BİR KEZ DAHA COVİD SALGINI VE TABİP ODALARININ DURUMU ÜZERİNE

BİR KEZ DAHA COVİD SALGINI VE TABİP ODALARININ DURUMU ÜZERİNE

Salgındaki ölüm sayıları her gün korkuyu yeniden alevlendirmek için abartılarla, neredeyse davul zurnayla ilan edilirken dünyada... Bizde de muhalif havuz medyası ve kalabalık bir kontra yandaş kitle hasta ve ölüm sayılarının az gösterildiğini çığırıp duruyor. Bu arada yaşam tüm normalliği ile sürüp gidiyor her yerde.. PEKİ AŞI NEREDE.. AŞI? Hastalık çıkalı neredeyse bir yıl olacak... Tabii resmi başlangıç tarihi itibariyle. Gerçekte kim bilir ne zamandan vardı. Aşı nerede, ilaç nerede peki? Diyorlar ki, aşı en erken bir buçuk yılda çıkar. Kimi diyor iki yılda. Rusya aşıyı ürettim diyor. Uluslararası koro haykırıyor: Güvenli değil.. Güvenli değil.. Niye güvenli değil? Yeterince insan deneyi yapılmamış. Faz 1-2-3 tamamlanmamış... Tamamlayın o zaman. Prosedürler varmış. İnsanlar sapır sapır dökülüyor, doktorlar, sağlıkçılar kırılıyor... Korkuyu alevlendirmek için her gün şehit doktorların resimlerini kullanıyorsunuz... Aşıya gelince kılı kırk yaran, köy yansa kahpece taranan bir rehavet! Hayatlar sizin züpne tıp kurallarınızı mı bekleyecek... Ya hastalık konusunda, salgın konusunda yalan söylüyorsunuz ya da katilsiniz.

Bence ikisi birden. Sizin gül keyfinizi bekleyecek yine yüzbinlerce can.. Sanki çok güvenli sizin faz birlerinizden üçlerinizden çıkan ilaçlar! Sanki her yıl yüzbinlerce insan tıp tepmesinden ölmüyor. Başta ABD olmak üzere, Çin dahil tüm büyük kapitalist devletler global tertibin içinde. Kimse soramasın diye sanki: Uzaya gidip gidip gelen, bir metre sekmeden iki bin kilometreye füze fırlatan, herkesin eline 5G teknolojili telefon verebilen bu sefil kapitalist teknoloji… Para getiriyor diye ne kadar gereksiz, ne kadar zararlı şey varsa üretmekte yarış halinde… Tıbba gelince bu denli aciz. Maske tak, karantinaya gir… Ortaçağdayız.

Niye bizi aşılarla uğraştırıyorlar? Yıl olmuş 2020.. virüsün, kanserin ilacı neredeyse kasıtlı olarak bulunmuyor. Tekrar aşıya dönersek: Grip aşıları neden bu kadar tartışmalı? Çünkü koruyuculuğu zayıf. Hiçbir aşı yüzde yüz koruyamaz, tamam da.. Grip aşıları ancak yüzde 50-70 oranında koruyor. Neden? Çünkü aşılar bir buçuk - iki yıl öncesinin virüslerine karşı etkili. Ölme eşeğim, ölme! 2-3 yıl öncesinin virüslerine karşı aşıları vuruyorlar bize. Bu aşılar virüsün yeni formlarına karşı düşük etkili. Ve yine aynısı yaşanacak. Covid-19 zaten büyük ihtimal etkisini yitirecek ya da dönüşecek.. Aşı ondan sonra gelecek. Dünya tıbbı ondan sonra, o korkuyla o bayat aşıyı her yana pazarlayacak. Bize ilaç bulun ilaç.. İş işten geçtikten sonra, onca insan kaybettikten sonra gelen çakma aşılarınızı istemiyoruz! Diyemeyecek halklar. Zaten onlarda o bilincin zerresi  bulunsa dünyada bu sistem yürümez… Tencere ahali yuvarlanmış kapağını bulmuş!

Bu arada PKK güdümlü Anti Türk Tabipler Birliği’nin ortaklarından Anti Türk Toraks Derneği, Türkiye'yi “The Lancet” adlı uluslararası medikal kartel dergisine şikayet etmiş. Bu aynı kolonyalist dergiye aynı tür kafaların kaçıncı şikayeti? Konu yine Covid-19 meselesi..

