SON FACEBOOK PAYLAŞIMLARI (30.9.2020)

SON FACEBOOK PAYLAŞIMLARI (30.9.2020)

Eylül ayı boyunca yaptığımız ve hayli ilgi çeken bazı facebook yayınlarımız: 

Öyle nefret uyandıran, kötülük yayan bir muhalefet var ki, AKP bunlar yüzünden melek gibi görünüyor. Sağlık Bakanı vaka ve ölüm sayıları düşük diye adeta özür dileme noktasına geldi. Gerçekleri söylüyoruz diye bizden soğuyorsunuz, oysa sizin tepki göstermeniz gerek. HDP CHP’yi ele geçirdi, aslanlar gibi CHP’yi savunuyor ya da susuyorsunuz. Tabip odaları PKK’nın elinde, güya doktorlardan yana tavır koyup PKK’lı tabip odalarına aşık oluyorsunuz. PKK yakında evinize kadar girecek..

TTB İLE BAHÇELİ ARASINDAKİ ATIŞMADA KİM HAKLI? ELBETTE BAHÇELİ HAKLI..

Faşist yalanlardan bıktık… Bahçeli TTB’yi suçlayınca, propaganda makinesi bunu doktorlara saldırı gibi gösterdi. Suçlanan doktorlar değil. TTB yönetimleri doktorların yüzde 6-7’sinin oylarıyla seçiliyor. Hekimlerin, sağlıkçıların çok büyük bir bölümü şu salgın karabasanında ellerinden geleni yapıyor. Askerler, polisler ne kadar başarılıysa, onlar da o kadar başarılı… Askerler, polisler ne kadar cesur ve vatanseverse, onlar da o kadar cesur ve vatansever. Ama başımızda bir de TTB belası var.

Daha doğrusu orayı ele geçirmiş bir şebekenin sonu gelmeyen hainlikleri var. Ne yapıp ettiysek bu çeteden kurtulamadık. Bunun pek çok nedenini on yıllardır usanmadan yazıyor, doktorları uyarıyoruz. Burada uzun anlatamayacağım. Ama hekim çoğunluğunun, seçimlere katılmayan ya da katılsa da “Ben bunları hiç beğenmiyorum, ama AKP’liler olacağına bunlar yönetimde olsun” zihniyetiyle oy atan on binlerce doktorun kabahati büyük. Zaten o suçluluk duygusuyla TTB’ye yapılan eleştirileri üstlerine alınıyorlar.

Peki Bahçeli haklı da üslubu doğru mu? Haklıyken haksız mı düşüyor? Bahçeli’nin üslubunu genelde pek beğenmem, ama giderek bu tarzı haklı bulmaya başladım. Çünkü muhatapların anladıkları dil sadece budur. Ne teoriler döşendik, ne incelemeler kaleme aldık… Bırakın bunları, beş satırlık bir feys yazısını bile okuyup anlayamıyor artık bizim okumuşlarımız. Çünkü bulaşık suyu gibi zihinlerinin ne vicdan parçası kalmış, ne de muhakeme bölümleri. Terslerine ne gelirse küfürü basıyorlar.

Bu ülkede 42 yıldır savaş yürüten, 100 binden fazla insanın ölümüne yol açan PKK hesabına çalışıyorsa bir yasal hekim örgütü.. Onca yıldır, onca uyarıya karşın… Uluslararası medikal kartelin uzantısıysa aynı örgüt. Batı’ya parmak kaldırıyorsa ikide bir, turuncu devrim planları yapıyorsa. Milletin can derdinde olduğu, sağlıkçıların ise ateşle dans ettiği şu aylarda sürekli yalan haber ve kara fikirlerle moral bozuyorsa… Millet kırılsın istiyorsa, bu yolla iktidara gelmek isteyenlerin aletiyse… Salgına karşı ruhsal ve bedensel direnci düşürerek tam bir halk sağlığı sorunu haline gelmişse… Ona karşı nasıl bir üslup tutturulabilir? Aslında tabip odası seçimlerinde nispi temsili getirin, bunların burunları kırılır. Ama yapmıyor bunu iktidar, danışıklı dövüş mü, anlamıyoruz.

Üsluba dönersek..  Salgın-savaş şartları içindeysek… Bahçeli’nin üslubu pek de liberal kalmaktadır. Size 2013’den bir yazımı okumanızı öneriyorum. Üslup böyle de olabilir. Amerikancılara karşı geçmişte nasıl konuşuyorsak, şimdi de öyle konuşmalıyız. İşte ilk yorumda o yazı : https://www.insanbu.com/eski/a_haber30cb.html?nosu=1258

 

HİKMET ÇİÇEK’İN VATAN PARTİSİ’NDEN ATILIŞI

Değerli gazeteci - yazar Hikmet Çiçek VP’den atılmış. Haberi kısa notlar halinde OdaTV ve Veryansın’dan alabildim. Çiçek’in atılma gerekçesi Hulusi Akar’ı ve Ethem Sancak’ı eleştirmesi, partinin iktidar yandaşlığına karşı durması vb. olarak gösteriliyor. 51 yıllık Aydınlıkçı usta işte böyle haksız gerekçelerle suçlanmış ve ihraç edilmiş!.. Bunları okuyunca insan ister istemez “Gördünüz mü şu VP’lileri, Perinçek tayfasını… Yine yapacaklarını yaptılar” demeden edemiyor.

