İdam mı, hadım mı?

İdam mı, hadım mı?

            Çocuğa önce anne ve baba demeyi, akabinde eş, dost, akrabaya küfür etmeyi öğretiriz, küfredince de pek seviniriz. Toplumda erkekliğe ilk adım, amcalara pipi gösterilerek atılır. Oğluna pipisini göstertirken'' mahallenin tüm kızlarını götür lan…'' ve kahkaha patlamaları… Kızlara gelince iş değişir. Aşırı pohpohlama ya da aşırı disiplin. Ama ergenliğe geldi mi ‘’Küfür etme oğlum ayıptır… vs.’’. Bu pipi gösterme hastalığı, başka bir objeye dönerek devam eder. Asla bitmez.

            ‘’Şeyimden aşağı Kasımpaşa’’ lafı ağzından düşmez,

            Fırsatını buldular mı ama minibüste ama kuytu köşeler de teyzelerine, ablalarına, kız çocuklarına hatta travesti abi, amcalarına da büyümüş pipilerini göstermeye devam ederler…

            Aslında senin çocuğunda göstermesini istediğin şey ne olmalı? Çocukları için kıçlarını yırtanlar niçin yırtıyorlar? Sorgulayıcı bir akla sahip olmaları için mi? Çocuklarını özlerine kavuşturmak için mi? Yoksa kendilerinde gerçekleştiremedikleri hırslarını çocuklarında gerçekleştirmek için mi?

***

            2002 yılında Mardin’de babası-dedesi yaşındaki 26 kişi (müdürü, yüzbaşısı, oda başkanı, serbest meslek sahibi, memuru,  muhtarı…  Maşallah ne ararsan var) 13 yaşındaki kız çocuğu N.ǒ ye pipisini göstermekten  5 ile 9 yıl arasında hapis cezası yedi, Hüseyin Üzmez (1931 doğumlu), 2003 yılında, kendisinden 50 yaş küçük 22 yaşındaki A.Y ile evlendi. "Peygamber efendimiz de Ayşe ile evlendiğinde 9 yaşındaydı" dedi, sonrada 2008 yılı Nisan ayında (77 yaşındayken) 14 yaşındaki B.Ç. adlı kız çocuğuna pipisini gösterdi ve 13 yıl 1.5 ay hapis cezasına yedi, Siirt’te Nisan 2010’da birisi 59 yaşında(müdür yardımcısı) toplam 20 kişi 4 tane 15 yaş altındaki ilköğretim kız öğrencilerine pipilerini göstermekten tutuklanarak, “Nitelikli cinsel istismar”(tecavüz) suçuyla, her öğrenci için 15’er yıl hapis cezası istemiyle yargılandılar.

                                                                       ***

            - "Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya da kiralıktır" (10.03.2011-Ordu'nun Ünye ilçesinde, AKP Ünye İlçe Tanıtım ve Medya Başkanı Süleyman Demirci sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki sayfasına, başı açık kadınlar için yazdı.)

            - "7 yaşında bir kız çocuğu, 25 yaşında erkek çocuğu ile veya 7 yaşında bir erkek çocuğu, 25 yaşında bir kız ile nikâhlanabilir. Nikâhlanmalarında sakınca yoktur. Evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 yaşında, 7 yaşında, 6 yaşında nikâha engel bir durum yoktur" (Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız-10.01.2015)

            - “Annen de olsa, diz kapağının üstü tahrik eder…’’ (Furkan Vakfı Grubu lideri Alparslan Kuytul-25.01.2015)

            - 11 Şubat 2015 tarihinde Mersin’in Tarsus İlçesi’nde Çağ Üniversitesi 1′inci sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ ı, evli minibüs şoförü S.A öldürdü. Nihat Doğan da "siz de mini eteği giyip, soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın" diyerek iktidar soytarısı, sanatçı müsveddesi damgasını yedi. Her ne kadar özür dilese de rezil kepaze oldu. 

                                                                       ***

            Tecavüze uğrayanın raporunda “ruh sağlığı normal” yazarsa, Tecavüz ederken suçüstü yakalanır, tecavüzünü tamamlayamazsan, tecavüz ettiğin kadına  “zaten travestiydi”, “tayt giyiyordu”, “zaten bakire değildi” gibi iftira atarak, “Tecavüz sırasında bağırmadıysan, ya da sesini duyan olmadıysa bağırmamış kabul edilerek tecavüze rızalı hale geldiğinden tecavüzcülere büyük indirimler sağlanır. Hele tecavüzcülerin ve onları yargılayanların arkasında iktidar kadar bir güç var ise suç tecavüze uğrayan 13 yaşındaki kız çocuğuna bile yıkılabilir.       