NOTLAR

BİR- Bir şey yazarken olabildiğince kısa, az, öz ve eksiksiz yazmaya çalışıyorum ve zannımca bunu başarıyorum. Ancak görüyorum ki önemli oranda bir okur, yine de bu kısacık yazılarda söylemediklerimi demişim, dediklerimi de dememişim gibi algılıyor, öyle cevaplar veriyor. Bu yazının bu ilk bölümünü de çokça yaptığım gibi FACE sayfama koydum. Oradaki yorumlardan biliyorum. O yüzden bence gereksiz, ama durumu görünce gerekli hale gelen eklemeler zorunlu hale geliyor.

İKİ- Bir sürü komplo teorisi var. Birçoğu birbiriyle çelişiyor. Bazıları çok saçma, bazıları kısmen doğru, büyük ölçüde yanlış. Bu kuramların hepsi doğru, hepsi tam doğru demiyorum. Virüs var, salgın var, önceki grip salgınlarından daha tehlikeli.. Ama abartıldığı kadar değil. Ancak dünyayı yönetenlerin ve kartel tıbbının güven vermez tavırları, ikili mesajları komplo kuramlarını güçlendiriyor... diyorum..

ÜÇ- Küresel tezgah kapitalizm. Küresel tezgah kartel tıbbı... Yoksa salgın var.. Ama bu salgın 1- Çıkarlara uygun tepe tepe kullanılarak yönetiliyor.. 2- İnsan türünün aptallığından dolayı tüm dünyada aptalca yönetiliyor.. 3- Siyasi malzeme yapılarak kötü niyetle kullanılıp, yönetiliyor… Ama gerçekleri bilerek gizledikleri açık.. Rakamları az gösteriyorlar hikaye.. Rakamları çarpıtarak fazla gösterdikleri doğru. Tüm dünyayı konuşuyorum..

DÖRT- Krizler her zaman kapitalizme yarar, krizler her zaman büyüklerin küçükleri yutmasına yarar. Genel kural. İşin öteki yönleri de yazıda ve önceki yorumumda mevcut. Tıp niye bu halde, dünya niye bu halde diye kriz döneminde bile soramayan bir insanlık. Elli yıl önce sorabiliyordu. Ama bakın artık sizler bile sormuyorsunuz.. :( Bundan büyük tezgah mı olur.. ??

BEŞ- Baba - oğul doktorları, onca Covidliyi ben mi öldürüyorum. Sene olmuş 2020 aşı bulamayan, ilaç bulamayan fakat binbir gereksiz şeyi başarıyla uygulayan bu tıp, bu düzen mi öldürüyor? Bu modern tıp adı altında pazarlanan tıp sahtekarlığını bir kez olsun sorgulamayacak mısınız? Katillere alkış tutuyorsunuz, bunlar katil diyenler sorumsuz oluyor. Yazıyı bile okumadan bilimsellikten bilmem neden bahsedip bize ders veriyorsunuz. Bu tepkiselliğinizi lütfen tıp kakavanlarına gösterin biraz da.. Gerçekleri söyleyince Covidin suçlusu da biz olduk..  

İKİNCİ BÖLÜM

BAKANLIK BÜROSU DEĞİL, PKK PİARCISI TABİP ODALARI VE MUHBİR DOKTORLAR…

İstanbul’daki hekimlerin yüzde 7’sinden azının katılımıyla İstanbul Tabip Odası seçimi yapıldı ve hekimlerin yüzde 5’inden azının oyunu alan eski yönetim tekrar başa geldi. Bu yüzde 4 küsur da Türkiye genelinde Tabipler Birliği yönetimini seçecek ve hekimler ülke çapında temsil edilmiş olacak.

İktidar istese bu komediye birkaç günlük çalışmayla son verir, niye vermiyor? TTB’nin trajikomik seçim yasasını neden değiştirmiyor? Çünkü işine böylesi geliyor. Hem muhaliflerin eline oyuncak veriyor ki, fazla muzurluk yapmasınlar, oynasınlar, tatmin olsunlar. Hem demokrasi var, seçim var, muhalefet var, havası doğsun. Hem de onların yaptıkları haylazlıkları göstersin, muhalefet işte budur, desin.