Fakat üstünüze afiyet ve ne yazık ki ben o kadar saf düşünemiyorum. O yüzden zaten bu zombileşmiş muhalefet mahallesinde tutunamıyorum. Üşenmedim, Hikmet bey son aylarda OdaTV’de neler yazmış, biraz inceledim. Neredeyse tamamı AKP ve FETO eleştirisi… Ne kadar özgün değil mi? AKP’nin niye kötü olduğuna dair toplamı milyarları bulan paylaşımların bir bölümü de Çiçek’e ait. Muazzam bir katkı. AKP’nin olumlu yaptığı şeyler yok mu? Varsa bile bunu yazmak muhalifliğin raconuna uygun değil, gazetecilikle de alakalı değil.

FETO ve AKP uzmanı “Hikmet abi” konu HDP’ye gelince “branşım değil, sizi sevk edeyim” diyor herhalde. AKP niye 18 yıldır başta? O da branşı değil. Niye başta, çünkü sayıp dökülen ne kadar kötülük varsa iktidar için… Muhalefet her maddede iktidarın birkaç kat önüne geçmiş. Amerikancılıkta yüzsüzlük duvarını aşan muhalefet, katliamcı PKK-HDP’ye yıllardır arka çıkmada vicdan zarlarını patlatan aynı muhalefet. FETO muhalefetin tam ortasında herkese nanik yapıyor. Usta bir gazeteci bunu görmez mi? Bir gazeteci solun HDPleşmek gibi ölümcül bir cerahatini hiç deşmez mi? OdaTV’de yazmayı kafaya koymuşsa, artık deşmez.

VP’nin hitap edilecek esas kitle tabanı olarak Cumhur Cephesi’ni seçmesini haklı buluyorum. Muhalif cephede yaygın beyin ölümlerinden “yaşayan zihin” artık pek az kaldı. Ne söylenecekse artık ortaya söylenmeli, alan alır. VP’nin iktidarı bazı konularda bu kadar açıktan desteklemesini ise bir gün haklı, ertesi gün haksız buluyorum. Şu var ki Türkiye’de temel sorun: Muhalefetin ülke için iktidardan daha tehlikeli, daha kötücül hale gelişidir. Bu konuda kendi kendime daha çok çalışmalı ve daha netleşmeliyim. Siyasi strateji ve taktik çok zor iş. O konuda kimseye akıl öğretecek konumda değilim. VP’nin kendi iç işleri, adam seçimleri, adam ötelemeleri mi? Ona da bir türlü aklım ermedi, bundan sonra da ermez, bir beklentim yoktur. Ve VP şu an tüm olumsuzluklarına karşın ülkedeki odak oluşturabilen en “sol” güçtür, solculuk hala bir değer taşıyorsa…

 

BÜLENT ECZACIBAŞI’NDAN BAHÇELİ’YE TOKAT GİBİ CEVAP

Olguyla ilgili ne söylesek en ufak bir algı belirtisi göstermeksizin bize geri dönüyor! Anlatmaya çalışıyoruz: Bakın doktorlar ayrı bir şey, TTB ayrı bir şey.. Doktorların fedakarca çalışmasına bir şey diyen yok… TTB’nin sonu gelmez hainlikleridir bahsedilen… Fakat etten duvara konuşuyoruz.. Çalışan beyin hücreleri kalmamış. Omurilikten yine aynı mesaj: Bülent Eczacıbaşı’ndan Bahçeli’ye tokat gibi cevap… Bu mektupta neden bahsediliyor, konuyla alakası ne ve gerçekten kim yazmış! Aynı yazı 2018’de Yılmaz Özdil’de çıkmış. Önemli değil, birileri her gün biraz yem atıyor sosyal medyaya, bir hafta o yem her yerde didiklenip duruyor. Biri de demiş ki: Devletin MHP’si halkın hekimlerine karşı… Aşağıdaki yazıyı okuyun lütfen, oligarşinin ve ABD’nin yanına durmuş komünistler, bunu demekle kendilerini temize çıkarabiliyor mu?

