsa Atatürk de birkaç kez Kürtlere özerklik, serbestiyet sözü vermiştir. Lafa değil, uygulamaya bakmak gerek kanımca.

  • Turgut

    Turgut 12.10.2017 - 11:31:05

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Devamla : 19 yy Marksın uygulamacı düşünceleri (tasarımları)ile lenin 20 yy uygulamacı düşünceleri bugün bize geçmiş tarihin düşüncelerini verir. Eğer ,marks gibi olacaksak bugün Kapitalizmin ekonomik -siyasal gelişimine çanak tutmalı veya irlanda kurtuluşu gibi Kürt siyasalını desteklemeliyiz. Ya da lenin gibi ki daha sonra kuşkuya düştüğü ''ulusların kendi kaderini ''her koşulda '' (yanlış olduğu ap açık olduğunda dahi) desteklememiz gerekir. Nasıl düşüneceğiz? Ortaya çıkmış düşüncelerdenmi ? Yoksa tekrar tekrar elde edeceğimiz düşücelerdenmi geleceği düşüneceğiz. İşte Markstan anladığımız bu benim bu.

  • turgut

    turgut 12.10.2017 - 09:52:52

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Sistemler anlamın da İdeolojiler, Hegelle zaten ölmüştü. Var edilen(tasarımlar) sistemle dünyayı açıklamak Hegele kadardı. Bundan sonra somut koşulların soyutlanması gelişti. Marksistler hiç bir zaman Hegel olmak istemediler. Sürekli değişen somut koşulların bir sistemle (sihirbaz gibi)açıklanamayacağını söylediler. Ama , son yıllar da Marksistlerin de bir dine sahip oldukları ve bu din üzerinden dünyayı açıklandıkları söylenmekte. Din nedir? Yaşadığımız koşullardan en uzak olan düşünceleri kapsayandır. . Demek maddi yaşamdan uzaklaşan düşünceler dinsel bir kisveye bürünmektedir.

  • Bahadır Özdemir

    Bahadır Özdemir 12.10.2017 - 10:26:16

    Ot, Kafa vb. Dergilere Atanamamış Şiirler

    Taylan Kara'da yetenek gördüm. Kendisini kutluyor ve devamını bekliyorum. (B.Ö.)

  • unal

    unal 11.10.2017 - 20:54:08

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    kaan kardeş dogru tespitleriniz var .sosyalizmi marks gibi kavramak veya işçi gibi kavramak,aydın gibi kavramak farklıdır herhalde, bu nereden kaynaklanır.ilk önce insanındüşüncesini üretim ilişkileri belirler.şimdi marksizmi bir burjuva ögrense nasıl anlar bir işçi ögrense nasıl anlar.işte sosyalizmi kim kurdugu ve kuracagı çok önemli.kurmaya çalışmak sosyalizm kurmakta degildir .bugüne kadar sosyalizm kurmaya çalısılmış diyebiliriz .işçiler sosyalizm ögrenmeden sosyalizm kurulamaz.işçiler sosyalizmi sendikal mücadele içinde ögrenecek .başka yolu yok buişin.ülkeye demokrasinin bile kazanılması işçilere baglı hocam bu ülkeyi bu hale getirende küçük burjuvazidir.bireyleri egitmeden cahilliigi bu ülkeden yok etmeden sosyalizm hayal biz sıfırdan başlamalıyız biz çocukları donanımlı üretken ve ahlaklı yetiştirmeliyiz .bizlersosyalizm kurmak için hazır degiliz .düzeni yıkabilirsin fakat sosyalizmi yaşayıp deney sahibi olmadan kuramazsın .lenin neden kuramadı.çivi ne kadar lazim bilmek .

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 11.10.2017 - 13:08:23

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    Zaman ayırıp okuyan herkese teşekkürler. Yusuf BODUR dostum. Ona ses yok. Uzun uzun konuşacağız birgün elbet. Sayın Cemal ÖZTÜRK'le aynı düşüncelerde ortaklaşıyor olduğumuza sevindim. Sayın İNAN runuzlu zatla tanışıyormuyuz? İçmden bir ses yakında, yakından diyor. Öyleyse, yani yanılmıyorsam buna çok sevindim. Herkeze Saygılar, selamlar...

  • İNAN

    İNAN 11.10.2017 - 11:14:46

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    H.Ünsal Bey, merhaba. Benim açımdan bile- her şey bittikten sonra- kafa karıştırmayan net yazıları okumak güzelmiş, unutmuştum bu tip yazılarını, teşekkürler. Güncel sanayi ilişkileri anlatımlarınız, hayatında fabrika ve işçi görmemiş biri için bile aydınlatıcı. Ratched Effect'i ad olarak değil de içerik olarak anlattığınız kısımda tebessüm ettim, bir de kağıttan kaplan liderciklere/süper kahramanlara daldığınız kısımda çok güldüm. Yazılarınızda anlattığınız konuların sonu nereye varır bilmiyorum ama sizin yazı serisinin devamı gelir mi? Çalışmalarınızda başarılar.