            Böyle bir İslam olabilir mi? Bu cahilleştirilmiş kitlenin indirilmiş değil, uydurulmuş dinle kontrol altına alınarak emperyalizm tarafından kullanılmasından başka bir şey olamaz. Böyle bir devlet olabilir mi? Şu olabilir mi? mi? mi? Çetin Altan’ın ifade ettiği gibi “aratıcı akıl ile doğruyu bulma atılımlarından yoksun toplumlarda, kurnazlık ağır basar ve ortaya, önüne gelenin birbirinin gözünü boyamaya kalktığı bir madrabazlık panayırı çıkar... Böylesine bol tepişmeli bir sıçan yuvasında ise ne güven, ne huzur, ne de doğrulara dönük rahatlamalar olur... ”

            Bu hadiselere bireysel olarak, ölen-öldüren üzerinden, asıl kaynağı göz ardı ederek yaklaşamazsınız? İdam ya da hadım edilecek yeri tecavüzcünün pipisinde değil, bu toplumu bu hale getiren, bu ahlaksızlıkları, katliamları üreten odaklarda aramak lazım!

Okan Önerci

 

Facebook
yorumlar ... ( 9 )
25-02-2015
24-02-2015 20:59 (1)
okan önerci'nin mantığına göre bunun kaynağı islam. ama "indirilmiş"inden değil de "uydurulmuş"undan rahatsız kendisi anlaşılan. ve emperyalizm bu uydurulmuşunu bizleri sömürmek için kullandığından ötürü başımıza ne geliyorsa geliyor. viski'nin yazarının "aratıcı akıl" tamlamasını da çok tutmuş. sorgulayıcı daha bi hoş dururdu bence. neyse. son cümlesini de ÖSYM türkçe soru kuruluna havale ediyorum. victoria dönemi inglaterra'sında evlilik yaşlarına bi bahıvirseydiniz. Poe'suz hafta geçmez oldu. Poe'nun garısı gaç yaşındaymış evlendiklerinde bi yine bahıvirseydiniz. Donatien Alphonse François yazdıkları sapıkça olduğu için mi yoksam siyasi nedenlerden ötürü mü mapusdamlarında çürüdü? geçiniz piliğz. sigmund'a giydiriyoz da Crom affetsin. herif biraz sapık olduğundan durumu tersinden ifade etmiş olabilir. fakat esasında haklı olduğu taraflar çoktu. ve bu erkekeğemen şeysi falan değil. insan natürü. ve insan dişisinin "medeniyet" diyerek öngörüsüzce tasarladığı şeyin malum sonucu! a.y.a.
24-02-2015 21:00 (2)
"Böyle bir İslam olabilir mi?" İşte bir "yüzleşememe" hali daha. Evet, olabilir; var! Başka türlüsü de var; ama egemen olan da "böylesi." Belki tüm dinlerin içinde aradığını bulursun; eşitlikçiliği de, sosyalizmi de, anti kapitalizmi de, kadın düşmanlığını da, merhameti de. Ama yüzleşmek gerekir; çoğu din için kadın "insan" değildir; erkek için yaratılmıştır. Bu din'ler köleci toplumlar çağına ait gelenekleri yaşatırlar. Şimdi toplum dincileşti diye, "gözünü kısarak gezmek", "kör numarası yapmak" da, "geniş düşünüldüğünde" kadına yapılan zulmün meşrulaştırlmasına suç ortaklığı yapmaya girer! ogürsel
24-02-2015 23:51 (3)
1: 1800'lü yıllarda yaşamış bir şairin çocuk evliliği günümüz için örnek teşkil etmez. Günümüzde, bilmem nereden/kimden vereceğiniz örnekler de örnek teşkil etmez, çocuk evliliğine icazet bakımından. Sorunlara böyle yaklaşılmaz, ha sizin için bu bir sorun değilse o zaman bunun ifade tarzı da başka olmalı.dbo
25-02-2015 07:56 (4)
kadrolu anti-timimden dbo buyurmuş. rekürren disleksi ataklarına ne neden oluyo acep? 1. edgar allan poe evlendiğinde onun durumu "1800'lü yıllarda yaşamış bir şairin çocuk evliliği" olarak kategorize edilemezdi. çünkü o zaman bu evlilik legaldi. 2. çocuk evliliğine icazet mi veriyorum ben yorumumda? bunu hangi mono-optik bakışla elde ettiniz? buna gönderme yapan ben değilim, bu yazının yazarı. ve yazar demeye çalışıyo ki, "uydurulmuş islam kaka bişey, ve emperyalistler indirilmişi bozup insanları buna meylettiriyollar, sonra da erkekeğemen toplum şeysinde pedofiliyi mazur göstertmek için bunlar kullanılıyor". ben de buna kontratakta bulunuyorum. diyorum ki, bunun islam'la bi alakası yok. victoria inglaterrası ya da edgar allan poe devri amarihası müslim değildi (ve ikincinin sesi gür de çıkmıyodu). 3. sadece 1 entry yapacaksanız buna numara veremezsiniz (yorumunuzda 2 yok!). 4. sorunlara ve karşı cinse nasıl yaklaşılır diye size akıl sormadım. o fikrinizi kendinize saklayınız! a.y.a.
25-02-2015 10:56 (5)