Son İTO seçimini kazanan ekip de bir sevindi ki sormayın gitsin! Diloyloy diloylol diye halaya durup zılgıt çektiler. Eee, kolay değil, kaleyi korudular.

Ama TTB kafasının yaptığı muzurluklar da çekilir gibi değil. PKK basın bürosu sanki, sürekli bir 5. Kol faaliyeti. Covid salgını boyunca dur duraksız, susmadılar… Sürekli yalan söyleyip kara propaganda yürüttüler. Üstlerine gidilince ki, pek de gidilmedi.. bilimsel gerçekler gizleniyor, halkın bilgi alma hakkı yok ediliyor diye mağdur edebiyatı yaptılar.  

En son The Lancet adlı burnundan kıl aldırtmaz, Türkiye’den kolay makale çıkartmaz dergi yine bunların mektubuna yer verdi. Sağlık Bakanlığı gögüs hastalıkları branşının Covid hakkında araştırma yapıp, yayın başvurusu yapmasına izin vermiyormuş. İlk bakışta herkese haklı görünebilecek bir yakınma.

Fakat bu arkadaşlardan en azından bazılarını sosyal medyadan izliyorum, amaçları bilim yapmak değil, kara siyaset yapmak. Her şeye bir kulp bulup Türkiye’yi kötülemek. Hiçbir olumlu çabayı görmemek, göstermemek… Bu kafadaki insanlar bilimin yanından bile geçebilir mi? Ve asıl kötüsü, artık bu çevrelerde emperyalizm, kapitalizm.. hatta vahşi kapitalizm diye bir kavram yok.. Bizi onlara şikayet ediyorlar.. Niye bu kavramlar uçmuş gitmiş kafalarından? Onun kendisi olmuşlar.. Emperyalizmin, vahşi kapitalizmin uzantısı olmuşlar.. İnsan kendine tavır alır mı? Hasta mı bunlar, gayet sağlıklı, normaller.. Uluslararası kartelin buradaki temsilcileri elbette bir sıkıntı çıkınca patronuna şikayet edecek.. Bize mi edecek? O uluslararası bilim ki Covidde kuş konduruyor, harikalar yaratıyor. Türkiye hep eksik.. bu efendiler hep fazla, hep büyük efendi…

Tüm çevremiz bunlarla kaplı. Allah bize sabır versin…

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

HEP SONER YALÇIN MI DAYAK YESİN?

Geçenlerde bir yazı yazdı Soner Yalçın, içimiz sızladı!. Sağlık-tıp alanındaki yeni bir milli yaraya parmak bastı, tabii ki “bir tek o yazıyor” bunları, yine yalnız kaldı… Az daha yine linç edilecekti. Onu bir kez daha tek bıraktığımız için vicdanımız kanadı. Konu Covid-19 tanı kitlerinde başarıya giden bir milli hamlenin bizzat bakanlıkça sabote edilmesiydi.

Her doğru çıkışını, haklı saptamasını yanına koyduğu birkaç kuyruklu safsatayla kadük düşürmeyi yaşam felsefesi yapmış Sayın Soner Yalçın… Baktık ki, bu şaka maka değil haklı duyarlılığını yine kendi çelmelemiş. Diyor ki, böyle gerçek gazetecilik ancak Sözcü’de yapılabilir, Cumhuriyet’te yapılabilir.

Millilik kavramını, anti-emperyalist duruşu düşünün, bir de Sözcü – Cumhuriyet ile bunları yan yana getirmeye çalışın. HDPsever Barışların yazdığı OdaTV’yi anti-ABD, anti-kapitalist gibi hayal etmeye çalışın. Az buçuk aklı olanın okuma yazması da gider, hiç tavsiye edemem.

Bu modern tıp yalanlarının Soner Yalçın oradan buradan kesip yapıştırmadan (ki bu da güzel bir şey) 20 yıl önce biz ilmini yapıyorduk, çevremize yayıyorduk, asıl dayağı biz yiyorduk… Hala da yiyoruz.