Evet, TTB - Bahçeli atışmasına dahlimizi şaşkınlıkla karşılayanlar maalesef konunun zır cahili… TTB ile Tıp-Sağlık alanındaki kavgamız on yıllardır sürüyor. MHP’li sözcünün dediği gibi Marksist oldukları için değil, sol görünümlü sahtekarlar oldukları için kavga ediyoruz TTB ile… Ne makaleler, raporlar, kitaplar yazdık tek tek ve ekip halinde… Sorunun ciddiyetini, TTB ve ona arka çıkanların halka ihanetini kanıtlarıyla kaç defa gösterdik. Ama yok işte, bunları değerlendirmek için akıl ve vicdan gerekir ki, son yıllarda en çok kıtlığı çekilen şey… İlk yorumda da üşenmeyip okuyacaklar için yine eski bir yazı: https://www.insanbu.com/Tip-Bu-Degil-Haberleri/101-hekimler-kurtculugu-ve-parayi-cok-seviyor

 

ZOMBİLEŞME.. TURABİ YERLİ YAZISI

AKP’nin önünü açan en önemli sebep nedir diyoruz? Solun 35 yıldır ZOMBİLEŞMESİ… AKP’yi iktidarda tutan en önemli etmen nedir diyoruz? Muhalefetin toptan zombileşmesi.. Birkaç yıldır bu kavramı kullanıyorum, hatta geçenlerde bir dizi de yazdım. “Türkiye’deki Tarikatların Haritasını Yayımlıyoruz: Zombiri Tarikatları”. Bunu gören arkadaşım TURABİ YERLİ “zombileşme” tanısını ilk kez kendisinin koyduğunu ileri sürdü. Hakikaten de öyleymiş. Turabi Yerli'nin  2016 tarihli ilginç yazısı iddiasını kanıtlıyor.

Bundan önce bir yazı var mıdır, bilmiyorum. Özdemir İnce’nin bir yazısını yayımlamıştık “Zombi Yalanlar” başlıklı. Ama o bazı yalan türlerine “zombi” adını koymuştu. Turabininki sanırım ilk. Kısa bir yazı..

Merak edenler buradan okusun: https://yenikulvar.blogspot.com/2016/11/zombilesmeden.html

 

165 BİN TÜRK HEKİMİNİ PKK'LILAR TEMSİL EDİYOR

165 bin hekimi PKK’lı arkadaşlarımız temsil ediyor. Sevr haritası geri gelsin, ülke paramparça olsun, kan gövdeyi götürsün diye zafer işareti yapıp duran arkadaşlarımız yine TTB’nin başında. Ergenekon, Balyoz davalarında FETO ve AKP ile birlikte savcılığa soyunan arkadaşlarımız. Tencere kapak… Bu kitleye bu kapak… Hekimlerin 150 bini oy kullanmadı, bu arkadaşlarımız 10 bin bile oy almadı… Hepsine müstahak.

Fakat TTB arada iyi şeyler de yapıyor. Korona salgınında halkın moralini bozup direncini kırmak, PKK’ya sözcülük yapmak gibi faaliyetlerinin yanı sıra doktorlara ucuza buzdolabı, çamaşır makinası satmak için Koç grubuyla anlaşmış mesela. Fakat resime neden yine İsveçli, Alman, Fransız doktorları koymuşlar, onu anlayamadık. TTB belki de Batılı doktorların örgütü diyeceğiz ama, Avrupalı doktorlar o kadar zalim değil… Vardır bir bildikleri.. Ticaret bu.. herkes avantasını kapacak…

Kaan Arslanoğlu


Yorumlar

Maximum : 1000 Karakter / Karakter Sayısı: 
0
Yorumlara gerçek ad ve soyadınızı yazmanız onay kolaylığı sağlar.
Mail adresinizi yazmanız keyfinize kalmıştır. Yorumlarınızın onaylanması da
editörlerin tamamen keyfine bağlıdır. 4 yıllık deneyim sonucu bu bizde böyle.
  • Fahri Kumbul

    Fahri Kumbul 18.10.2020

    “Somut”öneri beklentisi, “somun” önerisiyle karşınmış oldu.

  • fahri kumbul

    fahri kumbul 17.10.2020

    "Askıda ekmek projesi" açıklanınca; "...milletin geçim derdiyle ilgili doğru dürüst bir ekonomik programı ve somut bir önerisi olmayan" yorumumu ger çekmek zorunda hissettim.

  • fahri Kumbul

    fahri Kumbul 30.09.2020

    Suçlamalar doğru olsa da meslek örgütlerinin kapatılması, üyelerinin hapse tıkılması yanlış. Üstelik, hukuk ve adaletin hiç olmadığı kadar siyasetin güdümünde olduğu bir dönemde. Meslekten değiliz ama; esas doğrunun, odayı bu zihniyetten kurtarmak olduğu görülüyor. Olur da AKP iktidardan düşerse; AKP, MHP ile HDP-PKK arasında sıkışmış kesimler, gerçek toplumcu doktorlarla bir araya gelip, meslek örgütlerini her ikisinden de kurtarır belki. Öte yandan, ben önemsiz safdirik -saygılarını saklı tutmak üzere- derki; milletin geçim derdiyle ilgili doğru dürüst bir ekonomik programı ve somut bir önerisi olmayan, ülke bağımsızlığı yaklaşımı sorunlu bir ideolojinin temsilcilerinin; birkaç ezberden öteye geçemeyen saldırgan, kaba-saba söylemlerine de arka çıkılmamalı.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.insanbu.com sorumlu tutulamaz.