kimsenin anti -timi değilim.disleksik değilim(burada öyle bir kimse de yok).Gayrısı ortam kirliliği olur.dbo
25-02-2015 20:16 (6)
tartışmayı uzatayım mı? cık. uzatmayayım. ne yazdığınız ortada. benim ne yazdığım da gayet ortada. hadi hayırlı işler. insan dişisinde grup içi adet senkronizasyonu diye bilimsel bi başlık var. daha evvel de değindim. ama disleksi, afazi gibi hasletler sayesinde gargaraya bile getirilemedi. bunun üzerine bi yazı yazacağım. varsa kozunuz, orada paylaşırsınız benimle. önce pamuk'u bitireyim. kafam yavaş yavaş toplanıyo. beden hala biraz tırto ama. yapacak bişey yok. a.y.a. (kadro meselesinde ciddiyim. meraklısı açıp kronolojik olarak takip edebilir. kim ne yazmış, kim ne diye ona sarmış, kim x'e dalmış ama yeri geldiğinde x'in hakkını teslim etmiş, kim yalnızca ama yalnızca y'ye "anti"likle zuhur etmiş. herşey açık. benim gözlerim ve idrakim sorunsuz!)
25-02-2015 21:04 (7)
Emperyalizm sömüreceği kitleleri önce cahil bırakır, din etkiliyse dinin afyon etkisini kullanır. İdam mı, Hadım mı? yazımda vurgulamak istediğimde ''Cehalet'' ve ''Din'' diğer faktörlere de uzatmamak için mi? mi? diye imgeledim. Türkiye'de cehalet had safhada, din halk üzerinde çok etkili olduğundan dibine kadar kullanılmakta. Ben o yazıyı yazan birisi olarak Ateist olsam ne, müslüman olsam ne, yahudi olsam ne? Önemli olan yazının içeriği olmalı. Çetin Altan meselesine gelince dönekliği zaten Şeytanın gördüğü kadar sabıkalı, çocukları aleme ibret. Ama doğru bir tesbitini yazıma ismini belirtmeden aktarmayı da kendime yakıştıramadım. Özetle, benim tek derdim hakikat peşinde özgürce koşmaya çalışmaktır. Beni komünist diye, Müslüman diye yaftalamak yanlış olur. Yaftalasalar da önemsemeyiz zaten. Yazdıklarımı aktarmamın nedeni de ürettiklerimin insanlığa faydası olması arzumdan. Okan Önerci
25-02-2015 23:20 (8)
Sn Önerci, Arzu'nuz elbette çok önemli. Ve bu arzu ile çoğalabilirsek bir işe yaramış olacağız; velev ki, denizde damla olsun; 150 bin yıllık tarihten geliyorsak eğer bu "miktar" da işe yarayacaktır! "Müddet-i ömrümüze sığacak hayaller", bildik hırslı politikacıların palavralarıdır. Sağ-sol fark etmez! Parazitler, sülükler, tilkiler, sokak köpekleri, bukalemunlar; her iki yanda da eşit dağılmışlardır. Din meselesine gelince, gün gelir, ki o gün de çok geç gelmeyecektir, bu dinci ahlaksız, hırsızların karşısında, dinsiz ama inançlara saygılı ve dürüst-erdemli bir sol hakkı olana ilgiyi bulacaktır; sorun da bu; kimileri bu "ilgi" için sabır göstermek yerine, "Makyevelist" sol politikalar öneriyor! Bu zaten denenmiş ve sonucu bilinen bir haldir. Her şeyin bir zamanı vardır; bu sefil dinciler rezil olduğunda bile yerini alacak insanlar-siyaset yok ortalıkta; ben insanların çoğunun aptal değil, çaresiz olduğuna inanıyorum. Solcuları güvenilmez buluyorlar; ben de güvenmiyorum! ogürsel
26-02-2015 08:20 (9)
Sn. Önerci, gazetelere yansıyan güncel örnekleri bir araya getirmeniz iyi olmuş. Bunları unutuyoruz. Çetin Altan'ın "kurnazlık, akıl eksikliğini dengeleyen bir güdüdür" lafı hep aklımdadır. Daha doğrusu, bu toplum bunu hep hatırlatır bana. "Toplumu bu hale getiren odaklar" halen iliklerimize kadar nüfuz etmiş vaziyetteler ve toplumsal onay görüyorlar. Kendilerinin ezilip, dışlandığına inanan kesimler, yönetimi ele geçirince, bir zamanlar kendilerini ezdiklerine inandıkları kesime dönüp; "hadi şimdi görelim" deyip meydan okudular ve daha da ötesi bireysel ve güruh olarak saygınlık, saygı görmek, kabul görmek, onaylanmak vs. isteğindeler yakıcı biçimde. Mutlak güç ellerindeydi, karşı taraftan çokça dönek vardı yanlarında ama bu onayı yine alamadılar karşı taraftan. Bu onları çılgına çevirmeye yetti ve din açısından; batıl/hurafe/gelenek/kulaktan dolma/atalar dinine daha bir sıkı sarıldılar. Yaşar Nuri Öztürk bile bir şey yapamadı bunlara. Din çarpmasıdır bu, yapacak birşey yok. MH
DOST SİTELER
Toplam Giriş Sayısı : 2210906
Arama

İmzasız yazı yayımlanmaz. Yazıların sorumluluğu öncelikle yazarına aittir.