TTB ve Tabip Odalarının bu tezgahta rolü ne? Daha doğrusu baş roldeki partnerleri kimler? Bir bir ayrıntılarıyla defalarca yazdık. Bunlardan birkaçı sağolsun Soner Yalçın’ın OdaTV’sinde de çıkmıştı. Soner Yalçın bu kokuşmuş gazetecilik ortamında yine de en iyilerden biridir. Haklıya haklı, doğruya doğru…

Beyninin bir lobu global medikal kartelde, bir lobu emperyalist siyasi merkezlerde, bir lobu PKK’da bulunan TTB ve Tabip odalarına çöreklenmiş bu parazit mi Soner Yalçın’ın milliliğine destek olacak. Bu parazite her fırsatta övgüler düzen Sözcü ve  Cumhuriyet mi gerçek gazetecilik yapacak değerli Yalçın?

Bir kez de savunduğunuz haklı bir şeyi kendi elinizle batırmasanız!   

Kaan Arslanoğlu

 

EK NOT: Alpay Genç’in feysbuktaki yorumu… (Alpay Genç corona kahramanlarından biri… Salgın ile en ön safta mücadele eden doktorlarımızdan. Kendisi de hastalığa yakalandı ve iyileşir iyileşmez savaşa devam etti.) AYNEN AKTARIYORUM:

“Ben hem 29 yillik doktorum hem de 18 yillik turizmciyim. Her iki sektoru de yakindan takip ediyorum. Turkiyenin cari acigini %45 ini tek kalemde Turizm sektoru kapatiyor.

Bu sene Turist yok pandemi nedeni ile. Nisan Mayis aylarinda Turkiye iyi mucadele gosteriyordu vaka sayisi dusukken Alman dis isleri bakani bu sene en guvenli tatil ulkesi Turkiye diye yonlendirme yapiyordu.

AB ulkeleri Mayis sonu haziran basinda kendi aralarinda seyahati acti. AB uyileri burbirlerine turist gonderdiler ancak daha az vaka sayisi olan Turkiyeye gondermediler. Ve dediler ki Tabip odasi raporlarinda bakanlihin verilerine guvenilmez deniyor. o nedenle gindermiyoruz. Direk TTB raporlarini referans aldilar.

Sonra Ruslar acti seyahati , Almanalr acti seyahati her acilista es gudumlu olarak TTB ve kanaat onderleri hocalar bas bas bagirdilar veriler guvenilmez diye . Yaptiklari paylasimlarda kendilerini refere eden yabanci kaynaklari da refere etmeye basladilar.

Bugun 18/08/2020 . secimde istanbuldan delegasyona secilen bir hoca ki kendisi sinif arkadasim da olur universiteden o grubun kanaat onderlerindendirm . Artik iyice dedikodu haberleri paylasmaya basladigini gormek uzucu oldu. Ruslar ve Almanlar da hasta olmus. diye paylasimi vardim . resmi dokuman olsa gam yemeyecegim. ama resmen baltalama yapiyorlar..

Sigindiklari nokta acik "halk sagligi icin" diyirlar. , acik kapanmayip kur yukselip dis borc nedeni ile daha fazla kaynagimiz yurt disina giderken hep birlikte o borcu odeyecegiz ama . Hazretler durmak bilmiyorlar. Surekli karalama kampanyasindalar ve dedigim gibi es gudumlu bir kampanya.

TTB ve DKG nun bu tutumu bir halk sagligi problemidir artik.

Soylediklerimi lastikleyip cekecekler icin bir kez daha soyluyirum AB mucadelede basarili oldugumuz , ingiltere gazetelerinin "Turkiye ikinci italya olacak diye beklerken olmadi covid i kontrol altina aldi" diye haberler yaptigi donemde AB kendi icinde seyahati acti , bizim ulkemiz icin de acilabilirdi ama.bu hazretlerin raporlari ve yaygaralari nedeni ile acilmadi.”


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • kaan arslanoğlu

    kaan arslanoğlu 20.08.2020

    Şu ana dek 10 adet yorum yapmışsınız Mehmet bey, neredeyse yukarıdaki yazıdan fazla yazmışsınız. Aşıyı bilmiyorsunuz, psikiyatriyi hiç bilmiyorsunuz. Sizdeki bu sorun sizin önerdiğiniz yöntemle çözülmez. Saygı sorunu ise hiç çözülmez. Lütfen artık başka yerlerde büyük travmanızı boşaltın. Tahmin ediyorum ki başka mecralarda çok daha saygılı bir insansınız. Sağlıcakla kalın, güle güle...

