Akşam ve Kargalar

Akşam ve Kargalar

Akşam

 

Akşam ağır 

akşam acı 

akşam diken diken bir sarı su 

akşam asır asır 

kaç asırlık bir kahırdır akşam 

kaç ömürlük bir sancı.        

                                                                                                                             

akşam tırtıl tırtıl gelir 

yutar sinsiden kıyıdan 

akşam kaplumbağa kaplumbağa 

sırtında mezarıyla salyangoz gelir.   

sen gidersin de be çocuk 

evrenin direği yok-muş,  demezsin.                                       

 

cehennem akşam olur 

kurulur gönlüme bağdaş bağdaş

güneş değil bu iki b’tanem,  diyemem.                                                                                    

bu cıs 

bu ateş  

ateş

                                                                   2954. akşam

 

 

Kargalar

 

Beni de götürün kargalar 

akşamlar yalnız,  anılar ağır 

hiç yük olmam damınıza, varlığınız yeter                                                                                  

 

anılar köşeye sıkıştırıyor, her kapı duvar 

gölgeleri zebani kesiliyor

fısıltıları yıldırım  yıldırım.                                                        

ben çocukluğumu taşırım yanınıza 

cebimde ertelenmiş bir ceviz 

bir dar zaman hazinesi hediye                       

masal anlatırım her akşam 

mutlu biter pek çoğu                         

çocukluğum yıldırımdan korkar kargalar

söylemedim kimseye, içimde yaralar  yaralar    

arkada zaman tüneli,  önümde dağlar gibi anılar                                                              

 

beni de alın kargalar akşamları dönerken 

yalnızlığın gözleri nah bu kadar 

hiç yük olmam bir kanada, varlığınız yeter   

                                                  3092. akşam   

 

 

 

 Dışta  yaşamak

 

Bir öykünün sonunu başta yaşayanlar 

tel örgüden içeri seyre dalar gibidir.                                                                            

 

Yıldız serpintisi umutlar topluyorum 

antika dükkânı göğüste yer çok 

gelen, geçen, değen göze hediyemdir. 

nere baksam, kapı duvar, demir perde 

ve tabağımda kan kırmızı bir acı.    

tanığım olsun bir dost,  ben yerken 

bir başına yenmiyor şimşek şimşek yanarken

 

Bir öykünün başını sonda yaşayanlar 

uçup geçen zamana dalar gider

gibidir                                                                                                                                   

                                              3124’e döndü gün

 

Attila Akyıl 




Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...