  • Cemal Öztürk

    Cemal Öztürk 10.10.2017 - 18:14:07

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    (devam) Nitekim H. Ünsal da kurtuluş için Kant'ın "insanın aklını kullanabilme cesaretinden" söz etmiş yazının sonunda. Buna kesinlikle katılıyorum. Sınıf çıkarları üzerinden toplumun kurtuluşu bir mitolojidir sadece. Asıl olan toplumun kamusal çıkarı ekseninde her tabakadan insanın sosyalizm davasına katılabilmesidir. Çünkü ahlaki aklın yolu sosyalizmdir. Sosyalizmin yeni arayışları, elimizdeki geçmiş deneyler ışığında şekillenecek biraz da. Tıpkı bir çok teknik veya sanatsal tasarımın üzerinde sayısız onarımlar, düzeltmelerek yaparak ona yetkinlik kazandırma çabası gibi de düşünmek mümkün.

  • Cemal Öztürk

    Cemal Öztürk 10.10.2017 - 18:12:55

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    Ülkemiz özelinde son 15 yılda tarım hayvancılık artık desteklenmiyor. Üretim ekonomisi neredeyse tasfiye edildi. Bu ne demektir. Artı değer sömürüsü yerini yeni sömürü biçimlerine terk etti demektir. Rant, ihale, borsa oyunları ve yağma ekonomisi. Bu yeni tip sömürü de ulusal kamu ekonomisi kadar ulusal kurumların da da dağıtılmasıyla mümkün oldu. Ortodoks Marksistler, sol liberaller, "işçilerin vatanı yoktur" teranesiyle emperyalist yıkım projelerine lojistik destek verdiler. Oysa dünya ulusal güvenlik ve üretim ekonomisinin dışında başka bir var oluş formu henüz keşfedilmiş değil. Marksın öngörülerinin çoğu bu gün yanlışlanmış durumda. En başta bazı sınıflara biçtiği roller veya onlara yüklediği misyonlar ne yazık ki tutmadı. Sadece iradi olarak belli bir mücadele azmi yaratmış oldu. Hepsi o kadar. Marksın "bilimsel sosyalizmi" üretmek adına yazdığı üç ciltlik Kapital'in işçi sınıfına yeterince kılavuzluk ettiği görüşünde değilim artık.

  • H.ÜNSAL

    H.ÜNSAL 10.10.2017 - 13:59:34

    Arkadaşlar, SONER YALÇIN: iç politika tartışmalarını bir kenara bırakalım. Önerisinde bulunuyor. “Türk Ordusu ABD ambargosunu umursamadı ve dün itibarıyla İdlib'e girdi. Bakınız… Kıbrıs Barış Harekatı’na Ecevit- Erbakan Hükümeti karar verdi. Mevzubahis olan vatan ise… Mevzubahis olan Mehmetçik ise… İç politik tartışmaları bir kenara bırakmak zorundayız… Bu dış politika bağımsız Türkiye adımlarıdır. << http://odatv.com/irem-tatile-cikti-1010171200.html >> Sizi bilmem ben ulusalcıların büyük ideoloğu, vizyoneri ve yol göstericisinin saflarına hicret ediyorum. Bütün dualarınız benimle olsun.

  • Ç.

    Ç. 10.10.2017 - 13:31:50

    HABERCİLİK BU MU?

    Evet ben de haklı çıkmak istemem. Başka örneklerde var. Bir dönem bir kısım insanın "sol" zannettiği gazete vardı. O gazeteye eleştirel bakanlar şimdi eleştirel bakamıyor.

  • yusuf bodur

    yusuf bodur 10.10.2017 - 12:39:53

    FİLLER TEPİŞİYOR EZİLEN SADECE ÇİMENLER Mİ? -3-

    Emeğinize sağlık. Bu günün dünyasını gerçekçi ve bütünlüklü olarak berrak bir şekilde ortaya koymak ancak bu kadar olur. Birikiminizin sorduğunuz sorulara yoğunlaştığında ortaya doyurucu çözümlemeler çıkaracağına ,yol gösterici olacağına inanıyorum..Kardeşçe selamlar,saygılar...

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 10.10.2017 - 09:23:08

    HABERCİLİK BU MU?