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 20.08.2020

    Yorumlara tekrar göz geçirdim, ne söylesem cevap vermek yerine bana küfretmişsiniz. Fikir adamlığınızın düzeyi bu kadar anlaşılan. Mantığınızı bu öfkeniz bozuyor olabilir. Fazla sinir bünyenize zarar vermesin. Beşer saniyeye yayarak yavaşça nefes alıp vermek ya da yüzünüzü 15-20 saniye buzlu kovaya sokmak iyi gelir. Fazla kelle paça da sağlığınızı bozar, kolesterolünüz yükselir. Damar sertliği beyninize giden kanı, dolayısıyla oksijeni azaltır. Siz de bilirsiniz, organik rahatsızlıklar ruhsal sorunların temeli olabiliyor.

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 20.08.2020

    Siz bu salgın fazla büyütülüyor diyordunuz. Aşı da bekler o halde, niye bekleyemiyorsunuz. Size göre basit bir gripten biraz fazlası değil miydi? Bu kadar panik başka hastalıklara yol açmasın. (Bkz: Ziyaret Et) ettiğiniz kelle paçacı, salgına kahkahayla karşı duran, küçümseyen karakter sahibi hekimleriniz ortalıkta görünmüyor uzun zamandır. Sizi bilginiz var mı, değerli fikirlerine nereden erişebiliriz.

  • kaan arslanoğlu

    kaan arslanoğlu 19.08.2020

    Bu İTO oy oranlarını “seçimi kazandık” diye ilan ettikleri ilk whatsapp mesajlarına göre hesaplamıştım. Şimdi kesin sonuçların açıklandığını duyurdu İTO. Buna göre seçime katılım 5670 kişi, kendi aldıkları ortalama oy 3850 imiş. 2018’de seçim öncesinde üye sayısını 33 bin 61 olarak ilan etmişlerdi. Mayıs ayında ise yuvarlak 31 bin rakamını vermişlerdi. Ancak tabip odasına üye olmayan çalışan ve emekli pek çok hekim de bulunmakta. İstanbul’da toplam hekim sayısı tahmini 40-42 bindir. Buna göre tekrar hesaplarsak: Katılım oranı 42-40-33-31 bine göre yüzde 13.5-14.2-17.2-18.3 tür. Bana göre tüm hekimler bazında ortalama yüzde 14’ün altındadır. Kazanan DKG grubunun aldığı oy oranı ise 9.2-9.6-11.7-12.4 tür. Bence gerçek rakamlarda yüzde 10’nun altındadır. Düşünün, bir siyasi iktidar vatandaşının yüzde 10’undan daha az, yani baraj altında oy alarak başa gelse meşruiyetini ne kadar görür bu aynı muhalefet?

  • kaan arslanoğlu

    kaan arslanoğlu 19.08.2020

    Basit bir yazının mantığını işine gelmediği için anladığı halde anlamayana ansiklopedi yazsak faydası yok. İlaç araştırmaları kapitalist dünya düzeninin işine geldiği zaman hızlandırılır, işe gelmediğinde ipe un serilir. Bir yandan salgın korkusu yaratılır, öte yandan virüsün etkisi geçtikten sonra aşı çıkartılır. Sağlığa açıkça zararlı ilaçlar piar çalışmalarıyla peynir ekmek gibi satılır, şimdiden 750 bin kişiyi öldüren virüsün aşısının piyasaya verilmesi için ölümlerin bitmesi beklenir. Komplo teorileri hakkında ne düşündüğümü yazdım, konuştum. Tereciye tere kaynağı sunmaya devam ediyorsunuz Mehmet bey.. İngilizceyi bu kadar öne çıkardığınıza göre İngilizcenizden de Türkçenizden de şüpheye düştüm.. Bu arada Kübayı birçok konuda takdir ederiz de.. O da, onun hayranları da sınırını bilsin. Küba kaynaklı özgün ve yeni bir ideolojik yayın, hiç değilse dünya tıp düzenini eleştiren bir yayın biliyorsanız gönderin.. Birilerine çevirtip okumaya çalışır, size de duacı oluruz.

