Benim 'Kazablanka’m

Benim 'Kazablanka’m

Hey Sam,
o şarkıyı
bir daha çalma!

 

Unutulsun 

unutulmak istenen;

      bırak,                              

geçmişin suskun kollarına

toz bürümüş sayfalarına 

yaralar saran koynuna.     

 

Çalıp da ne yapacaksın Sam?

 

Zaman atlarıyla ağır ağır gelir,

kanatlarıyla uçup

gider.

 

Sırası gelen anılar da
biner belleğin yorgun gemilerine,            
belki de giderler                  

kaybolan gölgeler ülkesine!                                            

        

        Bir şarkıyla               

kimi yeniden yaşar rüyâsını,                                              

kimi hesaplaşır kendiyle!         

        Oysa

şimdi denen zaman vurur mührü!

Ve kapatsan gözlerini bir ah diyesi, 

sorar, neredesin? Kapına dayanmışken çıkmazlar,

kanatan kolpalar!                      

 

Hayır olmaz Sam, söyleme

bir daha?                                  

 

Nice geceler aşksız,

nice geceler

tutkuların batağından               

geçip gitmedi mi?

 

Ve beklenmedik an’ların kıvılcımları

aşk umutlarına,

yolunu şaşıran güneşler gibi 

gelmedi mi?

 

Ve sıradan ilişkiler,
(hak ettiğin budur dercesine)
yılları

tutsak almadı mı?

 

Geçip gittiler işte...

 

Ne olur Sam,

zamanda unutuş 

zamanda yok oluşların   

sisler denizi varken,

umutsuz bir aşkı,      

yeniden var etme!

Büyüsüyle ezginin,                            

dokunma uyuyan güzel hüzne,      

dokunma bir deli acıya!                    

      Üstelik,                              

her şey ben diyen gururun

karanlık dünyasında;             

düşlerinden

yüreklerin çağrısından

uzak kalmış şarkılar, 

bozulmuş eski bir şarabın

tortularını içiyormuş gibi    

kötü ederken beni!

 

Mete Demirtürk

 


  • Volkan nallar

    Volkan nallar 11.06.2017

    Elinize sağlık çok güzel bir baş yapıt

  • Emin Yeşilçam

    Emin Yeşilçam 11.06.2017

    Muhteşem

  • Ezel Parsa

    Ezel Parsa 08.06.2017

    A dilinden A diline çeviri de başka dile çevirmek kadar zor olabilir, değerli Arif Yavuz Aksoy. Kazablanka'yı izlememiş ya da "play it again, Sam" cümlesiyle karşılaşınca piyanoyu ve Sam'i zihninde canlandıramayan bir insanın anlayabilmesi için bu cümlenin aynı dile çevirisinden makale yazılabilir. Hatta bu cümlenin arka planındaki duygu durumuna farklı bir yönden yaklaşılarak, Değerli Mete Demirtürk'ün yaptığı gibi muhteşem bir şiir de yazılabildiğini sayelerinde gördük, öğrendik. Sanat olumsal önermelere de yer verdiğinden, totoloji ve çelişkiden çok daha geniş bir alanı kapsayan doğrularla ilgilenir. Edebiyat ve şiir zihindeki olasılıkları en çok genişleten insan ürünüdür. "Düşlerinden, yüreklerin çağrısından uzak kalmış şarkıların bozulmuş şarabın tortularını içiyor gibi kötü etmesi"gibi bir cümleye biçimin estetiğini de ekleyip sunarak olasılık dahilindeki doğruları yorumlayabilecek bir sezgi kazandırır. Asla şair olamayacağımı, Değerli Mete Demirtürk'ü okuduğumda anlıyorum.

  • Mete Demirtürk

    Mete Demirtürk 08.06.2017

    Değerli dostlarıma ilgileri ve güzel sözleri için çok teşekkür ederim. Hele, şiire mesafeli usta romancı Kaan Hocama, şiir dünyasından bir keyif yaşatmak mutluluk verici bir şey... Saygılar...

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 08.06.2017

    Bravo Demirtürk, şiirden anlamayan benim bile derindeki şiir reseptörlerime dokandı.

  • arif yavuz aksoy

    arif yavuz aksoy 08.06.2017

    Saygıdeğer Demirtürk, Casablanca göndermeli bu eseriniz için teşekkür ederim. Hep düşünmüşümdür Play it again Sam'in tam çevirisi (onu - o şarkıyı) "Bir daha çal Sam" mi, "Tekrar çal Sam" mi olmalı diye. A dilinden B diline çeviri yapılırken bu kadar küçük bi ifade birimi neden bu kadar varyasyon gösterir? Hardkoğr tartışmak isteyen yiğitlere bu vesileyle hodri meydan diyorum. a.y.a. mercisss ve dahi hodri meydansss

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.