    Üzücü ama gerçek. Haklı çıkmak istemiyorum. Ama çıkıyorum Ç'cim. a.y.a. hufsss

  • Cemal Öztürk

    Cemal Öztürk 09.10.2017 - 20:39:59

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Yedi soruya cevap vermeyen marksistler ayvayı yedi. Bu güne dek böyle soru soran da olmadı. O halde doğru soru sorulduğunda doğru cevaplar da pek yakında verilecek demektir. Iki asırdır bu konuda kafalar karışık. İşine gelen küçük burjuvayı parti önderi yapar. Işine gelmezse küçük burjuva lafı bu kez pejoratif anlamda kullanılır. Bazı sınıfların tarihsel misyonu varsa kutsanır. Bazısı toptan red edilir. Marksistlerin oncelikle aksiyoloji ve ahlak felsefesiyle adamakıllı tanışması gerekir. Sadece metaetik ve bilimsel tasvirlerle hayat yürümüyor.

  • Ç.

    Ç. 09.10.2017 - 17:24:50

    HABERCİLİK BU MU?

    https://www.aydinlik.com.tr/turkiye/2016-aralik/aydinlik-com-tr-isid-in-fethi-sahin-video-yalanini-acikliyor http://tgb.gen.tr/turkiye/isid-in-asker-yakma-goruntuleri-yalan-cikti-22097 http://haber.sol.org.tr/toplum/isidin-yayinladigi-video-icin-tskdan-ilk-adim-212765 Arif Yavuz Aksoy bu haber bugün yaptığınız yorumu aklıma getirdi.

  • Mehmet Harma

    Mehmet Harma 09.10.2017 - 13:47:53

    Bataklık

    şahane, elinize sağlık.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 08.10.2017 - 21:42:45

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Kıymetli Mehmet Gökçe, cevabınızın herhalde yarım kalmış ikinci bölümünü epeyce bekledim. Ama baktım geleceği yok, şunu belirteyim. "hiddetlenmenizi anlayamakla beraber" demişsiniz. Bir kez daha şok şok şok!... Bu kez de benim cevabımın neresinde hiddet var??? Keşke yorumlara, o yorumu yazarkenki yüz ifadeleri de eklenebilse fotoğraf olarak. Bir gün o da olur, kısmet! Eğer böyle bir fotomu oraya koyabilsem, o yorumu yazarken ağlamaklı bir yüz ifadesi gösterdiğimi görürdünüz. Şu anki ifade ise gülümsemeye çalışan ağlamaklı bir yüz :) Saygılar, iyi akşamlar.

  • mehmet harma

    mehmet harma 08.10.2017 - 20:19:36

    Alman Gizli Belgelerini Açıklıyoruz!

    Emrah Taştan'a verdiğim bir sözü gecikmeli de olsa yerine getiriyorum. Kitabı ve yazdıklarımı yeniden gözden geçirdim. Önceden de dediğim ve tahmin ettiğim gibi bana bağlı bir hata yok. Yazılanları aynen geçirmişim. Bu durumda iki ihtimal var; ya kitaptan kaynaklanan bir hata ya da bu bir diplomatik yazışma usulü.

  • mehmet gökçe

    mehmet gökçe 08.10.2017 - 20:21:04

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Sayın hocam hiddetlenmenizi anlayamamakla beraber yorumun başında "Yorumlara verdiğiniz cevapları da." diye yazmıştım. Yani yazıda hap dediğinizi kastetmedim zaten. Sizden çözüm istememin sebebi "Fakat illa hap isteyenlere. Her şey sosyalizme samimi inanmış ve bunun üstünde akıllı siyaset yapan liderlikte düğümleniyor. " burada sosyalizme samimiyetle inanmış sosyalist lider kadrodan bahsetmeden önce yine "Fakat illa hap isteyenlere." diye bir cümle var. Belki ben ilk başta orada noktayı görmeyip yanlış bir anlam çıkardım fakat "Dogru teshis bazen tedavinin de kendisidir. Hastaliği bilmek bazen hapa gereksinimi ortadan kaldırır. Fakat illa hap isteyenlere. " burayı bir daha okuduğumda "Fakat illa hap isteyenlere." cümlesi ile ondan önce gelen cümleler arasında bir bağlantı kuramayıp ondan sonraki cümleye yönelik bir söylem olduğunu yani burada samimi derken tariz yaptığınızı düşündüm. Dilinizin bu kadar sert olmasına üzülmekle beraber ülkemizde++

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 08.10.2017 - 20:16:35

    Marksistlerin Bu Hallerinden Marx Ne Kadar Sorumlu? Aydınlar Sosyalizmi..

    Ne var ki sayın Mehmet Gökçe, bunları okumamış iseniz, size de bir kez daha özetleriz. Yani bu ülkede kendine sosyalistim diyenlerin 1- Samimiyeti yoktur, çünkü gündemlerinin ilk 10 maddesinde asla sosyalist çalışma ve perspektif yoktur. 2- Hemen hepsi hakim sınıflarla şu veya bu yoldan emperyalizmle şu veya bu yoldan doğrudan veya dolaylı çıkar ilişkisindedir. Dediğim gibi size özel bunları tekrar özetleyebilirim. Saygılar.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.