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Sevgili Kaan Arslanoğlu, amerikan gazetesinde yazan herşey yanlış, Soner Yalçın yazınca doğru diye bir kural mı var? Yazıların neresini eleştirdiğinizi söyleyin, konuşalım. Amaç tartışmak değil mi? Yazılardan biri saygın bilim dergisi Science'tandı. Beraber inceleyelim, beğenmezsek mektup yazarız, bilim dünyasını sallarız. Bilimsel eleştirileri kabul ediyorlar.

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Hayret (!), Kübalı bilim adamları da aşının 2021'den önce hazır olamayacağını söylüyor. https://m.dw.com/en/cuba-joins-the-race-for-vaccine-against-the-coronavirus/a-54615364

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Şunlar burada dursun, biraz bilimsel içerik okursunuz: https://evrimagaci.org/asi-nedir-nasil-calisir-asilar-hayatimizi-nasil-degistirdi-5349 https://evrimagaci.org/turkiyede-daha-egitimli-olan-kesimde-bile-her-3-kisiden-1i-covid19-komplolarina-inaniyor-9175

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Ne dediğiniz anlaşılmıyor. Aşı hemen bulunsun, kullanılsın mı istiyorsunuz? Dünyada birbirinden bağımsız en az 170 merkez aşı çalışması yürütüyor. Türkiye'den de var. Neden hiçbiri piyasaya sürülmüyor hiç düşündünüz mü? Siz ilaç geliştirilirken hangi aşamalardan geçerek kullanıma sunuluyor sanıyorsunuz. Değerli bilgilerinizi, kaynaklarınızi paylaşırsanız her yerde paylaşalım. Türkiye'deki aşılar faz 3 başlarken gönüllü de olabilirsiniz. Onlara da sorun niye herkesi aşılamıyorlarmış. Türkçe anlatsınlar. Yeterli Türkçe kaynak vardı da biz mi paylaşmadık.

  • Kaan Arslanoğlu

    Kaan Arslanoğlu 19.08.2020

    Mehmet Bozkurt beyefendi. Konunun bir numara uzmanı olduğunuz, amerikan gazetelerinden bilimsel imbik yapmanızdan anlaşılıyor. Sizin biliminizi de zaten o amerikan gazeteleri oluşturuyor. Lütfen burada harcanmayın, efendinizin ülkesine gidiniz. Amerikan tekellerinin emrinde embedded bilim yapanlar bir de işte böyle burnu havada oluyor. O burunlarınız bu salgında yerlerde sürttü, hala ders almadınız. Birgün istemeseniz de alacaksınız. Aşı konusunu 20 yıldır okuyorum ve de zeka ve karakter sahibi doktorlardan okuyorum. İncinmenizi de anlıyorum fakat dediğim gibi daha da incineceksiniz her çakma bilimci gibi. Daha bu kısacık yazının mantığını, ne dediğini, ne demediğini anlayamamışsınız. Allah halkı sizin gibi bilgilerden korusun.. Amen.. :)

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Bilmediğiniz konuda yazmadan önce biraz araştırın. Mutlaka uzmanlara sorun. Filin kuyruğuna bakarak tamamını anlayamazsınız.

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Gripte niye mi her yıl yeniden aşı yaptırmanız gerekiyor. Her virüs diğerinden farklıdır. Influenza virüsü hızlı mutasyon yaparak antijenlerini değiştiğinden her yıl bir önceki yılın virüs aşısıyla aşılanmak zorunda kalıyoruz. https://www.nytimes.com/2017/12/12/smarter-living/why-you-need-the-flu-shot-every-year.html

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Acele edilmesinin nasıl sağlık sorunlarınayol açacağını da şuradan okuyabilirsiniz: https://science.sciencemag.org/content/early/2020/08/12/science.abe3147

  • Mehmet Bozkurt

    Mehmet Bozkurt 19.08.2020

    Aşılar daha önce ortalama 10 yılda geliştiriliyordu. "Kahpece rehavet" diye düşük kalitede bir iddia atmışsınız ortaya. Hiçbir aklı selim sahibi doktor bu yorumunuzu onaylamaz. Dil biliyorsanız bir kaç makale okuyun. Başlangıç olarak şuradan başlayabilirsiniz. https://www.washingtonpost.com/graphics/2020/health/covid-vaccine-update-coronavirus/

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.