Boşa harcanan nesiller ve hala süren siyasi cehalet ... Aklıma geldi. Ülkemizde siyasetle ilgili binlerce kitap var ama bunun temel ilkelerini irdeleyen pek kaynak yok. Bazı temel bilgilerin belki meraklılarına yararı olur diye düşündüm. Malum, bizde
Ülkesine sevgi ve saygısı olmayana kimse saygı duymaz...
BİZE ÜLKEMİZİN BAŞARILARINA SEVİNEN İNSANLAR LAZIM
Aramızda, kendi ülkesinde ödünç oturuyormuş gibi duran bir kesim var. Sevgileri de yok, güven ve saygıları da. Varsa yoksa kötüleme.
Halbuki harika gemiler yapıyoruz, havacılık sanayimiz
Bazı arkadaşların yazılarına baktıkça, alenen veya zımnen, zihinlerinde aşağıdaki yanılgıların kökleşmiş olduğunu görüyorum. Kısaca bir göz atalım. Bunlar ilk anda aklımıza takılanlar. Yoksa daha neler var.
(1) KÖTÜ SİSTEM YIKILSIN, DAHA İYİSİ KURULUR YANILGISI:
Giden geleni aratır. 1960'larda
Okunmuyor, boşa anlatmışız yıllarca...
MHP'ye hâlâ şaşanlar var!
Aslında,
Türkiye'de ne sağcı var ne de solcu. Hepsi imajdan ibaret.
Yıllardır kaç kez yazarak dikkat çektiğimi hatırlamıyorum. MHP'nin kuruluşunda Alman BND örgütünün rolünü, CIA'nın duruma nezaret etmesini, General Gehlen'in ziyaretini, Soğuk
TOPLUMSAL HİSTERİYE DOĞRU:
Siyaset yapanların bilmesi gereken şey bu toplumun aşırı duygusal olduğu ve çok kolay dolduruşa getirilebildiğidir. Maça bile kavga etmek için giden, en azından küfür ederek rahatlayacağını sanan bir toplum bu. Üretim dışı kalmış, edebiyat
ETNİK SİYASETE, dolayısıyla HDP'ye SONUNA KADAR KARŞIYIM.
Yurttaşlık hukuku yerine etnik kimlikçiliği öne çıkaran rüzgar eker. Fırtınası hepimizi biçer. Kişinin yüzüne bakınca insanı değil, alt kimliğini görmeye başlayacak olanlar çoğunluktur ve ezici çoğunluktur.
- Günaydın Bay Arnavut
- Sabahlar hayır
MUHALEFETİN BİRLEŞMESİNİ ASLA İSTEMİYORUM.
Evet istemiyorum. Nedenlerini ve yol açacağı felaketli sonuçları çok kısaca açıklamak isterim:
(1) Büyük çoğunluğu denetim altında olan bir muhalefetin birleşmesi, bunun içerisinde gerçekten muhalefet yapmak isteyen ve hala vicdani bağımsızlığını yitirmemiş olan unsurları büsbütün etkisizleştirir.
Birkaç haftalık Ankara seyahatimin düşündürdüğü bazı şeyleri birkaç yazıda paylaşmak isterim. Önem sırasına değil, aklıma geliş sırasına göre kaleme alıyorum.
(1) Büyük kente girince ilk göze çarpan şey hayatın giderek daha sentetik bir hal alması. Reklam tipleri çok göze
Burada, okuduğum iyi kitapların tanıtımını yapsam diye düşünüyordum bir süredir. Gerçekten bazı eserler var ki değil elli, beş yüz elli sıradan kitaba bedel. Belki hafta sonu paylaşımlarımı buna ayırsam iyi olacak. Tabii, bu arada popüler ama kötü kitaplara
Diyalog kurmanın olanaksızlığı üzerine...
AB FALSO QUOD LİBET
"Uyduruk varsayımlardan başlarsanız her şeyi ispat edebilirsiniz" anlamına geliyor. İnsanlarımız bundan kendilerini kurtaramadıkları için daima düşünür gibi yapıyor ama düşünemiyor. Gerçek olmayan durumlardan başlayınca -mantık doğru bile olsa- doğru düşünülemiyor. Ayrıca doğru
Bir zamanlar “oligarşi” diye bir tespit vardı
SAHİ, EPEYDİR ORTADA GÖRÜNMÜYOR, N'OOLDU ONA?
Türkiye'de uzun süre insanlar "oligarşi" adını verdikleri bir şeye karşı mücadele ettiler. Sonra yenildiler filan. Ama oligarşiye ne oldu, bilen var mı?
Ya hala ortada, ama sessiz ve
Günümüz Türkiyesinin üç temel gerçeği şunlardır:
(1) Türkiye'yi bölen bir büyük (kültürel) ve bir küçük (etnik milliyetçilik) fay hattı vardır.
Siyaset ağırlıkla bu fay hatları üzerinde yapılırken diğer siyasi yaklaşımlar etkili olamamaktadır. Bunlar insanların zihinlerindeki siyaset anlayışıyla çakışmadığı için şaşkınlık
TOPLUMCU KESİMDE (ve aslında her yerde) YIKICI BİR ÖĞRENME BOZUKLUĞU /
Tarih bize gösteriyor ki öğrenme (deneyleri analiz) ve bilgi aktarma mekanizmaları zayıf olan kurumlar, topluluklar ve ülkeler başarısız olmaya mahkum. Başarısızlığın ne anlama geleceği ise duruma göre değişiyor
Düşünmek zor bir eylemdir. Genellikle sadece düşünür gibi yaparız. Doğru düşünme zihnin olgunlaştırılması için çok yoğun bir çaba gerektirir ki bunun başında bilgi üzerinde düşünmek (bilgi ya da bilim felsefesi), bunu takiben de dil ve matematik gelir. Dil
Günümüzde Kürt sorunu üzerinde anlaşılan tek şey bunun büyük bir sorun olduğu. Bu çerçevede süregelen karmaşık güç mücadelelerinde hemen her şey muğlak ya da art niyetli bir gizlilik içerisinde. Açıklanmayan niyetler var. Her zaman olduğu gibi önce bu
Yakın tarihimizdeki birçok karanlık noktayı bilmiyoruz.
Ben de istisna değilim. Hiç kimse bazı konuları kapsamlı bir şekilde ele alamıyor.
Öte yandan yakın tarihimizin olayları insanları rahatsız ediyor. Bunda yerden göğe kadar haklılar. Sayısız cinayet, katliam, sürgün, baskı, işkence,
Rahatımızı fazla bozmayacak bir tutum içerisinde çağdaş yaşamın yıkımını izliyoruz.
Yoksa, hiç değilse birkaç yıl içerisinde farklı mücadele anlayışlarını hayata geçirmek ve bunların altyapısını oluşturmak mümkündü. En başta, hukuk mücadelesi için bile çok yaratıcı yollar bulunabilir. Her gün on